SON DAKİKA
Hava Durumu

#Belediyeler

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Belediyeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediyeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, kıyı ve sahil şeritlerinde bakım, temizlik, güvenlik ve işletme faaliyetlerini yürütme yetkisi verildi. Haber

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, kıyı ve sahil şeritlerinde bakım, temizlik, güvenlik ve işletme faaliyetlerini yürütme yetkisi verildi.

9 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği, Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve onaylı imar planlarına uygun kıyı alanlarını kapsıyor. Yeni düzenlemeyle belediyeler ve mahalli idare birliklerinin yanı sıra Bakanlığın ilgili birimleri de uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde bakım, onarım, temizlik ve güvenlik gibi işletme faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. Bakanlığın merkez teşkilatı, döner sermaye işletmesi müdürlüğü ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları ile iştirakleri, söz konusu alanları düzenlenecek protokoller kapsamında kiralayabilecek. İŞGALLERE KARŞI DAHA ETKİN DENETİM Düzenlemenin temel amaçlarından biri, kıyıların Anayasa’da öngörüldüğü şekilde halkın ortak kullanımına ve kamu yararına açık tutulmasını sağlamak. Belediyelerle protokol yapılamayan alanlarda ortaya çıkabilecek işgallerin ve bu işgallerin yol açabileceği tahribatın da önüne geçilmesi hedefleniyor. Bakanlık gözetiminde yürütülecek uygulamalarla plajların amacı dışında kullanılmasının azaltılması planlanıyor. Bu kapsamda duş, gölgelik, soyunma kabini ve seyyar tuvalet gibi vatandaşların ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yanı sıra, yapılması zorunlu ticari ünitelerin de düzenlenmesi öngörülüyor. Yeni uygulamayla kıyıların doğal yapısının korunması, amaç dışı kullanımın önlenmesi ve koruma-kullanma dengesi gözetilerek vatandaşların plajlardan daha düzenli ve güvenli şekilde yararlanması amaçlanıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" hazırlanacak Haber

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" hazırlanacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Getirilen yeni düzenleme ile Türkiye'nin net sıfır emisyon gayesi kapsamında, her ilde iklim değişikliğine uyum ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesine yönelik Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlanması zorunluluk haline geldi. YİDEP çalışmaları; illerin iklim riskleri, sera gazı envanterleri, emisyon azaltma hedefleri, uyum stratejileri, hayata geçirilecek eylemler, sorumlu kurumlar ile bütçe ve finansman kaynaklarını kapsayacak. Söz konusu planlar, valinin koordinasyonunda; büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyesi ve il özel idaresi tarafından, ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanacak. Yönetmelik kapsamında ayrıca her ilde bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Vali başkanlığında toplanacak olan bu kurulda; kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek kuruluşları, ticaret ve sanayi odalarının yanı sıra ihtiyaç halinde sivil toplum kuruluşları da yer alacak. Kurul, hazırlanan eylem planlarını onaylama, uygulamaları yıllık olarak izleme ve değerlendirme yetkisine sahip olacak. Eylem planlarının uygulama süreçleri elektronik sistemler üzerinden takip edilecek. Belediyeler; iklim risk verilerini, il sera gazı envanterini ve eylemlerin mevcut durumunu her yıl E-YİDEP sistemine işleyecek. Hazırlanan planlar ise kamuoyunun bilgiye erişebileceği İklim Portalı üzerinden paylaşılacak. KURULLAR 31 ARALIK 2026'YA KADAR OLUŞTURULACAK Yönetmelik gereğince, tüm illerdeki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının en geç 31 Aralık 2026 tarihine kadar kurulması gerekiyor. İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının ise 2028-2032 yıllarını kapsayacak şekilde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlanarak karara bağlanması planlanıyor. İlgili yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Bursa Nilüfer'in kadın politikaları Güneydoğu Anadolu'ya örnek oluyor Haber

Bursa Nilüfer'in kadın politikaları Güneydoğu Anadolu'ya örnek oluyor

Yerel yönetimlerin desteklediği kadın kooperatifleri, kadın emeğine dayalı üretim modelleri ve kent bostanı uygulamalarını incelemek amacıyla Bursa’ya gelen Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) heyeti, Nilüfer Belediyesi’nin bu alandaki çalışmalarını yerinde gözlemledi. GABB Kadın Politikaları Müdürlüğü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile merkez ilçe belediyeleri olan Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir belediyelerinin kadın politikaları müdürlüklerinden temsilcilerin yer aldığı heyet, program kapsamında ilk olarak Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ı ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede, Nilüfer Belediyesi’nin kadın ekonomisini güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalar, kooperatif destek mekanizmaları ve yerel üretim modelleri hakkında bilgi paylaşımları yapıldı. Ziyaretin sonunda heyet üyeleri, Diyarbakır yöresine ait geleneksel el sanatlarıyla hazırlanmış hediyeleri Bukle Erman’a takdim etti. Program kapsamında Nilüfer’deki uygulamaları yerinde görmek isteyen heyet daha sonra Hasanağa Gıda Merkezi ile Ürünlü Kent Bostanları’nı ziyaret etti. Heyet üyeleri, kadın emeğine dayalı üretim süreçleri, kooperatif destek mekanizmaları ve kent bostanı uygulamaları hakkında yetkililerden yerinde bilgi aldı. Gerçekleştirilen kıyaslama programında, yerel yönetimlerin kadın ekonomisini destekleyen uygulamaları, kooperatif modelleri ve üretim süreçleri üzerine karşılıklı deneyim paylaşımı yapıldı.

İMO Bursa: Deprem bir beka sorunudur, afetleri önlemek mümkün Haber

İMO Bursa: Deprem bir beka sorunudur, afetleri önlemek mümkün

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıldönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’de deprem riskinin yönetilmediğini ve afetleri önlemenin yollarının bilim ve mühendislikten geçtiğini vurguladı. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümünde yaptığı açıklamada, depremin bir doğa olayı olduğunu ancak hasarın çoğunun hatalı ve denetimsiz yapı üretiminden kaynaklandığını belirtti. Erdem, “Depremi afete çeviren, inşaat mühendisliği bilimi yok sayılarak yapılan hatalı uygulamalardır. Afetleri engellemek mümkün olmasa da etkilerini azaltabiliriz” dedi. Başkan Erdem, Türkiye’de halen yapı stokunun büyük bölümünün yüksek deprem riski altında olduğunu, özellikle 2000 öncesi inşa edilmiş binalar ve kaçak eklerle çoğalan yapıların risk oluşturduğunu söyledi. TBMM ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı raporlarına atıfta bulunan Erdem, ülke genelinde milyonlarca konutun dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ve net bir yapı envanteri olmadan etkili dönüşümün mümkün olmadığını vurguladı. Başkan Erdem, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yenilenmesi olmadığını, zemin, altyapı, toplanma alanları ve ulaşım gibi pek çok unsurun bütüncül şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. “Toplanma alanları, afet sonrasında değil, öncesinde planlanmalıdır. Bu alanlar temel ihtiyaçları karşılayacak altyapıya sahip olmalıdır” dedi. Erdem, inşaat mühendisliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, Türkiye’de afetlerin kader olmadığını söyledi: “Deprem öldürmez, mühendislik hizmeti almamış bina öldürür. Afetleri beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu, mühendislik biliminin önünü açmak ve hukuki düzenlemeleri hayata geçirmektir.” İMO Bursa Şubesi’nin hazırladığı kapsamlı rapor, Bursa Valiliği, belediyeler ve ilgili kurumlara iletildi. Raporda, riskli yapıların envanteri, afet yönetimi, toplama ve barınma alanlarının planlanması, kentsel dönüşümün risk temelli uygulanması ve yapı denetim sisteminin güçlendirilmesi gibi öncelikli adımlar sıralandı. Erdem, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir. Bilim ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bursa Uludağ Üniversite’li Akademisyenin 3D Beton yazıcı projesi ile bir haftada 300 metrekarelik ev yapılabilecek. Haber

Bursa Uludağ Üniversite’li Akademisyenin 3D Beton yazıcı projesi ile bir haftada 300 metrekarelik ev yapılabilecek.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ve Jet Robotik Mühendislik tarafından geliştirilen 3D beton yazıcılar ve betonun çok daha kısa süre içerisinde donmasını sağlayan tamamen yerli karışımlar sayesinde 300 metrekarelik bir ev bir hafta gibi kısa bir sürede inşa edilebilecek. Jet Robotik Otomasyon Direktörü Arda Bayur’un geliştirdiği sistemde, bilgisayarda hazırlanan üç boyutlu proje tüm detaylarıyla onaylandıktan sonra makineye yükleniyor. BUÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Ar-Ge ekibi tarafından hazırlanan özel solüsyon ile karıştırılan beton, tıpkı mürekkep ile yazılır gibi katman katman dökülüyor. Nozul milimetrik hassasiyetle ilerliyor ve tüm süreci bilgisayar yönetiyor. HATA PAYI NEREDEYSE SIFIRA İNİYOR! 150 metrekare tek katlı bir yapının iç ve dış duvarları sadece 2-3 günde tamamlanabiliyor. Bu sürede şantiyede tek bir usta bile bulunmuyor; sistemi 2-3 kişilik teknik ekip kontrol ediyor. Bu da hem maliyeti düşürüyor hem de hata payını neredeyse sıfıra indiriyor. 3D beton yazıcı sayesinde sıva işçiliği ortadan kalkıyor, duvar yüzeyi makineden çıktığı gibi düzgün oluyor. Elektrik ve su tesisatı da duvar içine kolayca entegre edilebiliyor. Çift cidarlı yapı sistemi sayesinde araya izolasyon malzemesi, elektrik ve su tesisatı kolayca yerleştirilebiliyor. 3D beton yazıcı teknolojisi yalnızca ev üretmiyor. Aynı yazıcıyla bank, merdiven, masa, süs havuzu, saksı gibi şehir mobilyaları için mimari tasarımlar da üretilebiliyor. Jet Robotik ekibinin 10, 20, hatta 30 katlı binalar için farklı bir metot ile döküm yapılabiliyor. Ar-Ge çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu süreçte devlet üniversiteleriyle ortak projeler yürütüldüğünü belirten şirket Direktörü Arda Bayur şunları söyledi: “Uzun yıllardır 3 boyutlu beton yazıcılar üzerinde çalışıyoruz. Son 2 yıldır çift komponentli sistemlerle bunu farklı bir boyuta taşıdık. Harcın içerisine yüksek basınç ve düşük debi ile enjekte ettiğimiz katalizör sayesinde harcı çok hızlı bir şekilde ayakta durabilir bir hale getirebiliyoruz. Kendi geliştirdiğimiz yazılım sayesinde yaklaşık bir günlük eğitimle bir operatör bu makineyi rahatlıkla kullanabilir. Çok hızlı bir şekilde bina üretebiliyoruz. Bu bize maliyet açısından da büyük fayda sağlıyor. Dünya genelindeki hem konvansiyonel hem de 3D yazıcılarla üretilen binalardaki ton başına harç maliyeti 150 ile 300 dolar bandında değişmektedir. Biz bunu Uludağ Üniversitesindeki hocalarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarla 70-80 dolar bandına indirebildik. Ton başına maliyetimiz 70-80 dolar olmakla beraber bina ölçeğine göre değişmektedir. Devlet üniversiteleri ve hocalarımızla yaptığımız ortak çalışmalar neticesinde harcın ve makinenin gereksinim duyduğu teknik özellikleri ve harcın özelliklerini geliştirmekteyiz” FARKLI PROJELERDE DE KULLANILABİLECEK Projenin en büyük Ar-Ge ortağı olan BUÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani ise şu bilgileri verdi: “Asıl amacımız deprem sonrası barınma ihtiyacını hızlı bir şekilde çözmek. 150 metrekarelik tek katlı bir yapının iç ve dış duvarları sadece 2-3 günde tamamlanabiliyor. Ayrıca bu teknoloji sayesinde askeri binalar, deniz ekosistemini geliştirmek için resifler, kent mobilyaları tasarımı ve üretimi gibi pek çok farklı başarılı projeler yapabiliyoruz. Aslında bu proje geleneksel beton üretimine bir alternatif değil; daha hızlı, daha ekonomik, daha ekolojik faydalar sunduğu için stratejik bir ortak diyebiliriz” 3D yazıcılı beton teknolojisinin 2000’li yıllarda ortaya çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Ali Mardani, teknolojinin her geçen gün çok hızlı bir şekilde geliştiğini vurguladı. “Örneğin günümüzde Çin’de 5 katlı binalar yapılabilmektedir. Avrupa ve Amerika’da köprüler ve çeşitli barınaklarla altyapı ihtiyaçları giderilebiliyor. Türkiye’de ise deprem sonrası birkaç kentte pilot uygulamalar başarılı bir şekilde başladı. Belediyeler tarafından yaygın bir şekilde beton kent mobilyaları yapılmaktadır. Bizim de belediyelerle ortak çalışmalarımız devam ediyor. İstediğimiz nesneleri yazdırabiliyoruz” dedi. Prof. Dr. Ali Mardani ayrıca çimento ve çevresel etkilerle ilgili yürüttükleri teknik çalışmaları şöyle aktardı: “Bu teknoloji ilk ortaya çıktığında çimento tüketimi çok fazla olduğu için sera gazı salınımı açısından olumsuzluklar ortaya çıkarıyordu. Çünkü 1 ton çimento üretiminde yaklaşık 1.2 ton hammadde yakılıyor, 900 kg sera gazı salınımı gerçekleşiyor. Dolayısıyla benim yürüttüğüm bir proje kapsamında ekipteki kimya hocamızın laboratuvarında bir katkı geliştirdik ve patentini aldık. Bu katkı sayesinde çimento üretimindeki sera gazı salınımını yüzde 42 oranında azalttık. Ayrıca insan sağlığına zararlı olan krom 6’yı krom 3’e indirdik, klor bağlama potansiyeli kazandırdık” “Bu üçlü fonksiyonu üretim sistemimize entegre ettiğimizde daha ekonomik, daha ekolojik ve yenilikçi bir ürün ortaya koyduk. Diğer 3 boyutlu uygulamalarla kıyaslandığında ton başına 150-200 dolar olan maliyeti biz geliştirdiğimiz ekolojik sistemle 70-80 dolara kadar düşürebiliyoruz. Bunun sebebi ürettiğimiz çimentoların daha ince taneli olması ve diğer bağlayıcı sistemleri ile mineral katkıları daha yüksek oranda sisteme dahil edebilmemizdir. Ürünümüz tamamen yerlidir. 2022 yılından itibaren farklı hocalarla çalışmalara başladık. İlk başta tek komponentli sistemle başladık, daha özgün nesneler yazdırabilmek için Ar-Ge çalışmalarımız ile çift komponentli sisteme geçtik. Şu an betonun katılaşma süresini de kendimiz kontrol edebiliyoruz. Dolayısıyla artık inşaatın teslim süresini de biz belirleyebiliyoruz.” Ayrıca Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu konu üzerinde yoğun şekilde çalıştığını belirten Mardani, “Öngörümüz 2026 yılında gerekli mevzuatlar çözülerek artık Türkiye’de çok katlı binaların bu sistemle yazdırılmasının mümkün olacağı yönündedir” şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ta Sel felaketi ... Haber

Kıbrıs’ta Sel felaketi ...

Kıbrıs'ta uzun süredir devam eden sağanak yağış, ciddi bir felakete neden oldu. Aşırı yağmurlar nedeniyle sokaklar su altında kalırken, birçok konut ve iş yeri de sulara gömüldü. Halk zor anlar yaşarken, ekipler bölgede kesintisiz müdahale ve tahliye çalışmaları gerçekleştirdi. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, etkisini artırması beklenen yağışlar sebebiyle kritik uyarılarda bulundu. Arıklı, önümüzdeki akşama kadar bazı bölgelerde yağışın daha da yoğunlaşmasının beklendiğini belirterek, "Toprağın suya doyduğu için büyük sel ve su baskını riski bulunuyor" dedi. Bakanlık tarafından elde edilen meteorolojik verilerin Bakanlar Kuruluna sunulacağını açıklayan Arıklı, yarın saat 18.00'e kadar yağışlı havanın etkili olmaya devam edeceğini ifade etti. Gerekirse alarm durumuna geçilebileceğini belirten Arıklı, Bakanlar Kurulu'nun bu doğrultuda bir karar alacağını belirtti. Mevcut şartlar nedeniyle bugünkü Meclis toplantısının gerçekleştirilmeyeceğini, yerine Bakanlar Kurulu'nun bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunacağını belirten Arıklı, tüm ilgili kurumların alarmda olduğunu vurguladı: “Sivil Savunma, İtfaiye, belediyeler ve emniyet güçlerimiz hazırlıklı durumda. Vatandaşları paniğe sevk edecek bir durum söz konusu değil; ancak dikkatli olmamız şart.” Arıklı, eğitimde yaşanabilecek olası bir aksaklığın ise Milli Eğitim Bakanı tarafından alınacak karara bağlı olduğunu belirtti. kaynak : 724guncelhaber.com

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.