SON DAKİKA
Hava Durumu

#Boru Hattı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Boru Hattı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boru Hattı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te il geneline destek verecek sulama tesisi kısa sürede yüzde 80 tamamlandı Haber

Gemlik’te il geneline destek verecek sulama tesisi kısa sürede yüzde 80 tamamlandı

Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Bursa genelinde su varlığını muhafaza etme ve tarımsal sulamayı destekleme çalışmalarına hız verdi. Gemlik ilçesine bağlı Şükriye Mahallesi’nde yapımı 2024 yılında tamamlanan sulama göletinin tarımsal sulamada kullanılabilmesi için bekleyen çalışma haziran ayında başlatıldı. Membranlı tipte inşa edilen ve 82.631,17 metreküp brüt depolama hacmine sahip Gemlik Şükriye Sulama Göleti’ne entegre olarak, iki ay gibi kısa bir sürede fiziki gerçekleşme oranı yüzde 80’e ulaştırılan Gemlik Şükriye Sulama Tesisi’nde sona gelindi. Gölette toplanan suyun mahalle arazilerine ulaşması için muhtelif çaplarda yaklaşık 6.300 metre kapalı sistem boru hattı imalatı, BUSKİ ekipleri tarafından titizlikle gerçekleştiriliyor. Ağustos ayı içerisinde tamamlanması planlanan sulama tesisiyle bölgede 800 dekar tarım arazisinin sulama altyapısına kavuşturulması hedefleniyor. Projeyle su kaynaklarının kontrollü ve etkin kullanılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi de amaçlanıyor. BAŞKAN VEKİLİ ŞAHİN BİBA’YA TEŞEKKÜR Gemlik Şükriye Sulama Tesisi yapımına hız verilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Şükriye Mahalle Muhtarı Nadir Subaşı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya ve BUSKİ Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, “Köyümüzde yaşayan vatandaşlar projeden çok memnun. Tarımsal anlamda katkı sağlayacak bir proje oldu” dedi. Mahalle sakinleri de çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek “Suya kavuşuyoruz. Yapılan hizmetlerden çok memnunuz. İnşallah bundan sonra daha iyi olacak. İnşallah topraklarımız çok daha güzel olacak” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak Haber

Türkiye ile Irak Arasında Enerji Koridorunda Yeni Dönem: Ceyhan’a günlük 750 bin varil petrol akışı olacak

Türkiye-Irak enerji iş birliği güçleniyor Türkiye ile Irak arasında uzun yıllardır devam eden enerji ortaklığı, imzalanan yeni anlaşmayla farklı bir boyuta taşındı. Ankara'da gerçekleştirilen üst düzey temaslarda, iki ülkenin enerji alanındaki stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli kararlar alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmenin ardından, BOTAŞ ile Irak'ın devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında yeni bir geçiş düzenlemesine imza atıldığını duyurdu. Anlaşma, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın etkin şekilde kullanılmasını sağlayacak bir yıllık geçiş sürecinikapsıyor. Günlük 750 bin varillik kapasite hedefleniyor Bakan Bayraktar'ın verdiği bilgilere göre yeni düzenleme kapsamında boru hattının günlük 750 bin varil petrol taşıma kapasitesi esas alınacak. Bu sayede Irak'ta üretilen ham petrolün, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki stratejik enerji merkezi Ceyhan Limanıüzerinden uluslararası pazarlara güvenli ve kesintisiz biçimde ulaştırılması amaçlanıyor. Uzmanlara göre söz konusu kapasite, yalnızca iki ülke arasındaki ticari ilişkiler açısından değil, küresel enerji piyasalarının istikrarı bakımından da önemli bir rol üstleniyor. Yaklaşık 50 yıllık stratejik enerji koridoru Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, yaklaşık yarım asırdır iki ülke arasında enerji ticaretinin en önemli altyapılarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Yıllar içerisinde bölgedeki siyasi gelişmeler ve güvenlik sorunları nedeniyle zaman zaman kesintiye uğrayan hat, yeniden tam kapasiteyle işletilmesi halinde hem Türkiye hem de Irak ekonomisine önemli katkılar sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Enerji uzmanları, mevcut hattın yeniden etkin kullanılmasıyla birlikte Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma hedefinin daha da güçleneceğini değerlendiriyor. Uzun vadeli anlaşma için çalışmalar sürüyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, imzalanan düzenlemenin geçici bir uygulama olduğunu, tarafların daha kapsamlı ve uzun vadeli yeni bir anlaşma üzerinde de çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Bakan Bayraktar, hedeflerinin yalnızca mevcut hattın yeniden işletilmesi olmadığını belirterek, enerji alanındaki ortaklığın daha geniş bir çerçevede geliştirilmesini istediklerini ifade etti. Bu kapsamda Irak petrolünün yanı sıra bölgedeki farklı enerji kaynaklarının da Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasına yönelik projelerin değerlendirildiği bildiriliyor. Ceyhan'ın enerji merkezi rolü güçleniyor Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan Limanı, son yıllarda enerji taşımacılığı açısından stratejik önemini giderek artırıyor. Irak petrolünün yanı sıra Azerbaycan ve farklı ülkelerden gelen enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara ulaştırıldığı Ceyhan, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik noktalardan biri olarak görülüyor. Yeni anlaşmayla birlikte Ceyhan'ın küresel enerji ticaretindeki konumunun daha da güçlenmesi bekleniyor. Küresel enerji güvenliği açısından kritik adım Son dönemde dünya petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, enerji arz güvenliğini ülkelerin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle alternatif enerji koridorlarının önemi her geçen gün artıyor. Bakan Bayraktar da yaptığı açıklamada Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın yalnızca iki ülke için değil, bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye bölgesel enerji merkezi olmayı hedefliyor Türkiye, son yıllarda doğal gaz ve petrol altyapısına yaptığı yatırımlarla yalnızca bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda enerji ticaretinin merkezi olmayı hedefliyor. Doğal gaz depolama tesisleri, LNG terminalleri, uluslararası boru hatları ve Ceyhan gibi stratejik limanlar bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor. Irak ile imzalanan yeni geçiş düzenlemesinin de bu stratejiyi destekleyen önemli adımlardan biri olduğu değerlendiriliyor. Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni sayfa Enerji alanındaki iş birliğinin iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkileri daha da güçlendirmesi bekleniyor. Uzmanlar, uzun vadeli yeni anlaşmanın hayata geçirilmesi halinde Irak petrolünün uluslararası pazarlara daha istikrarlı şekilde ulaştırılabileceğini, Türkiye'nin ise enerji transit ülkesi konumunu daha da pekiştireceğini ifade ediyor. İki ülke arasında enerji, ticaret ve altyapı alanlarında geliştirilecek yeni projelerin, hem bölgesel ekonomik entegrasyona katkı sağlaması hem de küresel enerji piyasalarındaki arz güvenliğini desteklemesi bekleniyor. Irak Petrol Bakanı Sayın Basim Muhammed Hüdeyir ve beraberindeki heyet ile Bakanlığımızda verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizin ardından, BOTAŞ ile Irak devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında Irak–Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın etkin kullanımını sağlayacak… pic.twitter.com/aYk8rbo5Da — Alparslan Bayraktar (@aBayraktar1) August 1, 2026

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu Haber

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu

Türkiye'nin enerji sektöründeki uluslararası yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Irak'ın en önemli hidrokarbon bölgelerinden biri olan Kerkük sahalarının yeniden geliştirilmesi projesinde ortaklık hakkı elde etti. BP ile yapılan anlaşma kapsamında TPAO, projeyi yürütecek olan BP Energy Company of Kirkuk Limited (BP ECKL) şirketinde yüzde 15 pay sahibi olacak. Anlaşma, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen törenle imzalandı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. İmzaları Türkiye adına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem, BP adına ise BP Upstream İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrew McAuslan attı. Erdoğan: "Enerji ortaklığı açısından tarihi bir adım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında Kerkük anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde etmesinin iki ülke arasındaki enerji ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açtığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur" ifadelerini kullandı. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülkenin hedefinin daha kapsamlı ve uzun vadeli bir enerji iş birliği modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgedeki gelişmeler nedeniyle stratejik öneminin arttığını belirterek, Türkiye ve Irak'ın enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliğini artıracağını ifade etti. TPAO için küresel büyüme hedefinde kritik adım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Kerkük anlaşmasının TPAO'nun uluslararası büyüme vizyonu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin milli enerji şirketini küresel ölçekte daha etkin bir oyuncu haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Bayraktar, anlaşmanın bu stratejinin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Bayraktar, "Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile birlikte Kerkük'teki sahalara ortak oldu. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu proje, Türkiye Petrollerini günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirme hedefimiz açısından en önemli adımlardan biridir" dedi. Kerkük'te üçlü konsorsiyum kurulacak Yeni ortaklık yapısıyla Kerkük sahalarının geliştirilmesi için üç büyük enerji şirketinin yer aldığı bir konsorsiyum oluşturulacak. Konsorsiyumdaki hisse dağılımı şöyle olacak: BP: Yüzde 43 ConocoPhillips: Yüzde 42 TPAO: Yüzde 15 BP, projede lider ortak olarak faaliyetlerini sürdürecek. Yeni ortaklık modeliyle Kerkük sahalarında üretimin artırılması, mevcut rezervlerin daha etkin kullanılması ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yaklaşık 3 milyar varillik rezerv hedefleniyor Proje kapsamında Kerkük bölgesindeki önemli petrol ve doğal gaz sahaları yeniden geliştirilecek. Çalışmaların kapsadığı başlıca sahalar şunlar: Baba Gurgur Avana Bay Hasan Cambur Xabbaz İlk aşamada bu sahalarda 3 milyar varilden fazla petrol eşdeğeri hidrokarbon kaynağının ekonomiye kazandırılması planlanıyor. Bölgenin mevcut rezervlerinin yanı sıra yeni arama potansiyeline sahip olduğu da değerlendiriliyor. Kerkük sahaları halen Irak'ın North Oil Company (NOC) ve North Gas Company (NGC) şirketleri tarafından işletiliyor. Yeni anlaşmayla birlikte mevcut yapı korunurken, ilerleyen dönemde operasyonların yeni ortaklık modeliyle yürütülmesi planlanıyor. BP: Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliği güçleniyor BP Üst Yöneticisi Meg O'Neill, TPAO ile uzun yıllara dayanan stratejik iş birliklerinin bulunduğunu belirtti. O'Neill, Hazar Bölgesi başta olmak üzere 30 yılı aşkın süredir devam eden ortaklığın Kerkük projesiyle yeni bir aşamaya taşındığını ifade etti. BP CEO'su, ConocoPhillips ile oluşturulan ortaklık sayesinde Kerkük'ün yeniden geliştirilmesi sürecine güçlü şekilde girileceğini belirterek, bölgenin Irak'ın uzun vadeli enerji hedefleri açısından büyük potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Türkiye-Irak enerji hattında yeni dönem Türkiye ve Irak arasındaki enerji iş birliği yalnızca petrol alanıyla sınırlı kalmayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve Irak Elektrik Bakanı Ali Saadi Vehib ile yaptığı görüşmelerde petrol, doğal gaz ve elektrik altyapısı konularını ele aldı. Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji altyapısının tam kapasiteyle değerlendirilmesi konusunda ortak irade bulunduğunu açıkladı. Analiz: Kerkük ortaklığı Türkiye'nin enerji stratejisinde yeni sayfa açıyor TPAO'nun Kerkük projesine ortak olması, Türkiye'nin sadece enerji ithalatçısı konumundan çıkarak uluslararası üretim süreçlerinde daha fazla rol alma hedefinin önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. Kerkük gibi dünyanın en önemli petrol bölgelerinden birinde yer almak, TPAO'nun teknik kapasitesini ve uluslararası deneyimini artırırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından da stratejik avantaj sağlayabilir. Uzmanlara göre proje, Türkiye-Irak ilişkilerinde ekonomik bağları güçlendirecek ve Kalkınma Yolu Projesi ile birlikte bölgesel enerji ve lojistik dengelerinde önemli etkiler oluşturabilecek.

Suudi Arabistan ve BAE’den Hürmüz’e alternatif: İki dev boru hattı devreye alındı Haber

Suudi Arabistan ve BAE’den Hürmüz’e alternatif: İki dev boru hattı devreye alındı

Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma kapanmasıyla birlikte Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), petrol sevkiyatı için stratejik öneme sahip iki boru hattını ana güzergah olarak kullanmaya başladı. Petroline ve ADCOP hatları, küresel enerji güvenliği için "can simidi" haline geldi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı operasyonların ardından Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sarsılması, bölgedeki enerji devlerini alternatif rotalara yöneltti. Boğazdan geçemeyen petrolün dünya pazarlarına ulaştırılması için iki dev boru hattı tam kapasiteyle çalıştırılıyor. Suudi Arabistan’ın Petroline hattı Alternatiflerin ilki, Suudi Arabistan’ın "Doğu-Batı Boru Hattı" olarak da bilinen yaklaşık 750 mil uzunluğundaki Petroline hattı. Bu hat, ham petrolü Körfez’in doğu kıyısındaki Abkayk’tan alarak Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyor. Genişletme çalışmalarının ardından günlük 7 milyon varil kapasiteye ulaşan hattın, Suudi ulusal petrol şirketi Aramco tarafından yapılan açıklamaya göre önümüzdeki birkaç gün içinde tam kapasiteyle faaliyete geçmesi bekleniyor. BAE’nin ADCOP hattı İkinci kritik güzergah ise BAE’nin ADCOP (Abu Dhabi Crude Oil Pipeline) olarak bilinen hattı. Yaklaşık 248 mil uzunluğundaki bu hat, Habşan’daki petrol sahalarından Umman Körfezi kıyısındaki Füceyre (Fujairah) terminaline uzanıyor. Günlük 1,5 milyon varil sevkiyat kapasitesi olan ADCOP hattının kapasitesi, zorunlu hallerde 1,8 milyon varile kadar çıkarılabiliyor. Her iki hat da İran’ın gemileri hedef aldığı Hürmüz Boğazı’nı tamamen devre dışı bırakıyor. Analistler: Hürmüz’deki boşluğu kısmen doldurabilir Enerji uzmanları, Petroline ve ADCOP hatlarının Hürmüz Boğazı’ndan günlük olarak geçen yaklaşık 20 milyon varillik petrolün bir kısmını ikame edebileceğini belirtiyor. Ancak bölgedeki gerilim nedeniyle enerji altyapılarının hedef alınma riski en büyük endişe kaynağı. Enerji veri analiz şirketi Kpler’in kıdemli analisti Naveen Das, "Suudi Arabistan ve BAE, Hürmüz’ü bypass eden bu boru hatlarını öncelikli hale getirdi. Tahminlerimize göre BAE’nin ADCOP hattı şu an yüzde 71 kapasiteyle çalışıyor ve günlük 440 bin varil ek sevkiyat alanı bulunuyor. Gerekirse bu kapasite geçici olarak 1,8 milyon varile çıkarılabilir" değerlendirmesinde bulundu. Rafinerilerde üretim kısıtlaması riski Öte yandan BAE’nin günlük 922 bin varil işleme kapasiteli dev Ruveys (Ruwais) rafinerisinin, tesislerdeki bir yangın nedeniyle kapatıldığı bildirildi. Rystad Energy Enerji Araştırma Başkan Yardımcısı Pankaj Srivastava, Körfez’de sıkışıp kalan ham petrol miktarının artmasıyla rafinerilerin üretimlerini iç pazara göre ayarlamak veya üretimi düşürmek zorunda kalabileceğini belirtti. Srivastava, "ADCOP hattı ham petrol ihracatına izin veriyor ancak Ruveys gibi tesislerden çıkan işlenmiş ürünler halen büyük oranda Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğine bağımlı" uyarısında bulundu.

Şadan Şimşek’ten Meriç Nehri uyarısı! Haber

Şadan Şimşek’ten Meriç Nehri uyarısı!

21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, “Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi”nin bölgeyi çevresel ve diplomatik krizlere sürükleyebileceğini söyledi. Edirne siyasetinin tecrübeli ismi Şadan Şimşek, Meriç Nehri’ne yönelik planlanan su projesine ilişkin eleştirilerini paylaştı. Şimşek, yıllar önce Ergene Nehri için yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını ve bugün Ergene’nin ciddi bir çevre faciasına dönüştüğünü hatırlatarak, benzer bir durumun Meriç Nehri için de söz konusu olduğunu belirtti. Projeyle ilgili riskleri üç başlıkta özetleyen Şimşek, yaz aylarında Meriç’in debisinin kritik seviyelere düşmesi, sanayinin yüksek su çekimiyle tarım ve ekosistemi tehdit edeceğini öne sürerek, Bulgaristan ve Yunanistan ile paylaşılan nehirde uluslararası planlama olmadan yapılacak su çekimleri, diplomatik ve hukuki krizler doğurabileceğini kaydetti. Şimşek, planlanan baraj ve su aktarım sistemleri nehrin doğal rejimini bozarak, taşkın dengesini ve halkın su hakkını tehlikeye atacağını kaydetti. “Meriç Nehri bir boru hattı değildir” diyen Şimşek, çözümün daha fazla su çekmek değil, sanayide zorunlu su tasarrufu ve geri kazanım sistemleri olduğunu vurguladı. Şimşek, açıklamasını meslek odaları, bilim insanları ve yerel yönetimleri projeye karşı kamusal sorumlulukla hareket etmeye çağırarak, “Su haktır, Meriç Nehri Trakya’nındır!” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.