SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cumhur İttifakı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Cumhur İttifakı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhur İttifakı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin gözü Bursa’da! Başkan değişti, neler oldu? Haber

Türkiye’nin gözü Bursa’da! Başkan değişti, neler oldu?

Aslında süreç 2025 Nisan ayında başladı. Müteahhit Emin Adanur, elindeki belgeleri sunarak Nilüfer Belediyesi’nde yaşanan yolsuzluk, rüşvet olaylarının aydınlatılmasını istedi. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasına başlandı ve ilk etapta Nilüfer Belediyesi eski Başkanı Turgay Erdem ile birlikte 15 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Mustafa Bozbey ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Ekrem Pamuk, Hulusi Karakuş gibi isimler de vardı. Bursa kamuoyunda çokça tartışılan bu soruşturma çerçevesinde ikinci adım bekleniyordu. Kasım ayında yapılan ikinci operasyonla CHP Nilüfer eski İlçe Başkanı Fırat Yılmaz, eski meclis üyesi Şemsi Oğuz tutuklandı. 3. dalganın geniş bir operasyon olacağı yönünde kamuoyunda beklentiler vardı. Bursalılar bu operasyonları nasıl karşıladı? “Kim hak yediyse, kim haksız kazanç elde ettiyse cezasını çeksin. Kime kadar uzanıyorsa uzansın” yönünde düşünüyordu. Ardından… Büyük bir sabah operasyonuyla Nilüfer Belediyesi eski Başkanı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile birlikte 57 kişi gözaltına alındı. 4 günlük ifade sürecinin ardından Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu toplam 35 kişi tutuklandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan operasyonun devamının da geleceği beklentisi yüksek kamuoyunda… Mustafa Bozbey’in tutuklanmasıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi yapıldı. Cumhur İttifakı, Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Şahin Biba’yı aday gösterdi. Çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olduğu ve seçimi kazananın belli olduğu seçimde Şahin Biba, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili seçildi. Aralarında sendikaların da bulunduğu CHP’li grup, yapılan operasyonları ve seçimi protesto etti, Ankara Yolu’nu trafiğe kapattı. Sağ duyulu hareket eden polisin müdahalesi zaman zaman oldu. Çünkü, vatandaşa ait Bursa’nın en önemli caddesinin trafiğe kapatılması hoş değildi. Yine belediye önündeki protestolarda belediye kapısının camının kırılması, kamu adına hiç de hoş davranışlar değildi. Bu vesileyle Polis Teşkilatının 181. yıl dönümünü tebrik ediyor, şehit polislerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mustafa Bozbey ve tutuklananlar, tutuklanmayanlar, serbest bırakılanlar, gözaltına alınmayanlar, alınacak olanlarla ilgili ciddi iddialar var. CHP İl Başkanlığı, kamuoyunda da geçen yıldan buyana konuşulan rüşvet ve yolsuzluklarla ilgili soruşturma ve mahkeme kararları beklenmesi, eğer bir suçu yoksa Mustafa Bozbey ve tutuklanan kişilerin serbest kalması için çaba gösterilmesi daha doğru olurdu. Önümüzdeki günlerde yeni yapılacak operasyonların da Türkiye’de ses getireceği kulislerde konuşuluyor. ŞAHİN BİBA SAHAYA İNDİ Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile mesaisinin ilk gününde sahaya indi. Türbeleri ziyaret ederek dua etti, sokakta, çarşıda vatandaşların elini sıktı, “Hep sahada olacağım, Bursa’nın, vatandaşın dertleriyle dertleneceğim” mesajını verdi. Tabi sorunları en çok olan şehir İstanbul’dan sonra Bursa… 2 yıllık CHP yönetimindeki Bursa’da sorunların çözümüne yönelik fazla bir şey yapıldığını söyleyemeyiz. En önemli sorunlardan biri su sorunu… Tarihte ilk defa Uludağ gibi devasa su kaynakları olan bir şehirde uzun süre su kesintileri yaşandı. Yine yapılan zamlarla Türkiye’nin en pahalı şehri oldu su faturalarında… Trafik sorunu katlanarak devam ederken, elle tutulur bir hamle yapılmadı. Şahin Biba ile yeni bir sürecin başlayacağına inanıyor Bursalılar… Mustafa Bozbey hüküm giyerse siyasi yasaklı hale gelecek ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yeniden seçim yapılacak. Bu kez Başkan Vekili değil, Başkan sıfatıyla sahada olacak Şahin Biba… Bursa ve Bursalılar için hayırlısı olsun… Sağlıklı ve esen kalın…

Bursa Büyükşehir'de Başkanvekili Şahin Biba oldu Haber

Bursa Büyükşehir'de Başkanvekili Şahin Biba oldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi 2024/2029 seçim döneminin 24'üncü, 3'üncü dönemin 4'üncü meclis toplantısı olağanüstü gündemle gerçekleştirildi. CHP ve İYİ Partili üyelerin katılmadığı meclis toplantısı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın başkanvekilliğinde bir saat gecikmeyle açıldı. Seçim maddesine geçilmeden öncesi tasnif heyeti belirlendi. Cumhur İttifakı adına AK Parti adayı Şahin Biba aday gösterildi. Gizli oyla kullanma işlemlerinde ilk iki tur tamamlandı. 61 kişinin katıldığı ilk turda Cumhur İttifakı adayı Şahin Biba'ya 61 oy çıkarken, ikinci tur seçimlerine de 61 üye katılım sağlarken, başkanvekili adayı Biba'ya 60 oy çıktı. İlk iki turda da üye tam sayısının 3/2 çoğunluğu sağlanamamasından dolayı seçimlerde üçüncü tura geçildi. Üçüncü tur seçimlerde de Biba'ya 61 oy çıktı. 5393 sayılı 45. maddesi gereğince üçüncü turda en az 54 oy sağlandığından Biba, 61 oyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili olarak seçildi. Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, kürsüyü yeni başkanvekili Şahin Biba'ya bıraktı. ŞAHİN BİBA: HEP BİRLİKTE ORTAK AKILLA HİZMETE DEVAM EDECEĞİZ Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, tüm meclis üyelerine başta Cumhur İttifakı'na desteğinden ötürü teşekkür etti. Meclisin aldığı bu kararın millet iradesinin tecellisi olduğunu ifade eden Başkanvekili Biba, "Bursa Büyükşehri Meclisi'nde üye dağılımı bellidir. Çoğunluk Cumhur İttifakı'ndadadır. Sadece söylemden değil, meclisteki dağılımdan da okunur. Herkesi buna saygı duymaya davet ediyorum. Bursa sıradan bir şehir değil. Tarih demek, emanet demektir. Atılacak her adım ve karar yalnızca bugünü değil yarını da inşa edecektir" dedi. "BİZİM ANLAYIŞIMIZDA GÖREV ÜNVAN DEĞİL, SORUMLULUKTUR" Makamların geçici olduğunu ifade eden Başkanvekili Biba, "Bizim anlayışımızda görev ünvan değil, sorumluluktur. Yetki ayrıcalık değil, millete hizmettir. Hiçbir mazaretin arkasına saklanmadan gayretimizi Bursa'ya ve hizmete ayıracağız. Mazaret değil hizmet, polemik değil eser üretme vardır. Tek önceliğimiz Bursa olacaktır. Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçenin tamamında hizmetlerin kesintisiz şekilde sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede çözüm bekleyen mesele varsa ona dokunmanın ve çözmenin gayreti içinde olacağız" diye konuştu. Toplantıda AK Parti ve MHP grup sözcüleri ile Bağımsız Meclis Üyesi Gizem Arda da Başkanvekili Şahin Biba'ya destek konuşması yaptı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, seçim gündemiyle toplanılan olağanüstü meclisi 16 Nisan Perşembe günü saat 17.00'de Nisan ayı oturumunu yapmak üzere kapattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sizlerin aracılığıyla 81 ilimizin tamamında ülkeye ve millete hizmet için aşkla koşturan AK Partimizin tüm neferlerine en halisane selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum. Geçen hafta İslam dünyası olarak Ramazan Bayramı'nı idrak ettik. Konuşmamın hemen başında sizlerle birlikte tüm teşkilatımızın geçmiş bayramını tebrik ediyor, Cenab-ı Allah'tan bizleri daha nice Ramazanlara ve bayramlara kavuşturmasını niyaz ediyorum. 12 Şubat'ta yaptığımız toplantımızda yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan Ramazan-ı Şerif'i manasına mütenasip şekilde dolu dolu geçirmenizi beklediğimi ifade etmiştim. Devamında garip gurebanın kapısını çalmanızı, tenceresini kaynatamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmanızı rica etmiş, teşkilatımızın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizmiştim. Allah'a hamdolsun teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi. AK Parti olarak Türkiye sathında, 81 vilayetimizin dört bir yanında, ilçelerden köylere kadar 783 bin kilometrekarenin her karışında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini milletimizle birlikte yaşadık.Türk siyasi haberleri Ramazan boyunca bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık. 81 ilimizin 922 ilçemizin tamamında kurduğumuz bir milyonu aşkın gönül soframızda aynı suyu yudumladık, aynı çorbayı içtik, aynı pideyi bölüştük. Teravih sonrası çay sohbetlerinde her kesimden insanımızla muhabbet ettik. Dayanışmamızı pekiştirdik. "İlk Evim İlk İftarım" programlarımızla geçtiğimiz aylarda teslim ettiğimiz yeni yuvalarında depremzede kardeşlerimizin misafiri olduk. Rahmetli Akif İnan'ın "Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri" sözünün vücut bulmuş hali AK Parti'dir. Kökü mazide, gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmi ile ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur değerli kardeşlerim. Bu davaya omuz vermiş, bu harekete katkı sunmuş, partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Bu anlayışla kuruluşundan itibaren teşkilatlarımızda görev alan partimizin emektarlarıyla genel merkezimizde, illerimizde, ilçelerimizde düzenlediğimiz vefa iftarlarımız vesilesiyle hasret giderdik. Sosyal Politikalar Başkanlığımız aracılığıyla şehit ailelerimiz, gazilerimiz, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızla iftar ve sahurlarda bir araya geldik. Kadın ve Gençlik kollarımız Ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarımızda, kampüslerde ve iftar çadırlarımızdaydı. Üniversitelerimizde gerçekleştirdiğimiz kampüs iftarları ile yaklaşık 500 bin gencimizle Ramazan sevincini yaşadık. “İftara 5 Kala” geleneğiyle 1 milyon 175 bin kumanyayı iftara yetişemeyen vatandaşlarımıza sizlerle ulaştırdık. Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek rûberû istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece gönül sofraları programı ile bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık. Elhamdülillah. Şöyle bir ayın muhasebesini yaptığımızda samimiyetle yapılan iyiliklerin Allah katında katbekat karşılık bulduğu bu yedi veren günlerini hakkıyla, layıkıyla, en güzel şekilde değerlendirmeye çalıştığımızı görüyorum. Her birinizi, sizlerin nezdinde tüm teşkilatımı, tüm üyelerimi emekleriniz, hizmetleriniz, Ramazan-ı Şerif'te zirveye çıkardığınız gayretleriniz için canı gönülden tebrik ediyorum. Şahsıma merhum Erdem Beyazıt'ın şu muhteşem mısralarında tarif ettiği yol arkadaşlarını bahşettiği için Rabbime bir kere daha hamdediyorum. "Müslüman yürekler bilirim daha; Kızdı mı cehennem kesilir, sevdi mi cennet. Eller bilirim; haşin, hoyrat, mert. Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır; Her kırışı sorulacak bir hesabı, Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır." Evet, Ramazan'ı ihya etmenin yanı sıra Türkiye'yi büyütmek adına ortaya koyduğunuz azim ve kararlılık için, yıllarca hizmete hasret kalmış vatandaşlarımıza hizmet ulaştırma aşkınız için, 86 milyonun birlik ve dirliğinin güçlenmesine yaptığınız eşsiz katkılar için her birinize, sizlerin şahsında tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor; Mevla bizleri millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın diyorum. İsrail'in kışkırtmalarıyla 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim: Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir. Bakın burada içim kan ağlayarak soruyorum; İsfahan'da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Murtaza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister Körfez'de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri, bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi?Direnç ekonomisi 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum; mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar, soruyorum, bizim değil mi? Şundan herkes emin olsun; biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız. Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları kötü günde yalnız bırakmayız. Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekâtlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm'in bölgemizi hedef alan "böl, parçala, yönet" planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı kaderi, aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız bir oldu, derdimiz bir oldu, hüznümüz bir oldu, sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum.Türk siyasi haberleri Kabine toplantımızı müteakip basın açıklamamızda da ifade ettim. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanlar sonra da tüm insanlık ödemektedir. Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor, Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında 2 Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden yurdundan edilmiştir. İsrail Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce 2 milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz. Merhum Akif Emre'nin "kainatın var oluş sırrına açılan kapı" olarak tarif ettiği Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak insanlığımızın gereğidir. Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil bakınız nasıl anlatıyor: "Vicdan aklını koruyabilen her insanın, sadece Filistin’de değil, bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkûm etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir. Şimdi, tutsak El Aksa, bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs’e borcumuz Kudüs’ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs’ü savunmak gerçek bağımsızlığı savunmaktır." Ben de bugün diyorum ki Kudüs-ü Şerif’i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi, sesini yükseltmesi, olabileceği en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. "Lailaheillallah İbrahim Halilullah" lafzında billurlaşan kuşatıcı anlayışla Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz. Çok kıymetli kardeşlerim, bu vesileyle altını çizmek isterim ki biz bölgemizin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yanayız. Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her türlü hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, akl-ı selimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız. Ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye’nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye’nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah’a hamdediyor, "İyi ki Türkiye’yi AK Parti yönetiyor" diyorlar. Kardeşlerim, milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP’li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklıyla dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise karamizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kaale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Burada şunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum. Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. İşte sizler de görüyorsunuz. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara; içeride FETÖ’den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek.Türk siyasi haberleri Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, adalet olacak, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında; akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız. Allah’ın izniyle milletimizin desteği ve hayır duasıyla doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz. Rabbim Türkiye’nin yolunu ve bahtını açık etsin diyorum. Sözlerime bu düşüncelerle son verirken genişletilmiş il başkanları toplantımızın tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla."

Yayman: Haddini bil Özgür Özel! Haber

Yayman: Haddini bil Özgür Özel!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla AK Parti Hatay İl Başkanlığı'nda düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, partililere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını iletti. Güler'in, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Hatay'da vatandaşların gözyaşı ve acısına ortak olduğunu dile getiren Yayman, Bakan Güler'e teşekkür etti. “TÜRKİYE’NİN BAŞINDA İYİ Kİ CUMHURBAŞKANIMIZ VAR” Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Yayman, "Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze'de katil İsrail'in yaptığı soykırım, Amerika ve İsrail'in İran'a saldırıları, İran'ın komşu ülkelere saldırıları devam ederken, dünya ve bölgemiz olağanüstü bir dönemden geçerken, 86 milyonun ortak hissiyatı ve cümlesi şudur, 'iyi ki Türkiye'nin başında Recep Tayyip Erdoğan var, Cumhurbaşkanı'mız var.' Üçüncü Dünya savaşının ayak seslerinin duyulduğu bir dönemde Türkiye bir huzur adası olarak, birlik ve beraberlik içerisindedir, iç cephesini bir ve beraber tutmaktadır. Cumhur ittifakı siyasetin merkezidir. Allah'a çok şükür ki Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'yi güven ve huzur ikliminde tutmaktadır." dedi. “HADDİNİ BİL ÖZGÜR ÖZEL” Yayman, depremlerin ardından kendilerine "Bu enkazları kaldıramazlar" diyenlere karşı 455 bin hak sahibinin evlerini yapıp teslim ettiklerini anlattı. CHP'yi sert eleştiren Yayman, şu değerlendirmelerde bulundu: "En son Sayın Cumhurbaşkanı'mıza sataşmışlar. Bir gün önce de Adalet Bakanı'mıza yalan ve sahte belgeler üzerinden iftiralar attılar. Biz bakanımızın yanındayız. Bunların yaptığı belli, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmaları kapatmak, koltuk savaşlarını unutturmak, kendi tabanlarını konsolide etmek için bir gün bir bakanımıza saldırıyorlar, öbür gün diğer bakanımıza saldırıyorlar, hızlarını alamayıp Sayın Cumhurbaşkanı'mıza hadsizce sataşmada bulunuyorlar. Sayın Özgür Özel, sana Hatay'dan sesleniyoruz. Deprem turisti Özgür Özel, sen kim, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan kim? Haddini bil ve sen git kendi alanında dur. Siyasi argüman üretemeyenler, Silivri'nin vesayetinden kurtulamayanlar, AK Parti'ye söz söyleyemezler."

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz 'dan Bursa yönetimine eleştiri: Kaynaklar verimsiz kullanılıyor Haber

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz 'dan Bursa yönetimine eleştiri: Kaynaklar verimsiz kullanılıyor

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Meclisi’nin mart ayı olağan ikinci oturumunun ardından düzenlediği basın açıklamasında, şehrin yönetimindeki sorunlara dikkat çekti. Başkan Yılmaz, kaynakların verimsiz kullanıldığını vurgulayarak, “Aslında problem yönetememektir. Kaynaklar maalesef doğru bir şekilde kullanılmıyor” dedi. Belediye personel politikalarına da eleştiri yönelten Başkan Yılmaz, “5 bine yakın personel alınmış. 2 bine yakın personel çıkarılmış. Bu, Bursa’nın kaynaklarını verimli yönetemediğinin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı. BAŞKAN BOZBEY’E SERT YANIT: “SORUN ÜRETEN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETEN TARAFTAYIZ” Su krizine ilişkin yaptığı açıklamada ise Cumhur İttifakı olarak çözüm odaklı yaklaşacaklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, BUSKİ’nin kötü yönetimi nedeniyle suyun geçmişte bu kadar uygun fiyata verilemeyeceğini yineleyerek, “Bugün Türkiye’nin en pahalı suyunu Bursalılar içiyor. Bu, yönetimde ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi. Ulaşım sorunlarına da değinen Başkan Yılmaz, gençlerin ve ulaşım esnafının yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, “Geçmişte ulaşımda esnaf parasını düzenli alıyordu. Bugün günlerce alamadıkları paralar var. Bu, yönetim eksikliğini gösteriyor” açıklamasında bulundu. Geçen yıl yaşanan ulaşım grevini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz, benzer bir durumun bu yıl olup olmayacağının tamamen işçi ile kurum arasındaki ilişkiye bağlı olduğunu söyledi. Yılmaz, açıklamasında şehirdeki yönetim eksikliklerini vurgularken, Cumhur İttifakı olarak çözüm üretmeye hazır olduklarını da belirtti.

Erdoğan: Önce Terörsüz Türkiye, sonra Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız Haber

Erdoğan: Önce Terörsüz Türkiye, sonra Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı’nda kritik mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 23 yıllık mücadelelerle bölgesel ve küresel güç olma yolunda önemli bir fırsat yakaladığını ifade ederek, ortak geleceğin milli ve manevi değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında Ramazan etkinliklerine değinen Erdoğan, öğrencilerin söyleşi programları, iftar sofraları ve okul dışı öğrenme faaliyetleriyle milli ve manevi değerleri öğrenmesini desteklediklerini söyledi. Bazı çevrelerin Ramazan etkinliklerini eleştirmesine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenmesi, Ramazan süslemeleri yapması neden rahatsızlık yaratıyor?” dedi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı https://t.co/LqQNDVLCZl — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) February 25, 2026 "LAİKLİK KAVRAMININ ARKASINA SAKLANARAK..." Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti: "Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz". "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz" diyen Erdoğan, "Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir" diye konuştu. Türkiye’nin manevi değerlerinin milletin birliğini sağladığını vurgulayan Erdoğan, farklı etnik ve inanç gruplarının bin yıldır bir arada yaşadığını anımsatarak, “Dünyaya inanç özgürlüğünü ve adaletle yaklaşmayı biz öğrettik.”dedi. "KOMİSYON RAPORU TARİHİ BELGE NİTELİĞİNDE" Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Cumhur İttifakı’nın başlattığı “Terörsüz Türkiye” sürecinin 16 ayda önemli mesafe kat ettiğini, Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporun Türkiye’nin ortak geleceğine dair tarihi bir belge niteliğinde olduğunu açıkladı. Erdoğan, komisyonun raporu tam bir demokratik olgunluk ve uzlaşma neticesinde kaleme alındığını belirterek, "Önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız” mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin yeni aşamasında Meclis’in lokomotif rol üstleneceğini belirterek, şehit yakınları ve gazilerin hassasiyetine dikkat edilerek atılan adımların devlet ciddiyetine uygun şekilde devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. Türkiye’nin gücüne güveniyoruz, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanıyoruz” ifadeleriyle noktaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

Bahçeli: Geri adım yok... Şehit ailelerinin başını eğdirmeyiz Haber

Bahçeli: Geri adım yok... Şehit ailelerinin başını eğdirmeyiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün’e verdiği röportajın ikinci bölümünde Türkiye’nin terörle mücadelesi, milli birlik politikaları ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne verdiği kapsamlı röportajın ikinci bölümünde Türkiye’nin terörle mücadele stratejisine ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin bölücü terör belasından kurtulma kararlılığını sürdürdüğünü belirterek, “Kazanan Türkiye ve Türk milleti olacak” dedi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye çalışan çevrelere karşı milletin sağlam duracağını ifade ederek, “Kim ki ‘Terörsüz Türkiye’den rahatsızsa bir karanlık, bir kurnazlık, bir kumpas içindedir” sözleriyle tepkisini ortaya koydu. “ŞEHİT AİLELERİNİN VE GAZİLERİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEYİZ” Şehit aileleri ile gazilerin endişe etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Pazarlık içinde değiliz, al-ver sürecine kapalıyız. Türkiye’nin egemenlik hukukunu ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini zedeleyecek hiçbir yanlışın içinde Cumhur İttifakı olarak yer almayız” ifadelerini kullandı. “KÜRT KARDEŞLERİMİN TERÖRLE BAĞI YOK” Kürt vatandaşlara yönelik olumlu mesajlarını yineleyen Bahçeli, terörden uzak duran her bireyin Türkiye Cumhuriyeti'nin şefkatiyle buluşacağını belirtti. “Farklı sebeplerle kandırılan ancak suça bulaşmamış herkes ailesiyle kucaklaşmalı. Biz hep birlikte Türkiye’yiz, hepimiz Türk milletiyiz” diyen Bahçeli, ayrımcılığa ve dışlayıcı söylemlere karşı net bir duruş sergiledi. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/1996092881296093524 SDG/YPG’YE ÇAĞRI: “İMRALI’NIN ÇAĞRISINA RİAYET ETMELİ” Bölgesel gelişmelere de değinen Bahçeli, Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG/YPG unsurlarının henüz silah bırakmadığını belirtti. İmralı’dan yapılan çağrının, PKK ve tüm bileşenleri kapsadığını söyleyen Bahçeli, örgütün Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart mutabakatına uyması gerektiğini ifade etti. Bahçeli, “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temasıyla düzenlenen “Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları”nın 81 ilde başarıyla tamamlandığını belirterek, sahadan çok olumlu geri dönüş aldıklarını dile getirerek, “Her insanımıza temas ettik. Milletimizin taleplerini dinledik, sorunlara çözüm aradık” dedi. Toplumsal uyumun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, milli birlik kavramının Ziya Gökalp ve Erol Güngör’ün düşünce çizgisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Tek yüreğiz, tek bileğiz, tek milletiz” diyen Bahçeli, Türkiye’nin kutlu bir yeniden doğuş sürecinde olduğunu söyledi. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE, GÜÇLÜ VE GÜVENLİ BİR GELECEKTİR” Röportajın sonunda Bahçeli, “Terörsüz Türkiye, güçlü ve güvenli Türkiye’dir. Terör sorununu çözecek, bölücülük damarını kesin olarak keseceğiz. Şehit aileleri kaygılanmasın, gazilerimiz korkuya kapılmasın” diyerek terörle mücadelede kararlılığı yineledi. Saha çalışmalarının hız kesmeden süreceğini belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Hiç kimseyi dertleriyle baş başa bırakmayacağız. Siyasetimizin öznesi insandır, nesnesi devlettir, yüklemi demokrasidir” sözleriyle mesajını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.