SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bae

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Bae haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bae haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi Haber

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi

Yemen'de, ülkenin bölünmesine karşı atılan adımlar çerçevesinde bugün itibarıyla 90 gün süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği duyuruldu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi'nin açıklamasında, "Ülke genelinde, 30.12.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 90 gün boyunca ve gerektiğinde uzatılabilecek şekilde OHAL ilan edilmiştir." denildi. Metinde, Hadramevt ve Mehra vilayetlerindeki tüm askeri birliklerin, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ile uyumlu şekilde hareket ederek, herhangi bir çatışmaya girmeden görev yerlerine dönmeleri ve tüm kontrol noktalarını meşru hükümete bağlı "Vatan Kalkanı Güçleri"ne teslim etmeleri gerektiği vurgulandı. Hadramevt ve Mehra valilerine, iki vilayetin yönetimi ve kampların devri sürecinde "Vatan Kalkanı Güçleri" ile işbirliği yapmaları için kapsamlı yetkiler verildiği belirtilen açıklamada, bu kararın yayımlandığı andan itibaren 72 saat boyunca, Arap Koalisyonu'ndan özel izin ve onay almayanlar dışında tüm liman ve geçiş noktalarında hava, deniz ve kara yasağı uygulanacağı ifade edildi. Devletin tüm organlarının bu kararı uygulamaya koymasının ve tamamen riayet etmesinin gerektiği belirtilen açıklamada, kararın, Anayasa, Körfez Girişimi ve uygulama mekanizması, Başkanlık Konseyi'nin oluşturulması ve yetki devri kararları göz önünde bulundurulduktan sonra ve Anayasa çerçevesinde Alimi'ye verilen yetkilere dayanarak alındığı belirtildi. Açıklamada, bu adımın, "bütün vatandaşların güvenliğini sağlamak, Yemen'in birliğine, egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığı yeniden teyit etmek ve 2014'ten bu yana süregelen meşru yönetim karşıtı darbeye direnmek" amacıyla alındığı kaydedildi. Ayrıca, kararın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Yemen'i bölmeyi amaçlayan doğu vilayetlerine yönelik askeri bir saldırı başlatma talimatı veren isyancı girişimlerle mücadele" kapsamında olduğu ifade edildi. BAE'den konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı Haber

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı

Yemen'de Husilere karşı kurulan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ittifakı içindeki gerilim zirveye ulaştı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun, BAE'nin Mukalla Limanı'ndaki bir silah konvoyuna hava saldırısı düzenlemesinin ardından, Abu Dabi yönetimi Yemen'deki askeri varlığını tamamen çekme kararı aldığını açıkladı. Uzun süredir devam eden iç savaşta stratejik ortak olan Suudi Arabistan ile BAE arasında benzeri görülmemiş bir askeri ve siyasi kriz patlak verdi. 30 Aralık günü atılan adımlar, bölgede jeopolitik dengelerin altüst olmasına yol açtı. BAE: "Askerlerimizi kendi kararımızla çekiyoruz" BAE Savunma Bakanlığı, bugün yaptığı resmi açıklamayla Yemen'deki kalan son terörle mücadele birliklerini geri çağırdığını duyurdu. Bakanlık, 2019 yılında ana güçlerini ülkeden çekmelerine rağmen, uluslararası işbirliği çerçevesinde bıraktıkları uzman ekipleri, "gelişmelerin personelin güvenliğini tehlikeye atması" nedeniyledir ki, çekme kararı aldıklarını belirtti. Abu Dabi, bu kararın "kendi iradeleriyle" alındığını vurguladı. Suudi Arabistan: "Ulusal güvenliğimiz için sınırları aşmıştır" Gerginlik, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun, Hadramut'taki Mukalla Limanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısıyla daha da arttı. Suudi yetkililer, BAE'nin Fuceyre Limanı'ndan gelen ve izinsiz olarak limana yanaşan iki geminin, Güney Geçiş Konseyi (STC) güçlerine ağır silah ve zırhlı araç taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, BAE destekli ayrılıkçı güçlerin faaliyetlerini "Krallığın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit" ve "sınır aşımı" olarak tanımladı. Riyad yönetimi, BAE'yi Yemen'deki tüm askeri ve mali desteğini durdurmaya ve güçlerini hemen çekmeye çağırdı. Karşılıklı Suçlamalar BAE Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın ithamlarını "üzüntüyle karşıladıklarını" belirterek şiddetle reddetti. Abu Dabi, gemilerde silah bulunmadığını ve Suudi Arabistan'a karşı bir provokasyon niyetinde olmadıklarını savundu. Açıklamada, Riyad'ın iddialarının "gerçeklikten yoksun ve yanıltıcı" olduğu ifade edildi. Yemen Hükümetinden Olağanüstü Hal ve Tahliye Emri Sahadaki operasyonların ardından Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi, ülke genelinde 90 günlük olağanüstü hal ilan etti. Alimi, Abu Dabi ile yapılan güvenlik ve savunma anlaşmalarının iptal edildiğini belirterek, BAE güçlerinin derhal ülkeden ayrılmalarını emretti. Alimi, anayasal kurumları korumak amacıyla tüm sınır kontrollerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Körfez İttifakında Derin Çatlak Geçmişte Husilere karşı birlikte savaşan Riyad ve Abu Dabi arasındaki ilişkiler, Yemen'in güneyindeki etki alanı rekabeti ve Sudan'daki iç savaş gibi bölgesel konularda farklı görüşlere sahip olmaları nedeniyle gerilmişti. Mukalla Limanı'ndaki doğrudan askeri müdahale, iki ülke arasındaki gizli rekabetin açık bir çatışmaya dönüştüğüne işaret ediyor.

Davutoğlu’ndan Somaliland Uyarısı: Bu gelişme alarm niteliğindedir Haber

Davutoğlu’ndan Somaliland Uyarısı: Bu gelişme alarm niteliğindedir

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasını İslam dünyası ve bölge güvenliği açısından “alarm niteliğinde” bir gelişme olarak nitelendirdi; hükümeti acil diplomatik adımlar atmaya çağırdı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu adımın İsrail’in İslam ülkelerini bölme ve stratejik bölgeleri çevreleyerek etkisiz kılma politikasının bir parçası olduğunu belirtti. Davutoğlu, bunun uzak bir coğrafyada yaşanan sıradan bir gelişme olmadığını vurgulayarak, “alarm niteliğinde bir olay” ifadesini kullandı. Davutoğlu, bu adımla yüzde 100 Müslüman bir ülke olan Somali’nin fiilen bölündüğünü, Sudan benzeri büyük katliamların yaşanabileceği bir iç savaş riskinin tetiklendiğini ifade etti. İsrail’in bu yolla Kızıldeniz çıkışında Aden Körfezi’nde son derece stratejik öneme sahip Berbera Limanı’na erişim sağladığını kaydetti. Bu gelişmenin, Kızıldeniz’in iki önemli gücü olan Mısır ve Suudi Arabistan ile Somali’de Afrika politikası ve savunma sanayisi açısından stratejik bir üsse sahip olan Türkiye’yi çevreleme anlamına geldiğini belirten Davutoğlu, Gazze’deki saldırılar sürerken yaşanan bu süreci “İslam dünyası için tam bir zillet” olarak nitelendirdi. Davutoğlu, geçmişte benzer girişimlerin engellendiğini hatırlatarak, 2012-2013 yıllarında bazı Batı ülkelerinin Somaliland’ın bağımsızlığını tanıma çabalarına karşı harekete geçtiklerini, Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Somaliland Cumhurbaşkanı Ahmed Mohamed Silanyo’yu 11-13 Nisan 2013 tarihlerinde Ankara’da bir araya getirdiklerini ve oluşturulan üçlü mekanizma ile bu planın bozulduğunu ifade etti. “Şimdi de harekete geçme vaktidir” diyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve hükümeti acilen adım atmaya davet etti. Davutoğlu, atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: ''Somali ve Somaliland Cumhurbaşkanlarıyla doğrudan temas kurulması ve Türkiye’ye davet edilerek yüz yüze görüşülmesi. Bir özel temsilci atanarak bölgeye gönderilmesi; bu görev için eski Somali Büyükelçisi Kani Torun’un en yetkin isim olduğu. Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle acilen temas kurularak, üç ülkenin dışişleri bakanlarından oluşan ortak bir heyetin her iki tarafa gönderilmesi. Berbera Limanı’nın işletmesini elinde bulunduran BAE ile temas edilerek İsrail’in politikaları konusunda uyarı ve istişarelerde bulunulması. Üç ülke liderinin eşgüdümlü biçimde ABD Başkanı Trump ve İngiltere Başbakanı Starmer ile görüşerek Somali’nin bölünmesinin tanınmasının önüne geçilmesi. Somaliland nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eden ve Mogadişu’ya bağlılığını ilan eden Northeastern State federal yönetimiyle derhal temas kurulması. Afrika Birliği Dönem Başkanı Angola, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Gambiya ve Arap Ligi Dönem Başkanı Lübnan ile temasa geçilerek Somali’nin birliğinin korunması için diplomatik girişimlerin başlatılması.'' Davutoğlu, İsrail’in Hazar’dan Aden’e, Doğu Akdeniz’den Körfez’e uzanan bir hegemonik düzen kurma çabası içinde olduğunu savunarak, Abraham Anlaşmaları olarak adlandırılan sürecin İslam dünyasını ve Afrika’yı daha küçük parçalara ayırmayı hedeflediğini belirtti. Bu gelişmeler karşısında harekete geçmeyen ülkelerin ve liderlerin tarih önünde büyük bir sorumluluk taşıyacağını ifade etti.

Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin Mezuniyet Töreninde 77 Pilot Havacılık Sektörüne Katıldı  Haber

Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin Mezuniyet Töreninde 77 Pilot Havacılık Sektörüne Katıldı 

Aylar süren yoğun ve titiz bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 77 pilot adayı, Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin (EFTA) altıncı dönem mezuniyet töreniyle kanatlarını takarak profesyonel havacılık kariyerlerine ilk adımı attı. Emirates Uçuş Eğitim Akademisi (EFTA), düzenlenen altıncı dönem mezuniyet töreninde 77 yeni pilotu havacılık sektörüne kazandırdı. Bu yılki mezuniyet töreniyle birlikte EFTA, bugüne kadar 300’ün üzerinde pilot yetiştirerek Emirates ve küresel havacılık sektörü için güçlü bir pilot havuzu oluşturma misyonunu sürdürdü. Törene ev sahipliği yapan Emirates Havayolu ve Emirates Grubu Başkanı ve CEO’su Şeyh Ahmed bin Said Al Maktum, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nin mezuniyet töreni, küresel havacılık için daha sağlam bir temel atıldığının ve geleceğin kararlı, yetkin ve dirençli liderlerin ellerinde olduğunun bir göstergesidir. Mezunlarımız artık kanatlarını gururla taşıyarak dünyayı birbirine bağlayacaklar, en yüksek güvenlik ve hizmet standartlarını koruyarak havacılığın geleceğini şekillendirecekler. Bugün mezun olan her bir pilotumuz, potansiyelin ve azmin somut bir kanıtıdır. Birlikte, Dubai’nin vizyonunu gökyüzüne taşıyacak güçlü bir pilot nesli yetiştirme kararlılığımızı temsil ediyorlar. Bizleri gururlandıran mezunlarımızı tebrik ediyorum.” Görkemli mezuniyet törenine Emirates Grubu’nun üst düzey yöneticileri, mezun pilotlar, aileleri, yakınları ile akademinin eğitmenleri ve öğrencileri katıldı. Emirates’in 77 yeni pilot adayı yalnızca uçmak için değil, aynı zamanda liderlik etmek, yenilikçi olmak ve gelecek nesil havacılara ilham vermek üzere “kanatlarını taktı”. Mezunların 52’si, Emirates Grubu’nun BAE Ulusal Pilot Adayı Programı (NCPP) kapsamında eğitim aldı. Kalan 25 mezun ise 15 farklı ülkeden geldi. Son beş yılda EFTA’dan mezun olan 300’ün üzerindeki pilotun büyük bölümü, hâlihazırda Emirates’in geniş gövdeli uçak filosunda görev yapıyor veya eğitimlerine devam ediyor. BAE’nin bu alandaki en büyük ve köklü girişimi olan NCPP, geleceğin yüksek nitelikli Emirati pilotlarını yetiştirmek amacıyla hayata geçirildi. Grup tarafından tamamen desteklenen program kapsamında EFTA’da eğitim alan pilot adayları, mezuniyetlerinin ardından tip eğitimlerini tamamlayarak Emirates’te uçuş görevlerine başlama fırsatı elde ediyor. Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, havacılık eğitimine benzersiz bir yaklaşım sunuyor. Akademik mükemmeliyet, modern uçuş eğitim teknolojileri ve liderlik gelişimini bir araya getiren EFTA; gökyüzündeki en gelişmiş geniş gövdeli uçakları uçurabilecek dünya standartlarında pilotlar yetiştiriyor. Ulusal Pilot Adayı Programı ve Emirates’in uçuş eğitim birimiyle kurulan güçlü iş birlikleri sayesinde verilen eğitimler, Emirates’in standartları, kültürü ve operasyonel gereklilikleriyle birebir uyumlu şekilde yürütülüyor. Akademi ayrıca, yıl boyunca gösterdikleri üstün başarı nedeniyle beş pilot adayını onurlandırdı. Abdulrahman Alnuaimi, Falah Alhosani, Giada Macario ve Shaheer Bhatti üstün performanslarıyla ödül alırken, Saeed Abdulla ise “en çalışkan aday” olarak takdir edildi. Dubai South’ta yer alan EFTA kampüsü; eğitim ile yaşamı bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Pilot adayları, yüzme havuzu, spor salonu ve sosyal alanlara erişimi olan özel stüdyo dairelerde konaklıyor. Bu sayede adaylar, yoğun eğitim programlarına odaklanabiliyor ve akademiye ulaşım için zaman kaybetmiyor. Yaklaşık 200 futbol sahası büyüklüğündeki EFTA tesislerinde; 36 modern sınıf, 6 tam hareketli uçuş simülatörü, bağımsız bir hava trafik kontrol kulesi ve 1.800 metre uzunluğunda özel bir pist bulunuyor. Tüm sınıflarda, Boeing tarafından özel olarak geliştirilen eğitim yazılımlarını çalıştıran 86 inçlik dokunmatik ekranlar yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.