Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cemil Tugay

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Cemil Tugay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cemil Tugay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti’den dikkat çeken iddia: “200’ün üzerinde belediye başkanı katılmak için istifa etti” Haber

YENİ Parti’den dikkat çeken iddia: “200’ün üzerinde belediye başkanı katılmak için istifa etti”

Türkiye siyasetinde yeni parti hareketliliği sürerken, YENİ Parti’den dikkat çeken bir açıklama geldi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, farklı siyasi partilerden çok sayıda belediye başkanının partilerine geçmek için hazırlık yaptığını iddia etti. Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamada, özellikle yerel yönetimlerde önemli bir hareketlilik yaşandığını belirterek, 200’ün üzerinde belediye başkanının YENİ Parti’ye katılım amacıyla istifa ettiğini söyledi. “Belediye başkanlarımız büyük hazırlık içinde” YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, belediye başkanlarının partiye geçiş sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bazı isimlerin süreci hızlandırmak istediğini ifade etti. Günaydın açıklamasında, “Belediye başkanlarımızın büyük bölümünün bizim ‘daha temkinli olmanızda fayda var’ yönündeki değerlendirmelerimize rağmen YENİ Parti’ye üye olmak için büyük bir hazırlık ve adeta acele içerisinde olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni siyasi oluşumların yerel yönetimler üzerinden güç kazanma arayışları devam ederken, belediye başkanlarının olası parti değişiklikleri Ankara kulislerinde de yakından takip ediliyor. “200’den fazla belediye başkanı üyelik sürecinde” Gökhan Günaydın, YENİ Parti’nin belediye başkanlarının üyelik işlemleri için teknik hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. Günaydın, “Bugün itibarıyla ifade etmek isterim ki, 200’ün üzerinde belediye başkanı YENİ Parti’ye katılmak amacıyla istifa etmiş bulunuyor. Partiye üyelik koşullarını hızla hazırlıyoruz. Bu hafta içerisinde bütün bu paneller açılmış olacak” dedi. Söz konusu açıklama, yerel seçimlerin ardından siyasi partiler arasında yaşanan geçiş tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Cemil Tugay iddialarına yanıt verdi Günaydın, CHP’den ayrıldığı ve AK Parti’ye katılacağı yönünde iddialar ortaya atılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Cemil Tugay ile herhangi bir iletişiminin olmadığını belirten Günaydın, “Kendisi ile hiçbir iletişimim yok. Nereden seçildiği belli. İzmir halkının tavrı ve tutumu da belli” ifadelerini kullandı. İzmir seçmeninin beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini savunan Günaydın, belediye başkanlarının seçildikleri siyasi çizgi ve kent halkının talepleri doğrultusunda hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Günaydın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İzmir halkının taleplerine uygun davrananlar siyasete devam edebilirler. ‘Bu tutum beni ilgilendirmez, ben istediğim gibi davranırım’ diyenler ise halktan gerekli reaksiyonu görürler.” Siyasi dengeler yeniden şekilleniyor Türkiye’de son dönemde belediye başkanlarının parti değiştirme tartışmaları siyasetin önemli gündem başlıklarından biri haline geldi. Yerel seçimlerin ardından bazı belediye başkanlarının farklı siyasi partilerle görüşmeler yaptığı iddiaları gündeme gelirken, yeni kurulan siyasi hareketler de yerel yönetimler üzerinden örgütlenme çalışmalarını sürdürüyor. YENİ Parti’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştirmesi beklenen katılımlarla birlikte, özellikle büyükşehir ve ilçe belediyelerinde yeni siyasi dengelerin oluşabileceği değerlendiriliyor. Ancak Günaydın’ın açıkladığı “200’ün üzerinde belediye başkanı” iddiasına ilişkin olarak henüz bağımsız doğrulama veya isim listesi paylaşılmış değil. Siyasi kulislerde, belediye başkanlarının hangi partilerden geldiği ve hangi şehirleri temsil ettiği konusunda yapılacak resmi açıklamalar yakından takip ediliyor.

Özgür Özel'den Yeni Parti açıklaması: "200'den fazla belediye katılacak" Haber

Özgür Özel'den Yeni Parti açıklaması: "200'den fazla belediye katılacak"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin kuruluş süreci, TBMM'deki yapılanması ve yerel yönetimlerden beklenen katılımlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Halk TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Özel, önümüzdeki günlerde çok sayıda belediyenin Yeni Parti'ye katılma yönünde açıklama yapacağını söyledi. Özel, siyasi hareketlerinin kısa sürede geniş bir tabana ulaşacağını savunarak, yerel yönetimlerde güçlü bir yapılanma hedeflediklerini ifade etti. "200'ün üzerinde belediye irade ortaya koyacak" Yeni Parti lideri Özgür Özel, açıklamasında özellikle belediye başkanlarının partiye katılım sürecine dikkat çekti. Özel, "Yarından itibaren 200'ün üzerinde belediye Yeni Parti'ye katılmak için irade ortaya koyacak" ifadelerini kullanarak, yerel yönetimler alanında önemli bir hareketlilik yaşanacağını ileri sürdü. Yeni Parti'nin kısa süre içerisinde hem Meclis'te hem de yerel yönetimlerde güçlü bir siyasi aktör haline geleceğini savunan Özel, partisinin TBMM'de 91 milletvekiliyle grup oluşturduğunu da dile getirdi. Siyasi kulislerde ise belediye başkanlarının olası parti değişiklikleri, yerel yönetim dengeleri açısından yakından takip edilen başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor. Mansur Yavaş açıklaması: "Davet göndermedik" Programda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında da değerlendirmelerde bulunan Özel, Yavaş'ın Yeni Parti'ye katılması için herhangi bir davette bulunmadıklarını söyledi. Özel, Mansur Yavaş'ın mevcut siyasi konumuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Biz kimseye davette bulunmadık" ifadelerini kullandı. Yavaş'ın CHP'de kalmayı tercih etmesi halinde bunun kendi siyasi tercihi olduğunu belirten Özel, farklı karar alan siyasetçilerin çeşitli gerekçeleri olabileceğini ifade etti. Özel ayrıca, Mansur Yavaş'a yönelik eleştiriler konusunda da dikkatli olunması gerektiğini belirterek, kendisine yönelik herhangi bir siyasi suçlama yapılmasını doğru bulmadığını söyledi. Zeydan Karalar için özel değerlendirme Özgür Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın durumunun diğer belediye başkanlarından farklı olduğunu ifade etti. Karalar hakkında devam eden hukuki sürece dikkat çeken Özel, bu nedenle sürecin diğer belediye başkanlarıyla aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Siyasi gelişmelerin yanı sıra devam eden hukuki süreçlerin de bazı isimlerin kararlarında etkili olduğunu belirten Özel, her dosyanın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Yeni Parti'den geri dönüş olmayacak" mesajı Yeni Parti'nin kuruluş süreciyle ilgili de açıklamalarda bulunan Özel, siyasi hareketlerinin geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini söyledi. CHP'deki hukuki ve siyasi gelişmelerin nasıl sonuçlanacağından bağımsız olarak yollarına devam edeceklerini belirten Özel, "Siyaset bekleme kaldırmaz" diyerek yeni oluşum sürecinin devam edeceğini ifade etti. Özel, partinin kuruluş çalışmalarının eylül ayında yapılması planlanan kurultayla tamamlanacağını söyledi. Ayrıca olası bir erken seçim ihtimaline karşı teşkilatlanma çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti. Cumhurbaşkanlığı adaylığı mesajı Programda cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mevcut durumda halkın adayı olduğunu savundu. İmamoğlu'nun aday olamaması ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, alternatif bir adayın da halk desteğiyle belirlenmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Mevcut durumda Ekrem Başkan aday olamasa da onun kadar güçlü birinin millet tarafından adaylaştırılması gerekir" diyerek, adaylık sürecinde kamuoyu desteğinin önemine vurgu yaptı. Bu açıklamalar, muhalefet cephesindeki olası cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İzmir mesajı: "Çok sayıda katılım talebi var" Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında da değerlendirmelerde bulundu. İzmir'de çok sayıda ilçe belediyesi ve yöneticinin Yeni Parti'ye katılmak istediğini öne süren Özel, Tugay ile arasında kişisel bir sorun olmadığını söyledi. Cemil Tugay'ın geçmişte yeni bir siyasi oluşum fikrine sıcak baktığını ifade eden Özel, aralarında yalnızca zamanlama konusunda farklılık bulunduğunu dile getirdi. Özel, "Kendisiyle kişisel hiçbir sorunum yok" diyerek, siyasi farklılıkların kişisel bir meseleye dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti. Analiz: Yeni Parti'nin hedefi yerel ve ulusal örgütlenme Özgür Özel'in açıklamaları değerlendirildiğinde Yeni Parti'nin iki temel hedef üzerinde yoğunlaştığı görülüyor. Bunlardan ilki, TBMM'deki siyasi etkinliğini artırmak ve Meclis çalışmalarında güçlü bir grup yapısı oluşturmak. İkincisi ise yerel yönetimlerde geniş bir örgütlenme ağı kurmak. Belediye başkanlarının olası katılımları, partilerin yerel güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki süreçte hangi belediyelerin ve siyasi isimlerin Yeni Parti'ye katılacağı, Türk siyasetindeki yeni dengelerin şekillenmesinde belirleyici olacak.

İnegöl'den iklim krizi çağrısı: Sorumluluk hepimizin Haber

İnegöl'den iklim krizi çağrısı: Sorumluluk hepimizin

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, Bursa'nın İnegöl ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, belediye başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Konferansta, iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin üstleneceği rol ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'de hayata geçirilen çalışmalardan örnekler paylaşarak, başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde iklim kriziyle mücadele konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı. “İŞİN CİDDİYETİ SONRADAN ANLAŞILDI” İklim krizinin uzun yıllardır gündemde olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kamu kurumları ve ilgili tüm paydaşların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dünyanın 1970'li yıllardan itibaren iklim değişikliğinin etkilerini hissetmeye başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçlarıdır. Dünya başlangıçta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı, ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı” dedi. İklim krizinin temel nedeninin Sanayi Devrimi'yle birlikte artan fosil yakıt kullanımı olduğunu vurgulayan Tugay, sanayileşmenin yaşam standartlarını yükseltirken aynı zamanda karbon emisyonlarını artırdığını belirterek, bu gerçeğin çok geç fark edildiğini söyledi. “Dünya bir bütün, sonuçları herkesi etkiler” İklim krizine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Her kentin kendine özgü sorunları ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle yerel eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim krizine karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini dile getiren Tugay, “Dünya bir bütün. Sadece Avrupa'nın önlem alması yeterli değil. İklim kriziyle tüm dünyanın etkin mücadele etmesi gerekiyor. En fazla karbon salımına neden olan ülkeler daha büyük sorumluluk taşıyor. Türkiye'nin payı daha düşük olsa da bu mücadelede herkesin üzerine düşeni yapması şart. Yeterli önlem alınmazsa iklim krizinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek” diye konuştu. İZMİR'DEKİ İKİNCİ EL PAZARLARI ÖRNEĞİ İklim krizinin çözümünde bireysel sorumluluğun önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hiç kimsenin; ‘ben sorumlu değilim’, ‘bana ne’ deme lüksü olmamalı. Herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişiklikler büyük fark yaratır” dedi. Enerji verimliliğinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğunu belirten Tugay, elektrik tüketiminin basit önlemlerle önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların sağlığının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Tugay, bu bilincin toplumun tamamına anlatılması gerektiğini kaydetti. İzmir'de düzenlenen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketime katkı sağladığını belirterek, “Evlerde kullanılmayan eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Böylece hem ekonomik bir döngü oluşuyor hem de gereksiz tüketimin önüne geçiliyor” dedi. SANAYİDE ENERJİ, TARIMDA SU VE ULAŞIMDA DÜŞÜK KARBON VURGUSU Sanayi, tarım ve ulaşımda sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, akıllı sayaçlar, modern sulama teknikleri, daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sanayide enerji tüketiminin, tarımda su kullanımının azaltılmasının ve şehirlerde düşük karbon salımlı araçlarla toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar olduğunu vurguladı. “HİÇBİR KURUMUN TEK SORUMLULUĞU DEĞİLDİR” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise, güçlü iş birliklerine duyulan ihtiyaca vurgu yaptığı konuşmasında, “Şehirlerimizin iklim yolculuğuna birlikte yön vermek ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluğunu konuşmak üzere buluştuk. İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil ekonomik, sosyal ve kalkınma meselesidir. Hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir” ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL VURGUSU İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay da, “Şehirlerin geleceği ancak ortak akılla şekillenir. Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirlerin inşasının temel şartıdır. İnanıyorum ki bugünkü oturumlarda ortaya konacak fikirler ve yapılacak değerlendirmeler ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi Haber

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi

“Cop İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl’de Yapıldı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yerel COP toplantıları kapsamında Çarşamba günü “İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl Belediyesi öncülüğünde İnegöl’de gerçekleştirildi. Programda iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin vizyonu ele alındı. İnegöl Belediyesi ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı; kamu yöneticileri, belediye başkanları, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam A. Khan ile davetliler katıldı. Konferansta iklim değişikliğinin kentler, üretim, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınırken, yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi. “ÇÖZÜM ÇOĞU ZAMAN YERELDE BAŞLAR” Program, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın açılış konuşmalarıyla başladı. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir mesele olmadığına dikkat çeken Başkan Alper Taban, “İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil, bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve bir kalkınma meselesidir. Dolayısıyla bu mücadele hiçbir kurumun da tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, üniversiteler, sanayi, özel sektör ve sivil toplum ile aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundayız. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar. Bugün bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz COP İnegöl, ortak aklın ve ortak sorumluluğun yereldeki oluşma noktasıdır. Yine aynı zamanda kasım ayında ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştireceği COP31 Zirvesini de bu anlayışın küresel ölçekteki en önemli platformlarından biri olarak görmekteyiz” dedi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ÜRETİMİN GELECEĞİNİ DE KORUMA MESELESİDİR Konuşmasında İnegöl’ün sanayisi ve tarım alanlarıyla güçlü bir üretim merkezi olduğuna da vurgu yapan Taban, “İnegöl, Türkiye'nin önemli bir üretim merkezidir. İlçemiz güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla ülkemizin kalkınmasına değer katmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğini konuşmak bizim için sadece bir doğayı koruma meselesi değil, üretimin geleceğini de koruma meselesidir. Takdir edersiniz ki sürdürülebilir olmayan üretimin, sürdürülebilir bir geleceğin olmasından da söz edemeyiz. Bugün dünyada şehirlerin başarısı yalnızca ekonomik büyüklükleriyle ölçülmüyor. Karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi, yaşam kalitesi en az ekonomik göstergeler kadar önem taşımaktadır” diye konuştu. BU ORGANİZASYONUN İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ SON DERECE ANLAMLI Başkan Taban’ın ardından kürsüye gelen İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise yapılan organizasyonun yalnızca bir toplantı olmadığını, şehirlerin geleceği ile çocuklara bırakılacak çevrenin ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının ele alındığı önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kuraklık, aşırı hava olayları, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulmasının kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluğunda bulunduğunu belirten Akpay, “Bu nedenle böylesine kapsamlı bir organizasyon İnegöl'de gerçekleştiriliyor olmasını son derece anlamlı buluyorum. İnegöl güçlü sanayisi, mobilya sektöründeki öncü konumu, tarımsal üretimi, girişimci insan kaynağı ve çalışkanlığıyla ülkemizin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Böylesine güçlü bir ekonomik yapının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla desteklenmesi ise geleceğimiz açısından çok büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. ORTAK BİR YAKLAŞIM OLUŞTURULMALI Kaymakam Akpay’ın ardından ise Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Tugay, yerel buluşmanın temel amacının iklim krizi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmek olduğunu söyledi. Kamu kuruluşları başta olmak üzere iklim değişikliğiyle bağlantılı bütün kurumların ve yöneticilerin soruna aynı çerçeveden bakması gerektiğini belirten Tugay, uygulanacak politikalar konusunda görüş birliği oluşturulmasının önemine işaret etti. İklim değişikliğinin 1970'li yıllardan bu yana tartışıldığını hatırlatan Tugay, şöyle konuştu: “2000'li yıllardan itibaren bu konunun çok ciddi sonuçları olacağı anlaşıldığı için Birleşmiş Milletler bir konferans düzenlemeye başladı. Bu sene 31'incisi gerçekleştirilecek ve Türkiye'de olacak. COP toplantısı denilen toplantılar her yıl Türkiye'de farklı bir şehirde gerçekleşiyor. Bu sene de Antalya'da gerçekleşiyor. Bu toplantıda bütün dünyadan binlerce bilim insanı, binlerce kamu kurumu, buraya getirdiği veriler filan getiriliyor ve bu veriler çerçevesinde de bir rapor hazırlanıyor. Bu raporları takip ettiğiniz zaman şunu görüyorsunuz. Yani dünya gerçekten çok sıkıntıda, çok kötü bir noktaya doğru gidiyor. İklim krizinin sonuçlarını artık çok biliyoruz. Anormal hava sıcaklıkları, kuraklıklar, fırtınalar, ani ve sert yağışlar. Bunlarla bağlantılı olarak tarımda bozulma, genel olarak insan sağlığına doğrudan etkileyen bir konu, iklim krizi nedeniyle, onun sebebi olduğu sorunlar nedeniyle sağlık problemleri yaşayan, ölen belki milyonlarca insan var. Bunlar tam olarak dokümante edilemiyor, tam bir veriye dönüşemiyor ama bizler biliyoruz. Ben hekimim aynı zamanda. Bizler bunu biliyoruz, böyle olduğunu biliyoruz. Öyle tam verilerle ortaya konmasa da yani insanları doğrudan etkileyen bir şey iklim krizi.” GÜN BOYU DEVAM EDEN PANEL VE ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRİLDİ Açılış konuşmalarının ardından COP İnegöl Toplantısı panellerle devam etti. Gün boyu süren programda; İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu, Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim, İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik konuları ele alındı. Son bölümde ise COP31’e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri çalıştayı gerçekleştirildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, panelde “İnegöl'ün COP31 Vizyonu, Yerel İklim Taahhütleri ve Belediyenin Yol Haritası” konulu bir sunum da gerçekleştirdi.

Harita ve Kadastro Mühendisleri: Tescil yasaya aykırı Haber

Harita ve Kadastro Mühendisleri: Tescil yasaya aykırı

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Meslek Fabrikası binasının boşaltılması için gönderilen tebligat nedeniyle tarihi binada bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden destek geldi. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Nejat Toscalı ve yönetimi, bir yapının vakıf adına tescil edilebilmesi için o vakıf tarafından inşa edilmesi gerektiğine işaret ederek tescilin yasaya aykırı olduğunu belirtti. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Nejat Toscalı, “Taşınmaz üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyeti devam etmekte iken 5737 sayılı Vakıflar Yasası dayanak alınarak tapu kaydında Kârgir Un Fabrikası olarak geçen ve Meslek Fabrikası olarak kullanılan yapıların vakıf tarafından inşa edilmediği, bakım ve onarım ile restorasyon çalışmalarının İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı belgelenmiş olmasına rağmen, 5 Haziran 1935 yılında kabul edilen 2762 sayılı Vakıflar Yasası’nın ‘tasfiye’ başlıklı 27. maddesinde belirtilen ‘taviz bedeli’ İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenerek 2 Ekim 2007 tarih 18724 yevmiye ile mukataa şerhi kaldırılmış olmasına karşın, Bayezid Baba Vakfı adına tescili yasaya aykırıdır. 5737 sayılı Vakıf Yasası 2025 yılında değiştirilmiştir. Belediyelerin mülkiyetindeki eski eserlere çökme şeklinde uygulama başlamıştır. Son yıllarda rantın oldukça yükseldiği gökdelenler bölgesindeki Meslek Fabrikası’nın seçilmesi manidardır. Bununla ilgili oluşabilecek rantsal işlemlerin oda olarak takipçisi olacağız. Ayrıca Egemenlik Evi ve Tepecik’teki gasilhane binası ile ilgili de yapılanların da takipçisi olacağız” diye konuştu. “VAKIF İLE İLİŞKİSİ YOK” Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi adına açıklama yapan yönetim kurulu üyesi Ali Kemal Karayel, Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescilinin hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Binanın tarihi hakkında bilgi veren Karayel, özel şahıslarca izinleri alınarak inşa edildiği tespit edilen yapının herhangi bir vakıf ile ilişkisinin bulunmadığını vurguladı. Karayel, “Yapı, vakıf tarafından değil özel şahıslarca kendi ticari kazançları için yapılmıştır. İzmir Belediyesi tarafından kullanılırken kadastro çalışması sonucunda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına 1940 yılında tescili gerçekleşmiştir. Binanın vakıf tarafından yapıldığını kanıtlayan herhangi bir belge gönderilmemiş, sadece yazıyla tescil talep edilmiştir. Meslek Fabrikası’nın vakıf tarafından yapıldığı kanıtlandıktan sonra tescili istenmesi gerekirken öncesinde tescil yapılmış sonra araştırma başlatılmıştır. Bir yapının vakıf adına tescil edilebilmesi için o vakıf tarafından inşa edilmesi kanuni zorunluluktur. Meslek Fabrikası’nın vakıf dışı özel şahıslarca yaptırıldığı devlet arşivlerinde açıkça ortaya konulmuştur. Ardından kamulaştırma ve kadastro çalışmaları sonucunda Meslek Fabrikası İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiştir. Tüm bu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde Meslek Fabrikası’nın mülkiyetinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

İzmir'de çatı onarımında feci olay! Belediye hukuki sürece müdahil olacak Haber

İzmir'de çatı onarımında feci olay! Belediye hukuki sürece müdahil olacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta bulunan 2 ve 4 No’lu hollerde yürütülen çatı su yalıtım çalışmaları sırasında meydana gelen iş kazasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, onarım yapılan alandan düşerek yaşamını yitiren Anıl Kazım Göçmenli için derin üzüntü duyulduğu ifade edildi. Belediye, çalışmalara ilişkin yer tesliminin 27 Ocak’ta yapıldığını, 5 Şubat’ta ise 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında gerekli tüm emniyet tedbirlerinin alınması ve güvenlik önlemleri sağlanmadan çalışmalara başlanmaması yönünde yüklenici firmaya resmi bildirimde bulunulduğunu duyurdu. 9 Şubat’ta yapılan denetimde iş sahasında baret, yaşam halatı ve emniyet kemeri gibi kişisel koruyucu donanımların mevcut olduğu ancak işçiler tarafından kullanılmadığının tespit edildiği, bu nedenle çalışmaların durdurulduğu belirtildi. 19 Şubat’ta yapılan ikinci denetimde de benzer eksikliklerin sürmesi üzerine işin yeniden durdurulduğu kaydedildi. 24 Şubat’ta yüklenici firmaya, yüksekte çalışma nedeniyle düşme riski bulunduğu hatırlatılarak, araç, yaya ve işçi güvenliği için tüm önlemlerin eksiksiz alınması gerektiği yönünde bir kez daha bildirim yapıldığı açıklandı. Belediye açıklamasında, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmeyen yüklenici firma hakkında hukuki sürecin yakından takip edileceği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürece doğrudan müdahil olacağı vurgulandı. “Hiçbir ihmalin üzeri örtülmeyecek” denilen açıklamada, sorumluların tespiti ve gerekli yaptırımların uygulanması için tüm adımların atılacağı ifade edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın acılı aileye başsağlığı dileklerini ilettiği, belediye yöneticilerinin cenazeye katıldığı ve Başkan Tugay’ın aileyi ziyaret edeceği de kamuoyuyla paylaşıldı.

CHP’nin kurultay davası ertelendi Haber

CHP’nin kurultay davası ertelendi

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda "birlikte hareket edip, bazı delegelere karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla Ekrem İmamoğlu, Cemil Tugay, Rıza Akpolat, Erkan Aydın ve Özgür Çelik'in de aralarında olduğu 12 kişi hakkında "seçim kanununa muhalefet" suçlamasıyla açılan dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşmasını gördü. Sanıklar duruşmaya katılmadı ancak taraf avukatları hazır bulundu. CHP avukatı Mehmet Can Keysen ve Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, Anayasa Mahkemesi'ne yapılan norm denetimi başvuru süresinin dolmasının beklenmesini ve ardından tarafların savunmalarının alınmasını talep etti. CHP'nin kurultay davası ertelendi Bu taleplerin ardından hakim ara kararı açıkladı. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve AYM’ye yapılan norm denetimi başvurusunun tamamlanmasının beklenmesine karar verildi, duruşma 13 Ocak’a ertelendi. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı'na dair "birlikte hareket ederek, bazı delegelere menfaat karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla açılan davada, "asliye ceza mahkemesi" ile "ağır ceza mahkemesi" arasındaki "görev" çatışması Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Görevsizlik kararı reddedilen Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, "görevsizlik" itirazlarına dayanak olan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddesindeki "Adli yargı içerisindeki mahkemeler hakkında verilen görevsizlik kararlarına itiraz edilebilir" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu düşüncesiyle iptali için AYM'ye başvurmuştu. AYM başvuruyu "davada uygulanacak kural bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmişti. AYM’nin ret kararı henüz resmi olarak açıklanmadı. Norm denetimi başvuru süresi nedir? Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bekleme gereği duyduğu norm denetimi başvuru süresi, Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da, "Anayasa Mahkemesi işin kendisine noksansız gelişinden itibaren 5 ay içinde kararını verir ve açıklar" hükmünü içeriyor. Asliye Ceza Mahkemesi, AYM'nin bu başvuruyu reddetme kararının henüz resmi olarak açıklanmamış olması sebebiyle 5 aylık sürenin dolmasını bekleme kararı aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.