SON DAKİKA
Hava Durumu

#Busi̇ad

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Busi̇ad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Busi̇ad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD yenileşim ödül süreci başladı Haber

BUSİAD yenileşim ödül süreci başladı

Podyum Davet’te düzenlenen basın toplantısında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, 7. Yenileşim Ödülü’nün de verileceği ve bu yıl 16.’sı gerçekleştirecek Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu’nun mottosunun “Oyunu Değiştirenler” olduğunu söyledi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, 19 Kasım’da düzenlenecek sempozyumda, “Değişimin izleyicisi değil, oyunu değiştirmek için neler yapmamız gerektiğini uzman isimlerden dinleyeceğiz. BUSİAD bir öngörü kuruluşu olarak yıllardır, yakın geleceği, orta vadeyi ve mümkün olduğunca uzun vadeyi anlamaya çalışmak; ortaya çıkan fikirleri üyelerimizle, Bursa ile ve ülkemizle paylaşmak için çalışıyor” dedi. Oyunun değişmeye başladığını 2010’dan itibaren BUSİAD’ın gördüğünü ve çalışmalarını ona göre şekillendirdiğini kaydeden Hatunoğlu, şunları söyledi: “İnsanlık, bugün dijitalleşmeyi ve yapay zekâyı yeni bir dönüşüm dalgası olarak yaşıyor. BUSİAD olarak bu süreci en başından beri yakından takip ediyoruz. Almanya'nın 2011 yılında Hannover Messe Fuarı'nda "Endüstri 4.0" kavramını ortaya koymasından itibaren bunun Türkiye gibi ülkeler için büyük bir fırsat olduğunu savunduk. Neden bunu bir fırsat olarak görüyoruz? Çünkü önceki sanayi devrimlerinde en önemli unsur sermayeydi. Bu yeni dönüşümde ise en önemli unsur insan. Eğer gençlerimizi doğru eğitebilir, onları teknoloji üretmeye yönlendirebilir ve yetkinliklerini geliştirebilirsek bu treni kaçırmayız dedik. Bugün bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu görüyoruz.” Hatunoğlu, 7.’si verilecek Bursa Yenileşim Ödülü ile ilgili verdiği bilgide, “Biz yenileşimi bir tercih olarak görmüyoruz. Yenileşim artık bir zorunluluk. Bireylerin, kurumların ve şirketlerin kendilerini sürekli yenilemeleri gerekiyor. İşte bu anlayışla arkadaşlarımız son iki yıldır ödül sürecini baştan sona yeniden ele aldılar. Yeni yapıda firmalar yalnızca bir ödül için yarışmayacak. Aynı zamanda kendi yenileşim kapasitelerini objektif bir şekilde değerlendirme fırsatı bulacaklar. Belki de sürecin en önemli çıktısı burada. Çünkü her katılımcı firma, süreç sonunda detaylı bir değerlendirme raporu alacak. Bu rapor; mevcut durumunu, güçlü yönlerini, gelişim alanlarını, gelecekteki potansiyelini ortaya koyacak. Açıkçası biz bunu ödülün kendisi kadar, hatta bazı durumlarda daha da değerli buluyoruz. Firmalar adeta kurumsal bir "yenileşim ekspertizi" yaptırmış olacaklar. Başvuru ve süreçle ilgili tüm bilgilere www.busiad.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.” diye konuştu. BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu Başkanı Tuğba Demirsu Yücetürk de, “Çalışma grubumuz; farklı sektörlerden gelen profesyonellerden, yöneticilerden ve akademisyenlerden oluşan, gönüllülük esasıyla çalışan bir yapı. Her üyemiz, kendi deneyimini ve uzmanlığını bu sürece katkı olarak sunuyor” dedi. Yücetürk, “Bu yıl özellikle şunu önemsiyoruz: Yenileşim yalnızca yeni bir ürün geliştirmek ya da teknoloji kullanmak değildir. Yenileşim; liderlikten stratejiye, çalışanların sürece katılımından iş birliklerine, kaynakların yönetiminden süreçlerin iyileştirilmesine kadar kurumun tamamını ilgilendiren bir dönüşüm alanıdır. Bu nedenle Bursa Yenileşim Ödülü değerlendirme süreci de yedi temel ölçüt üzerinden yürütülüyor: Stratejik yönelim ve bağlam, yenileşim kültürü ve yetkinlik gelişimi, ekosistem ve kaynakların yönetimi, operasyonel çeviklik ve süreçlerde yenileşim, bilgi ve teknolojilerin adaptasyonu, sürdürülebilirlik ve toplumsal etki ve son olarak iş sonuçları.” dedi. Yücetürk, başvuruların 30 Haziran 2026’ya kadar süreceğini de kaydederek, Verilecek ödülün de oyma sanatçısı U.Ü. Eğitim Fakültesi Emekli Öğ.Gör. Memet Erdoğdu’nun elinde şekillendiğini belirtti. Yücetürk, “Ödül heykeli; Osmanlı devletinin kuruluşuna tanıklık eden ve devlet kurulurken dikilen ağaçlardan olduğu bilinen tarihi Dua Çınarı ’nın günümüze kalan son parçaları kullanılarak hazırlandı. Kullanılan malzeme ve el işçiliği nedeniyle her bir ödül heykeli orijinal ve tek olma özelliği taşıyor. Çelik zemin üzerindeki doğal taş kaidesinde yükselen fidan şeklindeki heykel; yeniden doğumu, sonsuzluğu, gücü ve dayanıklılığı simgeliyor. Yenileşim (inovasyon) gibi kendi içinde sürekli yenilik yaparak var olmayı anlatan heykel, aynı zamanda dönüşüme de vurgu yapıyor.” Yücetürk son olarak “Tüm işletmelerimizi, kendilerini bugünün yenileşim anlayışıyla değerlendirmek ve Bursa’nın dönüşüm hikâyesinde yer almak üzere bu sürece katılmaya davet ediyoruz” diye sözlerini bitirdi.

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından ilki gerçekleştirilen ve 4 ayda bir tekrarlanacak olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumun sonunda yaptığı değerlendirmede, “Yalnızca Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönemden geçiyor. Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” Toplantının, BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının iki değerli çalışmasının ışığında gerçekleştiğini de kaydeden Tuncer Hatunoğlu, “Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Metin Özdemir tarafından uzun süredir hazırlanan BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nde; üyelerimizin verdiği yanıtlar doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının sürdüğü ve üretimde zayıflama işaretlerinin görüldüğü ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki doğrudan etkisini açık biçimde gösteriyor. Yine Sayın Doç. Dr. Derya Hekim’in hazırladığı “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda da; enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomimiz üzerindeki etkilerini detaylı şekilde dinledik. Ancak aynı zamanda Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da oluşabileceğini gördük” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.” DEĞİŞEN DÜNYA... BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi yalnızca değişmedi; kuralları yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olduğumuz küresel düzen yerini daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda daha hızlı tepki veren bir yapıya bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler yalnızca ekonomik dengeleri değil; toplumların davranış biçimlerini, devletlerin politika tercihlerini ve şirketlerin iş yapma modellerini de köklü şekilde dönüştürdü. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmektedir ” dedi. “Jeoekonomi artık dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru değil; doğrudan belirleyici araçlarından biri haline gelmiştir” diyen Alptemoçin, “Şirketler, yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmaları yeterli olmamakta; küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekmektedir” ifadesini kullandı. Alptemoçin, şöyle devam etti: “Türkiye ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Jeopolitik konumumuz, beraberinde hem önemli riskler hem de güçlü fırsatlar getirmektedir. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken; uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli giderek güçlenmektedir. ÇEVİK İŞ DÜNYASI... Tüm risklere rağmen gerektiğinde hızlı büyüyebilen, gerektiğinde de hızlı küçülebilen, çevik, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir iş dünyamız var. Farkında olmasak da, 2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya hazırladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle birlikte, firmalarımızın bu birikimle çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz.” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek, güvenilir veri ve analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalar sürdürdüğünü de kaydetti. Alptemoçin bu çalışmaları da şöyle dile getirdi: “Bu çerçevede Ekonomi Komitemiz bünyesinde; Daha ziyade ülkemizin makro ekonomik gelişmelerine odaklandığımız Ekonomi Platformu, Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere, risklere ve fırsatlara odaklanacağımız Jeoekonomi Platformu, firmalarımızın karlılıklarını koruyabilmeleri ve yurtdışında gelişim gösterebilmeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu Ve son olarak belirlenecek ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalarımıza fikir vermek adına çalışacak Küresel İlişkiler Platformları olarak yapılandık. Bugün de, bu çalışmaların ilk çıktısı olarak“1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu sizlerle paylaşacağız. Değerli üyelerimiz ve basınla paylaşılacak bu rapor yılda 3 kere, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketimizle beraber görüşlerinize sunulacaktır. Bu raporun, mevcut tabloyu birlikte değerlendirmek ve önümüzdeki döneme daha hazırlıklı bakabilmek adına ortak bir perspektif oluşturmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye güçlü bir iş dünyası demektir.” ÜÇ BÜYÜK ŞOK... BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim de, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumuyla dünya ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni eş zamanlı ve birbirini besleyen üç büyük şokun yeniden şekillendirdiği bir dönem olduğunu ifade ederken bunları; Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm ve Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımladı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme birlikte, Türkiye ekonomisi için hem tarihsel ölçekte risk hem de stratejik fırsat barındıran olağan dışı bir konjonktür ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceğini de kaydeden Doç. Dr. Hekim, “Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetini emsallerine kıyasla daha belirgin kılmaktadır. Enerji faturasındaki artışın cari açığı IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir düzeye, GSYİH'nin yüzde 2.8'ine taşıması beklenmektedir. Bu baskı, hem döviz kurunu hem de enflasyon patikasını doğrudan zorlamaktadır” dedi. SEKTÖRLER... Merkez Bankası’nın savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Hekim, sektörel bazlı değerlendirmesinde ise şunları kaydetti: “Otomotiv sektörü, AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu ve ticari araç üretimindeki liderlik pozisyonunu 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiştir. Tarım sektörü ise değer açısından rekor ihracat gerçekleştirirken, don ve kuraklık nedeniyle üretim tarafında son yılların en ağır darlığını yaşamıştır. Sektörün önümüzdeki çeyreklerdeki en kritik sınavı, küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu ve verim düzeyleri üzerindeki yansımalarını yönetme kapasitesi olacaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe ise yapısal kriz derinleşmektedir; iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün salt konjonktürel değil yapısal bir dönüşüm kıskacında olduğuna işaret etmektedir.” FIRSATLAR... 2026'nın ilk çeyreğinin, Türkiye ekonomisi açısından risklerin yönetilemez değil, ancak yönetilmesi güç bir boyuta ulaştığı bir eşik olarak tanımlayan Doç. Dr. Hekim, Türkiye için fırsat penceresini de şöyle dile getirdi: “Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışlar, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü kısmen dengeleyici bir işlev görmektedir. Boru hatlarının Avrupa enerji çeşitlendirmesindeki artan stratejik önemi, diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında "güvenilir ortak" statüsünün yarattığı potansiyel; bu dönemde Türkiye'nin elinde bulundurduğu yapısal avantajlardır.”

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu Haber

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) Çekirge Toplantısı ve Geleneksel İftar Programı, yerel yöneticiler, iş insanları ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi. İftarın açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemenin gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin göstergesi olduğunu belirtti. Hatunoğlu, “BUSİAD yalnızca gönüllü bir kuruluş değil, aynı zamanda geleceği okuyan ve öngörüler üreten bir yapı” dedi. Hatunoğlu, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurma hedefini vurguladı. “Doğal kaynaklarımız, bilgi birikimimiz, sermayemiz ve insan kaynağımızı gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmalıyız” dedi. Bursa’nın gücünün sadece organize sanayi bölgeleri veya üretim kapasitesi değil, insan kaynağı olduğunu belirten Hatunoğlu, toplumsal dönüşümün ekonomik ve dijital dönüşümler kadar kritik olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKA VE İNSAN İLİŞKİSİ 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren Hatunoğlu, yapay zekânın insanın yerini almayacağını, aksine doğru kullanıldığında insanı daha değerli kılacağını söyledi. “Teknoloji ve dijitalleşmeyi doğru araç olarak kullanıp, asıl merkezde insanı koymalıyız” dedi. İş dünyasının ekonomik zorluklarını da değerlendiren Hatunoğlu, finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet ve jeopolitik risklerin kent ve ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini belirtti. BUSİAD’ın iş dünyasının sesi olarak çözüm odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı. ACİL İHTİYAÇ PROJESİ VAKFI SUNUMU Programda konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda yardım çalışmalarına değinerek, sosyal sorumluluğun toplumsal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Hatunoğlu, konuşmasını “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, üretken ve yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BUSİAD’dan çağrı: İthalat vergilerinin yüzde 6’sı Bursa’ya kazandırılabilir Haber

BUSİAD’dan çağrı: İthalat vergilerinin yüzde 6’sı Bursa’ya kazandırılabilir

Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik’in BUSİAD ziyaretinde gündeme getirdiği “ithalat vergilerinin Bursa’ya yönlendirilmesi” önerisi, Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) resmi gündemine alındı. BUSİAD, konunun kent için taşıdığı ekonomik katkı potansiyeli nedeniyle üyelerine bilgilendirme yapma kararı aldı. BUSİAD Denetleme Kurulu Üyesi ve Bursa Gümrük Müşavirliği A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özenalp, Bursa merkezli firmaların İstanbul, Mersin, Ankara gibi kentlerde yaptıkları ithalat işlemleri sırasında ödedikleri vergilerin tek bir işlemle Bursa’ya yönlendirilebileceğini belirtti. Özenalp, gümrük beyannamesinde yer alan “Say. Vergi No” alanına 1910293914 – Bursa Defterdarlığı vergi numarasının girilmesiyle, Bursa dışındaki gümrüklerde ödenen vergilerin yüzde 6’sının Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne aktarılacağını ifade etti. Özenalp, “Bu yöntemle Bursa’ya ciddi bir kaynak sağlanabilir. Firmalar için süreç son derece kolay; yalnızca doğru vergi numarasının beyan edilmesi yeterli” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bursa iş dünyasının göstereceği duyarlılığın, kentin ihtiyaçlarının karşılanmasına önemli katkı sağlayacağını vurgulayarak, tüm üyeleri bu konuda hassas davranmaya çağırdı.

Bursa Geleceğin Fikirlerine Öncülük Edecek Haber

Bursa Geleceğin Fikirlerine Öncülük Edecek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerini DemoDay 2025’te buluşturuyor. Yenilikçi projelerin sergileneceği etkinlik, 14 Kasım Cuma günü kentin dijital dönüşümüne yön verecek fikirleri sahneye taşıyacak. Bursa’yı girişimci belediyeciliğin öncü şehirlerinden biri haline getirme vizyonuyla çalışan Büyükşehir Belediyesi, 14 Kasım Cuma günü şirket temsilcilerini, akademisyenleri, kamu kurumlarının teknik ekiplerini ve üniversite öğrencilerini DemoDay 2025’te buluşturuyor. Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan programa, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD destek veriyor. Yenilikçi projeler görücüye çıkacak 20 Haziran’da gerçekleştirilen lansmanın ardından yapılan 85 girişim başvurusu, uzman jüri ekibi tarafından değerlendirilerek 17 girişim DemoDay 2025’e kabul edildi. Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanlarına giren projelerin ilgili birimlerde küçük ölçekli olarak test edilmesine imkân tanıyan kavram kanıtı (PoC) çalışmasına da fırsat sunuldu. Kabul edilen girişimler, 14 Kasım Cuma günü Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde kentin dijital dönüşümüne katkı sunacak olan projelerini jüri ve kamuoyu karşısında sunacak. Ekosistemin uzmanlarından oluşan 9 kişilik jüri ekibi, sahnede sunulan girişimleri değerlendirecek. Birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca Platin Capital tarafından iki ayrı projeye 75’er bin TL ödül verilecek. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek. Ayrıca projeler, kurulan stantlar aracılığıyla akademisyenlere, iş insanlarına ve vatandaşlara tanıtılacak. ‘Trafik verilerinin yapay zekayla analiz edilmesi, enerji verimliliğini artıran sensör tabanlı sistemler, atık toplama optimizasyonu, akıllı tarım uygulamaları, dijital belediyecilik çözümleri’ gibi yenilikçi girişimler, etkilerini ve gelecek iş birliği potansiyellerini katılımcılarla paylaşacak. “Herkesi bu sürecin parçası olmaya çağırıyorum” Yenilikçi fikirleri merak edenleri etkinliğe davet eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bu program birlikte gelişmenin, deneyim paylaşımının ve geleceği inşa etmenin bir platformudur. Bursa Demo Day 2025, bu cesareti desteklemek, bu vizyona ortak olmak ve bu enerjiyi kentle buluşturmak için tasarlandı. Demo Day 2025’in finalinde yer alacak her proje, sadece bir fikir değil; aynı zamanda Bursa’nın geleceğine bırakılan bir iz olacaktır. Gençlerimizi, girişimcilerimizi, fikir sahibi herkesi bu sürecin parçası olmaya çağırıyorum. 14 Kasım’da düzenlenecek büyük finalde görüşmek üzere, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum” dedi.

BUSİAD: Dezenflasyon süreci istenilen hızda değil Haber

BUSİAD: Dezenflasyon süreci istenilen hızda değil

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Bursa'nın ekonomik durumunu anlamak amacıyla Ekim 2025'te üyeleri arasında yaptığı BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi'nin sonuçlarını duyurdu. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Özdemir'in katkısıyla yürütülen araştırma, dezenflasyon sürecinin beklenilen düzeyde gerçekleşmediğini ortaya koydu. Anket katılımcılarının yanıtlarına göre, 2025 yılının üçüncü çeyreği geride kalırken; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yılın ilk yarısında ekonomik faaliyetlerin yavaşladığı ve iç talebin dezenflasyona katkı sağlayacak düzeyde olduğu yönündeki görüşüne karşın, ekonominin sıkı finansal şartlara rağmen beklentilerin üzerinde büyüdüğü belirlendi. İkinci çeyrekte canlı kalan iç talebin yanı sıra, enflasyonun dezenflasyonu destekleyecek bir hızda düşmediği gözlemleniyor. Ekim 2025 (2025 III. Çeyrek) BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi'ne verilen yanıtlar, ekonomideki büyüme eğilimini büyük ölçüde doğrulayan bir tablo çiziyor. Bu kapsamda, anket yanıtlarındaki bir önceki çeyrekle karşılaştırıldığında; toplu olarak aşağıda belirtilmiştir: Ankete katılan tüm işletmelerin mevcut ekonomik durumlarının bir önceki çeyreğe göre önemli ölçüde iyileştiği, imalat sanayinin ise bu düzelmeyi daha belirgin şekilde gösterdiği görülmekte. Bununla birlikte, firmalar gelecek altı ay boyunca mevcut durumlarında sınırlı bir iyileşme beklemekte. Bu beklenti, önümüzdeki üç ayda üretim hacimlerinin değişmeyeceği öngörüsüyle de uyumlu gözüktü. İSTİHDAMDA ARTIŞ BEKLENTİSİ... Öte yandan, firmalar önümüzdeki üç ayda istihdam seviyesinde belirgin bir artış bekliyor. Ayrıca, önümüzdeki altı ay içinde maaşlarla ilgili maliyetlerin artacağı beklentisi, bir önceki çeyreğe göre net bir artış eğiliminde. Ankete katılan tüm firmalar açısından gelecek 12 ayda makine-teçhizat yatırımları ile bina-tesis yatırım harcamalarının bir önceki çeyreğe göre toparlanması bekleniyor. İHRACATTA DURAĞANLIK... İhracatçı firmalar, önümüzdeki üç aya yönelik ihracat siparişlerinde bir önceki çeyrekle ortalama olarak artış beklerken, bu beklenti imalat sanayinde yatay seyretmektedir. Firmalar faiz riskinin bir önceki çeyreğe göre belirgin bir düşüş gösterdiğini ifade etmekte. Bunun yanı sıra, finansman ihtiyacının da bir önceki çeyrekteki haliyle devam etmesi bekleniyor. Tüm firmalar için kur risklerindeki küçük düşüşler, bir önceki çeyreğe göre genel anlamda gözlemleniyor. Ek olarak, gelecek üç aya yönelik Türk lirası cinsinden kredi faiz oranlarındaki aşağı yönlü beklenti zayıflamıştır. FİYATLARDA VE MALİYETLERDE ARTIŞ BEKLENTİSİ… Ankette bulunan tüm firmalar için, döviz kurundaki değişimlerin satış fiyatlarını etkileme süresinin genellikle 0-3 ay aralığında olduğu ve bir önceki çeyreğe göre ortalama hızın arttığı saptanmıştır. Firmalar, önümüzdeki üç ayda ortalama birim maliyetlerinin yükseleceğini beklerken, artış yönündeki beklenti bir önceki çeyreğe göre sabit kalmıştır. Gelecek üç ayda satış fiyatlarının bir önceki çeyreğe göre ortalama olarak yükseleceği tahmin edilirken, bu eğilim imalat sanayinde daha güçlüdür. Ankette yer alan tüm firmalar için yılsonu üretici fiyatları enflasyonu beklentisinin bir önceki çeyreğe göre önemli ölçüde arttığı belirtilmiştir. ENFLASYONLA MÜCADELE... Anket sonuçlarını değerlendiren BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, enflasyon dahil ekonomik verilerdeki sınırlı iyileşmenin üretici potansiyelini engellediğini dile getirdi. Küçükkayalar, “Dünyadaki gelişmeler, ekonomik stratejiler kurmayı zorlaştıracak kadar kaygı verici. Açık ve örtülü savaşlar, ekonomik mücadeleler, her an ekonomi stratejilerimizi aniden değiştirebiliyor. Enflasyonla mücadele, öncelikli hedefimiz olmalı. Ancak, dezenflasyonun beklenen hızda ilerlemediğini görüyoruz. Üretimden vazgeçmek, gelişmekte olan ülkeler için telafisi zor sonuçlar doğurabilir. İhracatı artıracak, kapasiteleri dolduracak, istihdamı koruyacak ve ülkemizi enflasyon sorunundan kurtaracak stratejilere odaklanmalıyız” şeklinde konuştu. Küçükkayalar, ankete katılımın arttığını vurgulayarak, ankette yer alan BUSİAD üyesi firmalara teşekkürlerini sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.