SON DAKİKA
Hava Durumu

#Atatürk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz. Haber

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz.

Ümit Özdağ'ın konuşmasındaki satırbaşları şöyle ; Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun. Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz. Değerli Antalyalılar, Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı. Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor. Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey. Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor. Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur. Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz. Değerli Antalyalılar, değerli Zafer Partililer, Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi, ‘Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım’ diyorlar. Demek ki Öcalan’ın İmralı’daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nu çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor. Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz.

Nilüfer Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu Haber

Nilüfer Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu

Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” buluşmalarının beşincisi “Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda” temasıyla gerçekleştirildi. Yemek ile müzik ilişkisini ele alan etkinlikte, bu ay sinemanın büyüleyici dünyası ve lezzet kültürü konuşuldu. Prof. Dr. İlkay Kanık’ın konuk olduğu programda, katılımcılar Bursa’nın sinema tarihinden Yeşilçam mutfağına uzanan geniş bir yelpazede bir yolculuğa çıktı. Etkinlik, sinema kültürünün ayrılmaz parçaları olan Uludağ Gazozu ve patlamış mısır ikramıyla başladı. Bursa’nın sinema geçmişine vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, 1923 yılında Türk kadınlarının ilk kez rol aldığı “Ateşten Gömlek” filminin Bursa’da gösterilen ilk film olduğunu, ayrıca ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları’nın da Muhsin Ertuğrul tarafından yine Bursa’da çekildiğini hatırlattı. Prof. Dr. İlkay Kanık ise konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya verdiği öneme dikkati çekti. Atatürk’ün bir sinema senaryosu yazdığını ve sinemanın bir milletin çağdaşlaşmasındaki gücüne inandığını belirten Kanık, Yeşilçam’ın doğuşuna giden yolun bu vizyonla açıldığını ifade etti. Kanık, “Türkiye'de ilk film gösterimi 1897 yılında yapılmıştır ve o günden bugüne film sektörü çok yol kat etmiştir. Türk filmlerinde yemekler ve çeşitli lezzetler hep ön plana çıkmıştır" dedi. SES VE LEZZET EŞLEŞTİRMESİ Etkinlikte katılımcılara dinledikleri müzikler ile tattıkları lezzetler arasındaki duygusal bağı keşfetmeleri için anketler de dağıtıldı. Ratatuy, Neşeli Günler, Tosun Paşa, Muhsin Bey ve Chocolat gibi filmlerden kesitler paylaşılırken; aynı anda filmlerde yer alan çiğ köfte, kuru fasulye, boza ve çikolata gibi yiyecekler ile sahneler ve lezzet eşleştirmeleri gerçekleştirildi. Etkinliğin sonunda Bursa’da çekilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmi üzerinden gölge oyunu, semai kahvehaneleri ve bozahaneler eşliğinde eski Bursa’nın canlı kültürü ele alındı. Prof. Dr. İlkay Kanık, bu tür anlatıların toplumsal dönüşümü yansıttığını belirterek, “Filmlerde kurulan sofralar, pazarlar ve yemekler ile dönemin ve bölgenin canlılığı ve kültürü bize yansıtılmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliği, önümüzdeki aylarda farklı temalarla devam edecek.

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz Haber

Ağıralioğlu: Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz

Anahtar Partisi Genel Başkanı Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. İftar programında Ağıralioğlu’nun yanı sıra, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve partililer yer aldı. Programda konuşan Ağıralioğlu, muhalefet partilerini eleştirerek, “Muhalefet evlere şenlik. Böyle muhalefette olup muhalefeti konuşmayı sevmiyorum ben. Ama muhalefetin böyle olması siyaset kalitemizi bozuyor. Muhalefet doğru yapsa, iktidar doğruya mecbur oluyor. Anahtar Parti, Bursa’da sokak sokak geziyor, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) peşinizden geziyor. Nasılmış siyaset? Siz iftar yapıyorsunuz, iftar yapıyorlar. Esnaf geziyorsunuz, esnaf geziyorlar. Köylere gidiyorsunuz, köylere gidiyorlar. Niye? Kaliteli siyaset, rekabet oluşturan siyaset iktidarı sokağa indirir. Milletin yanına getirir.'' Muhalefetin sorumluluğunun olduğunu belirten Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Memlekette bu kadar sorun var da, iktidar hala hata yaparak iktidarda kalıyorsa, muhalefetin, memleketin umutlarına dokunma sorunu var demektir. Muhalefet memleketi yönetme güveni veremiyor demektir. Muhalefet neyi bekleyeceğine milletini inandıramıyor demektir. Anahtar Parti kuruldu, onu da bozacağız. Artık muhalefet şöyle, muhalefet böyle, yok muhalefet onu yapamaz. Artık muhalefetin babası var burada. Muhalefet nasıl yapılacak göstereceğiz. İşleri ne kolay Cumhuriyet’i bekleyecek kadro, çok söyledim söylüyorum alınganlık etmesinler; Cumhuriyet’i beklesin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). Atatürk’ü devletinin düşmanlarına gülerken gördünüz mü ki siz, bu devletin düşmanlarıyla oturup kalkıyorsunuz . Atatürk’ü siz memleketini bölmek isteyenlerle oturup konuşurken gördünüz mü ki, siz bu bölücülerle oturup konuşuyorsunuz. Cumhuriyet’i bekleyecekseniz Cumhuriyet’in koordinatlarında, vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu en iyi bilen parti olduğunuzu söylüyorsanız, vatanı bekleyeceksiniz. Ay yıldızlı al bayrağı bekleyeceksiniz.” Sadece CHP’yi değil, AK Partiyi ve Milliyetçi Hareket Partisi'ni (MHP) de eleştirdiğini belirten Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu, şöyle devam etti: “Dindarsanız, kalp kırmayacaksınız. Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız rüşvete müsaade etmeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız israf etmeyeceksiniz. Dindarsanız sizin gibi düşünmeyenleri de kendi emanetiniz bileceksiniz. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu asla unutmayacaksınız. Milliyetçisiniz. Milliyetçiyseniz sadece nutuk atmayacaksınız. Sadece bağırmayacaksınız. Yitip giden çocuklarınızı, beyin göçüne kaybettiğiniz evlatlarınızdan utanacaksınız. Milliyetçilik öyle milliyetçilik olacak. Irmaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Organize sanayi bölgelerinin arıtılmamış, topraklarımıza enjekte ettiği suları dert edeceksiniz. Milliyetçilik böyle milliyetçilik. Hava kirlenecek dert edeceksiniz. Sokaklar kirlenecek, dert edeceksiniz. Yaylalarınız, meralarınız boşalacak, dert edeceksiniz. Kendi çocuklarınız kumar bahis tezgahlarında yitip gidecek, milliyetçiliğiniz bundan utanacak. Böyle milliyetçilik. Cumhuriyetçiliğe de, milliyetçiliğe de, dindarlığa da mesuliyetlerini hatırlatıyorum. Hürmetsizlik etmek istemiyorum. Ama vazifelerini hatırlatmak istiyorum.” Türkiye’yi yönetmek için hazır olduklarını ifade eden Ağıralioğlu, “Devletin hizmetkarı, milletin hizmetkarı olmayı kendimize şeref bildik. Dolayısıyla biz Türk milletinin şerefli evlatlarıyız. Türk milletinin inancına, diline, dinine, imanına, vatanına, bayrağına, cumhuriyetine, ürettiği alın terinden arttırdığına her kuruşuna nezaret edecek ahlakta, ter temiz bir hareketiz. Anahtar Parti o yüzden Sayın Cumhurbaşkanı’nın gönül rahatlığıyla, hani ‘Bu muhalefete verilir mi?’ diye zaman zaman istihza ediyor ya, onu bu dertten kurtaracak olan bizleriz. Sayın Cumhurbaşkanım bilesin, nöbet yerimize yürüyoruz. Yaptığını yaparsın, kalanı sahipleniyoruz. Çözebildiğini çözersin, çözemediğini çözmeye söz veriyoruz” sözlerini aktardı.

Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri tanıtıldı Haber

Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri tanıtıldı

Bursa'da Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen tanıtım toplantısında, Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek kapsamlı etkinlik programı kamuoyuyla paylaşıldı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Uludağ’ın eteklerinde şekillenen ve yüzyıllara yayılan tarihiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Bursa’da, “Bursa’nın Fethinin 700. Yılı” etkinliklerinin tanıtım toplantısı Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fetih anlayışının eşitlik ve birlikte yaşama kültürü üzerine kurulduğunu vurguladı. DAĞLAR DİYARI, İLK PAYİTAHT, İLK BAŞKENT BURSA Düzenlen toplantı da etkinlikler hakkında bilgi veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın: “Eşitlik anlayışıyla; isteyenlerin bu topraklarda yaşamaya devam edebileceği, isteyenlerin ise dönemin Bizans başkenti İstanbul’a gitmesi için kolaylıkların sağlandığı bir anlayışla fethedilmiş bu şehir. Osman Gazi’nin ve Orhan Gazi’nin attığı temeller üzerinde yükselen; belki de o gün küçük bir beylikten, koca bir imparatorluğun doğmasına vesile olan Bursa. Dağlar diyarı, ilk payitaht, ilk başkent Bursa. Hepimizin burada yaşamaktan şeref ve onur duyduğu bu kadim şehirde, Bursa’nın fetih anlayışını yansıtan 700. yıl kutlama şenliklerine hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” dedi. BU BAYRAK YARIŞINI DEVRALDIK Bursa’nın tarih boyunca Bitinya’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir mirasa ev sahipliği yaptığını belirten Aydın, fetih ve Osman Gazi’yi anma etkinliklerinin 21’incisini düzenlemenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Önceki dönem belediye başkanlarının başlattığı bu geleneği devraldıklarını ifade eden Aydın, “Bu bayrak yarışını daha ileri taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. MECLİS KÜRSÜSÜNE SİYAH ÖRTÜ ÖRTÜLDÜ Konuşmasında Bursa’nın işgal yıllarına da değinen Aydın, Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerine yapılan saygısızlık üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM kürsüsüne siyah örtü örtülmesini hatırlatarak, Bursa’nın 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuşmasıyla bu örtünün kaldırıldığını anlattı. Bursa’yı fetheden ecdadın bıraktığı izlerin Alaaddin Camii, Orhan Camii, Ulu Camii, Yıldırım Bayezid Külliyesi, Yeşil Türbe, Kapalı Çarşı ve daha nice eserle Bursa’nın kalbinde yaşamaya devam ettiğini kaydeden Başkan Aydın, "Bu eserleri korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bugün hepimizin sorumluluğudur. Normalde fetih etkinlikleri ve Osman Gazi’yi anma programları her yıl 6 Nisan’da başlar ve Nisan ayı boyunca devam ederdi. Ancak bu yıl, yaklaşık sekiz ay önce ekiplerimiz çalışmalarına başlamış ve 2026 yılını, Bursa’nın fethinin 700. yılı olarak ele alan kapsamlı bir program hazırlanmıştır. Ocak ayından Aralık ayı sonuna kadar sürecek bu program kapsamında; tarihi koşulardan rahvan at gösterilerine, kültürel ve sanatsal etkinliklerden uluslararası buluşmalara kadar dolu dolu bir yıl planladık. 36 kardeş şehrimizin Bursa’da buluşmasıyla, yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada Bursa’nın fetih ruhunu yeniden hatırlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu. 700. YILA ÖZEL LOGO TANITILDI Bursa’nın fethinin 700. yılına kalıcı bir simge kazandırmak amacıyla düzenlenen logo yarışmasının da sonuçlandığını belirten Başkan Aydın, halkın katılımıyla güçlü ve estetik bir logo ortaya çıktığını söyledi. Hazırlanan logonun tasarımcısı Tacettin Yaldız da, Bursa’nın köklü tarihine ve fetih ruhuna yakışır bir simge ortaya koyabilmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi. Yaldız, logo tasarımının ortaya çıkış hikâyesini ve bu süreci anlatan tanıtım videosunu hep birlikte izleyeceklerini belirterek, kıymetli çalışmada emeği geçen, destek veren herkese gönülden teşekkür etti.

Bursa'da 'Köy Enstitüleri' paneli... Eğitimde fırsat eşitliği ve toplumsal dönüşüm konuşuldu Haber

Bursa'da 'Köy Enstitüleri' paneli... Eğitimde fırsat eşitliği ve toplumsal dönüşüm konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve paydaş kurumların iş birliğiyle düzenlenen panelde, köy enstitülerinin eğitim, kültür ve toplumsal kalkınmadaki rolü ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Osmangazi Kent Konseyi ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “Eğitimde ve Kültürde Çözüm: Köy Enstitüleri” paneli, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programda, Türkiye’nin eğitim ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan köy enstitüleri çok yönlü olarak ele alındı. Panelin moderatörlüğünü Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy üstlendi. Programda YKKED Yayınlarından Sorumlu Genel Merkez Yöneticisi Hayrettin Filiz, “Sanata, eğitime ve siyasete etkisiyle köy enstitüleri” başlıklı sunumuyla dikkat çekerken; Uludağ Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mine Ersevinç “Atatürk, eğitim ve modernleşme”, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ise “Köy enstitüleri perspektifinden günümüze bakış” konularında değerlendirmelerde bulundu. Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ile YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü de köy enstitülerinin günümüz eğitim anlayışı açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, köy enstitülerinin fırsat eşitliğini esas alan, üreten ve düşünen nesiller yetiştiren örnek bir eğitim modeli olduğunu söyledi. Başkan Bozbey, “Bu model, aydınlanmayı kentten köye değil, köyden tüm ülkeye yaymayı başarmıştır. Bugün pek çok gelişmiş ülkede, yıllar önce bu topraklarda uygulanan sistemin izlerini görmek mümkün” ifadelerini kullandı. Köy enstitülerinin yalnızca akademik bilgi değil; üretim, sanat ve yaşam becerilerini de kapsayan bütüncül bir anlayış sunduğunu belirten Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlayıştan ilham aldıklarını dile getirdi. Başkan Bozbey, “Kurmuş olduğumuz Bursa Kent Akademisi ile bilgiye, bilime, sanata ve mesleki gelişime erişimi artırıyoruz. Eğitim programları, atölyeler ve mesleki kurslarla vatandaşlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Bursa’nın üreten ve düşünen bireylerle geleceğe daha güçlü adımlarla ilerleyeceğine inanıyoruz” dedi.

ADD Bursa'dan Papa 14. Leo'nun İznik ziyaretine tepki: Ekümeniklik iddiası kabul edilemez Haber

ADD Bursa'dan Papa 14. Leo'nun İznik ziyaretine tepki: Ekümeniklik iddiası kabul edilemez

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Papa 14. Leo ile Fener Rum Patriği Bartholomeos’un İznik ziyaretine ilişkin yazılı açıklama yaparak “Devlet kurumlarının sorumluluk bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz” dedi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Papa 14. Leo’nun İznik Konsili’nin yıl dönümü gerekçesiyle Fener Rum Patriği Bartholomeos ile birlikte İznik’e yapacağı ziyaret hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Ziyaretin, Papa’nın ilk yurt dışı programı olarak duyurulmasının dikkat çekici olduğunu belirten Akdoğan, Fener Rum Patrikhanesi’nin zaman zaman “ekümenik” iddiasını güçlendirmeye dönük adımlar attığını, bu tür girişimlere karşı devlet kurumlarının gerekli tutumu geçmişte gösterdiğini hatırlattı. Ekümeniklik iddiasının Lozan Antlaşması’yla bağdaşmadığını savunan Akdoğan, Patrikhanenin antlaşmanın “Azınlıkların Korunması” başlıklı çerçevesinde yalnızca dini bir kurum olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Akdoğan, Anayasa’daki laiklik, egemenlik ve eşitlik ilkelerine atıf yaparak hiçbir dini yapıya özel statü tanınamayacağını vurguladı. Açıklamada, Yargıtay'ın 2007 tarihli kararına da değinilerek, Patrikhaneye “ekümenik” sıfatı atfedilmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye dikkat çekildi. Söz konusu ziyarete izin verilmesini eleştiren Başkan Akdoğan, bazı kesimlerin bu durumu yalnızca “uluslararası din turizmi” bağlamında değerlendirmesinin de kabul edilemeyeceğini ifade ederek, “Atatürk’ün 100 yıl önce izin vermediği böyle bir gösteriye bugün sessiz kalınması anlaşılır değildir” yorumunda bulundu.

Osmangazi’de sanatın diliyle Atatürk’e saygı Haber

Osmangazi’de sanatın diliyle Atatürk’e saygı

10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası kapsamında Osmangazi Belediyesi ve Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) işbirliği ile ‘Balkanlar’da Açan Çiçek’ sergisinin açılışı yapılırken, etkinlik çerçevesinde Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’ın, ‘Balkanlar’dan Anadolu’ya: Atatürk’ün Liderlik İnşası’ konulu söyleşisi gerçekleştirildi. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87’nci yılında, Osmangazi Belediyesi ve BAL-GÖÇ işbirliğinde anlam dolu etkinliklerle anıldı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen faaliyetler dahilinde sanatçı Dilber Demirkıran’ın ‘Balkanlar’da Açan Çiçek’ adlı sergisinin açılışı gerçekleşti. Serginin açılışına Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Berna Esentürk, Osmangazi Belediye Başkanvekili Halil Aktaş, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Cem Kürşad Hasanoğlu, BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Osmangazi Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi Meclis üyeleri, BAL-GÖÇ Kadın Kolları üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Atatürk’e Saygı ve Minnet Sunuldu Kurdela kesiminin ardından sergiyi gezen protokol üyeleri, eserleri dikkat ile incelerken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnet ile andı. Sergi hakkında bilgiler veren Dilber Demirkıran, 18 eserin bulunduğunu ve satıştan elde edilecek gelirin öğrencilerin bursunda kullanılacağını belirtti. Serginin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, ‘Balkanlar’dan Anadolu’ya: Atatürk’ün Liderlik İnşası’ adlı söyleşi ile katılımcılara bilgilendirmelerde bulundu. Söyleşide Atatürk’ün Balkanlar coğrafyasından Anadolu’ya dek uzanan milli mücadele ruhuna ışık tutan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Cumhuriyetin ilanı ve sonrasına ilişkin anılara perde açarak, Atatürk’ün liderliğine vurgu yaptı. “Atatürk Sevgimiz, Saygımız Üst Seviyede” Atatürk sevgisini ileri nesillere taşımak istediklerini kaydeden BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, “Balkan kadınının hem üretkenliği, hem de Atatürk sevgisi dorukta. İşte bu sergide hem sevgiyi, hem saygıyı toplumda hissettirmek istedik. BAL-GÖÇ olarak Atatürk sevgimiz, saygımız üst seviyede. Biz bu sevgiyi, daha ileri nesillere taşımak istiyoruz. Bu anlamda, hem katılımcılara, hem bizlere destek veren Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” dedi. “Her Geçen Yıl Daha Büyük Özlemle Atatürk’ü Anmaktayız” Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ise, “Öncelikle Osmangazi Belediyemize ve BAL-GÖÇ’e çok teşekkür ediyorum. İlber Ortaylı, ‘Atatürk’ adlı eserinde şöyle başlar söze ‘Genellikle sanatkarlara, filozoflara ifade edilen büyük bir sevgi vardır, büyük bir muhabbet vardır, yıllar geçse de gittikçe artan, siyasilere ve devlet adamlarına, askerlere pek de böyle bir muhabbetten, sevgiden, özlemden bahsedemeyiz ama biz, her geçen yıl daha büyük bir muhabbet ve özlemle Atatürk’ü anmaktayız. Her yıl 10 Kasım’da da bunun, katlanarak arttığını görüyoruz.” diye konuştu. “Yürekten Tebrik Ediyorum” Osmangazi Belediyesi Başkanvekili Halil Aktaş da yaptığı açıklamada, “BAL-GÖÇ kadın kollarımızın yapmış olduğu bu emek ve çalışmayı hem şahsım, hem Osmangazi Belediyesi Başkanı Erkan Aydın adına, yürekten tebrik ediyorum. Atatürk’ü böyle bir dil ile andık, bize bırakmış olduğu sonsuz eserleri anımsadık. Hem Osmangazi Belediyemize, hem BAL-GÖÇ kadınlarına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi Meclis üyesi Özge Kaya da, sergide ve söyleşide emeği geçenleri tebrik etti. Söyleşinin ardından Osmangazi Belediyesi Başkanvekili Halil Aktaş ve BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a çiçek takdiminde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.