Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyaz Saray

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Beyaz Saray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Saray haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda Haber

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda

ABD ve İran Arasında Gerilim Yeniden Zirveye Çıktı ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve askeri gerilim, son 24 saatte yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken tarafların sert söylemleri dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamalarında İran'ın yeniden müzakere masasına dönmesini istediklerini belirtse de, Tahran yönetimi iki haftadan uzun süredir Washington'dan resmi bir diplomatik teklif almadıklarını öne sürdü. Bu karşılıklı açıklamalar, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret ediyor. Trump, Beyaz Saray'da yaptığı değerlendirmede İran'a yönelik sert mesajlar vererek, ABD'nin gerektiğinde güçlü karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. Kısa süre sonra ABD ordusu da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerine yönelik saldırı girişimlerine etkili şekilde karşılık verildiğini duyurdu. Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Dikkat Çekiyor Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor. Özellikle Ürdün'deki ABD askeri üssüne yönelik saldırı girişiminin engellendiğinin açıklanması, güvenlik risklerinin halen yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu. Savunma uzmanlarına göre tarafların karşılıklı caydırıcılık mesajları vermesi, yanlış hesaplama riskini de artırıyor. Bu durumun kontrol dışına çıkması halinde yalnızca ABD ve İran'ı değil, bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek yeni bir güvenlik krizinin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın Tavrı Dengeleri Değiştirdi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Suudi Arabistan'ın ABD ile koordineli şekilde Irak'taki İran destekli silahlı gruplara yönelik operasyonlara katıldığını kamuoyuna açık biçimde duyurması oldu. Uzmanlara göre bu açıklama, Riyad'ın bugüne kadar benimsediği temkinli yaklaşımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Aynı zamanda İran'a, enerji altyapısı ve petrol tesislerine yönelik olası saldırılara karşı daha sert bir güvenlik politikası izleneceği mesajı verildiği değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan yönetimi, askeri iş birliğine rağmen diplomatik çözüm çağrısını da sürdürüyor. Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington temaslarında hem Başkan Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile yaptığı görüşmelerde, gerilimin düşürülmesi ve müzakerelerin yeniden başlaması yönündeki beklentilerini dile getirdiği bildirildi. İran'dan Bulgaristan ve Güney Kıbrıs'a Uyarı Tahran yönetimi yalnızca ABD'ye değil, bölgedeki askeri hareketliliğe destek verdiğini düşündüğü ülkelere yönelik mesajlarını da sertleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bulgaristan yönetiminin ABD askeri uçaklarının Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına izin vermesini eleştirerek bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Erakçi, İran'a yönelik olası askeri operasyonlara destek veren ülkelerin doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağını ifade etti. Bulgaristan ise İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılma niyetlerinin bulunmadığını belirterek diplomatik çözümden yana olduklarını açıkladı. Benzer şekilde İran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı temaslarda da adadaki yabancı askeri üslerin İran'a yönelik operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. GKRY yönetimi ise İngiltere ile yapılan görüşmeler sonucunda üslerin başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmayacağı yönünde güvence aldıklarını bildirdi. Washington'da Savaşın Ekonomik ve Siyasi Maliyeti Tartışılıyor ABD'de ise dikkatler yalnızca sahadaki gelişmelere değil, olası uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçlarına da çevrilmiş durumda. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, İran ile yaşanabilecek kapsamlı bir askeri çatışmanın Amerikan kamuoyunda siyasi baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel petrol arzı ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip ettiği belirtiliyor. Savunma çevrelerinde ise son çatışmalarda Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının önemli ölçüde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun süreli bir kriz halinde ABD'nin bölgedeki savunma kapasitesinin yeni lojistik planlamalar gerektirebileceğini ifade ediyor. Diplomatik Çözüm Umutları Zayıflıyor Uluslararası arabuluculuk girişimlerine rağmen taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin kısa vadede başlaması beklenmiyor. Uzmanlara göre Washington ile Tahran arasındaki güven bunalımı, yalnızca mevcut askeri gerilimden değil, yıllardır biriken siyasi anlaşmazlıklardan da kaynaklanıyor. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini güvenilir bir müzakere ortağı olarak görmemesi, diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, iki ülke arasında son yılların en önemli diplomatik kazanımı olarak değerlendirilmişti. Ancak sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar ve karşılıklı yaptırımlar nedeniyle anlaşmanın fiilen işlevini yitirmesi, ilişkilerin yeniden çatışma eksenine kaymasına neden oldu. Küresel Piyasalar Gelişmeleri Yakından İzliyor ABD-İran gerilimi yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol ticareti açısından kritik bölgelerde yaşanabilecek olası bir askeri kriz, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ekonomi uzmanları, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği, tedarik zincirlerinde yeni sorunlara neden olabileceği ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran'dan gelecek yeni açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin seyri ve diplomatik girişimlerin yeniden başlayıp başlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Mevcut tablo ise Ortadoğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu ve belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi Haber

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi

Senato'da Kritik Oylama: Tasarı Bir Oy Farkla Geçemedi ABD Senatosu'nda Demokrat senatörler tarafından hazırlanan ve Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan yasa tasarısı, yapılan kritik oylamada yeterli desteği bulamadı. Tasarı, 49 senatörün desteğini almasına karşın 50 "hayır" oyuyla reddedildi. Kabul edilmesi için gerekli olan 51 oya ulaşılamaması nedeniyle düzenleme Senato'da ilerleyemedi ve askıya alındı. Böylece Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar konusunda sahip olduğu mevcut yetkiler korunmuş oldu. Tasarı Ne Öngörüyordu? Demokratların hazırladığı düzenleme, ABD Anayasası'nda Kongre'ye tanınan savaş ilan etme yetkisini temel alıyordu. Tasarıya göre Kongre açık bir savaş ilanında bulunmadığı sürece Başkan'ın İran'a yönelik askeri operasyonları tek taraflı sürdürmesi engellenmek isteniyordu. Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, Kongre'den resmi onay alınmadan yürütülen askeri faaliyetlerde görev yapan ABD askerlerinin belirli bir süre içerisinde bölgeden çekilmesi gerekecekti. Destekleyen senatörler, bu düzenlemenin yürütme organının savaş yetkilerini dengeleyeceğini savundu. Ancak Senato'daki oylama sonucunda bu girişim başarısız oldu ve mevcut uygulama değişmeden kaldı. Trump'ın Askeri Yetkileri Korundu Oylamanın ardından Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri karar alma yetkilerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu sonuç, Beyaz Saray'ın Orta Doğu politikalarında hareket alanını koruması açısından önemli görülüyor. Uzmanlara göre Senato'dan çıkan sonuç, yönetimin olası güvenlik tehditlerine karşı hızlı karar alma kapasitesini sürdürmesini sağlayacak. Ancak aynı zamanda Kongre ile Beyaz Saray arasındaki savaş yetkileri tartışmasının da devam edeceğine işaret ediyor. ABD'de başkanların askeri operasyon yetkileri uzun yıllardır siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen operasyonlar, geçmiş dönemlerde de benzer anlaşmazlıklara neden olmuştu. Demokratlardan Sert Eleştiriler Tasarıyı destekleyen Demokrat senatörler, İran konusunda atılan askeri adımların Kongre'nin bilgisi ve onayı olmadan yürütülmesinin anayasal dengeyi zedelediğini savundu. Muhalefet, askeri gerilimin yalnızca dış politika açısından değil, ABD ekonomisi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın, İran ile yükselen tansiyonun ekonomik sonuçlarından biri olduğu ifade edildi. Demokratlar ayrıca, ABD'nin yeni ve kapsamlı bir askeri çatışmanın içine sürüklenmemesi için Kongre'nin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Parti İçi Ayrışmalar Dikkat Çekti Senato'daki oylamanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise her iki büyük partide de yaşanan görüş ayrılıkları oldu. Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins, Lisa Murkowski ve Rand Paul, parti yönetiminin aksine hareket ederek Trump'ın askeri yetkilerinin sınırlandırılması yönünde oy kullandı. Bu isimlerin kararı, Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika konusunda farklı yaklaşımların sürdüğünü gösterdi. Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman, partisinin büyük çoğunluğundan ayrılarak tasarıya karşı oy verdi ve Cumhuriyetçilerle aynı safta yer aldı. Fetterman'ın tercihi, Demokrat Parti içerisinde de İran politikasına ilişkin ortak bir görüş bulunmadığını ortaya koydu. Cumhuriyetçi liderlerden Senatör Mitch McConnell ise oylamaya katılmadı. McConnell'ın yokluğu da Washington kulislerinde dikkat çeken gelişmeler arasında değerlendirildi. ABD-İran Geriliminde Yeni Dönem Senato'dan çıkan sonuç, ABD'nin İran politikasında kısa vadede önemli bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor. Başkan Trump yönetimi, Kongre'den yeni bir yetki almaksızın mevcut yasal çerçevede hareket etmeyi sürdürebilecek. Bununla birlikte uzmanlar, İran ile yaşanabilecek yeni gelişmelerin Kongre'de benzer girişimlerin yeniden gündeme gelmesine yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu'da güvenlik dengelerini etkileyebilecek olası askeri operasyonlar, hem iç siyasette hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor. Washington'da yaşanan bu kritik oylama, yalnızca Başkan Trump'ın yetkilerini değil, ABD'de yürütme ve yasama organları arasındaki güç dengesine ilişkin tartışmaları da yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Önümüzdeki dönemde İran ile ilişkilerde yaşanacak gelişmelerin, Kongre'nin benzer düzenlemeleri tekrar değerlendirmesine zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.

Trump’tan Netanyahu ve Zelenski görüşmelerine ilişkin açıklama: “Toplantılar çok iyi geçti” Haber

Trump’tan Netanyahu ve Zelenski görüşmelerine ilişkin açıklama: “Toplantılar çok iyi geçti”

Trump, Netanyahu ve Zelenski görüşmelerini değerlendirdi ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği iki kritik görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı temasların olumlu geçtiğini belirterek, toplantıların verimli olduğunu ifade etti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda hem Netanyahu hem de Zelenski ile gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı görüşmeyi "çok verimli bir toplantı" olarak nitelendiren Trump, görüşmede birçok önemli konunun ele alındığını ancak detaylara ilişkin bilgi paylaşmadığını belirtti. Netanyahu ile Beyaz Saray’da kritik temas Trump ile Netanyahu arasındaki görüşme, Orta Doğu’daki gelişmelerin yoğun şekilde takip edildiği bir dönemde gerçekleşti. İki liderin görüşmesinde İsrail-Filistin meselesi, bölgesel güvenlik başlıkları ve ABD-İsrail ilişkilerinin yanı sıra uluslararası gündemdeki gelişmelerin ele alındığı değerlendiriliyor. Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantının oldukça olumlu geçtiğini vurgularken, görüşmenin içeriğine ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı. Beyaz Saray’dan yapılan paylaşımlarda Trump’ın Netanyahu’yu kapıda karşıladığı, iki liderin tokalaştığı ve görüşme gerçekleştirdiği anlara ait görüntüler yer aldı. Zelenski ile görüşme: “Büyük bir onurdu” ABD Başkanı Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmeye ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Trump açıklamasında, "Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya gelmek benim için büyük bir onurdu. Pek çok konu ele alındı. Toplantı çok iyi geçti." ifadelerini kullandı. Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında Rusya-Ukrayna savaşı, barış süreci, Ukrayna’ya yönelik destekler ve bölgesel güvenlik konularının bulunduğu belirtiliyor. Trump’ın açıklaması, Washington yönetiminin Ukrayna politikası ve savaşın geleceğine ilişkin tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi. Liderler Washington’da bir araya geldi Trump, Washington’a Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın cenaze töreni için gelen Netanyahu ve Zelenski ile Beyaz Saray’da ayrı ayrı görüştü. ABD Senatosu’nda 2003 yılından bu yana görev yapan 71 yaşındaki Lindsey Graham’ın, 11 Temmuz gecesi kısa süreli ve ani gelişen bir sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Cenaze töreni için ABD’nin başkenti Washington’a gelen iki lider, program kapsamında Trump ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin sonuçları yakından takip ediliyor Trump’ın Netanyahu ve Zelenski ile yaptığı temaslar, küresel siyasette önemli gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk geldi. Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ABD’nin müttefikleriyle ilişkileri Washington’daki görüşmelerin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Trump her iki görüşmenin de olumlu geçtiğini açıklarken, liderler arasında hangi somut kararların alındığına ilişkin henüz resmi bir detay paylaşılmadı. Uzmanlar, Beyaz Saray’daki bu temasların önümüzdeki dönemde ABD’nin dış politika adımları açısından önemli mesajlar içerebileceğini değerlendiriyor.

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası Haber

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası

ABD merkezli Axios haber sitesine konuşan iki kaynağa göre, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Trump yönetimine bölgedeki operasyonların hedef kapasitesini büyük ölçüde tükettiğini ve daha fazla bombardımanın stratejik hedeflere ulaşmada sınırlı katkı sağlayacağını bildirdi. CENTCOM’dan “Daha Fazla Saldırı Gerekmez” Değerlendirmesi İddiaya göre Amiral Cooper, ABD Başkanı Trump’a yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonların İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığını belirtti. Kaynaklar, CENTCOM’un değerlendirmesine göre İran’ın deniz trafiğini hedef alma kapasitesinin büyük ölçüde baskılandığını ve operasyonların sürdürülmesinin tam kapsamlı bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini ifade etti. ABD’li askeri yetkililerin, mevcut saldırıların belirlenen hedeflere ulaştığını ve bundan sonraki hava operasyonlarıyla elde edilecek ek kazanımların sınırlı kalacağını değerlendirdiği ileri sürüldü. Trump’ın Saldırıları Durdurma Kararı Haberde yer alan iddialara göre, saldırıları durdurma önerisi yalnızca askeri kanattan değil, Trump’ın sivil danışmanları tarafından da desteklendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşık iki hafta boyunca her gün Pentagon tarafından hazırlanan saldırı planlarını değerlendirdiği ve operasyonların Orta Doğu’daki yerel saatlere göre gece yarısı civarında gerçekleştirildiği belirtildi. Trump’ın cuma günü ABD ordusuna saldırıları durdurma talimatı verdiği ancak bu kararın geçici bir ateşkes mi yoksa daha uzun süreli bir duraklama mı olduğu konusunda net bir açıklama yapılmadığı ifade edildi. Diplomasi İçin Yeni Bir Süreç Başlayabilir Trump, Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde yaptığı konuşmada, İran’ın şu aşamada anlaşmaya hazır olmadığını düşündüğünü söylemişti. ABD saldırılarının durdurulması kararıyla aynı dönemde Umman’dan bir heyetin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda görüşmeler yapmak üzere Tahran’a gitmesi dikkat çekti. Umman, geçmişte olduğu gibi İran ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik temaslarda arabulucu rolü üstlenen ülkelerden biri olarak biliniyor. “Tüm Seçenekler Masada” Mesajı ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılara ara vermesinin diplomatik görüşmelere fırsat tanıma amacı taşıdığını söyledi. Waltz, ABD Başkanı’nın hâlâ “tüm seçenekleri masada tuttuğunu” belirterek, diplomatik sürecin başarısız olması halinde farklı adımların değerlendirilebileceği mesajını verdi. Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Endişe Yaratıyor Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, küresel piyasalarda da yakından takip ediliyor. Körfez bölgesindeki herhangi bir uzun süreli çatışmanın petrol taşımacılığı, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. ABD’nin operasyonları durdurma kararı, askeri gerilimin azaltılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, İran ile Washington arasındaki diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, İran’ın bölgesel politikaları ve ABD’nin yeni stratejisi, Orta Doğu’daki dengelerin şekillenmesinde belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı Haber

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı

ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin İsrailli ve ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, İsrail istihbaratı İran'ın binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü geçen yıl sonbahar aylarında Kazma Dağı bölgesindeki yer altı tünellerine taşıdığı değerlendirmesini Washington yönetimiyle paylaştı. Haberde, söz konusu istihbaratın İran'ın haziran ayında ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda zarar gören nükleer altyapısını yeniden inşa etmeye çalışabileceği yönündeki kaygıları artırdığı belirtildi. İran'ın nükleer kapasitesi yeniden gündemde İsrail kaynaklarına göre, santrifüjlerin Kazma Dağı'ndaki yer altı tesise taşınması, İsrail ile İran arasında 12 gün süren çatışmalar başlamadan önce gerçekleşti. Haziran ayında düzenlenen saldırılarda İran'ın üç önemli nükleer tesisinin ciddi hasar aldığı öne sürülürken, İsrail yönetiminin bu operasyonların İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığı görüşünü koruduğu ifade edildi. Tel Aviv yönetimi, İran'ın nükleer ve füze programlarını yeniden yapılandırmasını engellemek amacıyla yeni adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Trump'ın hedef listesinde Kazma Dağı iddiası WSJ haberinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın nükleer faaliyetlerini yeniden canlandırmasını önlemek için ABD Başkanı Donald Trump'ı yeni askeri operasyonlara ikna etmeye çalıştığı ileri sürüldü. Habere göre Trump, 13 Temmuz'da muhafazakâr yayıncı Hugh Hewitt'e verdiği röportajda Kazma Dağı tesisini "büyük bir saldırı için olası hedef" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray, WSJ'nin sorularına Trump'ın daha önce yaptığı açıklamaları hatırlatarak yanıt verirken, İran Dışişleri Bakanlığı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) konuya ilişkin açıklama yapmadı. Uydu görüntülerinde hareketlilik iddiası Kazma Dağı bölgesinin uzun süredir ABD ve İsrail istihbaratının takibinde olduğu belirtiliyor. Bölgedeki yer altı kompleksinin, daha önce zarar gören bir santrifüj montaj merkezinin alternatifi olarak inşa edildiği değerlendiriliyor. Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan incelemelerde, son 15 ay içerisinde bölgede yoğun kamyon hareketliliği, tünel güçlendirme çalışmaları ve güvenlik önlemlerinde artış görüldüğü öne sürüldü. ISIS Başkanı David Albright, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmış olmasının "mümkün ve makul bir ihtimal" olduğunu ifade etti. "Denetime kapalı olması büyük risk" Uzmanlar, Kazma Dağı'ndaki yer altı tesisinin yaklaşık 90 ila 135 metre derinlikte bulunduğunu ve çok sayıda nükleer ekipmanı barındırabilecek kapasitede olabileceğini değerlendiriyor. Eski ABD Ulusal Güvenlik Konseyi İran Direktörü Nate Swanson, uluslararası denetimden uzak bir tesisin ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirtti. Swanson, "İran'ın niyetlerini bilmiyoruz ancak tesisin denetlenememesi başlı başına bir sorun. UAEA'nın buraya erişim sağlaması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. İsrail: "Yapılması gereken daha çok iş var" Haberde, Kazma Dağı tesisinin bugüne kadar ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınmadığı, ancak İsrailli yetkililerin uzun süredir burada nükleer ekipman saklanabileceği veya yeni zenginleştirme faaliyetleri yürütülebileceği endişesini taşıdığı aktarıldı. İsrailli bir askeri yetkili ise haziran ayındaki hava operasyonlarının İran'ın nükleer programıyla bağlantılı tüm altyapıyı ortadan kaldırmaya yetmediğini savunarak, Kazma Dağı dahil "tamamlanması gereken çalışmalar bulunduğunu" söyledi. Uzmanlardan temkinli değerlendirme Öte yandan uzmanlar, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmasının tek başına bölgede aktif bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Santrifüjlerin, olası saldırılardan korunmak amacıyla daha güvenli bir bölgeye taşınmış olabileceği de ihtimaller arasında gösteriliyor. WSJ'nin haberine göre İran'ın yaklaşık 450 kilogram yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum stoğu bulunuyor. Tahran yönetimi ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını belirterek, nükleer silah geliştirdiği yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor.

Trump'tan İran'a yeni tehdit: "Kazma Dağı çok yakında güçlü biçimde vurulacak" Haber

Trump'tan İran'a yeni tehdit: "Kazma Dağı çok yakında güçlü biçimde vurulacak"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin sert açıklamalarda bulunarak, Kazma Dağı bölgesinin yakın zamanda hedef alınacağını söyledi. Trump, İran'ın söz konusu bölgeye santrifüj taşıdığına dair herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını belirtirken, bölgeye yönelik olası bir saldırının gündemde olduğunu ifade etti. Beyaz Saray'da Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda Washington yönetiminin tutumunun değişmediğini vurguladı. "İran nükleer silah sahibi olamayacak" İran'ın nükleer silah geliştirmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini belirten Trump, Tahran yönetiminin nükleer çalışmalarını yeniden başlatması halinde ABD'nin karşılık vereceğini söyledi. Trump, "İran nükleer faaliyetlerini yeniden başlatmaya çalışırsa nükleer tesislerini tekrar vururuz. Eğer saldırmasaydık bugün nükleer silaha sahip olurlardı." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik baskının devam edeceğini belirterek, Washington'un bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti. "Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor" Trump, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskının devam ettiğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değindi. İran limanlarıyla ilgili iddialarda bulunan Trump, "Hiçbir gemi İran limanlarına giremiyor ve oradan çıkamıyor." dedi. İran'ın çatışmalar nedeniyle büyük zarar gördüğünü öne süren Trump, ülkenin eski durumuna dönmesinin uzun yıllar alacağını iddia etti. Kızıldeniz ve Husilere uyarı Trump, Yemen'deki Husilere yönelik de mesaj verdi. Kızıldeniz'deki deniz ulaşımının engellenmesine izin vermeyeceklerini belirten ABD Başkanı, bölgedeki ticari gemi geçişlerinin tehdit edilmesi halinde Washington'un harekete geçeceğini söyledi. Trump, "Kızıldeniz'i kapatırlarsa gerekeni yaparız." diyerek ABD'nin uluslararası deniz yollarının güvenliği konusunda kararlı olduğunu ifade etti. Lübnan'a destek mesajı Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, ABD'nin Lübnan'a desteğinin devam edeceğini söyledi. Hizbullah konusunda da açıklama yapan Trump, "Cumhurbaşkanı isterse Hizbullah ile de konuşurum. Ben herkesle konuşurum." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca İsrail ile Lübnan arasındaki gerilimin azaltılması için yürütülen diplomatik girişimlere destek verdiklerini belirtti. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: Hedef kalıcı barış Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise ABD arabuluculuğunda yürütülen sürecin iki ülke arasındaki düşmanlık halini sona erdirmeyi amaçladığını söyledi. Avn, bölgesel istikrar ve barışın sağlanması için Washington yönetimiyle iş birliğinin sürdürüleceğini ifade etti. Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları, Orta Doğu'da artan gerilim ortamında yeni bir askeri operasyon ihtimaline ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Trump, Kaliforniya'da olağanüstü hal ilan etti. Haber

Trump, Kaliforniya'da olağanüstü hal ilan etti.

Bu karar, olası bir felaket patlamasına karşı önlem olarak yaklaşık 50.000 sakinin tahliyesi sırasında Federal Acil Durum Yönetim Ajansı'ndan (FEMA) destek alınmasına yardımcı oldu. Beyaz Saray'ın onayı, Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un 22 Mayıs'ta eyalet çapında olağanüstü hal ilan etmesinin ve federal hükümetten resmen yardım talep etmesinin ardından geldi. Olay, bir sanayi tesisindeki hasar görmüş bir metil metakrilat depolama tankından kaynaklandı ve çevredeki yoğun nüfuslu bölgede kamu güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturdu. Vali Newsom, talebin federal hükümet tarafından hızlı bir şekilde onaylanmasından dolayı minnettarlığını dile getirdi; bu onay, sahadaki mevcut kaynakların güçlendirilmesine yardımcı oldu. Genellikle yaygın hasar meydana geldikten sonra ilan edilen büyük bir afet durumunun aksine, bu olağanüstü hal ilanı, kriz devam ederken acil mali ve lojistik destek sağlamayı amaçlamaktadır. Son gelişmelerde, Orange County İtfaiye Teşkilatı (OCFA), kurtarma ekiplerinin günler süren acil durum operasyonlarının ardından büyük bir patlama riskini başarıyla azaltarak önemli bir atılım gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu sonucu elde etmek için, itfaiyeciler, tehlikeli madde uzmanları, çevre bilimciler ve kolluk kuvvetleri de dahil olmak üzere 785'ten fazla eyalet ve yerel acil durum personeli, gece gündüz çalışmak üzere seferber edildi. Doğrudan patlama riski geçici olarak kontrol altına alınmış olsa da, yetkililer yaklaşık 50.000 sakini kapsayan tahliye emrinin yürürlükte kaldığını vurguladı. Acil durum personeli şu anda çevresel ve halk sağlığı risklerini yakından izliyor ve hasar gören kimyasal altyapıyı tamamen stabilize etmek için çalışıyor. Yerel yetkililer, bölge sakinlerini güvenlik yönergelerine kesinlikle uymaya, olay yerine geri dönmekten veya olay yerini gözlemlemek için ziyaret etmekten kaçınmaya çağırmaya devam ediyor. Yetkililer şu açıklamayı yaptı: "Tahliye emri, halkın güvenliği için verilmiştir. Tahliye etmeniz istenirse lütfen tereddüt etmeyin."

Trump: İran ile anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi, Hürmüz açılacak Haber

Trump: İran ile anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi, Hürmüz açılacak

Donald Trump sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bugün Beyaz Saray’da çok sayıda ülkenin lideri ile görüştüğünü ifade den Trump şunları söyledi: “Beyaz Saray’daki Oval Ofis’teyim; az önce Suudi Arabistan’dan Veliaht Prens Muhammed bin Selman El Suud, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Muhammed bin Zayed El Nahyan, Katar Emiri Tamim bin Hamad bin Al Sani, Katar Başbakanı Muhammed Bin Abdulrahman bin Jassim bin Caber Al Sani ve Bakan Ali al-Thawadi, Pakistan’dan Mareşal Asim Münir, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife ile İran İslam Cumhuriyeti ve barışa ilişkin bir Mutabakat Zaptı ile ilgili her konuda çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. “Hürmüz Boğazı açılacaktır” Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti ve listede adı geçen diğer çeşitli ülkeler arasında nihai hale getirilmek üzere bir anlaşma üzerinde büyük ölçüde uzlaşmaya varıldı. Ayrıca, İsrail Başbakanı Bibi Netanyahu ile de bir görüşme yaptım ve bu görüşme de aynı şekilde çok iyi geçti. Anlaşmanın son aşamaları ve detayları şu an görüşülmekte olup kısa süre içinde duyurulacaktır. Anlaşmanın diğer birçok maddesine ek olarak, Hürmüz Boğazı açılacaktır. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü Haber

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü

ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri güvenlik görevlilerini alarma geçirdi. ABD Gizli Servisi, Beyaz Saray yakınlarında çok sayıda silah sesi duyulmasıyla ilgili detayları kamuoyu ile paylaştı. Gizli Servis açıklamasında, şüpheli şahsın 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesine gelerek çantasından çıkardığı silahla ateş etmeye başladığı ve bunun üzerine Gizli Servis görevlilerinin şüpheliyi hedef aldığı bildirildi. Ağır yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırılan şüphelinin hastanede hayatını kaybettiği kaydedilirken, o esnada çevrede bulunan bir kişinin de hafif yaralandığı ancak durumunun iyi olduğu açıklandı. Açıklamada herhangi bir güvenlik görevlisinin yara almadığı belirtildi. Canlı yayına yansımıştı ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri Beyaz Saray'ın içinde canlı yayın yapan bazı muhabirlerin yayınlarına da yansımış, seslerin Beyaz Saray'a yakın bir bölgede bulunan 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesinden geldiği bildirilmişti. Bahçedeki basın mensuplarını brifing salonuna toplayan Gizli Servis, Beyaz Saray çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştı. Öte yandan FBI Direktörü Kash Patel olayla ilgili bir paylaşımda bulunarak "olay yerinde olduğunu" ve "Gizli Servis ile birlikte çalıştıklarını" ifade etmişti. Söz konusu silah seslerinin duyulduğu esnada ABD Başkanı Donald Trump'ın da Beyaz Saray'da olduğu bildirilmişti. Beyaz Saray yakınlarında silah sesleri: Ateş açan şüpheli öldürüldü https://t.co/2YNKOlbFUw pic.twitter.com/EeCL7raxjI — Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 24, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.