SON DAKİKA
Hava Durumu

#Birleşmiş Milletler

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya: Siyasi ve diplomatik sürece derhal geri dönülmeli Haber

Rusya: Siyasi ve diplomatik sürece derhal geri dönülmeli

Bakanlıktan yapılan açıklamada ABD ve İsrail silahlı kuvvetlerinin, İran topraklarına hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Bu saldırıların, İran İslam Cumhuriyeti çevresindeki durumun uzun vadeli normalleşmesini sağlamayı amaçladığı öne sürülen yenilenen müzakere sürecinin gölgesinde gerçekleştirilmesinin özellikle kınanacak bir durum olduğu belirtilen açıklamada “Bu, İsrail’in İran ile askeri bir çatışmaya girmek istemediğine dair Rus tarafına iletilen güvencelere rağmen yapılmıştır.” denildi. Uluslararası toplumun, özellikle de Birleşmiş Milletler yönetiminin ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı liderliğinin, Orta Doğu’da barışı, istikrarı ve güvenliği baltalamayı amaçlayan bu ‘sorumsuz’ eylemler hakkında acilen objektif ve tarafsız bir değerlendirme ortaya koyması gerektiği vurgulandı. Washington ve Tel Aviv’in, bir kez daha bölgeyi insani, ekonomik ve hatta potansiyel olarak radyolojik bir felakete hızla sürükleyen tehlikeli bir yola girdiği aktarılan açıklamada şunlar ifade edildi: “Saldırganların niyetleri açıktır ve bunu açıkça ifade etmişlerdir: Güç dayatmalarına ve hegemonik baskıya boyun eğmeyi reddeden, istenmeyen olarak gördükleri bir devletin anayasal düzenini dağıtmak ve liderliğini ortadan kaldırmak. Ortaya çıkan bu insan eliyle yaratılmış krizin etkilerinin, öngörülemeyen zincirleme reaksiyonların ve artan şiddet sarmalının sorumluluğu tamamen onlara aittir.” Açıklamada “Bu yanlış hesaplanmış eylemlerin küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimi üzerindeki ciddi sonuçları da açıkça göz ardı edilmektedir. Bu rejimin temel taşı ise Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasıdır.” ifadesine yer verildi. Son aylarda ABD yönetimi tarafından uluslararası hukuk düzeninin temel ilkelerine karşı gerçekleştirilen istikrarsızlaştırıcı saldırıların sürekli ve sistematik niteliğinin de ayrıca endişe verici olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi: “İhlal edilen ilkeler arasında iç işlerine karışmama, güç kullanmama veya güç kullanma tehdidinden kaçınma ve uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi yer almaktadır. Siyasi ve diplomatik sürece derhal geri dönülmesi çağrısında bulunuyoruz. Rusya, her zaman olduğu gibi, uluslararası hukuka, karşılıklı saygıya ve çıkarların dengeli şekilde gözetilmesine dayanan barışçıl çözümlerin ilerletilmesine katkı sağlamaya hazırdır.”

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama Haber

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistin Devleti ile birlikte Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan ve Suriye Dışişleri Bakanlıkları ile İİT, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi genel sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçisinin, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap devletlerine ait topraklar üzerinde kontrol sağlamasının kabul edilebilir olabileceğine yönelik ifadeleri güçlü şekilde kınandı ve derin endişe dile getirildi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu belirtilen metinde, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiği kaydedildi. Bakanlıklar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakına ya da Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin reddedildiği belirtilirken, yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devletinin kurulmasına yönelik desteğin sürdüğü bildirildi.

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda Haber

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda

AK Parti Sözcüsü Çelik'in konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Geçen hafta biliyorsunuz geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin katılımıyla Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci afet konutu teslim edilmişti. Bu tabii dünya çapında büyük bir gayretin neticesidir. Yapılmaz denilen işler yapılmıştır. En son yaptığımız değerlendirmeden sonra tabii o kadar çok hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman neredeyse 10 yıllar içerisinde olabilecek olaylar bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye'nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye'nin etrafına baktığımızda Rusya-Ukrayna savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kerelerde barışın yapılmasıyla ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece yıpratıcı can alıcı saldırılar karışılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin katil şebekesi tarafından Gazze soykırımlarıyla ilgili bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda. Bununla ilgili bir müzakerede sonuç alınacak mı yoksa herhangi bir şekilde yeni bir saldırı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü bir kere daha bu şoklar karşısında bu meydan okumalar karşısında Türkiye'nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor. Zaten bu çerçevede bu seneki Davos toplantısı bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada başbakanının konuşması biliyorsunuz çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi, yeni bir döneme geçileceğinden bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Özellikle Batı'da Rusya-Ukrayna savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar bol miktarda zikredilirken, zikredilen bu kuralların referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart hatta çifte standartın ötesinde iki yüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze'deki Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu iki yüzlülük aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu. Tabii bu çerçevede Birlemiş Milletler'in işlevsizleşmesinden bahsediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk defa dünya beşten büyüktür dediğinde çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sesszlik olmuştu. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya beşten büyüktür sözünün aslında küresel düzenin iki yüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu iki yüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktasayda hemen hemen büyün mekanizmaların çalışamaz hale geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusu yapanların konuşmalarının özeti dünya beşten büyüktür sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Tüm bunun içerisinde tabii en önemli konu geliyor kilitleniyor dünyanın içinde bulunduğu halde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor. NATO bundan sonra nasıl devam edecek, Atlantik ilişkilerde ABD ile Avrupa arasındaki ilişkiler nasıl yürüyecek, Avrupa güvenlik mekanizması kurulabilecek mi kurulamayacak mı derken yine bu tartışmaların merkezinde Türkiye var. Ve tüm bu tartışmaların merkezinde Cumhurbaşkanımızın tüm bu süreçlerde nasıl bir diplomasi ortaya koyacağı var. Güvenliğin başka bir boyutu da önümüzdeki dönemlerde Davos'ta yoğun bir şekilde tartışıldı. Yapay zekanın ortaya çıkmasıyla kitlelerin işsiz kalması, robotik hayatın güçlenmesiyle gerçek insan hayatının giderek daha zora girmesi karşısında karşılaşılacak siyasalar sorunlar sosyal sorunlar herkesin gündeminde oluyor. Bugün o yüzden Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken ne zaman bir masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor."

MSB: Suriye’deki güvenlik ve istikrarı yakından takip ediyoruz Haber

MSB: Suriye’deki güvenlik ve istikrarı yakından takip ediyoruz

MSB, Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemde olan 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatlarına uymayan SDG’nin, 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürdüğünü bildirdi. Bakanlık, bu durumun entegrasyon sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı. Açıklamada, Suriye Hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasının memnuniyet verici bir gelişme olduğu belirtildi. MSB, “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi doğrultusunda, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir” ifadelerine yer verdi. MSB: Terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerimiz kararlılıkla sürüyor Türk Silahlı Kuvvetleri, 1826’da İstanbul’da kurulan “Muzika-i Hümayun”un 200. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Armoni Mızıkası Komutanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, hudut güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayi projeleri ve uluslararası iş birliği faaliyetlerini detaylı olarak açıkladı. Toplantıda TSK’nın son bir haftadaki faaliyetleri aktarıldı. Açıklamaya göre, 4 PKK’lı terörist teslim olurken, Suriye harekat alanlarında toplam 753 kilometre tünel imha edildi. Tel Rıfat bölgesinde 302 kilometre, Menbic bölgesinde ise 451 kilometre tünelin yok edildiği bildirildi. Hudut güvenliği kapsamında ise 7 gün 24 saat esasına göre yürütülen denetimlerde, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 173 kişi yakalandı, 876 kişi ise hududu geçemeden engellendi. Yıl genelinde yakalanan kişi sayısı 519, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı 4 bin 404 olarak kaydedildiği ifade edildi. Bakanlık, TSK’nın bölgesel ve küresel iş birliği faaliyetlerini de aktardı. Açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu bünyesindeki “Sınır Güvenliği Müşterek Teknik Koordinasyon Ekibi”, 26-31 Ocak tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret ederek sınır güvenliği, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele konularında tecrübe aktardı. Ayrıca sınır güvenliği fiziki emniyet sistemleri hakkında yetkin savunma sanayi firmaları ziyaret edildiği bildirildi. Diplomatik temaslar kapsamında, Cumhurbaşkanı’nın Nijerya ve Özbekistan cumhurbaşkanlarıyla yaptığı görüşmelere refakat edildiği, 27 Ocak’ta Portekiz Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanının katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen “Portekiz Deniz Kuvvetleri Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Kızağa Koyma Töreni”ne iştirak edildiği ifade edildi. 27-28 Ocak’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM), Fransa Genelkurmay Başkanı ve Suriye Arap Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı ile ikili görüşmeler gerçekleştirildiği, Birleşik Arap Emirlikleri Kara Kuvvetleri Komutanının TSK tarafından Ankara’da ağırlanarak iş birliği konularının ele alındığı aktarıldı. Bakanlık tarafından Savunma sanayisinde ise ASFAT ana yükleniciliğinde İstanbul Tersanesi’nde inşa edilen Pakistan MİLGEM projesinin ikinci gemisi Khaibar’ın operasyonel hazırlık eğitimlerinin devam ettiği açıklandı.

ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinde ölü sayısı 80'e çıktı Haber

ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinde ölü sayısı 80'e çıktı

ABD'nin Venezuela'ya yaptığı askeri müdahale sonucunda ölenlerin sayısının 80'e ulaştığı ve artış gösterebileceği ifade edildi. The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Venezuela'dan adı açıklanmayan bir yetkili, ABD'nin Venezuela'daki askeri müdahalesinin kayıplarına ilişkin bilgi verdi. Yetkili, Maduro'nun gözaltına alındığı askeri operasyonda yaşamını yitirenlerin sayısının 80 olduğunu, bu sayının daha da yükselebileceğini söyledi. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, kesin bir rakam belirtmemekle birlikte ABD'nin asker ve sivilleri öldürerek Maduro'yu alıkoyduğunu ve bu eylemin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı, uluslararası hukuk ve insan haklarını ihlal ettiğini dile getirdi. Olayın geçmişi Venezuela'nın başkenti Caracas'ta önceki gün yerel saatle 02.00 sularında patlamalar ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela hükümeti, bu patlamaların ardından ABD'yi ülkenin farklı bölgelerinde yer alan sivil ve askeri tesislere saldırıda bulunmakla suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini, Maduro ve eşinin Venezuela'dan çıkarıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de hukuk önünde suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı. Venezuela yönetimi, ABD'yi kınamaları için uluslararası camiaya çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, bazıları ise ABD'ye destek açıklamaları yapmıştı.

Venezuela, ABD'nin askeri saldırganlığını şiddetle kınadı Haber

Venezuela, ABD'nin askeri saldırganlığını şiddetle kınadı

Venezuela Dışişleri Bakanlığı, ülkesine yönelik ABD saldırganlığını şiddetle kınadı. Venezuela Dışişleri Bakanı Ivan Gil'in Telegram kanalında yayınlanan açıklamada, "Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri'nin mevcut hükümeti tarafından Venezuela topraklarına ve halkına karşı, Cumhuriyetin başkenti Caracas şehrinin sivil ve askeri bölgelerinde, ayrıca Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde gerçekleştirilen açık askeri saldırganlığı reddeder, kınar ve uluslararası topluma ilan eder" denildi. Hükümet, saldırıların Caracas'ın yanı sıra Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde meydana geldiğini söyledi. Caracas ayrıca Washington'u Venezuela'nın petrol ve maden kaynaklarını ele geçirmek amacıyla saldırıyı sahnelemekle suçladı ve bu tür çabaların "başarılı olamayacağına" söz verdi. Başkan Nicolas Maduro ulusal olağanüstü hal ilan etti. Venezuela, 'sömürge savaşının' uluslararası barışı tehdit ettiğini söyledi Bu tür saldırganlıklar, özellikle Latin Amerika ve Karayipler'de uluslararası barış ve istikrarı tehdit ediyor ve milyonlarca insanın hayatını ciddi riske atıyor.Cumhuriyetçi hükümet biçimini yok etmek ve "faşist oligarşi" ile ittifak içinde bir "regim değişikliği" zorlamak için bir sömürge savaşı empoze etme girişimi, önceki tüm girişimler gibi başarısız olacaktır.Venezuela, 1811'den beri imparatorluklarla yüzleşti ve yendi.Bugün, Venezüella halkı bağımsızlıklarını emperyal saldırganlığa karşı savunmak için bir kez daha ayağa kalktı. İnsanlar sokaklara!Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. Maddesine sıkı sıkıya bağlı kalarak Venezuela, halkını, topraklarını ve bağımsızlığını korumak için meşru meşru müdafaa kullanma hakkını saklı tutar.Yüksek Komutan Hugo Chavez Frias'ın belirttiği gibi, "Herhangi bir yeni zorluk karşısında, ne kadar büyük olursa olsun, tüm vatanseverlerin tepkisi... birlik, mücadele, savaş ve zaferdir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.