SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhuriyet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz. Haber

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz.

Ümit Özdağ'ın konuşmasındaki satırbaşları şöyle ; Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun. Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz. Değerli Antalyalılar, Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı. Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor. Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey. Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor. Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur. Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz. Değerli Antalyalılar, değerli Zafer Partililer, Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi, ‘Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım’ diyorlar. Demek ki Öcalan’ın İmralı’daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nu çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor. Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz.

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz Haber

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz

Anahtar Partisi Genel Başkanı Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. İftar programında Ağıralioğlu’nun yanı sıra, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve partililer yer aldı. Programda konuşan Ağıralioğlu, muhalefet partilerini eleştirerek, “Muhalefet evlere şenlik. Böyle muhalefette olup muhalefeti konuşmayı sevmiyorum ben. Ama muhalefetin böyle olması siyaset kalitemizi bozuyor. Muhalefet doğru yapsa, iktidar doğruya mecbur oluyor. Anahtar Parti, Bursa’da sokak sokak geziyor, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) peşinizden geziyor. Nasılmış siyaset? Siz iftar yapıyorsunuz, iftar yapıyorlar. Esnaf geziyorsunuz, esnaf geziyorlar. Köylere gidiyorsunuz, köylere gidiyorlar. Niye? Kaliteli siyaset, rekabet oluşturan siyaset iktidarı sokağa indirir. Milletin yanına getirir.'' Muhalefetin sorumluluğunun olduğunu belirten Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Memlekette bu kadar sorun var da, iktidar hala hata yaparak iktidarda kalıyorsa, muhalefetin, memleketin umutlarına dokunma sorunu var demektir. Muhalefet memleketi yönetme güveni veremiyor demektir. Muhalefet neyi bekleyeceğine milletini inandıramıyor demektir. Anahtar Parti kuruldu, onu da bozacağız. Artık muhalefet şöyle, muhalefet böyle, yok muhalefet onu yapamaz. Artık muhalefetin babası var burada. Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz. İşleri ne kolay Cumhuriyet’i bekleyecek kadro, çok söyledim söylüyorum alınganlık etmesinler; Cumhuriyet’i beklesin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). Atatürk’ü devletinin düşmanlarına gülerken gördünüz mü ki siz, bu devletin düşmanlarıyla oturup kalkıyorsunuz . Atatürk’ü siz memleketini bölmek isteyenlerle oturup konuşurken gördünüz mü ki, siz bu bölücülerle oturup konuşuyorsunuz. Cumhuriyet’i bekleyecekseniz Cumhuriyet’in koordinatlarında, vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu en iyi bilen parti olduğunuzu söylüyorsanız, vatanı bekleyeceksiniz. Ay yıldızlı al bayrağı bekleyeceksiniz.” Sadece CHP’yi değil, AK Partiyi ve Milliyetçi Hareket Partisi'ni (MHP) de eleştirdiğini belirten Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, şöyle devam etti: “Dindarsanız, kalp kırmayacaksınız. Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız rüşvete müsaade etmeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız israf etmeyeceksiniz. Dindarsanız sizin gibi düşünmeyenleri de kendi emanetiniz bileceksiniz. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu asla unutmayacaksınız. Milliyetçisiniz. Milliyetçiyseniz sadece nutuk atmayacaksınız. Sadece bağırmayacaksınız. Yitip giden çocuklarınızı, beyin göçüne kaybettiğiniz evlatlarınızdan utanacaksınız. Milliyetçilik öyle milliyetçilik olacak. Irmaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Organize sanayi bölgelerinin arıtılmamış, topraklarımıza enjekte ettiği suları dert edeceksiniz. Milliyetçilik böyle milliyetçilik. Hava kirlenecek dert edeceksiniz. Sokaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Yaylalarınız, meralarınız boşalacak, dert edeceksiniz. Kendi çocuklarınız kumar bahis tezgahlarında yitip gidecek, milliyetçiliğiniz bundan utanacak. Böyle milliyetçilik. Cumhuriyetçiliğe de, milliyetçiliğe de, dindarlığa da mesuliyetlerini hatırlatıyorum. Hürmetsizlik etmek istemiyorum. Ama vazifelerini hatırlatmak istiyorum.” Türkiye’yi yönetmek için hazır olduklarını ifade eden Ağıralioğlu, “Devletin hizmetkarı, milletin hizmetkarı olmayı kendimize şeref bildik. Dolayısıyla biz Türk milletinin şerefli evlatlarıyız. Türk milletinin inancına, diline, dinine, imanına, vatanına, bayrağına, cumhuriyetine, ürettiği alın terinden arttırdığına her kuruşuna nezaret edecek ahlakta, ter temiz bir hareketiz. Anahtar Parti o yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’nın gönül rahatlığıyla, hani ‘Bu muhalefete verilir mi?’ diye zaman zaman istihza ediyor ya, onu bu dertten kurtaracak olan bizleriz. Sayın Cumhurbaşkanım bilesin, nöbet yerimize yürüyoruz. Yaptığını yaparsın, kalanı sahipleniyoruz. Çözebildiğini çözersin, çözemediğini çözmeye söz veriyoruz” sözlerini aktardı.

Aydın: Düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür Haber

Aydın: Düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür

DİSK’in 59. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Bursa’da Altıparmak Millet Bahçesi’nden Kent Meydanı’na yürüyüş düzenlendi. Etkinlik kapsamında DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi Birleşik Metal İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın tarafından basın açıklaması yapıldı. Aydın, “Bugün nüfusun dörtte üçü ücret gelirleri ile hayatını sürdürüyorken, işçi sınıfı bu toplumun üreten çoğunluğu iken, bizim hiçbir söz ve karar hakkımızın olmadığı bir düzen adım adım inşa edilmektedir. Bu düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür. Bu düzeni değiştirebiliriz, değiştirmek zorundayız. İnsanca yaşadığımız bir ülkeyi; eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin ülkesini kurabiliriz ve kuracağız. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim. Acilen değiştirmemiz gereken ne varsa örgütlenerek değiştirebiliriz.” dedi. İşçi sınıfının örgütlü olmasının önemine değinen Aydın, “Bugün örgütlenerek, sendikalı olarak Türkiye’nin asgari ücretliler ülkesi haline gelmesine son verebiliriz. 2026 için asgari ücretin açlık sınırının altında belirlenmesinin nedeni de; hatta daha elimize geçmeden bin 350 lirasını enflasyon karşısında kaybetmemizin nedeni de sendikalaşmanın önündeki engellerdir; Türkiye işçi sınıfının örgütsüz bırakılmış olmasıdır.” diye konuştu. Aydın, “Örgütlü toplum için de işçi sınıfının örgütlü olması, sendikalı olması şarttır. Nüfusun üretici çoğunluğu olan işçi sınıfı ne kadar örgütlü ise Cumhuriyet’e ve demokrasiye çok daha güçlü sahip çıkabilecektir.” ifadesini kullandı.

Bursa Barosu: Laiklik ilkesine sahip çıkılmasını talep ediyoruz Haber

Bursa Barosu: Laiklik ilkesine sahip çıkılmasını talep ediyoruz

Bursa Barosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik ilkesinin tarihsel süreci ve anayasal dayanakları ele alındı. Açıklamada, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen devrim yasalarıyla hilafetin kaldırıldığı, Şeriye ve Evkaf Vekaleti’ne son verildiği ve Tevhidi Tedrisat Kanunu ile yönetim ve eğitimin laik niteliğinin ortaya konulduğu ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra, 3 Mart 1924'de devrim yasalarıyla, Hilafet ile Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılmış ve Tevhidi Tedrisat Kanunu (eğitim birliği) ile yönetimin ve eğitimin laik niteliği ortaya çıkarılmıştır. Bu yasalar Cumhuriyet devrimlerinin bir nevi ön sözüdür.” Devam eden süreçte medeni, ticaret ve ceza yasalarının kabul edildiği, 1928 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle “devletin dininin İslam olduğu” ifadesi ile Meclis’in görevleri arasında yer alan “ahkamı şer’iyenin tenfizi” hükümlerinin Anayasa’dan çıkarıldığı belirtilen açıklamada, 5 Şubat 1937’de laiklik ilkesinin Anayasa’da açıkça yer aldığı hatırlatıldı. Laikliğin, 1961 ve 1982 Anayasalarında değiştirilemez hükümler arasında olduğunu vurgulandı. Baronun açıklamasında laikliğin yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması anlamına gelmediği belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi: “Laiklik, bireyleri yurttaş olmaya taşımasının yanı sıra, duygu ve düşüncede, yönetim ve yaşamda, bilimsel yöntem ve akılcı yaklaşımları öngören bir dünya ve siyaset görüşü ile yaşam biçimini esas almaktadır.” Laikliğin demokrasinin temel koşullarından biri olduğu ifade edilen açıklamada, siyasal iktidarın düzen ve uygulamalarında dinsel inanç ve kuralların belirleyici olmaması gerektiği belirtildi. Açıklamanın devamında, laikliğin kişisel veya siyasal çıkarlar için dinin kullanılmasına karşı toplumu koruduğu ifade edilerek, kamusal yaşam ve devlet düzeninde çağdaş akıl, bilim ve insan haklarına dayalı ilkelerin egemen olmasını sağladığı kaydedildi.

Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri tanıtıldı Haber

Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri tanıtıldı

Bursa'da Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen tanıtım toplantısında, Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek kapsamlı etkinlik programı kamuoyuyla paylaşıldı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Uludağ’ın eteklerinde şekillenen ve yüzyıllara yayılan tarihiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Bursa’da, “Bursa’nın Fethinin 700. Yılı” etkinliklerinin tanıtım toplantısı Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fetih anlayışının eşitlik ve birlikte yaşama kültürü üzerine kurulduğunu vurguladı. DAĞLAR DİYARI, İLK PAYİTAHT, İLK BAŞKENT BURSA Düzenlen toplantı da etkinlikler hakkında bilgi veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın: “Eşitlik anlayışıyla; isteyenlerin bu topraklarda yaşamaya devam edebileceği, isteyenlerin ise dönemin Bizans başkenti İstanbul’a gitmesi için kolaylıkların sağlandığı bir anlayışla fethedilmiş bu şehir. Osman Gazi’nin ve Orhan Gazi’nin attığı temeller üzerinde yükselen; belki de o gün küçük bir beylikten, koca bir imparatorluğun doğmasına vesile olan Bursa. Dağlar diyarı, ilk payitaht, ilk başkent Bursa. Hepimizin burada yaşamaktan şeref ve onur duyduğu bu kadim şehirde, Bursa’nın fetih anlayışını yansıtan 700. yıl kutlama şenliklerine hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” dedi. BU BAYRAK YARIŞINI DEVRALDIK Bursa’nın tarih boyunca Bitinya’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir mirasa ev sahipliği yaptığını belirten Aydın, fetih ve Osman Gazi’yi anma etkinliklerinin 21’incisini düzenlemenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Önceki dönem belediye başkanlarının başlattığı bu geleneği devraldıklarını ifade eden Aydın, “Bu bayrak yarışını daha ileri taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. MECLİS KÜRSÜSÜNE SİYAH ÖRTÜ ÖRTÜLDÜ Konuşmasında Bursa’nın işgal yıllarına da değinen Aydın, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerine yapılan saygısızlık üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM kürsüsüne siyah örtü örtülmesini hatırlatarak, Bursa’nın 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuşmasıyla bu örtünün kaldırıldığını anlattı. Bursa’yı fetheden ecdadın bıraktığı izlerin Alaaddin Camii, Orhan Camii, Ulu Camii, Yıldırım Bayezid Külliyesi, Yeşil Türbe, Kapalı Çarşı ve daha nice eserle Bursa’nın kalbinde yaşamaya devam ettiğini kaydeden Başkan Aydın, "Bu eserleri korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bugün hepimizin sorumluluğudur. Normalde fetih etkinlikleri ve Osman Gazi’yi anma programları her yıl 6 Nisan’da başlar ve Nisan ayı boyunca devam ederdi. Ancak bu yıl, yaklaşık sekiz ay önce ekiplerimiz çalışmalarına başlamış ve 2026 yılını, Bursa’nın fethinin 700. yılı olarak ele alan kapsamlı bir program hazırlanmıştır. Ocak ayından Aralık ayı sonuna kadar sürecek bu program kapsamında; tarihi koşulardan rahvan at gösterilerine, kültürel ve sanatsal etkinliklerden uluslararası buluşmalara kadar dolu dolu bir yıl planladık. 36 kardeş şehrimizin Bursa’da buluşmasıyla, yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada Bursa’nın fetih ruhunu yeniden hatırlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu. 700. YILA ÖZEL LOGO TANITILDI Bursa’nın fethinin 700. yılına kalıcı bir simge kazandırmak amacıyla düzenlenen logo yarışmasının da sonuçlandığını belirten Başkan Aydın, halkın katılımıyla güçlü ve estetik bir logo ortaya çıktığını söyledi. Hazırlanan logonun tasarımcısı Tacettin Yaldız da, Bursa’nın köklü tarihine ve fetih ruhuna yakışır bir simge ortaya koyabilmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi. Yaldız, logo tasarımının ortaya çıkış hikâyesini ve bu süreci anlatan tanıtım videosunu hep birlikte izleyeceklerini belirterek, kıymetli çalışmada emeği geçen, destek veren herkese gönülden teşekkür etti.

Bursa Gemlik’te gençlerden ‘Sonsuza Dek İzindeyiz’ mesajı Haber

Bursa Gemlik’te gençlerden ‘Sonsuza Dek İzindeyiz’ mesajı

Bursa Gemlik’te gençler, Atatürk Anıtı’na yüzlerce karanfil bırakarak “Sonsuza dek izindeyiz” mesajı verdi. Bursa Gemlik Kent Konseyi Gençlik Meclisi öncülüğünde, Uludağ Üniversitesi Gemlik Asım Kocabıyık Kampüsü’nde eğitim gören gençler, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Gemlik Toplum Gönüllüleri, Uludağ Üniversitesi Hukuk Topluluğu, Temyiz Topluluğu, Gemlik Denizcilik Topluluğu, Model Birleşmiş Milletler Topluluğu, Hukuk Dava Yarışmaları Topluluğu ve Asım Kocabıyık Yerleşkesi Tiyatro Topluluğu’nun katılımıyla 200 genç, Atatürk’ün huzurunda Gençliğe Hitabe’yi okuyarak duygusal anlar yaşattı. Etkinlik sonunda gençler, Atatürk Anıtı’na yüzlerce karanfil bırakarak sevgi, saygı ve minnetlerini sundu. Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, programın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bugün burada, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Gençlerimizin bu anlamlı günde gösterdiği duyarlılık bizlere umut veriyor. Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet, bu bilinçli ve duyarlı gençlerle ilelebet yaşayacaktır.” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı, minnet ve özlemle anan gençler, “Sonsuza dek izindeyiz” mesajıyla etkinliği sonlandırdı.

Bursa'da 10 Kasım'a özel iki ayrı sergi Haber

Bursa'da 10 Kasım'a özel iki ayrı sergi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 87. yıl dönümünde ‘Atatürk ve Cumhuriyet’in Işığında’ ve ‘Ebedi Şefin Ardından Manşetlerde Yankılanan Veda’ adlı sergilerle Ata’yı andı. Başkan Mustafa Bozbey, serginin cumhuriyet değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasındaki önemine vurgu yaptı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi, 10 Kasım etkinlikleri kapsamında Atatürk’ü anmak için iki sergi düzenledi. ‘Atatürk ve Cumhuriyet’in Işığında’ ve ‘Ebedi Şefin Ardından Manşetlerde Yankılanan Veda’ sergileri, hem sanatsal hem de tarihi bir bakış açısıyla ziyaretçilerle buluştu. Sergi açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 10 Kasım'ın bir yas günü değil anma günü olduğunu ifade ederek, "10 Kasım her 10 Kasım değil. Her an, her zaman 365 gün bu ülke insanının her bireyinin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda Cumhuriyet'e sahip çıkmanın hissetmesi ve gelecek kuşaklara aktarması ve Cumhuriyetimize zarar verecek her davranışa karşı mücadele edecek bir anma günü" dedi. Kent Konseyi'nde Ressamlar Çalışma Grubu'nun hazırlamış olduğunu Atatürk ve Cumhuriyet ışığında resim sergisinin önemine vurgu yapan Başkan Bozbey, "Bu serginin burada bugün olmasının bir anlamı var. 2 Şubat 1938 tarihinde Atatürk bu fabrikayı açmış ve faaliyete geçirmek için Bursa’da bulunmuştur. Atatürk’ü anma ile ilgili her etkinliği anlamı daha büyük ve anlamlıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 87. yıl olmasına rağmen Anıtkabir’de gördüğümüz toplumun her kesiminden çok farklı insanın Atatürk’e koşmaları ve anıt’a koşmalarını duygulu bir şekilde izledim. Geleceğe olan inancım daha da arttı" diye konuştu. Atatürk’ün fikirlerini yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, "Bursa açısından bakıldığında Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bursamızı aklın bilimin sporun ve sanatın kenti olması için çalışıyoruz. Bizler artık bu kenti santın ve sporunda merkezi konumuna getirmek zorundayız. Biz ancak o zaman geleceğe biraz daha güvenle bakabilecek duruma geleceğiz. Topyekün bunların birlikte olduğu bir anlayış ile bu kenti gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğundayız" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.