Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Binyamin Netanyahu

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Binyamin Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binyamin Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı. Haber

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin Türkiye’de yürütülen yargı süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü bildirdi. NETANYAHU HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Bakan Gürlek, dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde yakalama emri verildiğini açıkladı. Bu karar doğrultusunda söz konusu kişilerin uluslararası düzeyde aranması amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için Adalet Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığına talepte bulunulduğunu belirten Gürlek, ilgili evrakın Dışişleri Bakanlığına iletildiğini kaydetti. ÇOK SAYIDA SUÇTAN YARGILAMA Gürlek’in açıklamasına göre Netanyahu ve Moskovitch; Gazze’ye insani yardım taşıyan sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale edilmesi ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında çeşitli suçlamalarla yargılanıyor. Sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalar arasında “insanlığa karşı suç”, “soykırım”, “nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten yaralama”, “eziyet”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma” ve “ulaşım araçlarının kaçırılması” bulunuyor. “CEZASIZLIK ZIRHINA İZİN VERMEYECEĞİZ” Gazze’de yaşananlara ilişkin uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirten Gürlek, Netanyahu yönetiminin hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı kabul etmediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, “Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz” mesajını verdi. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kullanacağını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin halkının ve insanlık vicdanının yanında durmaya devam edeceklerini ifade ederek, insanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gerekli adımların kararlılıkla atılacağını kaydetti. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 21, 2026

Kılıçdaroğlu: Türkiye’ye kimse mesaj veremez Haber

Kılıçdaroğlu: Türkiye’ye kimse mesaj veremez

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail’in Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırının ardından Türkiye’ye yönelik açıklamalarının da kabul edilemez olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun “Türkiye’ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık” sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik açık bir tahrik olduğunu savundu. “KİMSE TÜRKİYE’YE AYAR VERMEYE KALKIŞAMAZ” İsrail’in Türkiye Cumhuriyeti’ni “hizaya çekmek” veya “ayar vermek” gibi bir dil kullanamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, söz konusu üslubu egemen bir devlete yönelik “kibir ve küstahlık” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığını ve ulusal onurunu koruduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Kimse bu topraklara mesaj vermeye kalkışamaz” mesajını verdi. İsrail’in saldırısı ve kullanılan dilin Suriye’deki hassas dengeleri bilinçli şekilde bozma girişimi olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, gerilimin tehlikeli bir noktaya taşındığını ve bölgesel istikrarsızlık riskinin büyüdüğünü ifade etti. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel istikrar açısından İsrail’in tutumuna karşı kararlı, soğukkanlı ve net bir politika izlenmesi gerektiğini belirtti. “TÜM BÖLGEYE YÖNELİK TEHDİT” İsrail’in tutumunun yalnızca Türkiye’yi değil, bölgenin tamamını tehdit ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, saldırının engellenmemesi halinde daha geniş bir çatışma ortamına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin egemenliğine ve uluslararası hukuka dayalı duruşunu taviz vermeden sürdürmesi gerektiğini belirterek, İsrail’in Suriye’deki eylemlerinin bölgesel barış açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırı ve Başbakan Netanyahu’nun “Türkiye’ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık” sözleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine karşı açık bir tahrik, kaba bir saygısızlık ve bölgesel barışa yönelik doğrudan bir… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 21, 2026

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz Haber

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarında herhangi bir Türk askeri varlığını İsrail açısından doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiklerini belirterek Şam yönetimine sert bir mesaj gönderdi. İsrail medyasına konuşan Netanyahu, Suriye hükümetini daha önce farklı diplomatik kanallar aracılığıyla uyardıklarını ancak Şam yönetiminin İsrail’in mesajlarını doğru anlamadığını öne sürdü. Netanyahu, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya da değinerek operasyonun İsrail’in tutumunu açık biçimde ortaya koymayı amaçladığını savundu. İsrail’den Türkiye’nin Suriye’deki varlığına itiraz Netanyahu’nun açıklamalarının merkezinde Türkiye’nin Suriye’deki olası askeri varlığı yer aldı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını İsrail’in güvenliği açısından kabul edilemez bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti. Açıklamalar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Suriye sınırının güneyindeki birlikleri ziyaret ettiği dönemde geldi. Zamir de bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İsrail sınırlarında herhangi bir hasım gücün hakimiyet kurmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bu açıklamalar, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye sahası üzerinden ortaya çıkan rekabetin daha açık biçimde güvenlik başlığına taşındığını gösteriyor. Ebu Zuhur saldırısı gerilimi artırdı İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Saldırıda pist ve havaalanına ait bazı altyapı unsurlarının zarar gördüğü bildirildi. İsrail kaynakları, operasyonun Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasına ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğunu öne sürerken, Türk askeri heyetinin havaalanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında bölgede bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Suriye yönetimi ise saldırıyı kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Şam yönetimi saldırının Suriye’nin egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu. Washington’dan İsrail’e mesafe Suriye’deki gerilim Washington’da da yakından takip ediliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Barrack ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin saldırgan bir politika izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’nin bu yaklaşımı, Washington’ın Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin ortaya çıkmasını istemediğine işaret ediyor. İsrail muhalefetinden Netanyahu’ya tepki Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik sert açıklamaları İsrail içinde de tartışma yarattı. İsrail Demokrat Partisi lideri Yair Golan, Suriye’ye yönelik operasyonları “kışkırtıcı ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Golan, mevcut politikaların İsrail’i Türkiye ile sıcak bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca ordunun siyasi hesaplar doğrultusunda kullanılmasının ABD başta olmak üzere İsrail’in müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebileceğini savundu. Muhalefet lideri, Netanyahu’yu ülkenin güvenliğinden ziyade siyasi geleceğini öncelemekle suçladı. İsrail ve Suriye arasında kritik telefon görüşmesi iddiası Gerilimin tırmanmasından önce İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir temas gerçekleştirildiği de öne sürüldü. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Mossad Direktörü Roman Goffman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, 14 Ağustos’ta telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğinin ele alındığı iddia edildi. Bu temasın, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail ve Suriye arasındaki en üst düzey iletişim kanallarından biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak İsrail Başbakanlık Ofisi ve Suriye Dışişleri Bakanlığı görüşmeye ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere” Haber

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere”

İsrail Başbakanlık Ofisi, Suriye’nin Türkiye’nin Halep yakınlarında bir hava üssüne asker konuşlandırmasına izin vermesinin, iki ülke arasında mevcut güvenlik düzenine ilişkin mutabakatı ihlal etme riski taşıdığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Şam yönetiminin söz konusu askeri konuşlanmanın İsrail açısından tehdit oluşturabileceği yönündeki uyarılara rağmen adım attığı öne sürüldü. Açıklamada, İsrail’in güvenliğine yönelik tehditleri kabul etmeyeceği belirtilirken, daha önce üzerinde uzlaşılan güvenlik düzenine dönülmesinin olumlu karşılanacağı ifade edildi. İsrail, Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı hedef aldı İsrail’in açıklaması, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu el-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısının ardından geldi. İsrail, operasyonun temel amacının Türkiye’nin havaalanına askeri güç konuşlandırmasını önlemek olduğunu savundu. Havaalanına en az sekiz saldırı düzenlendiği, pist ve bazı tesislerde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı. Saldırı Türkiye, Suriye ve ABD tarafından tepkiyle karşılandı. ABD’den İsrail’e “gerilimi tırmandırmayın” mesajı ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı “gereksiz bir gerilim tırmanışı” olarak değerlendirdi. Barrack, Suriye’deki yeni yönetimin saldırgan bir tutum izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’li temsilci, bölgedeki sorunların askeri yöntemler yerine diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Türk heyeti saldırıdan önce havaalanındaydı Suriye’deki yerel kaynaklara göre İsrail saldırısı, Türk askeri heyetinin Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı ziyaret etmesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Heyetin havaalanındaki onarım çalışmaları kapsamında incelemelerde bulunduğu belirtildi. Suriye resmi medyası ise saldırılar sırasında piste sekiz füzenin isabet ettiğini ve maddi hasar meydana geldiğini bildirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “haksız bir saldırı” olarak nitelendirerek uluslararası topluma İsrail’e tepki gösterme çağrısında bulundu. Türkiye de saldırıyı Suriye’nin egemenliğinin ihlali olarak kınadı. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı gerilimin yeni başlığı Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’deki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürürken Golan Tepeleri çevresindeki askeri varlığını da genişletti. Buna karşın İsrail ile Suriye arasında ABD’nin arabuluculuğunda güvenlik ve sınır konularına ilişkin temaslar devam ediyor. Ocak 2026’da siyasi diyaloğun yeniden başladığı açıklanmıştı. Son gelişmeyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri, İsrail’in güvenlik kaygıları ve Şam yönetiminin egemenlik politikası arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Washington’ın ise Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlaşılmaları ve olası askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla yeni bir çatışmasızlık ve koordinasyon mekanizması oluşturulması için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Gazze barış istediğini ortaya koydu Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Gazze barış istediğini ortaya koydu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Gazze ve Filistin’deki gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, Filistinlilerin yapıcı tutum sergilemesine rağmen İsrail yönetiminin uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürdüğünü belirterek, tarafların çatışma ve barış konusundaki tutumlarının ortaya çıktığını ifade etti. Gazze halkının barıştan yana olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi. Erdoğan, Gazze’nin yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması gerektiğini belirterek, bunun için güvenliğin temin edilmesine yönelik koşulların da bir an önce oluşturulması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Bugünkü görüşmemizde ayrıca Mescid-i Aksa ve El-Halil'de Hz. İbrahim Camii başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya… pic.twitter.com/VES3z5oK07 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 12, 2026 MESCİD-İ AKSA VE KUTSAL MEKANLAR VURGUSU Görüşmede Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve provokasyonların da ele alındığını aktaran Erdoğan, Mescid-i Aksa ile El-Halil’deki Hz. İbrahim Camii başta olmak üzere mukaddes mekanların korunmasına yönelik dayanışmanın sürdürüleceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız” ifadelerini kullandı. “FİLİSTİN DAVASI GÖNÜLLERDE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin bölgedeki kaos ve çatışmalardan yararlanarak Filistin meselesini uluslararası gündemden düşürmeyi amaçladığını savundu. Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacak. Tüketilmeye çalışıldıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan ile Abbas'ın görüşmesinde Gazze'deki durumun yanı sıra Filistin topraklarındaki kutsal mekanların statüsüne ilişkin gelişmelerin ve bölgede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik adımların ele alındığı belirtildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, AK Parti ve hükümete yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Sözcü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Hatimoğulları’nın sözlerini “haksız ve mesnetsiz” olarak nitelendirerek, söz konusu ifadeleri reddettiklerini belirtti. Mecliste 467 kabul oyuyla yeni bir dönemin başladığını ifade eden Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarında AK Parti ve hükümeti hedef almasının dikkat çekici olduğunu savundu. Dem Parti Eş Genel Başkanı Sn Tülay Hatimoğulları’nın partimizi ve hükümetimizi hedef alan ifadelerini reddediyoruz. Mecliste 467 kabul oyuyla yepyeni bir dönem açılmışken, Dem Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarının haksız ve mesnetsiz bir şekilde partimizi ve… — Ömer Çelik (@omerrcelik) August 12, 2026 “TÜRKİYE, İNSANLIK İTTİFAKININ EN GÜÇLÜ SESİ” Türkiye’nin İsrail’in Filistin’i işgaline karşı en güçlü şekilde mücadele ettiğini belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine üyeleri, AK Parti kadroları ve milletin bu tutumunu sürdüreceğini ifade etti. Çelik, “İnsanlık ittifakının en güçlü sesi Türkiye’dir” değerlendirmesinde bulunarak, Hatimoğulları’nın İsrail’in Filistin’e yönelik işgaline karşı Türkiye’nin tutumunu ele alırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sözlerine referans vermesini eleştirdi. Çelik, “Türkiye’de ve dünyada ‘insanlık ittifakı’nın taraftarı olan hiçbir siyasetçi kendi tezini anlatırken soykırımcı Netanyahu’nun sözlerine sahiplenerek referans vermez” ifadelerini kullandı. “EN UTANÇ VERİCİ KAYIT” Hatimoğulları’nın söz konusu açıklamasını düzeltmesi gerektiğini savunan Çelik, Netanyahu’nun sözlerini sahiplenen bir yaklaşımın siyasetçi açısından “en utanç verici kayıt” olacağını öne sürdü. Çelik, açıklamasını Hatimoğulları’na yönelik “Bu açıklamasını düzeltmelidir” çağrısıyla tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.