Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cop31

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Cop31 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cop31 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı Haber

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Finans Merkezi tarafından, “COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanı” temasıyla düzenlenen zirvede konuşan Bayraktar, enerji dönüşümü ile enerji güvenliğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. “Üç kritik hedefi aynı anda gerçekleştirmeliyiz” Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikalarında enerji arz güvenliğinin sağlanması, ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda iklim taahhütlerinin yerine getirilmesinin öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti. Son yıllarda pandemi, tedarik zinciri sorunları, jeopolitik gerilimler, savaşlar ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine işaret eden Bayraktar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enerji güvenliğinin önemini yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye açısından enerji dönüşümünün temel unsurlarından birinin elektrifikasyon olduğunu söyledi. Elektrik talebinin artması bekleniyor Ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere birçok sektörün giderek elektrikli hale geleceğini belirten Bayraktar, önümüzdeki yıllarda elektrik talebinde önemli bir artış beklendiğini dile getirdi. Artan ihtiyacın daha temiz, güvenli ve rekabetçi kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu dönüşümün merkezinde yer alacağını kaydetti. Türkiye'nin güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal enerji bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir kurulu gücün artırılmasının yanı sıra değişken yenilenebilir enerji üretimini sisteme dahil edebilecek güçlü bir elektrik altyapısının da oluşturulduğunu söyledi. Enerji verimliliği için 20 milyar doların üzerinde yatırım Enerji arzını artırmanın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Bayraktar, enerji verimliliğinin de stratejik bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın 2024-2030 döneminde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüğünü belirten Bayraktar, yatırımların sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsadığını aktardı. 2030 sonrasına yönelik daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın da hazırlanacağını kaydetti. Nükleer enerji vurgusu Bayraktar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin yanı sıra nükleer enerjinin de Türkiye'nin düşük karbonlu elektrik üretiminde önemli bir yere sahip olacağını belirtti. Nükleer enerjinin güvenilir ve büyük ölçekli baz yük elektrik üretimi sağladığını ifade eden Bayraktar, mevcut nükleer programın sürdürüleceğini, küçük modüler reaktörler dahil yeni nesil teknolojilerin de yakından takip edildiğini söyledi. Elektrik tüketiminin giderek arttığı bir ekonomide nükleer enerji ile yenilenebilir kaynakların rakip değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Elektrik şebekeleri için büyük yatırımlar gerekiyor Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte ülke genelinde şarj altyapısına duyulan ihtiyacın artacağını belirten Bayraktar, batarya depolama sistemlerinin de elektrik şebekesinin dengelenmesinde ve yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonunda kritik rol oynayacağını ifade etti. Bayraktar, yalnızca elektrik üretimine yatırım yapmanın yeterli olmadığını belirterek iletim ve dağıtım şebekelerinde büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Elektrik altyapısının daha güçlü, akıllı ve esnek hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, şebekelerin yenilenebilir enerji yatırımlarını, depolama sistemlerini ve elektrikli araçları destekleyebilecek kapasitede olması gerektiğini dile getirdi. Kritik mineraller için küresel yarış İletim hatları ve batarya teknolojilerinde kullanılan kritik minerallere erişimin stratejik önem taşıdığını belirten Bayraktar, dünyada bu kaynaklar için yoğun bir rekabet yaşandığını söyledi. Kritik minerallere erişimde sorun yaşayan ülkelerin yenilenebilir enerji, veri merkezleri, yapay zeka ve geleceğin sanayilerinde geride kalabileceğini ifade eden Bayraktar, madencilik projeleri ve bu alanlardaki yatırımların finansmanının önemine dikkati çekti. “Altyapı gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalı” Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgaları, seller, fırtınalar, kuraklıklar ve orman yangınlarının daha sık ve şiddetli yaşandığını belirten Bayraktar, bu gelişmelerin elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğini söyledi. İklim finansmanının yalnızca emisyonların azaltılmasına değil, iklim değişikliğine uyum ve altyapının dayanıklılığının artırılmasına da yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim koşullarına değil, gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalıdır.” Bu dönüşüm için kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmayacağını belirten Bayraktar; özel sektör, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli yatırımcıların harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bayraktar, temiz enerji ve iklim değişikliğine dayanıklı altyapı yatırımlarının finansmanını kolaylaştıracak, riskleri azaltacak ve sermaye maliyetini düşürecek mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Enerji dönüşümünün yalnızca çevre politikası olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, sürecin aynı zamanda enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Barış ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Barış ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Konuşmasına, geçen hafta Nepal’de meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileterek başladı. Türkiye’nin çatışmaların çözümünde sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla aşılması gerektiğini ifade etti. “Şanghay İşbirliği Örgütü çok kutuplu düzenin önemli bir unsuru” Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 3,5 milyar insanı ve yaklaşık 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil ettiğini belirten Erdoğan, teşkilatı yükselen ve çok kutuplu dünya düzeninde önemli bir yapı olarak gördüklerini söyledi. Türkiye’nin örgütle her alandaki iş birliğini geliştirmeye çalışacağını ifade eden Erdoğan, teşkilatın barış ve istikrarın yanı sıra güvenli ulaştırma koridorlarının oluşturulması ve enerji arz güvenliği konularında da önemli roller üstlenebileceğini dile getirdi. Erdoğan, Hazar geçişli Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Projesi ile uyumlu hale getirilmesini arzuladıklarını ve teşkilat bünyesindeki iş birliğine önem verdiklerini kaydetti. COP31 için Antalya daveti İklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede Türkiye’nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyi hedeflediğini belirten Erdoğan, 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan ülke temsilcilerini Antalya’da görmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Gazze ve Lübnan’daki gelişmelere dikkat çekti Bölgedeki çatışmalara da değinen Erdoğan, İsrail’in saldırıları nedeniyle Gazze ve Lübnan’da yaşanan can kayıplarına dikkat çekti. Saldırgan politikaların bedelinin yalnızca çatışma bölgelerinde değil, tüm coğrafyada hissedildiğini söyledi. Erdoğan ayrıca Suudi Arabistan ve Pakistan ile hayata geçirilen Mekke Savunma İttifakı’nın, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık anlayışıyla barış ve istikrara katkı sunmasını beklediklerini ifade etti. Konuşmasının sonunda, Şanghay İşbirliği Örgütü dönem başkanlığını Kırgızistan’dan devralacak Pakistan’a başarı dileklerini iletti.

Bakan Kurum’dan Moğolistan'daki UNCCD 17. Taraflar Konferansı'nda net mesaj: Artık söz değil, eylem istiyoruz Haber

Bakan Kurum’dan Moğolistan'daki UNCCD 17. Taraflar Konferansı'nda net mesaj: Artık söz değil, eylem istiyoruz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, mesajında Türkiye’nin çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadelede yürüttüğü çalışmaları anlattı. Türkiye’nin 2015 yılında COP12’ye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Bakan Kurum, Ankara sürecinin gelişmekte olan ülkelerin hedef belirleme ve uygulama kapasitesine önemli katkı sunduğunu söyledi. Kurum, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatının birbirinden ayrı sorunlar olmadığını vurgulayarak, Rio Sözleşmeleri arasında daha güçlü bir iş birliği gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin bu doğrultuda Rio Sinerjisi Protokolü’nü imzaladığını belirten Kurum, COP31 Başkanlığı’nın da bu bütüncül anlayış üzerine kurulduğunu ifade etti. Bakanımızın, Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı’nda paylaştığı mesaj????@turkiyecop31 pic.twitter.com/g39FoMTxdx — T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı (@csbgovtr) August 26, 2026 COP31 sürecini “siyasi liderlik, çok taraflı müzakereler ve uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir süreç” olarak tanımlayan Kurum, başkanlığın diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel üzerine inşa edildiğini söyledi. Kurum, “Diyalogla ülkeleri aynı masa etrafında buluşturacağız. Uzlaşıyla ortak iradeyi güçlendireceğiz. Aksiyonla bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Artık söz değil, eylem istiyoruz” dedi.

Erdoğan ile Mirziyoyev'i COP31 Zirvesi'ne davet etti Haber

Erdoğan ile Mirziyoyev'i COP31 Zirvesi'ne davet etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Özbekistan arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, Ocak ayında gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın ardından iki ülke için yeni bir yol haritasının oluşturulduğunu ifade etti. Erdoğan, ilk fırsatta gerçekleştirmeyi planladığı Özbekistan ziyareti kapsamında yapılacak temasların, ikili ilişkilerde yakalanan ivmeyi daha da ileri taşıyacağına inandığını dile getirdi. Görüşmede Türk Devletleri Teşkilatı'nın çalışmaları da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs ayında Türkistan'da düzenlenen Gayriresmi Zirve'de Aile Meclisi'ni güçlendirmeye yönelik önemli kararlar alındığını hatırlatarak, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde bu adımların daha da ileri taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme sırasında Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'i, 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne davet etti. Erdoğan ayrıca Mirziyoyev'in doğum gününü de kutladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Özbekistan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin her… — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 24, 2026

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi Haber

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi

“Cop İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl’de Yapıldı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yerel COP toplantıları kapsamında Çarşamba günü “İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl Belediyesi öncülüğünde İnegöl’de gerçekleştirildi. Programda iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin vizyonu ele alındı. İnegöl Belediyesi ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı; kamu yöneticileri, belediye başkanları, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam A. Khan ile davetliler katıldı. Konferansta iklim değişikliğinin kentler, üretim, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınırken, yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi. “ÇÖZÜM ÇOĞU ZAMAN YERELDE BAŞLAR” Program, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın açılış konuşmalarıyla başladı. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir mesele olmadığına dikkat çeken Başkan Alper Taban, “İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil, bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve bir kalkınma meselesidir. Dolayısıyla bu mücadele hiçbir kurumun da tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, üniversiteler, sanayi, özel sektör ve sivil toplum ile aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundayız. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar. Bugün bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz COP İnegöl, ortak aklın ve ortak sorumluluğun yereldeki oluşma noktasıdır. Yine aynı zamanda kasım ayında ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştireceği COP31 Zirvesini de bu anlayışın küresel ölçekteki en önemli platformlarından biri olarak görmekteyiz” dedi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ÜRETİMİN GELECEĞİNİ DE KORUMA MESELESİDİR Konuşmasında İnegöl’ün sanayisi ve tarım alanlarıyla güçlü bir üretim merkezi olduğuna da vurgu yapan Taban, “İnegöl, Türkiye'nin önemli bir üretim merkezidir. İlçemiz güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla ülkemizin kalkınmasına değer katmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğini konuşmak bizim için sadece bir doğayı koruma meselesi değil, üretimin geleceğini de koruma meselesidir. Takdir edersiniz ki sürdürülebilir olmayan üretimin, sürdürülebilir bir geleceğin olmasından da söz edemeyiz. Bugün dünyada şehirlerin başarısı yalnızca ekonomik büyüklükleriyle ölçülmüyor. Karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi, yaşam kalitesi en az ekonomik göstergeler kadar önem taşımaktadır” diye konuştu. BU ORGANİZASYONUN İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ SON DERECE ANLAMLI Başkan Taban’ın ardından kürsüye gelen İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise yapılan organizasyonun yalnızca bir toplantı olmadığını, şehirlerin geleceği ile çocuklara bırakılacak çevrenin ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının ele alındığı önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kuraklık, aşırı hava olayları, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulmasının kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluğunda bulunduğunu belirten Akpay, “Bu nedenle böylesine kapsamlı bir organizasyon İnegöl'de gerçekleştiriliyor olmasını son derece anlamlı buluyorum. İnegöl güçlü sanayisi, mobilya sektöründeki öncü konumu, tarımsal üretimi, girişimci insan kaynağı ve çalışkanlığıyla ülkemizin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Böylesine güçlü bir ekonomik yapının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla desteklenmesi ise geleceğimiz açısından çok büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. ORTAK BİR YAKLAŞIM OLUŞTURULMALI Kaymakam Akpay’ın ardından ise Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Tugay, yerel buluşmanın temel amacının iklim krizi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmek olduğunu söyledi. Kamu kuruluşları başta olmak üzere iklim değişikliğiyle bağlantılı bütün kurumların ve yöneticilerin soruna aynı çerçeveden bakması gerektiğini belirten Tugay, uygulanacak politikalar konusunda görüş birliği oluşturulmasının önemine işaret etti. İklim değişikliğinin 1970'li yıllardan bu yana tartışıldığını hatırlatan Tugay, şöyle konuştu: “2000'li yıllardan itibaren bu konunun çok ciddi sonuçları olacağı anlaşıldığı için Birleşmiş Milletler bir konferans düzenlemeye başladı. Bu sene 31'incisi gerçekleştirilecek ve Türkiye'de olacak. COP toplantısı denilen toplantılar her yıl Türkiye'de farklı bir şehirde gerçekleşiyor. Bu sene de Antalya'da gerçekleşiyor. Bu toplantıda bütün dünyadan binlerce bilim insanı, binlerce kamu kurumu, buraya getirdiği veriler filan getiriliyor ve bu veriler çerçevesinde de bir rapor hazırlanıyor. Bu raporları takip ettiğiniz zaman şunu görüyorsunuz. Yani dünya gerçekten çok sıkıntıda, çok kötü bir noktaya doğru gidiyor. İklim krizinin sonuçlarını artık çok biliyoruz. Anormal hava sıcaklıkları, kuraklıklar, fırtınalar, ani ve sert yağışlar. Bunlarla bağlantılı olarak tarımda bozulma, genel olarak insan sağlığına doğrudan etkileyen bir konu, iklim krizi nedeniyle, onun sebebi olduğu sorunlar nedeniyle sağlık problemleri yaşayan, ölen belki milyonlarca insan var. Bunlar tam olarak dokümante edilemiyor, tam bir veriye dönüşemiyor ama bizler biliyoruz. Ben hekimim aynı zamanda. Bizler bunu biliyoruz, böyle olduğunu biliyoruz. Öyle tam verilerle ortaya konmasa da yani insanları doğrudan etkileyen bir şey iklim krizi.” GÜN BOYU DEVAM EDEN PANEL VE ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRİLDİ Açılış konuşmalarının ardından COP İnegöl Toplantısı panellerle devam etti. Gün boyu süren programda; İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu, Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim, İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik konuları ele alındı. Son bölümde ise COP31’e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri çalıştayı gerçekleştirildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, panelde “İnegöl'ün COP31 Vizyonu, Yerel İklim Taahhütleri ve Belediyenin Yol Haritası” konulu bir sunum da gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ADF konuşması kitabı 3 dilde yayında Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ADF konuşması kitabı 3 dilde yayında

Türkiye'nin küresel marka değerlerinden olan, barış diplomasisi açısından kritik öneme sahip ADF’ye bu yıl 150'den fazla ülkeden 20'yi aşkın devlet ve hükûmet başkanı, yaklaşık 15 devlet ve hükûmet başkan yardımcısı, 40'tan fazlası dışişleri bakanı olmak üzere 50'nin üzerinde bakan, 75'i uluslararası kuruluş temsilcisi olmak üzere 460'ı aşkın üst düzey yetkilinin yanı sıra aralarında akademisyen ve öğrencilerin de bulunduğu çok sayıda konuk yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yarını Kurgulamak, Belirsizlikleri Yönetmek" temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve varoluşsal bir kriz içinde olduğunu vurguladı. Forumu sadece diplomatik bir temas noktası değil, küresel aklın ve vicdanın ortak kürsüsü olan bir “akıl platformu” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşanan soykırımı modern düzenin yapısal çürümesinin ve meşruiyet krizinin en bariz örneği olarak gösterdi. Küresel sistemin sadece "güçlünün hukukunu" gözettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” şiarıyla ifade edilen temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizinin çözülmesinin ne de daha adil bir dünya inşasının mümkün olduğunu ifade etti. Bölgesel krizlere ve çözüm yollarına da geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif’in girişimleriyle sağlanan 15 günlük ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirerek kalıcı barış için yapıcı diyalog ve diplomasinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin “Barışın Anahtarı” misyonuyla Ukrayna, Suriye ve Balkanlar gibi pek çok coğrafyada kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu ve komşularıyla iş birliğine açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan; Kalkınma Yolu ve Balkan Barış Platformu gibi stratejik projelerin altını çizdi. Konuşmasında Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve AB üyeliği hedefini koruduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi ve Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi önemli organizasyonlarla küresel dayanışma zeminini güçlendirme kararlılığını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.