SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ceza Hukuku

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ceza Hukuku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceza Hukuku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz. Haber

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz.

Ümit Özdağ'ın konuşmasındaki satırbaşları şöyle ; Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun. Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz. Değerli Antalyalılar, Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı. Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor. Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey. Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor. Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur. Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz. Değerli Antalyalılar, değerli Zafer Partililer, Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi, ‘Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım’ diyorlar. Demek ki Öcalan’ın İmralı’daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nu çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor. Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.