SON DAKİKA
Hava Durumu

#Basın Toplantısı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Basın Toplantısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Toplantısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Menderes Belediye seçimlerine itiraz edecek Haber

CHP Menderes Belediye seçimlerine itiraz edecek

CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, Menderes Belediye Başkanvekili seçim sürecinin başından bu yana takipçisi olduğunu belirterek, CHP’nin belediyeyi elinde tutması amacıyla son turda Yeni Parti adayının desteklenmesi yönündeki talimatı kendisinin verdiğini açıkladı. “YENİ PARTİLİ ARKADAŞLAR İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTEMEDİ” Süreci anlatan Sarı, CHP’nin kendi adayının seçilmesi yönünde değerlendirme yaptığını ancak Yeni Partili meclis üyelerinin bu iş birliğine yanaşmadığını söyledi. CHP’nin 5 belediye meclis üyesi bulunduğunu belirten Sarı, ilk iki turda kendi adaylarını çıkardıklarını, son turda ise belediyenin AKP’ye geçmesini engellemek amacıyla Yeni Parti’nin adayının desteklenmesi talimatını verdiklerini ifade etti. Sarı, “Son tur oylamaya geldiğimizde AKP’li belediyeye geçişini engellemek için il başkanımıza Yeni Parti’nin çıkardığı adaya oy vermeleri gerektiği talimatını verdik” dedi. Parti Sözcümüz Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu gündemine ilişkin basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/18X0fw7p2Y — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 19, 2026 “AKP’NİN 15 OYUNUN 2’Sİ YENİ PARTİLİ, 2’Sİ BAĞIMSIZ” Seçim sonucunda Yeni Parti adayının 12, AKP adayının ise 15 oy aldığını belirten Sarı, AK Parti’ye verilen oyların dağılımına ilişkin de açıklama yaptı. Sarı, CHP’li 5 meclis üyesinin parti talimatına rağmen geçersiz oy kullandığını, Yeni Parti’den 2 meclis üyesinin ve 2 bağımsız meclis üyesinin AKP adayına oy verdiğini savundu. “CHP’nin içinde AKP’ye oy veren kimse yoktur” diyen Sarı, parti talimatına aykırı şekilde geçersiz oy kullanan CHP’li bir meclis üyesinin tedbirli olarak disipline sevk edildiğini ve söz konusu üyenin bugün istifa ettiğini belirtti. “SEÇİMLERE İTİRAZ EDECEĞİZ” Menderes’teki seçim sürecinde 30 CHP il yöneticisinin de hazır bulunduğunu söyleyen Sarı, seçim sırasında yaşanan tartışmalara da değindi. Sarı, seçim talebinin ciddiye alınmadığını ve “iradenin sakatlandığını” öne sürerek seçim sonucuna itiraz edeceklerini açıkladı. CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “Bugün itibariyle seçimlere itiraz edeceğiz. Belediyenin yeniden CHP’ye geri gelmesi için uğraşacağız” ifadelerini kullandı. Bu arada önümüzdeki haftayı CHP'nin istişare ve değerlendirme toplantılarıyla değerlendireceğini ifade eden Müslim Sarı, 25 Ağustos Salı günü il başkanları ile Ankara'da buluşacaklarını ve daha sonra MYK'da kongre ve kurultay süreçleriyle ilgili değerlendirmeleri yaparak kararlar alacaklarını söyledi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: parti teşkilatlarındaki düzenlemeler tamamlandı, kongre takvimi Eylül'de ilan edilecek Haber

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: parti teşkilatlarındaki düzenlemeler tamamlandı, kongre takvimi Eylül'de ilan edilecek

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, parti teşkilatlarındaki düzenlemelerden Etimesgut’taki belediye başkan vekilliği seçimine, Meclis çalışmalarından kongre takvimine kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu. 8 İLDE YÖNETİM DÜZENLEMESİ “Mutlak butlan” kararı sonrasında yaklaşık 1,5 aydır örgütsel düzenlemeler yaptıklarını belirten Sarı, çalışmaların son aşamasına gelindiğini söyledi. Sarı, yönetim boşluğu bulunan 8 ilin 5’inde atama yapıldığını, 3 il için ise MYK tarafından yetkilendirme gerçekleştirildiğini açıkladı. Buna göre Bolu’ya Ersan Türkoğlu, Gümüşhane’ye Rıdvan Eryılmaz, Hatay’a Derya Altınay, Sakarya’ya Songül Bulut ve Tokat’a Ender Ergün il başkanı olarak atandı. Üç ilde ise MYK kararı beklenmeksizin yönetimlerin oluşturulacağını belirten Sarı, il düzeyindeki düzenlemelerin tamamlanmasının ardından ilçe teşkilatlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. KONGRE TAKVİMİ EYLÜL BAŞINDA İl başkanları toplantısının gelecek hafta gerçekleştirileceğini belirten Sarı, örgütsel düzenlemelerin Ağustos ayı sonunda tamamlanmasının ardından eylül ayının başında kongre takviminin ilan edileceğini söyledi. Sarı, olağanüstü kurultay yapılamayan bir süreçte mahkeme kararının beklenmesiyle birlikte kongrelerin başlatılması yönündeki iradeye uygun hareket ettiklerini belirterek, “10-15 gün içerisinde tüm netlikleri göreceğiz” dedi. “İHRAÇLAR MYK GÜNDEMİNE GELMEDİ” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sarı, ihraçlar konusunun MYK toplantısının gündemine gelmediğini belirterek, konuya ilişkin değerlendirmelerin belirlenen ilkeler çerçevesinde sürdürüldüğünü söyledi. ETİMESGUT AÇIKLAMASI: “CHP’DEYDİ, YİNE CHP’DE KALDI” Etimesgut Belediyesi'ndeki başkan vekili seçimine ilişkin de konuşan Sarı, belediyenin CHP’ye ait olduğunu ve Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu’nun yaşanan ayrışmada CHP içerisinde kalacağını taahhüt ettiğini söyledi. Görevden uzaklaştırılan Beşikcioğlu’nun önerdiği ve CHP içerisinde siyaset yapan bir adayın desteklendiğini belirten Sarı, “Etimesgut’ta birleşme oldu, biz hiç kimseyle ortak hareket etmedik” dedi. Sarı, CHP’nin aday çıkardığı bir yerde yıllarca bu partide mücadele edip de şimdi yeni kurulan partiden aday çıkarılmasını eleştirerek, “Doğru yerde, doğru adayla seçimi kazandık. Etimesgut CHP’deydi, yine CHP’de kaldı” ifadelerini kullandı. “CHP’NİN ÇERÇEVE YASAYA İLİŞKİN TAVRI NET” Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Sarı, CHP’nin 45 milletvekiliyle sürecin arkasında olduğunu ve destek verdiğini belirtti. Oylamaya katılmayan milletvekilleri açısından örgütlü bir katılmama sürecinin bulunmadığını savunan Sarı, bazı partilerin milletvekillerinin ise örgütlü şekilde sürece katılmadığını ifade etti. Sarı, “CHP’nin bu konudaki tavrı nettir. Örgütlü katılmama ya da karşı duralım süreci yoktur” değerlendirmesinde bulundu. https://youtu.be/VKPn-V67Qu4?t=1245

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya ile ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya ile ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avusturya-Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade etti. Erdoğan, 400 bini aşan Avusturya-Türk toplumunun huzur ve refahına önem verdiklerini vurguladı. TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ Ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Erdoğan, 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını, Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasının yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulmasını önerdiklerini belirten Erdoğan, komitenin ilk toplantısının yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Sayın Stocker'i Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Tarihi ve köklü ilişkilere sahip… pic.twitter.com/FHMEchydkh — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 10, 2026 "ORTA KORİDOR'U GÜÇLENDİRECEK İŞ BİRLİĞİ" Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB'nin atacağı adımların Türkiye ve Avrupa'nın ortak menfaatine olduğunu söyledi. SURİYE VE GAZZE MESAJI Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının Türkiye açısından öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sunmasını önemsediklerini söyledi. Gazze'deki insani duruma da dikkat çeken Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını belirterek, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının önemini vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye ve Avusturya'nın Balkanlar'da istikrarın korunmasına büyük önem verdiğini ifade etti.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

Özgür Özel hakkında Akın Gürlek açıklamaları nedeniyle soruşturma Haber

Özgür Özel hakkında Akın Gürlek açıklamaları nedeniyle soruşturma

Başsavcılık, Özel’in bir televizyon programında kullandığı ifadelerin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle resen soruşturma açıldığını duyurdu. Başsavcılığın yazılı açıklamasında, Özel’in 8 Mayıs 2026 tarihinde bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada kullandığı ifadelerin “kamu düzeni ve barışını bozmaya elverişli, halkı yanıltıcı ve gerçeği yansıtmayan beyanlar” olarak değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, soruşturmanın Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında yürütüldüğü kaydedildi. Özel: Akın Gürlek tapu kayıtlarını sildirmek istedi Bu arada Özgür Özel Sözcü TV’de yaptığı açıklamalarda, Akın Gürlek hakkında daha önce gündeme getirdiği mal varlığı iddialarına yenilerini ekledi. Özel, Gürlek’in tapu kayıtlarını sildirmeye çalıştığını öne sürerek, “Akın Gürlek’in ‘Tapu kayıtlarını silebilir miyiz?’ dediğini ve olumsuz cevap aldığını biliyoruz” ifadelerini kullandı. Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği tapular hakkında konuşan Özel, “İlk kez burada açıklayacağım. Toplam 16 tapu var. 4’ünü gösterdi, 4’ü de korkunç. Bu tapuların ID numaraları var” dedi. Özel ayrıca, bir veya iki hafta içinde Akın Gürlek hakkında yeni bir basın toplantısı düzenleyeceklerini belirterek, açıklayacakları bilgilerin “bir bakanın görevine devam etmesine izin vermeyecek nitelikte” olduğunu savundu.

ABD 'li Muhabir, Beyaz Saray partisinde silahlı saldırganla yaşanan çatışma anını aktarıyor. Haber

ABD 'li Muhabir, Beyaz Saray partisinde silahlı saldırganla yaşanan çatışma anını aktarıyor.

Blitzer, üst kattaki erkekler tuvaletinden yeni çıkmışken "çok, çok tehlikeli bir silah" taşıyan bir adam gördüğünü anlattı. Kısa bir süre sonra, bulunduğu yere yakın bir yerde birkaç yüksek sesli silah sesi duyuldu. "Birdenbire çok yüksek ve korkunç silah sesleri duydum. Bir polis memuru beni yere itti ve yere sabitledi," dedi ve ardından yaklaşık 15 kişiyle birlikte bir tuvalete götürülerek korunduğunu ekledi. CNN muhabiri Wolf Blitzer, silahlı saldırganla karşılaştığı anı anlatıyor. (Ekran görüntüsü) Gazeteci, silahlı saldırganın ateş açılmaya başlandığı sırada "çok yakın", sadece birkaç adım ötede olduğunu söyledi. Hedefin kim olduğunu bilmediğini ve ilk tepkisinin kendisinin hedef haline gelebileceği korkusu olduğunu belirtti. ABD Gizli Servisi'ne göre, bir güvenlik kontrol noktasının yakınında meydana gelen silahlı saldırının ardından bir şüpheli yakalandı. Blitzer, silahlı saldırganın etkisiz hale getirildiğini ancak tamamen kontrol altına alınmadan önce ateş etmeye devam ettiğini gördüğünü söyledi. Olay, etkinliğin düzenlendiği balo salonunun dışındaki üst kattaki koridorda, güvenlik kontrol noktası ve tuvaletlerin yakınında meydana geldi. Bir Gizli Servis ajanı vuruldu, ancak kurşun koruyucu yeleği tarafından durduruldu. Yerel bir hastaneye kaldırıldı. Başkan Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve kabine üyeleri olay sırasında balo salonunda bulunuyorlardı ve hızla alandan dışarı çıkarıldılar. Olayın ardından Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda güvenlik güçlerinin "hızlı ve cesur" müdahalesini övdü ve silahlı saldırganın yakalandığını doğruladı. Başlangıçta ABD Başkanı etkinliğe devam etme arzusunu dile getirmişti, ancak daha sonra kolluk kuvvetlerinin talebi üzerine Beyaz Saray'a geri döndü. Beyaz Saray basın toplantısı da ertelendi.

İYİ Parti Bursa’dan ekonomiye 'Özel' eleştiri Haber

İYİ Parti Bursa’dan ekonomiye 'Özel' eleştiri

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel’in katılımı ile basın toplantısı düzenlendi. “Hukuk Hiçbir Zaman Seçici Olmamalıdır” İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya ve çok sayıda basın mensubunun da hazır bulunduğu toplantıda parti yöneticileri ve milletvekilleri gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa’nın pek çok sorununun bulunduğuna dikkati çekerek, "İmar, çevre, trafik ve su gibi temel alanlarda ciddi problemler yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra, ekonomik kaynaklı olarak hem işverenler hem de çalışanlar açısından önemli sıkıntılar söz konusudur. Kamu kesiminde de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Ayrıca, Bursa’da, Türkiye genelinde olduğu gibi, ciddi bir hukuk sorunu da oluşmuştur. Ne yazık ki Bursa bu konuda mağdur edilmiştir. Milletin oyları adeta heba edilmiştir. Hukuk hiçbir zaman seçici olmamalıdır; ancak maalesef Bursa’da bu yönde bir algı oluşmuştur.” dedi. Milletvekili Toktaş’ın konuşması ardından söz alan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ise, konuşmasına Bursaspor’un şampiyonluğunu kutlayarak başladı. Kendisinin Üsküp, Makedonya göçmeni olduğunu belirten Özel, Üsküp’te Türk gençlerin oynadığı bir futbol kulübüyle Bursaspor arasında yapılan antrenman maçına dikkati çeken Özel, bu maçın öncesinde duyuru yapılmamasına rağmen sonrasında bile binlerce Bursaspor taraftarının tepki gösterdiğini aktararak, bu sahiplenme örneğinin tüm Anadolu şehirlerinde görülmesi gerektiğini söyledi. İYİ Parti’nin eş zamanlı programlarla sahada olduğunu belirten Özel, yalnızca bugün genel başkan yardımcılarına ait 11 il programı gerçekleştirildiğini söyledi. Nisan ayı sonunda 36 il programının tamamlanacağını, Mayıs ayında ise 53 il programına ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Özel, buna ek olarak 25 ilde parti içi eğitim faaliyetlerinin yürütüleceğini açıkladı. Programların belirli bir stratejiye göre oluşturulduğunu belirten Özel, özellikle 2002 seçimlerinde Doğru Yol Partisi’ne yüksek oy veren ilçelerin ve Yörük-Türkmen nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin hedef alındığını söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ: “CUMHURİYET TARİHİNİN EN UZUN KRİZLERİNDEN BİRİ” Türkiye ekonomisine ilişkin sert eleştirilerde bulunan Özel, şunları kaydetti: “Ekonomik olarak, Cumhuriyet tarihinde benzeri az görülmüş bir krizi uzun süredir yaşıyoruz. Ne zaman başladığı net olarak tarif edilemeyen ve bir türlü içinden çıkılamayan bir krizle karşı karşıyayız. Bazı verilerle bu durumu açıkça ortaya koymak mümkündür. En azından bir krizin kabul edilmesinin üzerinden 33 ay geçti. Bu süreçte bir enflasyon sarmalına girildiği ve buradan çıkmak için bir program uygulanması gerektiği ifade edildi. Bu 33 aylık programa “Şimşek programı” denilmektedir. Türkiye’de genellikle olumlu sonuçlanacağı düşünülen programlara Sayın Cumhurbaşkanı’nın adı verilir. Ancak başarı beklentisi düşük görülen durumlarda farklı isimler öne çıkarılır. “Şimşek programı” ifadesi de daha ilk günden itibaren bu programdan istenen sonucun alınamayacağına işaret ediyordu. Nitekim 33 ay sonunda bu program, hepimizin zihninde ve cüzdanında adeta şimşek gibi çaktı. Ne oldu? Bu süreçte, ENAG ya da İTO verilerine göre değil, kendi resmi verilerine göre, yani güvenilirliği sıkça tartışılan TÜİK verilerine göre bile enflasyonda yalnızca yüzde 6,7’lik bir gerileme sağlandı. Şimdi, eleştirilen “eski Türkiye”ye bakalım. Koalisyonlar dönemi olarak nitelendirilen o süreçte, 2001 krizi yaşandı. O dönemi birçoğumuz hatırlıyoruz. Sayın Bülent Ecevit, “Çok büyük bir krizle karşı karşıyayız” diyerek durumu açıkça ifade etmişti. Hem siyasi hem ekonomik bir kriz söz konusuydu. Buna rağmen, 2001 krizinde uygulanan program, 33 ay içerisinde yüzde 30’luk bir düşüş sağlamıştı. Yani eski Türkiye’nin 33 ayda sağladığı yüzde 30’luk iyileşme bir tarafta dururken, bugün “yeni Türkiye” olarak tanımlanan dönemde aynı sürede sağlanan gerileme, kendi verilerine göre bile yalnızca yüzde 6,7’dir. Son 2 yılda, daha doğru bir ifadeyle 2,5 yılda, yaklaşık yüzde 200’lük bir enflasyonla karşı karşıya kaldık. Bunu daha somut bir örnekle açıklayalım: Mayıs 2023’te cebinizde 100 lira olduğunu düşünün. Dünyanın en tutumlu insanı olup bu paranın 1 lirasını bile harcamadığınızı varsayalım. Nisan 2026’ya geldiğimizde bu 100 liranın alım gücü 34 liraya düşmüş durumdadır. Yani paranızın erime hızı bu şekildedir; 100 liranız bu süreçte 34 liraya gerilemiştir.” Bu arada Türkiye’de 10 milyondan fazla işsiz olduğunu belirten İYİ Partili Özel, nüfusun yaklaşık yüzde 38,7’sinin hayatında hiç maaş karşılığı çalışmadığını söyledi. Bu durumun özellikle kadınları etkilediğini vurgulayan Özel, sosyal yardımlar üzerinden bir “sadaka ekonomisi” oluşturulduğunu iddia etti. Ekonomik büyüme verilerinin yanıltıcı olduğunu savunan Özel, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla artışının nüfus artışıyla birlikte doğal olarak yükseldiğini belirtti. Asıl önemli göstergenin ihracatın milli gelire oranı olduğunu ifade eden Özel, bu oranın yıllardır benzer seviyelerde kaldığını söyledi. Ekonomi yönetimini “faiz, vergi ve ceza sistemi” olarak nitelendiren Özel, yüksek faiz politikalarının üretici, sanayici ve KOBİ’leri zor durumda bıraktığını ifade etti. Faiz oranlarının dünya sıralamasında üst seviyelerde olduğunu söyleyen Özel, Türkiye’nin bu alanda Venezuela’nın ardından geldiğini iddia etti. BURSA ANALİZİ: “POTANSİYEL VAR AMA YETERİNCE PARLAMIYOR” Bursa özelinde de değerlendirmelerde bulunan Özel, kentin güçlü sanayi altyapısına rağmen yeşil ve dijital dönüşümde yeterince ilerleme kaydedemediğini söyledi. Deprem riski, kentsel dönüşüm, ulaşım ve tarım alanlarının korunması gibi konuların öncelikli sorunlar arasında yer aldığını vurguladı. Bursa'nın aynı zamanda tarım kenti olduğunu ancak tarım alanlarının hem kentleşme hem de sanayileşme baskısı altında olduğunun görüldüğünü kaydeden Özel, "Sanayileşmenin önemli ölçüde tarım arazileri üzerinde gerçekleşmesi, Bursa’nın tarım kenti kimliğini zayıflatıyor. Şehirde ayrıca ciddi bir nitelikli iş gücü açığı bulunuyor. Bursa’nın sanayi kenti olması nedeniyle ihtiyaç duyulan iş gücünün niteliği büyük önem taşıyor. Üniversite-sanayi iş birliğinin yeterli düzeyde olmaması ve diğer şehirlerdeki üniversitelerle Bursa sanayisi arasında güçlü köprüler kurulamaması bu sorunu derinleştiriyor" diye konuştu. Konuşmasının son bölümünde siyasi sürece de vurgu yapan Osman Ertürk Özel, içinden geçilen süreçte, devletin en temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemlerin tartışmalı olduğunun gözlemlendiğini söyledi. Türkiye’nin temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemleri eleştiren Özel, “Cumhuriyetin kurucu değerlerinden taviz verilmesine karşıyız” dedi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkelere vurgu yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.