SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa Tabip Odası

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Bursa Tabip Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Tabip Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunmasına yönelik ortak bir basın açıklaması düzenledi. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu açıklamada, TBMM’de görüşülen yasa değişikliğinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açabilecek nitelikte olduğu ifade edildi. Açıklamada, milli parkların yalnızca doğal güzellikleri değil, su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’na yeni turizm tesisleri yapılması ve ulaşım için asfalt yollar açılması planlandığına dikkati çekilerek, kaçak yapıların “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılma riski bulunduğu vurgulandı. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yapılaşması ve şehir baskısı altında zarar gördüğünün altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve endemik türleri bölgenin yaşam kaynağı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını sağladığı belirtildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehdit ettiğini ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade ederek, “Bursalıya sormadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur” mesajını verdi. Açıklamaya imza atan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuksal ve eylemsel mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

Bursa Tabip Odası'ndan 'sahte profesör' uyarısı! Savcılığa başvuruldu Haber

Bursa Tabip Odası'ndan 'sahte profesör' uyarısı! Savcılığa başvuruldu

Bursa’da düzenlenen bir sempozyumda kendisini “onkolog ve profesör” olarak tanıtan kişinin iddiaları üzerine Bursa Tabip Odası basın açıklaması yaptı. Almanya’daki resmi kurumlardan gelen yanıtlarda, sunulan belgelerin sahte olduğu ve kişinin tabip odalarına kayıtlı bulunmadığı bildirildi. Bursa Tabip Odası (BTO), Aralık 2025’te kentte düzenlenen bir sempozyumda kendisini onkolog ve profesör olarak tanıtarak konuşma yapan kişi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkan Saylan Toplantı Salonu’nda yapılan açıklamaya BTO yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda hekim katıldı. BTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ferda Firdin, söz konusu kişinin konuşmasında kemik iliği kanserinden standart onkolojik tedavileri reddederek 4 ay içinde iyileştiğini ileri sürdüğünü belirterek, bu iddiaların kanıta dayalı tıp ilkeleriyle uyuşmadığını vurguladı. Dr. Firdin, “Bilimsel tedavilerin yerini alabilecek herhangi bir yaklaşım bulunmamaktadır; tıbbın alternatifi yoktur. Bu tür söylemler özellikle tedavisi süren hastalar açısından ciddi risk taşımaktadır” dedi. ALMANYA’DAN ‘SAHTE BELGE’ YANITI Bursa Tabip Odası’nın, ilgili kişinin mesleki belgeleri ve akademik unvanına ilişkin iddialarını teyit etmek amacıyla Almanya’daki yetkili makamlara yazılı başvuruda bulunduğu açıklandı. Oda'ya gelen resmi yanıtta, kamuoyuna sunulan ve kendi kurumlarınca düzenlendiği iddia edilen belgenin sahte olduğu, ayrıca ilgili kişinin Berlin Tabip Odası’na hiçbir zaman üye olmadığı bildirildi. Ayrıca, Türk Tabipleri Birliği’nin başvurusu üzerine Baden-Württemberg Eyaleti Kuzey Württemberg Bölge Tabip Odası’ndan gelen yanıtta da 10 Nisan 2008 tarihli uzmanlık belgesinin sahte olduğu ve ilgili kişinin bu tabip odasına da üye olmadığı ifade edildi. Konuyla ilgili Stuttgart Savcılığı’na başvuruda bulunulduğu kaydedildi. “BİLİMSEL KANIT YOK” VURGUSU Açıklamada, kişinin daha sonra paylaştığı belgelerde tanının “G3 osteosarkom” olarak yer aldığı, ancak yüksek dereceli osteosarkomda standart tedaviler dışında kısa sürede kalıcı iyileşme sağlandığına dair güvenilir klinik kanıt bulunmadığı belirtildi. Kişisel anlatımlara dayalı tedavi başarı iddialarının genelleştirilmesinin bilimsel ilkelerle bağdaşmadığı ifade edilirken, kanser gibi toplumda yüksek kaygı yaratan hastalıklara ilişkin umut tacirliğine varabilecek söylemlerin hem bireysel hem toplumsal düzeyde zarar verebileceği vurgulandı. ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI Bursa Tabip Odası, halk sağlığını yanıltıcı nitelikte beyanlar nedeniyle ilgili kişi hakkında yetkili adli mercilere başvuruda bulunulduğunu ve sürecin hukuki ve mesleki sorumluluk çerçevesinde takip edildiğini açıkladı. Açıklamada ayrıca, bilimsel dayanağı olmayan sağlık iddialarının akademik ortamlar ve üniversite etkinlikleri aracılığıyla dolaşıma girmesinin kaygı verici olduğu belirtilerek, üniversitelerin doğrulanmış bilginin üretildiği ve topluma güvenle aktarıldığı kurumlar olduğuna dikkat çekildi.

Bursa'da sağlık emekçileri hakları için sokakta! Haber

Bursa'da sağlık emekçileri hakları için sokakta!

Bursa’da aile hekimi, hemşire ve sağlık çalışanları, artan iş yükü, güvencesiz istihdam ve performansa dayalı ücret uygulamalarına karşı Yıldırım'da Ulus Aile Sağlığı Merkezi önünde bir araya geldi. Çalışanlar, haklarının korunması ve nitelikli sağlık hizmeti için yetkililere çağrıda bulundu. Bursa’da sağlık çalışanları, tükenmişlik ve yönetimsel sorunlara dikkat çekmek amacıyla 16 Aralık 2025 Salı günü Ulus Aile Sağlığı Merkezi önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu Başkanı Dr. Özlem Sezen okurken, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş da katıldı. Etkinliğe, Bursa Tabip Odası (BTO), Genel Sağlık İş Sendikası, HEKİM SEN Bursa Şubesi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), BURSAHED, Hekim Birliği Sendikası, SA-HA DER ve Birlik ve Dayanışma Sendikası destek verdi. Katılımcılar, “Artık Yeter!”, “Haklarımız İçin Buradayız”, “Vazgeçmiyoruz!” ve “Siz Yönetemiyorsunuz, Biz Tükeniyoruz!” sloganları attı. Basın açıklamasında, sağlık sistemindeki yönetimsel aksaklıklar, ağır çalışma koşulları, güvencesiz istihdam ve performansa dayalı ücret uygulamalarının çalışanları giderek tükenmeye sürüklediği vurgulandı. Bursa Tabip Odası, nitelikli sağlık hizmetinin sürdürülebilir olabilmesi için çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi, güvenli çalışma ortamlarının sağlanması ve mesleki tükenmişliğe yol açan uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada öne çıkan talepler arasında, halkın eşit ve nitelikli sağlık hizmetine erişimi, performansa dayalı olmayan tek kalem ücret sistemi, vergide adalet, güvenli ve donanımlı ASM’lerin inşası ve sağlık çalışanlarına baskı uygulanmaması yer aldı. Bursa’daki sağlık emekçileri, haklarını korumaya ve halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceklerini duyurdu.

Bursa’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den iş cinayetlerine karşı ortak tepki! Haber

Bursa’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den iş cinayetlerine karşı ortak tepki!

Dilovası’nda 2’si çocuk olan toplamda 6 çalışanın hayatını kaybettiği parfüm deposu yangınının ardından Bursa Kent Meydanı’nda bir araya gelen DİSK, KESK, TMMOB ve Bursa Tabip Odası, iş cinayetlerine karşı sert bir açıklamayla tepkilerini dile getirdi: “Biz çalışırken öldürülmek istemiyoruz.” Dilovası’nda 9 Kasım’da bir parfüm deposunda çıkan ve 2’si çocuk 6 çalışanın hayatını kaybettiği yangın, Bursa’da emek ve meslek örgütlerini bir kez daha sokağa çıkardı. TMMOB, DİSK, KESK ve Bursa Tabip Odası, Kent Meydanı’nda düzenledikleri ortak basın açıklamasıyla iş cinayetlerine dikkat çekti ve sorumluların hesap vermesini talep etti. Açıklamayı DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın okudu. Aydın, yaşananların bir “kaza” olmadığına, açıkça ihmal ve sistematik denetimsizliğin sonucu olduğuna vurgu yaptı. “BU BİR KAZA DEĞİL; İHMALİN VE SORUMSUZLUĞUN ADI” Aydın, Dilovası’ndaki yangında hayatını kaybedenlerin kaderine terk edildiklerini belirterek, “Bu yangında kaybettiğimiz emekçiler, alınmayan önlemler ve kar hırsı uğruna hiçe sayılan insan hayatının kurbanıdır. Bu bir kaza değil; ihmalin ve denetimsizliğin adıdır.” dedi. TÜRKİYE’DEN KARA BİR TABLO: İŞ CİNAYETLERİ BİTMİYOR Aydın, “Kaç işçi daha hayatını kaybedecek? Kaç kere daha aynı acıyı yaşayacağız?” sözleriyle iş cinayetlerinin sürekliliğine dikkat çekerek, Dilovası yangınının, ülkenin farklı yerlerinde yaşanan diğer işçi ölümlerinden bağımsız olmadığını ifade etti ve son yıllarda meydana gelen bazı olayları hatırlattı. 11 Kasım 2025 – Diyarbakır Kulp: Köprü iskelesindeki çökme sonucu 4 işçi öldü. 24 Aralık 2024 – Balıkesir Karesi: Mühimmat fabrikasında meydana gelen patlamada 11 işçi hayatını kaybetti. 30 Eylül 2013 – Sakarya Pamukova: Tarım işçilerini taşıyan aracın devrilmesi sonucu 7 işçi öldü. 29 Aralık 2005 – Bursa Nilüfer: Tekstil fabrikasındaki yangında biri hamile 5 kadın işçi yaşamını yitirdi. “HER ÖLÜM BİR SUÇTUR” “Bu örneklerin hepsi aynı sistemin ürünüdür” diyen Aydın, Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının sadece kağıt üzerinde kaldığını söyleyerek, ortak açıklamada, “İşyerlerinde yaşanan her ölüm kader değil, suçtur. Denetlenmeyen her işletme, alınmayan her önlem cinayete ortaktır. Güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırma sona erdirilmelidir. Çocuk işçiliği acilen durdurulmalıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Örgütler, iş cinayetlerinin siyasi tercihler ve sermaye politikaları nedeniyle sürdüğünü ifade ederek acil kamusal ve bağımsız denetim çağrısı yaptı. Basın açıklaması alkışlarla sona ererken, emek örgütleri iş cinayetlerine karşı mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.

Nilüfer’de İklim Krizi Odağında Tek Sağlık Sempozyumu Haber

Nilüfer’de İklim Krizi Odağında Tek Sağlık Sempozyumu

Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle düzenlenen 3. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu’nda, insan, hayvan ve doğanın geleceği “iklim krizi” odağında masaya yatırıldı. Sempozyumda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de tek sağlık yaklaşımını, yaşamın her alanına yansıyan bir değer olarak görüyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu, 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü’nde Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bursa'daki sağlık meslek odalarının da desteklediği sempozyumda, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Sempozyuma Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal, Bursa Dişhekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy’un yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, akademisyenler, sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “TEK SAĞLIK BİR ZORUNLULUKTUR” Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı. Nilüfer Belediyesi olarak tek sağlık yaklaşımını kentin temellerine işlediklerini belirten Başkan Özdemir, “Bir kentin gerçekten sağlıklı olabilmesi için, insanın, hayvanın ve doğanın düşünülmesi bir seçenekten öte artık bir zorunluluktur. Nilüfer Belediyesi olarak biz de bu bilinçle hareket ediyoruz” dedi. “KARBON EMİSYONLARINI AZALTMA TAAHHÜDÜ VERDİK” İklim krizi karşısında yerel yönetimlerin somut eylemlerle öncü olması gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin ‘Başkanlar Sözleşmesi’ni imzalayarak 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhüdü verdiğini hatırlattı. Bu kapsamda kurulan 8 güneş enerji santrali ile kendi enerjilerini ürettiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Bu sayede 2024 yılında bin 100 tondan fazla karbon salımını önleyerek, 4 milyon liranın üzerinde tasarruf sağladık” bilgisini verdi. Dirençli kentin aynı zamanda nefes alan bir kent olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in 421 parkı ve kişi başına düşen 12 metrekareyi aşan yeşil alan miktarıyla örnek bir şehir olduğunu belirtti. Kent Bostanları, Hasanağa Gıda Merkezi, 200 kilometreye yaklaşan bisiklet yolları ve elektrikli araç filosu gibi projelerle sıfır emisyon hedefine adım adım ilerlediklerini söyledi. “DOĞANIN SESİNİN YANKILANDIĞI BİR KENT” Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm bu çalışmalar, Nilüfer’i insan, hayvan ve doğa refahını birlikte düşünen gerçek bir tek sağlık kenti haline getirmek için. Bu yüzden bilimin ışığında, dayanışma ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ise iklim değişikliğine karşı mücadelenin aynı zamanda bir halk sağlığı mücadelesi olduğunu vurguladı. Artan sıcaklıklar, kuraklık, sel ve orman yangınlarının hem çevreyi hem de insan sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Güleş, birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. MESLEK ODALARINDAN ORTAK ÇAĞRI Koronavirüs salgını ve doğal afetlerde tek sağlık bakış açısının eksikliğini gördüklerini belirten Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş da, karar vericilerin bu konuda yeni bir paradigma yaratması gerektiğini söyledi. Binbaş, tarım, doğa, çevre, hayvan ve insanla hareket edilmeden gerçek sağlığa ulaşılamayacağını vurguladı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal ise tek sağlık yaklaşımının geleceği kurtarmanın en bilimsel yolu olduğunu belirtti. Baysal, “Hayvan sağlığını kapsamayan hiçbir yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını bilmeliyiz. Bugün dünya, bilim insanlarının 6’ncı yok oluş olarak tanımladığı bir süreçten geçiyor. Çocuklarımızı sağlıklı bir dünyada yaşatmak istiyorsak, hayvanların yaşam hakkını ve ekosistemin bütünlüğünü korumak zorundayız” dedi. İklim krizinin artık uzak bir tehdit olmadığını, susuzluk ve hava kirliği ile hastaların sağlığında dahi gözlemlendiğini belirten Bursa Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy da, “Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı bir gezegende var olabilir. Ortak sorumlulukla atılacak her adım büyük bir dönüşümün başlangıcı olacaktır” diye konuştu. İklim değişikliğinin bulaşıcı hastalıkların yayılma hızını artırdığına dikkat çeken Bursa Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Gökçenay Derebaşı Hanlı da, afet sonrası ilaç ve tıbbi malzeme yönetiminde eczacıların kritik rol oynadığını belirtti. Gökçenay Derabaşı Hanlı, Bursa Eczacı Odası’nın AFAD ve UMKE ile koordineli çalıştığını söyleyerek, afet durumlarında ilaç, tıbbi ve medikal malzeme tedariki sağladığını sözlerine ekledi. UZMAN İSİMLER TEK SAĞLIĞI KONUŞTU Açılış konuşmalarının ardından sempozyumda oturumlara geçildi. Birinci oturumda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden (BUÜ) Doç. Dr. Yasemin Kaya, Bursa Teknik Üniversitesi’nden (BTÜ) Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan ve Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Emrah Aslan, Nilüfer Belediyesi Plan ve Proje Müdürü Sinan Sarıbal moderatörlüğünde “Kentsel Dirençlilik” konusunu ele aldılar. Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Vet. Hekim Sanem Çetiner moderatörlüğünde “Riskler ve Gelecek” başlığıyla düzenlenen ikinci oturumun konukları ise Türkiye Tek Sağlık Girişimi Kurucu Üyesi Vet. Hekim Adnan Serpen ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa oldu. Program, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan’ın sonuç bildirgesini okumasıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.