SON DAKİKA
Hava Durumu

#Büyüme

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

Merkez Bankası PPK özetini yayımladı Haber

Merkez Bankası PPK özetini yayımladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu, sıkı para politikası duruşunun ise sürdürüleceği vurgulandı. Küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde, jeopolitik gelişmelerin ardından belirsizliklerin arttığı, küresel risk iştahının zayıfladığı ve özellikle enerji fiyatlarında yükseliş yaşandığı belirtildi. Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın, küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi. Küresel büyüme görünümüne dair aşağı yönlü risklerin güçlendiği ve Türkiye’nin dış ticaret ortaklarına ilişkin büyüme beklentisinin 2026 ve 2027 yılları için yüzde 2,2 seviyesine revize edildiği aktarıldı. FİNANSAL KOŞULLARDA SIKI DURUŞ SÜRÜYOR PPK özetinde, kredi büyümesinde yavaşlama eğiliminin devam ettiği belirtilirken, Türk lirası mevduat ve kredi faizlerinde artış gözlendiği kaydedildi. Ayrıca, makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla zorunlu karşılıklar ve kredi büyümesine yönelik sınırlayıcı adımların sürdüğü ifade edildi. Merkez Bankası brüt rezervlerinin 197,5 milyar dolar seviyesine gerilediği, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) ise 254 baz puana yükseldiği bilgisi paylaşıldı. BÜYÜME 2025’TE YÜZDE 3,6 OLDU Türkiye ekonomisinin 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 büyüdüğü belirtilen özette, yılın son çeyreğinde ekonomik faaliyetin hız kestiği ve net ihracatın büyümeyi sınırladığı ifade edildi. Öncü verilerin, 2026 yılının ilk çeyreğinde iç talebin ılımlı seyrettiğine ve dezenflasyon sürecine destek verdiğine işaret ettiği kaydedildi. Şubat ayında tüketici fiyatlarının yüzde 2,96 arttığı, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,53 seviyesine yükseldiği aktarıldı. Enflasyondaki artışta gıda fiyatlarının belirleyici olduğu vurgulanırken, hizmet enflasyonunun yüksek seyrini koruduğu ifade edildi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümü açısından risk oluşturduğu belirtilen özette, özellikle akaryakıt ve doğal gaz fiyatlarındaki artışlara dikkat çekildi. ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ Piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde artış gözlendiği belirtilirken, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 24,1’e, 2027 beklentisinin ise yüzde 18,4’e yükseldiği bildirildi. Hanehalkı enflasyon beklentisinin yüzde 48,8 seviyesinde yatay seyrettiği ifade edilirken, beklentilerin dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiği vurgulandı. PPK, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini belirtti. Özette, enflasyon görünümünde bozulma olması halinde ilave sıkılaştırma adımlarının atılabileceği mesajı verildi.

IMF, Ukrayna'ya 8,1 milyar dolarlık kredi onayladı. Haber

IMF, Ukrayna'ya 8,1 milyar dolarlık kredi onayladı.

IMF, bu Rusya ile yaşanan çatışmanın resmi olarak beşinci yılına girmesiyle birlikte ülke ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 136,5 milyar dolarlık daha büyük bir uluslararası yardım paketinin bir parçasıdır. Bu yeni program, 2023'teki 15,5 milyar dolarlık yardım paketinin yerini alıyor ve Kiev hükümetinin ekonomik istikrarı korumasına ve kamu harcamalarının kesintisiz devam etmesini sağlamasına yardımcı olmakta hayati bir rol oynuyor. Ukrayna Başbakanı Yulia Svyrydenko, enerji altyapısına yönelik devam eden saldırılar karşısında öngörülen bütçe açığını dengelemek için krediyi hayati bir unsur olarak övdü. Svyrydenko Telegram üzerinden şunları vurguladı: "Topyekûn savaşın beşinci yılında, enerji sektörüne yönelik sistematik saldırılar arasında, Ukrayna'nın devletin istikrarlı bir şekilde işleyişini sürdürmesi için ortaklardan uluslararası mali destek ve kaynaklara sahip olması bizim için çok önemli." IMF, Ukrayna ekonomisinin 2026'da %1,8 ila %2,5 arasında büyüyeceğini, enflasyonun ise 2025'te kaydedilen %12,7'nin sadece yarısı olan yaklaşık %6,1'e keskin bir düşüş göstereceğini öngörüyor. Ukrayna, 2026 yılında yaklaşık 52 milyar dolarlık mali açığı kapatmak için bu programdan sağlanacak fonlara ek olarak Avrupa Birliği, G7 grubu ve diğer ikili anlaşmalardan da destek alacak. IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, savaşın ağır ekonomik ve sosyal hasara yol açtığını ancak Ukrayna'nın makroekonomiyi istikrara kavuşturma ve özel sektör borcunu yeniden yapılandırma çabalarının takdire şayan olduğunu belirtti. Georgieva şunları söyledi: "Ukrayna ve halkı, dört yılı aşkın süren uzun ve yıkıcı bir savaştan olağanüstü bir dirençle çıktı." Bu kredi sadece mali destek kaynağı olmakla kalmayıp, ödemeler dengesi sorunlarını ele almayı ve Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne katılmak için gerekli adımları atmasına yardımcı olmayı da amaçlamaktadır. Bununla birlikte, ekonomik görünüm son derece belirsizliğini korumaktadır ve programın başarısı büyük ölçüde sürdürülen uluslararası desteğe ve Ukrayna yetkililerinin reformlara olan bağlılığına bağlı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Kanada, Birleşik Krallık ve Japonya gibi önemli ortaklar, Ukrayna'nın fona olan borçlarını geri ödeyebilmesi için tam mali destek sağlama taahhütlerini yeniden teyit ettiler. Buna ek olarak, Dünya Bankası, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna hükümetinin yeni bir raporuna göre, ülkenin yeniden inşasının maliyetinin önümüzdeki on yılda 588 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ukrayna hükümeti, yolsuzlukla mücadele, vergi kaçakçılığının önlenmesi, enerji piyasasının reformu ve finansal piyasa altyapısının güçlendirilmesi yoluyla büyüme önündeki engelleri gidermeye odaklanacağına söz verdi. IMF ayrıca, gelecekte başarılı barış görüşmeleri gerçekleşirse bu destek programının derhal ayarlanacağını da belirtti.

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı Haber

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı

Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı. Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. S&P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor. ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti: “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Putin, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geldi Haber

Putin, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya geldi

Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, çalışma ziyareti için Rusya'ya gitti. Görüşmelerin gündeminde, çeşitli alanlarda ikili ilişkilerin durumu ve Orta Doğu'daki güncel durum yer aldı. Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı tekrar Moskova’da görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Son görüşmeden bu yana zamanın boşa geçmediğini, eyaletler arası ilişkileri yeniden kurma konusunda çok şey yapıldığını belirten Putin, “Ayrıca, yüzde 4’ün üzerinde bir büyüme ile ekonomik iş birliğinde yaşanan tıkanıklığı da aşmayı başardık. Bu, istediğimiz kadar iddialı olmayabilir, ancak yine de kayda değer bir ilerleme ve bu dikkat çekici trendi kesinlikle sürdürmeliyiz. İlişkilerimizi her alanda geliştirmek için çok şey yapıyoruz.” dedi. Putin, Rusya-Suriye ilişkilerinin derin kökleri olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Şimdi, yeni gerçekler içinde, kısmen ve her şeyden önce sizin çabalarınız sayesinde, Suriye ile Rusya arasındaki ilişkiler gelişiyor. Ekonomik bileşenden zaten bahsetmiştim. Burada tartışılacak çok şey var ve bugünkü ziyaretinizi bu konuları görüşmek için kesinlikle kullanacağız.” Suriye'nin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması yönündeki çabaları yakından takip ettiklerini belirten Putin, “Bu sürecin kazandığı ivme için sizi tebrik ediyorum. Suriye'nin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasını her zaman savunduk; bunu biliyorsunuz ve bu yöndeki tüm çabalarınızı destekliyoruz.” diye konuştu. Suriye Cumhurbaşkanı Şara ise “Suriye geçen yıl çok yol kat etti ve yaptırımlar aşamasını atlattı. Ve elbette, en büyük zorluklardan biri Suriye'nin birleşmesidir. Geçen yıldan beri bu konu üzerinde çalışıyoruz. Rusya, elbette, sadece orada değil, bölgede de durumu istikrara kavuşturmada büyük bir rol oynuyor. Aslında, bölgemiz istikrara son derece ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, bu konudaki çabalarınız için size çok teşekkür ederim, Sayın Başkan.” dedi.

Fed yılın son faiz kararını açıkladı Haber

Fed yılın son faiz kararını açıkladı

(Fed), politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan düşürerek yüzde 3,5-3,75 aralığına indirdi. Fed iskonto faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75'e çekti. Fed'den yapılan açıklamada, bu yılın son toplantısındaki söz konusu kararın 3'e karşı 9 oyla alındığı belirtildi. Açıklamada, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran'ın 50 baz puanlık faiz indiriminden, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid'in ise politika faizinin sabit tutulmasından yana olduğu için karşı oy kullandıkları aktarıldı. Mevcut göstergelerin ekonomik faaliyetin ılımlı bir hızda genişlediğini gösterdiği belirtilen açıklamada, bu yıl istihdam artışının yavaşladığı ve işsizlik oranının eylül ayına kadar hafifçe yükseldiği kaydedildi. Açıklamada, daha yeni göstergelerin de bu gelişmelerle tutarlı olduğu aktarılarak, enflasyonun yılın başından bu yana yükseldiği ve bir miktar yüksek seviyede kalmaya devam ettiği ifade edildi. Bankanın hedeflerini desteklemek ve risk dengesindeki değişim göz önünde bulundurularak federal fon oranı hedef aralığının 25 baz puan düşürülerek yüzde 3,5-3,75 aralığına indirilmesinin kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, faiz oranında yapılacak ek düzenlemelerin kapsamını ve zamanlamasını değerlendirirken gelen verilerin, gelişen görünümün ve risk dengesinin dikkatle inceleneceği aktarıldı. FED'İN BU YILKİ ÜÇÜNCÜ FAİZ İNDİRİMİ Fed, enflasyonda kaydedilen ilerlemeyle geçen yıl eylül ayında 4 yıl aradan sonra ilk kez faiz indirimine gitmiş ve politika faizini 50 baz puan düşürmüştü. Geçen yılın kasım ve aralık aylarında da politika faizini 25'er baz puan indiren Fed, ocak ayında, geçen yıl art arda 3 toplantıda gittiği faiz indirimlerine ara vermişti. Fed, mart, mayıs, haziran ve temmuz aylarındaki toplantılarında da politika faizinde değişikliğe gitmemişti. Eylül ayında yılın ilk faiz indirimine giden Fed, politika faizini 25 baz puan düşürmüştü. Banka, ekim ayında da 25 baz puanlık faiz indirimine gitmişti. Böylece Fed, son kararıyla bu yıl üçüncü kez faiz indirmiş oldu. GELECEK YIL FAİZ İNDİRİMİ ÖNGÖRÜLÜYOR Fed'in ekonomiye ilişkin tahminleri, gelecek yıl bir faiz indirimi öngörüldüğünü ortaya koydu. İki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından politika faizini 25 baz puan indiren Fed, gerektiğinde hazine tahvili alacağını bildirdi. Açıklamada, "FOMC, rezerv bakiyelerinin yeterli seviyelere gerilediğini değerlendirerek, rezervlerin yeterli düzeyde tutulması için gerektiğinde kısa vadeli hazine tahvillerinin alımına başlayacaktır." ifadesi kullanıldı. Ekonomiye yönelik tahminlerini de açıklayan Fed, federal fon oranına ilişkin tahminini bu yıl sonu için eylül ayında öngördüğü yüzde 3,6'da sabit bıraktı. Banka, federal fon oranına ilişkin 2026 tahminini yüzde 3,4'te, 2027 ve 2028 yılı tahminini yüzde 3,1'de tuttu. Uzun dönem ortalama faiz beklentisi de yüzde 3'te kaldı. Söz konusu tahminler, Fed'in 2026'da 1 faiz indirimi öngördüğünün sinyalini verdi. Bankanın enflasyon tahminleri ise bu yıl için yüzde 3'ten yüzde 2,9'a, 2026 için yüzde 2,6'dan yüzde 2,4'e düşürülürken, 2027 için yüzde 2,1 ve 2028 için yüzde 2'de sabit bırakıldı. Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyona ilişkin tahminler de bu yıl için yüzde 3,1'den yüzde 3'e, 2026 için yüzde 2,6'dan yüzde 2,5'e çekilirken, 2027 için yüzde 2,1 ve 2028 için yüzde 2 olarak korundu. BÜYÜME TAHMİNLERİNDE YUKARI YÖNLÜ REVİZYON ABD ekonomisinin büyüme tahmini, bu yıl için yüzde 1,6'dan yüzde 1,7'ye, gelecek yıl için yüzde 1,8'den yüzde 2,3'e, 2027 için yüzde 1,9'dan yüzde 2'ye ve 2028 için yüzde 1,8'den yüzde 1,9'ya yükseltildi. İşsizlik oranına ilişkin tahminler ise bu yıl için yüzde 4,5, gelecek yıl için yüzde 4,4 ve 2028 için yüzde 4,2'de sabit tutulurken, 2027 için yüzde 4,3'ten yüzde 4,2'ye düşürüldü. Fed Başkanı Jerome Powell karar sonrası basın toplantısında konuştu. “YERİME GEÇECEK KİŞİYE İYİ BİR EKONOMİ TESLİM ETMEK İSTİYORUM” Enflasyon riski oldukça net görülüyor. Çoğumuz enflasyonun tek seferlik bir fiyat artışı olmasını bekliyoruz, ancak öyle olmama riski var. Daha az olası ihtimal ise işgücü piyasasının sıkılaşması ve enflasyonu artırması; özellikle muhtemel değil. Enflasyonun kontrol altında olmasını ve işgücü piyasasının güçlü olmasını istiyorum. Tüm çabam o noktaya ulaşmak için. Yerime gelecek kişiye ekonomiyi iyi bir durumda teslim etmek istiyorum. Karar sonrası ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini 25 baz puan düşürme kararını düşük bularak "en az iki katı" indirilebileceğini ifade etti. Trump, Beyaz Saray'da iş insanlarıyla bir araya geldiği yuvarlak masa toplantısında Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik eleştirilerini sürdürdü. Powell'ı "katı" olarak nitelendiren Trump, faiz oranlarının düştüğünü ancak Powell'ın fazla bir şey yapmadığını öne sürdü. Trump, faiz indirimi kararını kastederek, "Oldukça düşük yaptığını söyleyebilirim, en az iki katı olabilirdi." dedi. "FAİZ ORANIMIZ ÇOK DAHA DÜŞÜK OLMALI" Görev süresi gelecek yıl mayıs ayında dolacak Fed Başkanı Jerome Powell'ın yerine seçilecek ismi belirlemek için adaylarla görüşmeler yapıp yapmadığı sorulan Trump, Fed'in eski yönetim kurulu üyelerinden Kevin Warsh ile bugün görüşeceğini söyledi. Trump, "Ne aradığım konusunda oldukça iyi bir fikrim var. Faiz oranları konusunda dürüst olacak birini arıyorum. Sadece dürüstlük istiyorum, faiz oranımız çok daha düşük olmalı. Faiz oranımız dünyanın en düşük oranları olmalı." diye konuştu. kaynak : 724guncelhaber.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunmada dünyanın ilk ülkeleri arasındayız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunmada dünyanın ilk ülkeleri arasındayız

Kabine Toplantısı sonrası millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik büyüme, savunma sanayii, gıda güvenliği, Gazze’deki gelişmeler ve son kaza kırım incelemesine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisinin güçlü seyrinin sürdüğünü belirterek, 2025’in ikinci çeyreğinde kişi başı millî gelirin 17 bin dolara yaklaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllıklandırılmış ihracatın Ekim 2025 itibarıyla 270,2 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırdığını da duyurdu. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin büyük bir dönüşüm yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir zamanlar yüzde 80 dışa bağımlıydık, bugün İHA ve SİHA üretiminde dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız.” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/iletisim/status/1990459788640027088 Gıda güvenliğine ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, hiçbir şekilde ihmale izin verilmeyeceğini belirterek, “İnsan sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz sürecek. Ancak İstanbul’daki olay aydınlatılmadan tüm sektörü itham eden yaklaşımlar doğru değildir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de Türkiye’nin de katkısıyla sağlanan ateşkesin önemine dikkat çekerek, insani yardımların tüm zorluklara rağmen sürdüğünü ifade ederek, 18’inci İyilik Gemisi'nin 810 ton insani yardımla El Ariş’e ulaştığını söyledi. Erdoğan, soğuk havaların etkisiyle Gazze’de şartların ağırlaştığını ve Türkiye'nin konteyner sevkiyatına hazır olduğunu ifade ederek, “Filistin devleti kurulmadan bölgede kalıcı barış mümkün değildir.” diyerek iki devletli çözüm vurgusunu yineledi. Son olarak, 20 askerin şehit olduğu kazaya ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaza kırım ekibinin çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Karakutu incelemeleri tamamlandığında tüm bilgileri şeffaf şekilde paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.