SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arkeolojik Sit

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Arkeolojik Sit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeolojik Sit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait kalıntılar bulundu Osmaniye Mahallesi’ndeki iki parsel 1. derece arkeolojik SİT ilan edildi Haber

Gemlik’te Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait kalıntılar bulundu Osmaniye Mahallesi’ndeki iki parsel 1. derece arkeolojik SİT ilan edildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Gemlik ilçesi Osmaniye Mahallesi’nde bulunan özel mülkiyete ait bazı taşınmazlara ilişkin önemli bir karar aldı. Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 1036 ada 8 ve 9 parsellerde gerçekleştirilen tespit çalışmaları sonucunda, hafriyat sırasında ortaya çıkarılan kalıntıların Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait anıtsal bir yapıya ait olduğu değerlendirildi. MERMER YAPI PARÇALARI VE DUVAR KALINTILARI BULUNDU Kurul kararında, alanda horasan harçlı duvar kalıntıları, mermer arşitrav parçaları ve çeşitli mermer yapı öğelerine rastlandığı belirtildi. Söz konusu buluntuların kültür varlığı niteliğinde olması nedeniyle alanın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında 1. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine karar verildi. Kararla birlikte hazırlanan sit fişi uygun bulunurken, taşınmazların tapu kayıtlarına “1. derece Arkeolojik Sit Alanındadır” şerhi işlenecek. KORUMA KOŞULLARI 3 YIL GEÇERLİ OLACAK Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Osmaniye Mahallesi Anıtsal Yapı Kalıntısı 1. derece Arkeolojik Sit alanı için geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarını da belirledi. Buna göre, söz konusu koruma koşulları 2863 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında 3 yıl süreyle geçerli olacak. BİLİMSEL KAZI HAZIRLIKLARI YAPILACAK Kararda ayrıca, alanda bilimsel kazı çalışmalarına başlanıncaya kadar mevcut kalıntıların ve mimari öğelerin korunması, can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasına hükmedildi. Bu kapsamda gerekli işlemlerin ilgili müze müdürlüğü tarafından yürütülerek Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne bilgi verilmesi kararlaştırıldı.

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu Haber

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Arkeoloji Gündemi”, Türkiye’de arkeoloji bilimine yön veren üç önemli ismi Pancar Deposu’nda bir araya getirdi. Prof. Dr. Mustafa Şahin’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, kent arkeolojisi ile kültürel mirasın korunması başlıkları konuşuldu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy da katıldı. Panelde salonu dolduran katılımcılar, alanın duayen isimlerini ilgiyle dinledi. “SİDE ÖRNEK OLABİLİR” Panelde konuşan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side’nin kentsel ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında yürütülen çalışmaları aktardı. 2014’te alınan sit kararının ardından 140 parselde gerçekleştirilen akademik kazılarla kentin yerleşim tarihinin milattan önce 9. yüzyıla kadar uzandığının ortaya konduğunu söyleyen Alanyalı, tiyatro ile antik liman arasındaki bölgenin ilk kez bütüncül biçimde değerlendirebildiğini belirtti. Kazı sürecinin parsel sahipleriyle imzalanan protokoller üzerinden yürüdüğünü hatırlatan Alanyalı, “Side gibi bazı antik kentlerde bu uygulama örnek olabilir; ancak her kent için aynı modelin geçerli olduğunu söylemek doğru değil” dedi. KÜLTÜREL MİRASTAKİ TAHRİBATA DİKKAT ÇEKİLDİ Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın sahibi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyesi Nezih Başgelen ise kültürel varlıklardaki tahribatı belgeleyen sunumuyla katılımcıların dikkatini sahadaki kayıplara çevirdi. Karabel Kaya Anıtı’nın yüzyıllık tahribat sürecini fotoğraflarla aktaran Başgelen; Latmos kaya resimleri, Kibele anıtları, Termessos lahitleri ve Edirne Muradiye Camii çinileri gibi örnekler üzerinden kayıpları anlattı. Tahribatların son yıllarda iş makineleriyle endüstriyel bir hal aldığını söyleyen Başgelen, “Yunanistan ve İtalya’da arazi teşkilatları, ağır cezalar ve etkin yaptırımlar var. Bizim de bir an önce bu yapıya kavuşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN ARKEOLOG KADROLARI GÜÇLÜ BİR KONUMDA” Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da Türkiye arkeolojisinin kurumsal yapısını ve teorik zeminini ele aldı. Türkiye’nin yetişmiş arkeolog kadrosunun uluslararası düzeyde çok güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Özdoğan, asıl sorunun bu potansiyeli sahaya yansıtacak yapının kurulamamış olması olduğunu söyledi. Arazi teşkilatı bulunmamasını, kültür envanterinin tamamlanmamış olmasını ve bilim ile bürokrasi arasındaki bağın zayıflamasını başlıca eksiklikler olarak sıralayan Özdoğan; kazı tekniği okullarının kurulması, kurtarma kazılarında profesyonel ekiplerin oluşturulması ve uluslararası koruma kuruluşlarındaki temsilin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özdoğan, kültürel mirasın “gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bize bırakılmış bir değer” olduğunun da altını çizdi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara, panelin sonunda günün anısına hediye takdim edildi.

Erkan Erdem: Yenişehir Gıda OSB için yer seçimi yanlış Haber

Erkan Erdem: Yenişehir Gıda OSB için yer seçimi yanlış

Bursa'da Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem,ilçede kurulması planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandığını belirtti. Erdem, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 16 Şubat 2026 tarihli kararıyla, proje alanı içinde ve çevresinde bulunan bazı parsellerin 1’inci ve 2’nci derece arkeolojik SİT alanı olarak tescillendiğini vurguladı. Kurul kararına göre Dereköy ve Menteşe mahalleleri sınırlarında yapılan incelemelerde Bizans dönemine ait arkeolojik kalıntılar ve nekropol alanları tespit edildiğini anlatan Erdem, “Bu kapsamda bazı parseller 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilirken, bu statüdeki alanlarda her türlü yapılaşma yasaklanıyor ve yalnızca bilimsel kazı çalışmalarına izin veriliyor” dedi. 34 parselin SİT alanında kaldığını ve konunun ciddi bir hukuki ve planlama sorunu doğurduğunu belirten Erdem, Gıda İhtisas OSB proje alanı içinde yer alan Dereköy Mahallesi’ndeki 34 parselin arkeolojik sit alanı sınırları içinde kaldığını ve bu nedenle 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescilleneceğini söyledi. Karacaali bölgesindeki verimli tarım arazilerinin sanayiye açılmasının zaten tartışma yarattığını hatırlatan Erdem, yeni gelişmenin projeyi daha da tartışmalı hale getirdiğini ifade ederek, "Karacaali’de verimli tarım topraklarının sanayiye açılması zaten ciddi bir tartışma yaratmıştı. Şimdi ise proje alanı içinde ve sınırında 1. derece arkeolojik sit alanları tescillenmiş durumda.Verimli tarım topraklarını kaybettiğimiz gibi, şimdi de tarihi değerler risk altına giriyor. Bu tablo karşısında Gıda İhtisas OSB planlarının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.1’inci derece arkeolojik sit alanında çivi bile çakılamazken Ticaret Bakanlığı bu bölgede fabrika mı kurmayı planlıyor?” diye sordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.