SON DAKİKA
Hava Durumu

#Darp

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Darp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buca Belediyesi 'nde Başkan ve 70 kişi hakkında gözaltı kararı verildi Haber

Buca Belediyesi 'nde Başkan ve 70 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Suç örgütünden darp iddiasına Edinilen bilgilere göre İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nceyürütülen teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda belediyeye ilişkin ağır iddialar gün yüzüne çıktı. Savcılık bulgularına göre; belediyenin olanak ve kaynakları kullanılarak suç örgütü kuruldu veyönetildi. Müteahhitler ile belediye yöneticileri ve çalışanları arasında rüşvet alınıp verildi. İmar süreçlerinde usulsüzlükler yapıldı; belediye yönetimi bu süreçlerde doğrudan rol üstlendi.Belediye iştiraklere ait kredi kartları, banka hesapları ve araçlar şahsi harcamalar için kullanıldı.Belediye hakkında haber yapan ya da sosyal medyada paylaşım yapan kişiler darp edildi. Fiilen çalışmayan kişilere maaş ödendi; kamuoyunda "bankamatik personel" olarak bilinenuygulama tespit edildi. İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı baskın Operasyon, İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı yürütüldü. Şüphelilerden belediye yöneticileri,çalışanlar ve firma sahipleri gözaltına alındı. Sabah saatlerinde evinde yakalanan BelediyeBaşkanı Görkem Duman'ın konutunda arama yapıldı. Savcılık, kaçak şüphelilerinyakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Phuket tatili de gündemdeydi Operasyon öncesinde Başkan Duman, farklı bir nedenle de kamuoyunun gündemine girmişti.İlçede işçilerin maaşlarını düzensiz aldıkları gerekçesiyle iş bırakma eylemlerinin sürdüğüdönemde Duman'ın şarkıcı Sevcan Orhan ile Phuket'e tatile gittiği ortaya çıkmış ve yoğuntepkilere neden olmuştu.

Erbil’de Anne ve babasını öldürüp bir ay evde sakladı Haber

Erbil’de Anne ve babasını öldürüp bir ay evde sakladı

Erbil’in Pirmam ilçesinde kan donduran bir cinayet zinciri ortaya çıktı. Bir gencin, anne ve babasını öldürdükten sonra cansız bedenlerini bir ay boyunca evde sakladığı ortaya çıktı. Dehşet verici olay, dün sabah bir gencin yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesi üzerine yapılan soruşturmada gün yüzüne çıktı. Sabah saatlerinde gelen ölüm haberi Olay, 20 Nisan Pazartesi sabahı Pirmam Hastanesi’ne getirilen ve yolda yaşamını yitiren bir gencin ölümüyle hareketlendi. Pirmam Hastanesi İdari Müdürü Rizgar Muhammed’in verdiği bilgilere göre, dün sabah saat 08:15 sularında vücudunda kurşun yaraları olan 20 yaşındaki bir genç hastaneye ulaştırıldı. Ancak talihsiz gencin, hastaneye ulaşmadan dakikalar önce hayatını kaybettiği belirlendi. Korkunç sır: Bir ay sonra bulunan cenazeler Cinayete ilişkin soruşturma derinleştirilince olayın arkasındaki asıl dehşet ortaya çıktı. Güvenlik güçleri, olayın faili olduğundan şüphelenilen ve yaralı halde yakalanan bir gencin anne ve babasının da izine ulaştı. Yapılan incelemelerde, baba Muhammed Şanedari ve eşi Mümin’in yaklaşık bir ay önce öldürüldüğü ve cenazelerinin o günden beri evde saklandığı tespit edildi. Rûdaw muhabiri Rence Cemal, bir gencin Pirmam'da bir evden kötü kokunun yayılmasını fark etmesi sonucu, katil zanlısı tarafından olay açığa çıkmasın diye başına ateş açılmak suretiyle öldürüldüğünü söyledi. Söz konusu genç hastaneye kaldırıldığı esnada yolda yaşamını yitirdi. Polisin mahallede yaptığı inceleme sonucu bir başka genç yaralı olarak bulundu. Şüpheli evlat yaralı olarak yakalandı Hastaneye yaralı olarak getirilen ve ilk müdahalesinin ardından Erbil’e sevk edilen şüpheli gencin, hem anne ve babasının hem de sabah saatlerinde ölü bulunan 20 yaşındaki gencin katil zanlısı olduğu tahmin ediliyor. Şüphelinin nasıl yaralandığına dair polis soruşturması ise devam ediyor. Rûdaw muhabiri, polisin yaralı olarak yakalanan zanlının 20 yaşındaki genci evinden yayılan kötü kokuyu fark etmesi nedeniyle öldürdüğü ihtimali üzerine durduğunu söyledi. Genç adamı öldüren zanlının daha sonra kendisini de vurduğu belirtiliyor. Polis: "Darp izi var ancak kurşun yarası yok" Erbil Polis Sözcüsü Yarbay Kifah Hasan, olayın vahametini doğrulayan çarpıcı açıklamalarda bulundu. Anne ve babanın cesetleri üzerinde yapılan ilk incelemelere değinen Hasan şunları söyledi: "Cenazelerin üzerinde darp ve işkence izlerine rastlanmış durumda. Ancak şaşırtıcı olan, cesetlerde herhangi bir kurşun veya bıçak yarası bulunmamasıdır. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporu bekliyoruz."* Geniş çaplı soruşturma başlatıldı Erbil emniyet birimleri, bu trajik olayın nedenlerini, cinayetlerin işleniş biçimini ve şüphelinin suç ortaklığı olup olmadığını belirlemek amacıyla geniş kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Bölgeyi sarsan bu olayın tüm ayrıntılarının, otopsi raporları ve ifadelerin ardından netleşmesi bekleniyor.

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi Haber

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi

Ramazan Bayramı'nın birinci günü İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı. Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Darp edilen garsona 'içeri gel' dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum 'küfür etme, kadınlar var' dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim." Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken 'küfür etmeyin' dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita'ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı. Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı: "Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, 'içeri geç' dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de 'kadınlar var, küfür etmeyin' şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni 'kadına el kalkmaz' diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim." Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. 'Anne anne' diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı. Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi: "3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat'tı. Ben ona 'kadınlar var, küfür etme' dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."

Nurhayat Altaca Kayışoğlu: “Özgür sanat olmadan demokrasi olmaz” Haber

Nurhayat Altaca Kayışoğlu: “Özgür sanat olmadan demokrasi olmaz”

TBMM Genel Kurulu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 bütçesi görüşmelerinde söz alan CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi başta olmak üzere kültür kurumlarının yönetiminde yaşanan sorunları çarpıcı örneklerle anlattı. CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü’nün göreve geldiği günden bu yana kurum içinde huzursuzluk yarattığını belirterek, karar mekanizmalarının devre dışı bırakıldığını söyledi. Sanat kurullarının işlevsizleştirildiğini, repertuvar kararlarının Genel Müdür inisiyatifine bırakıldığını ifade eden Altaca Kayışoğlu, “Bu kurumun ustalaşmış sanatçıları evlerinde otururken dışarıdan rejisörlerle çalışılıyor, kamu kaynağı bu alanlara aktarılıyor” dedi. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda 12 öğretim görevlisinin işine son verilmesini de hatırlatan Altaca Kayışoğlu, bu uygulamaların sanat dünyasında ciddi kırılmalara yol açtığını vurguladı. “Sanatı özgürleştirin” çağrısında bulunan Altaca Kayışoğlu, özgür sanat olmadan demokratik bir ülkenin var olamayacağını söyledi. “TİYATROLAR BOŞ SALONLARA OYNANIYOR” Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Devlet Tiyatroları’ndaki yüksek bilet zamlarını da sert sözlerle eleştirdi. Yüzde 300’e varan artışların salonları boş bıraktığını belirten Altaca Kayışoğlu, “1. sınıf bilet 450, 2. sınıf bilet 200 lira oldu. Ön sıralar boş, tiyatrolar boş koltuklara oynanıyor. Sanat erişilebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı. Altaca Kayışoğlu, Kültür Yolu Festivali’ne harcanan 1,8 milyar lirayı da gündeme taşıyarak ihaleler, hizmet alımları ve sponsorluk süreçlerinin şeffaf olarak açıklanması gerektiğini söyledi. Güzel sanatlar orkestralarına 25 yıldır çalgı alınmadığını da hatırlatan Altaca Kayışoğlu, Bursa gibi 3,5 milyon nüfuslu bir şehirde tek bir tiyatro sahnesi bulunmasını da kültür yatırımlarının yetersizliğinin göstergesi olarak değerlendirdi. “CHP İKTİDARINDA SANATÇI ÖZGÜR OLACAK” Sanatçıların özlük haklarına değinirken tabloyu “yoksulluk ve güvencesizlik” olarak nitelendiren Altaca Kayışoğlu, Anadolu’daki 4/B statüsündeki sanatçıların sömürüldüğünü, teşviklerin haksız gerekçelerle kesildiğini, seyyanen zamların ikramiyelere yansıtılmadığını söyledi. Konuşmasının sonunda tiyatro sanatçısı Eda Saraç’ın gözaltına alınma sürecinde maruz kaldığı kötü muameleyi hatırlatan Altaca Kayışoğlu, sanatçının ters kelepçe ile gözaltına alınmasının, darp izlerini gösteren fotoğrafların kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Bir sanatçıya yapılan bu muamele reva mıdır?” diye soran Altaca Kayışoğlu, CHP iktidarında sanatçıya özgürlük, kurumlara liyakat ve sanata erişilebilirlik sözü verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.