SON DAKİKA
Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IMF, Ukrayna'ya 8,1 milyar dolarlık kredi onayladı. Haber

IMF, Ukrayna'ya 8,1 milyar dolarlık kredi onayladı.

IMF, bu Rusya ile yaşanan çatışmanın resmi olarak beşinci yılına girmesiyle birlikte ülke ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 136,5 milyar dolarlık daha büyük bir uluslararası yardım paketinin bir parçasıdır. Bu yeni program, 2023'teki 15,5 milyar dolarlık yardım paketinin yerini alıyor ve Kiev hükümetinin ekonomik istikrarı korumasına ve kamu harcamalarının kesintisiz devam etmesini sağlamasına yardımcı olmakta hayati bir rol oynuyor. Ukrayna Başbakanı Yulia Svyrydenko, enerji altyapısına yönelik devam eden saldırılar karşısında öngörülen bütçe açığını dengelemek için krediyi hayati bir unsur olarak övdü. Svyrydenko Telegram üzerinden şunları vurguladı: "Topyekûn savaşın beşinci yılında, enerji sektörüne yönelik sistematik saldırılar arasında, Ukrayna'nın devletin istikrarlı bir şekilde işleyişini sürdürmesi için ortaklardan uluslararası mali destek ve kaynaklara sahip olması bizim için çok önemli." IMF, Ukrayna ekonomisinin 2026'da %1,8 ila %2,5 arasında büyüyeceğini, enflasyonun ise 2025'te kaydedilen %12,7'nin sadece yarısı olan yaklaşık %6,1'e keskin bir düşüş göstereceğini öngörüyor. Ukrayna, 2026 yılında yaklaşık 52 milyar dolarlık mali açığı kapatmak için bu programdan sağlanacak fonlara ek olarak Avrupa Birliği, G7 grubu ve diğer ikili anlaşmalardan da destek alacak. IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, savaşın ağır ekonomik ve sosyal hasara yol açtığını ancak Ukrayna'nın makroekonomiyi istikrara kavuşturma ve özel sektör borcunu yeniden yapılandırma çabalarının takdire şayan olduğunu belirtti. Georgieva şunları söyledi: "Ukrayna ve halkı, dört yılı aşkın süren uzun ve yıkıcı bir savaştan olağanüstü bir dirençle çıktı." Bu kredi sadece mali destek kaynağı olmakla kalmayıp, ödemeler dengesi sorunlarını ele almayı ve Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne katılmak için gerekli adımları atmasına yardımcı olmayı da amaçlamaktadır. Bununla birlikte, ekonomik görünüm son derece belirsizliğini korumaktadır ve programın başarısı büyük ölçüde sürdürülen uluslararası desteğe ve Ukrayna yetkililerinin reformlara olan bağlılığına bağlı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Kanada, Birleşik Krallık ve Japonya gibi önemli ortaklar, Ukrayna'nın fona olan borçlarını geri ödeyebilmesi için tam mali destek sağlama taahhütlerini yeniden teyit ettiler. Buna ek olarak, Dünya Bankası, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna hükümetinin yeni bir raporuna göre, ülkenin yeniden inşasının maliyetinin önümüzdeki on yılda 588 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ukrayna hükümeti, yolsuzlukla mücadele, vergi kaçakçılığının önlenmesi, enerji piyasasının reformu ve finansal piyasa altyapısının güçlendirilmesi yoluyla büyüme önündeki engelleri gidermeye odaklanacağına söz verdi. IMF ayrıca, gelecekte başarılı barış görüşmeleri gerçekleşirse bu destek programının derhal ayarlanacağını da belirtti.

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek Haber

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması, yeniden imar fonunun büyüklüğü ve savaş nedeniyle ağır yıkıma uğrayan Gazze halkına insani yardım akışının sağlanması gibi konuların, Konsey’in önümüzdeki haftalar ve aylardaki etkinliğinin sınanacağı temel dosyalar olması bekleniyor. Trump’ın Washington’da kısa süre önce adını verdiği “Donald J. Trump Barış Enstitüsü” binasında katılımcılara hitap etmesi ve katılımcı ülkelerin yeniden imar fonu için 5 milyar dolar topladığını açıklaması planlanıyor. Söz konusu tutarın, ilerleyen dönemde milyarlarca dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulması beklenen fon için ilk katkı niteliğinde olacağı belirtiliyor. Trump’ın çağrısıyla kurulan Barış Konseyi geniş tartışmalara yol açtı. Konsey’de İsrail yer alırken Filistinli temsilcilerin bulunmaması dikkat çekiyor. Trump’ın Konsey’in ilerleyen aşamada Gazze’nin ötesindeki küresel meydan okumaları da ele alabileceğini önermesi, bunun Birleşmiş Milletler’in küresel diplomasi ve ihtilaf çözümündeki merkezi rolünü zayıflatabileceği yönündeki kaygıları artırdı. Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca bazı ülkelerin Gazze’de barışın korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulacak uluslararası bir istikrar gücüne binlerce asker göndermeyi planladığını açıklayacağını bildirdi. Hamas mensuplarının silahsızlandırılması ve böylece barış gücü birliklerinin göreve başlayabilmesi konusu ise temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Hamas, İsrail’in olası misilleme adımlarına ilişkin endişeler nedeniyle silah bırakmaya yanaşmıyor. Silahsızlandırma, Trump’ın iki yıl süren Gazze savaşının ardından Ekim ayında başlayan kırılgan ateşkese zemin hazırlayan planının maddeleri arasında yer alıyor. Üst düzey bir yönetim yetkilisi, “Silahsızlanmaya ilişkin zorlukların tamamen farkındayız, ancak arabuluculardan gelen mesajlar bizi cesaretlendiriyor” dedi. Güvenlik Konseyi üyelerinin çoğu yok ABD’li yetkililer, etkinliğe 47 ülkeden heyetlerin ve Avrupa Birliği’nin katılımının beklendiğini belirtti. Listede İsrail’in yanı sıra Arnavutluk’tan Vietnam’a kadar geniş bir ülke yelpazesi yer alıyor. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin listede bulunmuyor. Etkinlikte Trump’ın yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in konuşma yapması bekleniyor. Konsey’de önemli bir rol üstlenmesi öngörülen Blair’in yanı sıra, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ve Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov’un da etkinlikte yer alacağı ifade ediliyor. İsmini açıklamak istemeyen bir Konsey üyesi, Gazze planının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yetkili, diğer alanlarda ilerleme sağlanabilmesi için Gazze’de güvenliğin tesis edilmesinin temel şart olduğunu, ancak polis güçlerinin henüz yeterince hazır ve eğitimli olmadığını kaydetti. Açıklamaya göre henüz karara bağlanmamış temel soru, Hamas’la görüşmeleri kimin yürüteceği. Konsey temsilcilerinin, örgüt üzerinde nüfuz sahibi aktörler — özellikle Katar ve Türkiye — aracılığıyla süreci ilerletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İsrail’in bu iki ülkeye mesafeli yaklaşımı sürecin önündeki başlıca engellerden biri olarak görülüyor. İnsani yardımın ulaştırılması da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Yetkili, mevcut durumu “katastrofik” olarak nitelendirirken, yardım akışının süratle genişletilmesi çağrısında bulundu. Buna karşın, dağıtımın sahada hangi yapı tarafından koordine edileceğinin netleşmediğini belirtti.

Erdoğan: Gazze Barış Kurulu’na katılacağız... Türkiye’siz Avrupa güvenliği olamaz Haber

Erdoğan: Gazze Barış Kurulu’na katılacağız... Türkiye’siz Avrupa güvenliği olamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze için oluşturulacak Barış Kurulu’nun ilk toplantısına ilişkin soruya, davet aldıklarını ve Türkiye’nin toplantıya katılacağını belirterek yanıt verdi. Toplantının Ramazan ayının ilk gününe denk gelmesi nedeniyle Türkiye’yi Hakan Fidan’ın temsil edeceğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göreGazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanmasının önemine vurgu yapan Erdoğan, “Gazze meselesi insanlığın vicdan sınavıdır. Amaç ateşkesi kalıcı hâle getirmek, insani yardımları kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her girişime destek vereceğiz” dedi. “AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’SİZ DÜŞÜNÜLEMEZ” Türkiye’nin NATO faaliyetlerindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biri olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nin savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin zamanının geldiğini söyleyen Erdoğan, “Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurulacaksa bunun Türkiye’siz oluşturulması yetersiz bir çaba olacaktır. Türkiye’yi dışlayan tutumlar mantıklı değildir. Umarım Türkiye olmadan Avrupa’nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kuramayacağını artık herkes anlamıştır” ifadelerini kullandı. “YENİ ANAYASA İÇİN HENÜZ TAKVİM YOK” Erdoğan, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik nefret söylemi ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin soruya ise henüz net bir takvim bulunmadığını söyledi. “Anayasa konusunda henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz” diyen Erdoğan, Mihalgazi’de verilen mücadelenin önemine dikkat çekerek, yerel yönetimlere desteklerinin süreceğini belirtti.

Portekiz’de  Cumhurbaşkanlığı seçimini Antonio Jose Seguro kazandı. Haber

Portekiz’de Cumhurbaşkanlığı seçimini Antonio Jose Seguro kazandı.

Portekiz’de ikinci turu gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimini Sosyalist Parti’nin adayı Antonio Jose Seguro kazandı. Portekiz’de Pazar günü yapılan İkinci Tur Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde ilk resmi sonuçlara göre zafer, aşırı sağcı aday Andre Ventura karşısında ezici bir zafer elde eden Sosyalist Parti’nin (PS) adayı Antonio Jose Seguro’nun oldu. Oyların yüzde 99’unun sayılmasıyla birlikte Seguro’nun oy oranı yüzde 66,7 olurken, rakibi Ventura’nın oy oranı yüzde 33,33 seviyesinde kaldı. Seguro, seçim zaferinin ardından basına yaptığı açıklamada, "Portekiz halkının bugün verdiği mesaj ile özgürlüğe, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine olan bağlılığı, doğal olarak beni hem duygulandırıyor hem de ulusumuzla gururlandırıyor" dedi. Görevden ayrılacak olan Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa, seçim zaferi dolayısıyla Seguro’yu telefonla arayarak tebriklerini ilettiğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada De Sousa’nın Pazartesi günü öğleden sonra Seguro’yu Belem Sarayı’nda kabul edileceği belirtildi. Açıklamada Cumhurbaşkanı De Sousa’nın 9 Mart tarihi itibarıyla görevi devralacak Seguro’ya başarı dileklerini ilettiği ve kurumsal geçişin sorunsuz bir şekilde sağlanması için çalışmaya hazır olduğunu ifade ettiği bildirildi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bir mesajla Seguro’nun seçim zaferini kutlayarak, "Portekiz Cumhurbaşkanı seçilmeniz dolayısıyla sizi tebrik ederim. Portekiz vatandaşları, iradelerini ortaya koydu ve fırtınaların yol açtığı yıkıma rağmen dikkate değer bir demokratik dayanıklılık sergiledi. Portekiz’in paylaştığımız Avrupa değerleri adına yükselen sesi, güçlü kalmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında Haber

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında

Türkiye’nin tekstil başkenti Bursa, sektörde yaşanan zorluklardan ihracatla çıkış yolu arıyor. Sektör temsilcileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ihracat odaklı çalışmaları kapsamında KFA Fuarcılık organizasyonuyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen, Première Vision ve Texworld fuarlarına katıldı. Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Première Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Première Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve yaratıcı üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. TEXWORLD’DE BURSA FİRMALARI İHRACAT İÇİN MASADAYDI Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, “Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz.” dedi.

AB Kapısı Letonya’dan Geçiyor: Oturum İzni Almanın Şartları Neler? Haber

AB Kapısı Letonya’dan Geçiyor: Oturum İzni Almanın Şartları Neler?

NB Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Fuat Aydemir, Baltıkların stratejik ülkesi Letonya’nın Türk yatırımcılar için sunduğu fırsatları değerlendirdi. Eşsiz coğrafyası ve kendine has kültürüyle dikkat çeken ülkenin, Avrupa Birliği’nde oturum hakkı ve serbest dolaşım için önemli avantajlar sağladığını belirten Aydemir, süreçle ilgili kritik uyarılarda bulundu. "YETKİSİZ KİŞİLERE İTİBAR ETMEYİN" İnternet ve sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliğine karşı yatırımcıları uyaran Aydemir, yetkisiz kişilerin "garantili oturum" gibi vaatlerle insanları mağdur edebileceğini vurguladı. Aydemir, "Letonya hukukuna uygun olmayan, yetkisiz aracılarla yapılan işlemler hem maddi kayba hem de zaman kaybına yol açmaktadır. Süreç mutlaka resmi ve şeffaf yürütülmeli" ifadelerini kullandı. 3 FARKLI YOLLA YATIRIM İMKANI Fuat Aydemir, Letonya hükümetinin yabancı yatırımcılara tanıdığı ve oturum iznine giden üç ana yasal yolu şöyle özetledi: 1. Şirket Yatırımı: Letonya’da halihazırda faaliyet gösteren bir şirkete sermaye yatırımı yaparak ortak olunması. 2. Gayrimenkul Alımı: En az 250.000 Euro değerinde bir gayrimenkul satın alınması. 3. Şirket Kurma: Ülkede yeni bir şirket kurarak sermaye girişi sağlanması ve ticari faaliyete başlanması. "HIZLI İŞLEM SEÇENEĞİ MEVCUT" Başvuru süreçlerinin zamanlaması hakkında da teknik ayrıntılar veren Aydemir, bürokratik işlemlerin hızlandırılabileceğini belirtti. Standart prosedürde başvuruların genellikle 30 gün içinde sonuçlandığını ifade eden Aydemir, "Zamanı kısıtlı olan yatırımcılar için devletin sunduğu hızlı işlem seçenekleri bulunuyor. Ek ücret ödenmesi koşuluyla, inceleme süresi 10 güne, hatta 5 güne kadar düşürülebiliyor" bilgisini paylaştı

Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz Haber

Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz

Rutte, Pazartesi günü Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Eğer birileri burada tekrar Avrupa Birliği'nin veya bir bütün olarak Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünüyorsa, hayal kurmaya devam etsin. Yapamazsınız. Biz yapamayız. Birbirimize ihtiyacımız var." dedi. NATO Genel Sekreteri, Avrupa ülkelerini, "gerçekten tek başlarına yapmak istiyorlarsa" savunma harcamalarını yüzde 10'a çıkarmaları gerekeceği konusunda uyardı ve milyarlarca avroya mal olacak kendi nükleer kapasitelerini geliştirmeleri gerekeceğini ekledi. "Bu senaryoda, özgürlüğümüzün nihai garantörü olan ABD nükleer şemsiyesini kaybedeceksiniz. Yani, iyi şanslar." dedi. Bu açıklamalar, Başkan Donald Trump'ın Grönland'ın ABD mülkiyetine geçmesi yönündeki taleplerini sürdürmesinin ve ardından İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada Arktik adasını ilhak etmek için güç kullanımını açıkça reddetmesinin ardından, Avrupa ve Batılı müttefikleri için inişli çıkışlı bir haftanın ardından geldi. NATO Genel Sekreteri, Trump'ı Arktik güvenliği konusunu gündeme getirdiği için övmeye devam etti ve başkanın savunmasının salondaki birçok kişiyi muhtemelen rahatsız edeceğini kabul etti. "Bence haklı. Arktik bölgesiyle ilgili bir sorun var. Kolektif güvenlik sorunu var, çünkü bu deniz yolları açılıyor ve Çinliler ve Ruslar giderek daha aktif hale geliyor." dedi. Rutte, Grönland meselesiyle ilgili olarak ileride iki çalışma alanı olacağını belirtti. Birincisi, NATO'nun Arktik'in savunması için daha fazla kolektif sorumluluk üstlenmesini, Rusya ve Çin'in bölgeye hem askeri hem de ekonomik olarak erişimini engellemesini içerecektir.

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi Haber

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla sunulan tezkerede, Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde meydana gelen deniz haydutluğu ve silahlı soygun olaylarına karşı, 2008-2021 yılları arasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı belirtildi. Bu çerçevede TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararı ile, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl süreyle izin verildiğinin hatırlatıldığı tezkerede, bu sürenin son olarak 4 Şubat 2025’te bir yıl daha uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, şu açıklamalara yer verildi: "TSK deniz unsurlarının konuşlandırılması suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin güvenliğinin etkin biçimde korunması, uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle ortak mücadele operasyonlarına aktif katkı sağlanması, belirtilen bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, TSK deniz unsurlarının operasyonel etkinliğinin ve bölgeye yönelik tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik ulusal politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içindeki rolümüz ve görünürlüğümüzün güçlendirilmesi temin edilmiştir." Tezkerede, Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası işbirliğini geliştirmeye önem verdiği, bu alandaki çabaları en başından itibaren desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara aktif olarak katılım sağladığı belirtildi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarındaki Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak katıldığı hatırlatıldı. TSK deniz unsurlarının, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılından itibaren Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn veya korvet ile katıldığı belirtilen tezkerede, Türkiye’nin, 2009-2025 yılları arasında 7 kez CTF-151 Komutanlığı görevini üstlendiği, 24 Temmuz 2024 tarihinde yedinci kez devraldığı söz konusu komutayı 22 Ocak 2025’te devrettiği bildirildi. Tezkerede, Somali’nin BM Genel Sekreteri’ne talebi üzerine Aden Körfezi Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadeleye ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından daha önceki kararların devamı niteliğinde bir kararın 2022 yılı ve sonrasında çıkarılmadığı ifade edildi. BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı temelinde uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve deniz terörizmiyle mücadele operasyonlarının Somali kara suları dışındaki bölgede devam ettiği bilgisine yer verilen tezkerede, bu operasyonlardan AB’nin Atalanta Harekatı’nın görev süresinin AB Konseyi’nin 16 Aralık 2024 tarihli kararıyla 28 Şubat 2027’ye kadar uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, Türkiye’nin de dahil olduğu Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde CTF-151 faaliyetlerine devam ettiği bildirildi. TBMM’nin 4 Şubat 2025 tarihli kararı doğrultusunda TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerdeki görevlendirme süresinin 10 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği belirtilen tezkerede, şu ifadelere yer verildi: "Uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden ve ulusal çıkarlarımızı da olumsuz etkileyen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele yönündeki uluslararası çabalara ülkemiz tarafından etkin bir şekilde destek verilmesi ve bölgede seyir emniyetinin sağlanmasına katkıda bulunulması, uluslararası ve ulusal sorumluluklarımızın bir gereği olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, ülkemizin de tarafı olduğu Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme başta olmak üzere ilgili uluslararası anlaşmalar ve teamüller çerçevesinde 934 sayılı TBMM kararında belirlenen ilke ve esaslar da dikkate alınarak bahsi geçen bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele ortak operasyonlarına destek verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmek üzere, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre gerçekleştirilmesi için Anayasa’nın 92’nci maddesi gereğince TBMM’nin son olarak 4 Şubat 2025 tarihli ve 1440 sayılı kararıyla verilen izin süresinin 10 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım." Tezkere, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol oyları ile kabul edilirken, DEM Parti ‘hayır’ oyu verdi.

Bulgaristan resmen Euro Bölgesi'ne katıldı Haber

Bulgaristan resmen Euro Bölgesi'ne katıldı

Yeni para birimine sorunsuz bir geçiş sağlamak için, Ocak ayı boyunca Bulgar levası Euro ile birlikte dolaşımda kalacak. 1 Şubat'tan itibaren Euro, ülkenin tek yasal para birimi olacak. 1 Ocak ile 30 Haziran tarihleri ​​arasında bankalarda ve postanelerde levanın Euro'ya çevrilmesi ücretsiz olacak. Bu süreden sonra ise döviz işlemleri ücretli olacak. Bulgaristan Merkez Bankası, levayı Euro'ya çevirme işleminin süresiz olarak devam edeceğini ve gerektiği sürece bu süreci sürdüreceğini belirtti. Ancak, mal ve hizmetlerin Euro ve lev cinsinden zorunlu çift fiyatlandırmasının 8 Ağustos 2026'da sona ereceğini de ekledi. Bulgaristan Devlet Emtia Borsaları ve Piyasaları Komisyonu Başkanı Vladimir Ivanov, kısa bir toplantıda 2025'i piyasa istikrar yılı olarak nitelendirerek, "özellikle euronun getirilmesiyle işlem maliyetlerinin azalmasının ardından" 2026'nın da benzer şekilde başlayacağını beklediğini söyledi. Modern Ticaret Derneği'nin genel müdürü Nikolay Valkanov da bir röportajda, büyük zincirlerden küçük dükkanlara kadar perakendecilerin yeni para birimine sorunsuz bir geçiş sağlamak için önemli çabalar sarf ettiğini söyledi. Bulgaristan hükümeti için Euro Bölgesi'ne katılım, ülkenin 2007'de AB'ye katıldığından beri merkezi bir öncelik olmuştur. Avrupa Komisyonu, Bulgaristan'ın tüm uyum kriterlerini karşıladığını ancak 4 Haziran 2025'te duyurdu. 8 Temmuz 2025'te Avrupa Birliği Konseyi, Bulgaristan'ın 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere Euro'yu benimsemesini resmen onayladı. Euro Bölgesi, 1 Ocak 1999'da Fransa, Almanya ve Avusturya dahil 11 ülkede Euro'nun resmi olarak piyasaya sürülmesiyle kuruldu. Şu anda 27 AB ülkesi arasında, henüz Euro'yu benimsememiş altı üye ülke bulunuyor. Bunlar İsveç, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya ve Danimarka.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.