SON DAKİKA
Hava Durumu

#Batı Şeria

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Batı Şeria haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Şeria haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarında bir kişi öldü, 121 kişi yaralandı Haber

İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarında bir kişi öldü, 121 kişi yaralandı

Şimdi, bu, İsrail'e yönelik büyük bir İran füze saldırısı dalgasından sonra oldu. İsrail ordusu, bu füzelerin ve insansız hava araçlarının çoğunun ele geçirildiğini veya düşürüldüğünü, ancak bazılarının Kudüs'ün batısındaki bir şehir olan Tel Aviv ve Beit Shemesh'te geçmeyi başardığını söyledi. Shrapnel, kuzeydeki Qalqilya şehri yakınlarındaki işgal altındaki Batı Şeria'da da düştü. Bunun bir roketin kalıntısı mı yoksa bir önleyici füzenin kalıntısı mı olduğundan emin değiliz ve yasadışı bir İsrail yerleşiminden uzaklaştı ve bir Filistin bölgesine daha yakın bir yere düştü. İsrail savunma sistemlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan yasadışı yerleşimciler olsalar bile İsraillileri korumak için inşa edildiğini ve Filistinlilere hiçbir koruma sağlamadığını biliyoruz. Yani İsrail savunma sistemleri füzeyi İsrail yerleşiminden uzaklaştırıp Filistin topraklarına itmiş olabilir. Cumartesi sabahı erken saatlerde, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Beit Sahour kasabasında bir Filistinli yaralandı. Bu İsrail, ABD ve İran arasında bir savaş. Ancak savunmasız bırakılan ve askeri işgal altında yaşayan Filistinliler var. Gün boyunca İsrail güçleri El-Halil yakınlarında bir Filistinliyi öldürdü ve İsrailli yerleşimcilerin roketler İsrail'e düştüğünde bile saldırılara devam ettiğini görüyoruz.

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı. Haber

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı.

MSB açıklamasında, “Gazze’de, Barış Kurulu’nun faaliyete geçmiş olmasına rağmen İsrail’in ateşkes ihlalleri sürmekte, insani kriz devam etmektedir. Gazze’nin yeniden inşası ile insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz,” denildi. Bakanlık ayrıca, “İsrail’in ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hilafına Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri genişletme çabaları, barış ve istikrarın tesisine zarar vermektedir,” ifadelerini kullandı. Açıklamada tüm aktörlere de çağrı yapılarak, “Tüm aktörleri, yapıcı bir dil kullanmaya ve sağduyulu hareket ederek iki devletli çözüm hedefine bağlı kalmaya davet ediyoruz,”sözleri aktarıldı. MSB: “Türkiye’nin İran topraklarına girmeyi planladığı” iddiaları gerçeği yansıtmıyor MSB tarafından, İran’daki gelişmeler ve hudutta alınan tedbirlerle ilgili açıklama yapıldı. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin bölgede tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi ve kalıcı istikrarın sağlanması yönündeki çabalarının devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “Öte yandan, doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır.” ifadesine yer verildi. Bakanlık ayrıca bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan “ABD’nin İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. MSB: S-400’lerin Somali’ye gönderimi yönünde bir planlama yok MSB, S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’ye gönderileceği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Somali ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilatlanması ve terörle mücadelesine destek sağlamak, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvenliğini ve Türkiye’nin millî çıkarlarını korumak amacıyla yürütülen faaliyetlerin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Açıklamada, “Daha önce açıkladığımız üzere, S-400 hava savunma sistemleri Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçları doğrultusunda alınmış olup göreve hazır durumdadır. S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’de kullanılması yönünde herhangi bir planlama bulunmamaktadır,” ifadelerine yer verildi. Bakanlık ayrıca, S-400’lerle ilgili basın ve sosyal medyada dönem dönem spekülasyonlar yapıldığını hatırlatarak, “Bu konuda açıklamalarımız dışındaki iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir,” uyarısı yaptı. MSB: Düşen F-16 uçağımızın enkazına ulaşıldı, kazanın nedeni araştırılıyor MSB açıklamasında, hava sahasının kontrol ve güvenliğinin radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan katmanlı ve entegre bir mimariyle 7/24 sağlandığı belirtildi. Radarlarla tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarla alarm reaksiyon görevleri icra edildiği kaydedildi. Açıklamada, “25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine, alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir” denildi. Başlatılan arama-kurtarma çalışmaları sonucunda, uçağın kaza kırım ekibi tarafından enkazına ulaşıldığı ve kahraman pilotun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda kullandığının tespit edildiği ifade edildi. Meydana gelen kazada pilotun şehit olduğu vurgulandı. Bakanlık ayrıca, “Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konudaki yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir” uyarısı yaptı. Son olarak, şehit pilot için, “Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz” ifadelerine yer verildi. MSB: Bu yıl da MSÜ kadın aday sayısı erkek aday sayısından fazla MSB, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde sürdüğünü duyurdu. Bakanlık açıklamasına göre,MSÜ’ye askeri öğrenci temini kapsamında düzenlenecek aday belirleme sınavına 340 bin 513’ü kadın olmak üzere toplam 645 bin 402 aday başvurdu. Sınav 1 Mart’ta gerçekleştirilecek. Açıklamada, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadın aday sayısının erkek aday sayısından fazla olmasının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, adaylara ve ailelerine teşekkür edildi, sınava katılacak öğrencilere başarı dileğinde bulunuldu. Öte yandan, 25 Şubat’ta başlayan “2026 Yılı Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvurularının 9 Mart’a kadar devam edeceği kaydedildi. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personel temin faaliyetlerini planlı şekilde sürdürdüğünü ve ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı. MSB: “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin kalifikasyon süreci tamamlandı MSB,TSK’nın güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bu kapsamda,MKE tarafından geçtiğimiz hafta muhtelif adet ve çapta silah ile mühimmatın teslimatının tamamlandığı bildirildi. MKE’nin ayrıca 23-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da düzenlenen Enforce Tac 2026 savunma ve güvenlik fuarına katılım sağladığı kaydedildi. Öte yandan, Bakanlığa bağlı ASFAT ile Sonitus iş birliğinde yerli ve millî imkânlarla geliştirilen “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin, Açık Deniz Karakol Gemisi’nde icra edilen helikopter harekatı sırasında başarıyla test edildiği ve sistemin kalifikasyon sürecinin tamamlandığı bildirildi. Açıklamada ayrıca, OYAK’ın 1 Mart 1961 tarihli kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebrik mesajına da yer verilerek, kurumun ülke ekonomisine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkan ve kabiliyetlerine sunduğu katkıların artarak devam etmesi temennisi iletildi. MSB: 5 terörist teslim oldu, 108 kişi sınırda yakalandı MSB, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin(TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin haftalık bilgilendirme yaptı Açıklamada, TSK’nın terörle mücadelesine ve ülke savunmasına kararlılıkla devam ettiği belirtilerek, son bir haftada 5 PKK’lı teröristin teslim olduğu bildirildi. Kalıcı güvenliğin sağlanması amacıyla sınır içi ve sınır ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınaklara yönelik tespit ve imha çalışmalarının sürdürüldüğü kaydedildi. Öte yandan, Bahar Kalkanı Harekatı’nın 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla şehitler anılırken, gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygı ve şükran mesajı iletildi. Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada sınırdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 108 kişinin yakalandığı, 551 kişinin ise hududu geçemeden engellendiği bildirildi. Yıl başından bu yana yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısının bin 74’e, hududu geçemeden engellenenlerin sayısının ise 10 bin 265’e ulaştığı açıklandı.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama Haber

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistin Devleti ile birlikte Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan ve Suriye Dışişleri Bakanlıkları ile İİT, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi genel sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçisinin, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap devletlerine ait topraklar üzerinde kontrol sağlamasının kabul edilebilir olabileceğine yönelik ifadeleri güçlü şekilde kınandı ve derin endişe dile getirildi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu belirtilen metinde, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiği kaydedildi. Bakanlıklar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakına ya da Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin reddedildiği belirtilirken, yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devletinin kurulmasına yönelik desteğin sürdüğü bildirildi.

Türkiye ile Yunanistan'ın ticaret hedefi 10 milyar dolar Haber

Türkiye ile Yunanistan'ın ticaret hedefi 10 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında, ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma hedefini yineledi. Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere bölgesel meselelerin uluslararası hukuk temelinde çözülebileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile gerçekleştirilen Türkiye- Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetler Arası Görüşme Oturumu ve anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Miçotakis ile yaptığı görüşmede Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin konuları açık ve samimi bir şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz değildir. Dostum Kiryakos ile bu konuda hemfikir olduğumuzu gördüm” dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Anlaşmaların İmza Töreni ve Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya… pic.twitter.com/wulUQKEhbR — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 11, 2026 AZINLIKLAR VE BATI TRAKYA MESAJI İkili ilişkilerde beşeri unsurların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılması yönündeki beklentilerini Yunanistan Başbakanı’na ilettiğini aktardı. Görüşmede bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Gazze’deki ateşkes süreci ve barış planı hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. İsrail’in Batı Şeria’da kontrolünü genişletmeye ve Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik kararlarını reddettiklerini belirten Erdoğan, bu adımların bölgesel barışa zarar verdiğini dile getirdi. Suriye’de istikrarın sağlanmasının önemine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte üstlendiği yapıcı rolün yalnızca Suriye için değil, Yunanistan ve Avrupa’nın güvenliği açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Netanyahu: Suriye ile barışçıl bir sınıra sahip olmak istiyoruz Haber

Netanyahu: Suriye ile barışçıl bir sınıra sahip olmak istiyoruz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Suriye ile barışçıl bir sınırın İsrail'in çıkarına olduğunu" belirterek, "Dürzi dostlarımızın da güvenliğini sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Netanyahu, ABD'nin Florida eyaletinde Başkan Donald Trump ile görüşmesinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İsrail'in Beyaz Saray'da görev alan Başkanlar arasında "Trump kadar iyi bir dostu olmadığını" belirten Netanyahu, Trump ile çeşitli konularda farklı görüşlere sahip olsalar da bu görüşmenin "çok verimli" geçtiğini söyledi. Netanyahu, "İsrail Ödülü"nü daha önce vatandaş olmayan birine hiç vermediklerini hatırlatarak, bu yıl geleneği bozarak ödülü katkılarından dolayı Trump'a takdim edeceklerini belirtti. “Suriye ile barışçıl bir sınıra sahip olma” hedefi "Bizim için önemli olan, Suriye ile barışçıl bir sınıra sahip olmaktır" diyen Netanyahu, bu sınırın "hemen yanındaki" (Suriye tarafındaki) bölgeyi güvenli kılmak istediklerini ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu: "(Bölgedeki) Dürzi dostlarımızın güvenliğini sağlamayı arzu ediyoruz. Sadece Dürzilerin değil, diğer azınlıkların, özellikle Hristiyanların Suriye'de ve Ortadoğu genelinde korunması gerektiğini düşünüyorum." Netanyahu, ABD'nin bu konuda yürüttüğü çabaları tam desteklediklerini belirterek, Hristiyan toplulukların özellikle Ortadoğu'da ve Afrika'nın bazı bölgelerinde zor durumda olduğunu belirtti. Gelecekte Gazze'nin yönetiminde Filistin yönetimini görüp görmediği sorusuna yanıt veren Netanyahu, "Başkan Trump'ın, sürece katılmaları için Filistin yönetiminde görmek istediği reformların şartlarını net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bence (Trump) samimi değil, gerçek reform görmek istediğini açıkça dile getirdi” şeklinde konuştu. Axios: Trump, Netanyahu'dan Batı Şeria'daki İsrail politikalarını değiştirmesini istedi Öte yandan Trump'ın, Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede, Batı Şeria'daki İsrail politikalarının değiştirilmesini talep ettiği aktarıldı. Axios'a konuşan ve toplantıya dair bilgi sahibi yetkililere göre, Trump yönetimi, Batı Şeria’da artan gerilimin, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının uygulanmasını zorlaştırabileceğine dair görüş belirtti. Görüşmede Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesi meselesine özellikle dikkat çekildiğini belirten yetkililer, Trump ve ekibinin Netanyahu'dan burada provokatif adımlardan kaçınmasını ve gerilimi azaltmasını istediğini iletti. Netanyahu'nun fanatik Yahudi yerleşimcilere karşı daha sert tedbirler alacağı konusunda güvence verdiğini belirten yetkililer, Washington'un mesajının, Batı Şeria'da politika değişikliğinin İsrail'in Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini düzeltmesi ve Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Ayrıca, Netanyahu'nun Gazze için yapılan anlaşmanın ikinci aşamasına geçilmesi ve Trump'ın isteği doğrultusunda, Suriye ile potansiyel bir güvenlik anlaşması için görüşmelere yeniden başlamaya da hazır olduğu öne sürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.