SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arkeoloji

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İznik 'te asrın keşfini yapan Prof. Dr. Şahin tarihe Osmangazi’de ışık tuttu Haber

İznik 'te asrın keşfini yapan Prof. Dr. Şahin tarihe Osmangazi’de ışık tuttu

Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle İznik Su Altı Bazilikası’nın tarihi keşfin önemini ve akabinde yaşanan gelişmeleri mercek altına aldı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panelin konuğu İznik Su Altı Bazilikası’nın keşfini gerçekleştirerek, batık bazilika kalıntılarının kazı ve araştırmalarını yürüten bilim insanı Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin oldu. Prof. Dr. İbrahim Hızalan moderatörlüğünde gerçekleşen panelde 2014 yılındaki keşfin ilk süreçlerine ve Papa 14. Leo’nun İznik ziyaretiyle yeniden ivme kazanan gelişmelere ışık tutan Prof. Dr. Mustafa Şahin, önemli değerlendirmelerde bulundu. Öncelikle Osmangazi Belediyesi’ne davetinden ötürü teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Mustafa Şahin, keşfin 21. yüzyıla imzasını atabileceğini belirterek şöyle konuştu: “Kilise, başlangıçta yerel bir proje olarak başladı ancak zaman içerisinde ortaya çıkardığımız neticeler, kazı buluntuları ve yazılı kaynaklardan elde ettiğimiz verilerle aslında bu kilisenin basit bir yapı olmadığı, Hristiyanlar tarafından çok önem verilen 1. Evrensel Konsil toplantısının bu yapıda gerçekleştirildiği ortaya çıktı. 2025 yılı da 1. Konsilin 1700’üncü yıl dönümüydü ve bundan dolayı da Hristiyanların, özellikle Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 14. Leo, alanı ziyaret ederek, burada kutlamalarını gerçekleştirdi. Böylece bazilika, bir anda yerel bir projeden evrensel bir projeye dönüşmüş oldu. 19. yüzyıla ülkemizde Troya’nın keşfi, 20. yüzyıla Göbeklitepe’nin keşfi imzasını attı. Öyle tahmin ediyorum ki, henüz çok erken ama 21. yüzyıla da bazilikanın keşfi imzasını atacak gibi duruyor.” “BURSA İNANÇ VE KÜLTÜR TURİZMİNİN ÖNEMLİ BİR DESTİNASYON NOKTASI OLACAK” Türkiye’deki arkeoloji çalışmalarının, dünya ile rekabet edebilen bilim dallarından birisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Şahin “Açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki dünya bilimi ile arkeoloji alanında rekabet edebilecek durumdayız, bu nedenle gurur duyabiliriz. Bursa öncelikle Osmanlı payitahtı, yanı sıra tarım ve sanayi kenti. Son yıllarda yapılan çalışmalarla çok yakın bir gelecekte Bursa aynı zamanda kültür ve inanç turizminin önemli bir destinasyon noktası olacak.” değerlendirmelerinde bulundu. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, bahar dönemi boyunca Şadırvanlı Han Felsefe Buluşmaları’nın dönem sonu panelini gerçekleştirdiklerini, yeni dönemde de felsefe buluşmalarının devam edeceğini ifade etti. Panelin sonunda Prof. Dr. Mustafa Şahin’e Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı tarafından Atatürk plaketi takdim edildi.

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt Haber

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt

Bursa'nın Mudanya ilçesinde tarihsel mirası geleceğe taşımak için kapsamlı bir envanter projesi başlatan Mudanya Belediyesi, Osmanlı döneminden kalan mezar taşları ile tarihi çeşmeleri tek tek tespit ederek kültürel mirasa katkı sunmaya hazırlanıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümlerinin akademik desteğiyle Mudanya Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, Osmanlı dönemi mezar taşları ve tarihi çeşmeler teknik, görsel ve kültürel yönleriyle belgeleniyor. Çalışmayla hem araştırmacılar için güvenilir bir veri kaynağı oluşturmayı, hem de vatandaşların ve ziyaretçilerin Mudanya’nın tarihsel belleğiyle daha güçlü bağ kurması sağlanması hedeflediklerini belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin 2 bin 800 yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu kapsamda çalışmanın kent belleği açısından önemli olduğunu söyledi. Tarihe sahip çıkmayı, geleceğe karşı sorumluluğun bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Başkan Dalgıç, "Bilim insanlarımızın katkılarıyla oluşturacağımız dijital arşiv ve açık hava müzeleriyle hemşehri bağlarımızı güçlendirecek, gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakacağız" dedi. MEZAR TAŞLARI DİJİTAL ARŞİVE AKTARILIYOR “Mudanya ve Köylerindeki Osmanlı Mezar Taşlarının Belgelenmesi ve Korunması Projesi” kapsamında da ilçenin sessiz tanıkları olan tarihi mezar taşlarının incelendiğini belirten Başkan Dalgıç, taşlar üzerindeki kitabeler, semboller, yazı karakterleri ve bezeme unsurları; sanat tarihi, sosyoloji, antropoloji ve edebiyat disiplinleri ışığında araştırıldığını kaydederek, Kumyaka Mahalle Mezarlığı’nda başlayan saha çalışmalarının ikinci etabı Hasköy, Mirzaoba, Çağrışan, Yörükali, Mürsel, Dedeköy ve Çekrice mahallelerinde sürdürüleceğini söyledi. Proje sonunda “Mudanya Mezar Taşları Dijital Arşivi” oluşturulacağı, elde edilen tüm verilerin hayata geçirilecek “Mudanya Kültürel Miras Portalı” üzerinden araştırmacıların, vatandaşların ve ziyaretçilerin erişimine açılacağı bildirildi.

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu Haber

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Arkeoloji Gündemi”, Türkiye’de arkeoloji bilimine yön veren üç önemli ismi Pancar Deposu’nda bir araya getirdi. Prof. Dr. Mustafa Şahin’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, kent arkeolojisi ile kültürel mirasın korunması başlıkları konuşuldu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy da katıldı. Panelde salonu dolduran katılımcılar, alanın duayen isimlerini ilgiyle dinledi. “SİDE ÖRNEK OLABİLİR” Panelde konuşan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side’nin kentsel ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında yürütülen çalışmaları aktardı. 2014’te alınan sit kararının ardından 140 parselde gerçekleştirilen akademik kazılarla kentin yerleşim tarihinin milattan önce 9. yüzyıla kadar uzandığının ortaya konduğunu söyleyen Alanyalı, tiyatro ile antik liman arasındaki bölgenin ilk kez bütüncül biçimde değerlendirebildiğini belirtti. Kazı sürecinin parsel sahipleriyle imzalanan protokoller üzerinden yürüdüğünü hatırlatan Alanyalı, “Side gibi bazı antik kentlerde bu uygulama örnek olabilir; ancak her kent için aynı modelin geçerli olduğunu söylemek doğru değil” dedi. KÜLTÜREL MİRASTAKİ TAHRİBATA DİKKAT ÇEKİLDİ Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın sahibi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyesi Nezih Başgelen ise kültürel varlıklardaki tahribatı belgeleyen sunumuyla katılımcıların dikkatini sahadaki kayıplara çevirdi. Karabel Kaya Anıtı’nın yüzyıllık tahribat sürecini fotoğraflarla aktaran Başgelen; Latmos kaya resimleri, Kibele anıtları, Termessos lahitleri ve Edirne Muradiye Camii çinileri gibi örnekler üzerinden kayıpları anlattı. Tahribatların son yıllarda iş makineleriyle endüstriyel bir hal aldığını söyleyen Başgelen, “Yunanistan ve İtalya’da arazi teşkilatları, ağır cezalar ve etkin yaptırımlar var. Bizim de bir an önce bu yapıya kavuşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN ARKEOLOG KADROLARI GÜÇLÜ BİR KONUMDA” Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da Türkiye arkeolojisinin kurumsal yapısını ve teorik zeminini ele aldı. Türkiye’nin yetişmiş arkeolog kadrosunun uluslararası düzeyde çok güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Özdoğan, asıl sorunun bu potansiyeli sahaya yansıtacak yapının kurulamamış olması olduğunu söyledi. Arazi teşkilatı bulunmamasını, kültür envanterinin tamamlanmamış olmasını ve bilim ile bürokrasi arasındaki bağın zayıflamasını başlıca eksiklikler olarak sıralayan Özdoğan; kazı tekniği okullarının kurulması, kurtarma kazılarında profesyonel ekiplerin oluşturulması ve uluslararası koruma kuruluşlarındaki temsilin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özdoğan, kültürel mirasın “gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bize bırakılmış bir değer” olduğunun da altını çizdi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara, panelin sonunda günün anısına hediye takdim edildi.

Yenişehir’in 2300 yıllık tarihi gün yüzüne çıkıyor Haber

Yenişehir’in 2300 yıllık tarihi gün yüzüne çıkıyor

Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibiyle birlikte Yenişehir’de gün yüzüne çıkmayı bekleyen tarihi yapıları inceledi. Program kapsamında Eski Marmaracık ve Koyunhisar bölgelerinde incelemelerde bulunan heyet, daha sonra Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nde incelemelerine devam etti. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’in aslında çok daha eski ve kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetin ayak izleri var. Bizler bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizm merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihini değiştirecek önemli açıklamalarda bulundu. Milattan önce 300’lü yıllara dayanan Süleymaniye Kalesi’nde ve Osmanlı’nın Bursa’ya açılan kapısı olan Koyunhisar’da incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izleri var. Bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizmin merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Osmanlı’nın Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zafer olan Koyunhisar Savaşı’nın yapıldığı ve Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada bir müze yapmayı planladıklarını anlatan Başkan Ercan Özel, “Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada tarihi atmosferi yaşatacak bir Koyunhisar Savaş Müzesi inşa etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki höyüklerden alınan numuneler ve bulunan kilise kalıntıları ise, ilçenin Bizans ve öncesi dönemine de ışık tutacak” ifadelerini kullandı. Süleymaniye Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin kalıntılarını inceleyen Başkan Özel ve beraberindeki heyet, 2 bin 300 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kalenin gün yüzüne çıkarılması adına gerekli çalışmalar için kolları sıvadı. Yenişehir’i turizm rotasına dahil etmek için Anıtlar Kurulu, Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve İznik Müze Müdürlüğü ile ortak çalışmaların başladığını ifade eden Başkan Ercan Özel, projenin bölge halkına getirisini, “Yurt dışında 100 yıllık bir yapılar milyonlarca turisti kendine çekilirken, biz burada 2 bin 300 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Süleymaniye Kalesi’nde yapacağımız çalışmalar ve bölgedeki mesire alanı ile burayı yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline getireceğiz. Bu proje, bölge halkımıza hem kültürel hem de ekonomik anlamda ciddi katkılar sağlayacak” diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı. İznik Bazilikası’nı dünya literatürüne kazandıran Prof. Dr. Mustafa Şahin de Süleymaniye (Hisar) Kalesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalenin Helenistik Çağ’a (M.Ö. 300’lü yıllar) dayandığını belirterek, “Süleymaniye (Hisar) Kalesi yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip. Büyük İskender döneminde kullanılan bu kale, sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda İslam tarihi açısından da paha biçilemez bir öneme sahip. Emevi ordularıyla İstanbul’un fethi için yola çıkan Ebu Eyyub el-Ensari (Eyüp Sultan), İstanbul’a varmadan önce bu kalede konaklamıştır. Bu, bölge için inanılmaz bir kültürel değerdir” dedi. Prof. Dr. Şahin, “Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu’na, Hristiyan Romalılardan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar farklı medeniyetler tarafından kullanılanardından da Osmanlı İmparatorluğunun yüzyıllar boyunca kullandığı Süleymaniye (Hisar) Kalesi, tarih boyunca önemli bir yerleşim ve savunma noktası olmuştur. Geçmişin izlerini taşıyan bu kalenin yeniden gün yüzüne çıkarılarak korunması ve turizme kazandırılması hem tarihi mirasımızın yaşatılması hem de bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılması için büyük önem taşıyor” dedi.

Gölyazı Kazıları Pancar Deposu’nda Anlatıldı Haber

Gölyazı Kazıları Pancar Deposu’nda Anlatıldı

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen Arkeoloji Gündemi söyleşisinin son konuğu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin oldu. “Kent Arkeolojisi ve Apollonia ad Rhyndacum (Gölyazı) Kazıları” başlıklı söyleşide arkeolojinin, kenti anlamlandıran ve köklendiren bir araç olduğu konuşuldu. Kenti, “ekonomik ve sosyal katmanların üst üste biriktiği canlı bir organizma” olarak tanımlayan Prof. Dr. Şahin, arkeolojinin bu organizma içindeki rolünü, “Geçmişin kaydını tutmakla yetinmez; yer duygusunu inşa eder, kente kimlik kazandırır” sözleriyle özetledi. Söyleşinin odak noktasında, Bursa’nın köklü antik yerleşimlerinden Gölyazı’da yürütülen çalışmalar yer aldı. Özellikle Zambaktepe Tiyatrosu ve Demeter Kutsal Alanı’ndaki araştırmalara dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, 2025 kazı döneminde elde edilen bulguları katılımcılarla paylaştı. Şahin, tiyatro alanındaki kazılarda mimari süslemeler, boyalı sıvalar ve sikkeler gibi dönemin yaşantısına ışık tutan önemli eserlerin gün ışığına çıktığını belirtti. Şahin, tiyatro yapısında Roma dönemin yapılan mekansal düzenlemelerin, o dönemdeki toplumsal zevklerde yaşanan değişimi somut bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. KAZILARDA MODERN TEKNOLOJİ Geçmişi aydınlatırken modern teknolojinin imkanlarından da yararlandıklarını aktaran Şahin, Zambaktepe Tiyatrosu’nun kültürel hacmini belgelemek ve korumak amacıyla fotoğrafmetre ile 3D modelleme yöntemini kullandıklarını belirtti. Şahin, elde edilen tüm bu bilimsel verilerin ve teknolojik çalışmaların, Bursa’nın tarihsel derinliği ile günümüzün modern dokusu arasındaki bağı daha kuvvetlendirdiğinin altını çizdi. Arkeoloji Gündemi, bir sonraki buluşmada arkeoloji alanın usta isimlerini aynı masada buluşturacak özel bir panel ile devam edecek.

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı Haber

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı

Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel olarak sürdürdüğü “Tematik Buluşmalar” etkinliği, bu ay yazar ve akademisyen Göktuğ Halis’i ağırladı. “Mitlerin Psikolojik Yorumsaması” başlığı altında gerçekleşen buluşmada, tarihin eski anlatılarını olan mitlerin, insanların zihin yapısını nasıl şekillendirdiği Nilüferli sanatseverlerle paylaşıldı. Dünya mitolojileri, semboller ve Anadolu’daki kadim inanışlar üzerine yaptığı çalışmaları paylaşan Göktuğ Halis, mitolojinin antik Yunan’a özgü olmadığını, insanlık tarihinin çok daha eski dönemlerine uzandığını söyledi. Halis, “Gerçek bir mitoloji bilimi için arkeoloji, tarih ve karşılaştırmalı din çalışmalarına bakmak zorundayız. Anadolu’nun kırsalında bir kuşla veya bir ağaçla kurulan ilişki bile hâlâ yaşayan bir mitolojidir” diye konuştu. PSİKOLOJİNİN MİTLERLE İMTİHANI Söyleşide, 19. yüzyılın sonundan itibaren psikolojinin mitoloji sahasına girişini ele alan Halis, Sigmund Freud ve Joseph Campbell gibi isimlerin teorilerini yorumladı. Halis, “Mitlerin büyük bir çoğunluğu sanılanın aksine sadece ruh bilimiyle değil, toplumsal sorunları çözme ve kültürel hafızayı koruma işleviyle var olmuştur” dedi. Mitolojinin en büyük gizemlerinden biri olan “tanrıların insanlığı terk etmesi” konusuna da değinen Halis, psikolojinin bu durumu çocukluktaki ebeveyn-çocuk ilişkisinin kopuşuyla açıkladığını belirtti. Göktuğ Halis, kahramanlık mitlerinin dünya genelindeki benzerliğinin ise bireyin toplumda kendi kimliğini kazanma süreciyle ilgili olduğunu ifade etti. Etkinlik, dinleyicilerin soru ve görüşleriyle zenginleşen interaktif bir bölümle sona erdi.

Heritage İstanbul 2026 için geri sayım Bursa’dan başladı... Kültürel miras vizyonu paylaşıldı Haber

Heritage İstanbul 2026 için geri sayım Bursa’dan başladı... Kültürel miras vizyonu paylaşıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına özel “Heritage İstanbul 2026” basın toplantısı düzenlendi. Kültürel miras alanının önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Heritage İstanbul 2026 için geri sayım başladı. Tanıtım toplantısı, kentin simge mekânlarından Muradiye El Yazmaları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Heritage İstanbul Proje Başkanı Osman Murat Akar, organizasyonun Türkiye’de kültürel miras alanında düzenlenen en kapsamlı etkinliklerden biri olduğunu belirtti. Fuarın yalnızca akademik çalışmaları değil; restorasyon, müzecilik, kütüphanecilik ve arkeoloji gibi alanların ekonomik ve ticari boyutlarını da kapsadığını ifade eden Akar, kamu, özel sektör ve sivil toplumun bir araya geldiği güçlü bir platform oluşturduklarını söyledi. Kültür mirası alanının dünyada hızla gelişen bir sektör haline geldiğini dile getiren Akar, özellikle restorasyon, müzecilik, kütüphanecilik ve arkeoloji gibi alanlarda uluslararası ölçekte önemli bir endüstri oluştuğunu söyledi. Türkiye’de bu alanın gelişiminin 1990’ların sonu ve 2000’li yılların başında hız kazandığını belirten Akar, Heritage İstanbul’un da bu gelişime katkı sunan bir organizasyon olduğunu dile getirdi. 2015’ten bu yana düzenlenen organizasyonun bu yıl 9'uncu kez gerçekleştirileceğini aktaran Akar, İstanbul’daki ana etkinliklerin yanı sıra Abu Dabi ve Semerkant gibi merkezlerde de bölgesel iş birliklerinin geliştirildiğini kaydetti. 10 BİN ZİYARETÇİ HEDEFİ Her yıl yaklaşık 8 bin ziyaretçiyi ağırlayan fuarda bu yıl 10 binin üzerinde ziyaretçi hedefleniyor. Organizasyonda 130-140 katılımcı firma ve kamu kurumu ile 30’dan fazla sivil toplum kuruluşunun yer alması bekleniyor. Uluslararası katılımın da güçlü olacağını belirten Akar; Rusya Kültür Bakanlığı’nın 30 müzeyle pavilyon kuracağını, Arnavutluk Kültür Bakanlığı ve BAE’den Şarja Emirliği Kültür Departmanı’nın da katılım sağlayacağını açıkladı. İtalya, Fransa ve Almanya’dan firmaların da fuarda yer alacağı bildirildi. ULUSLARARASI KONUŞMACILAR FUARDA YER ALACAK Konferansların Heritage İstanbul’un en önemli bölümlerinden biri olduğunu söyleyen Akar, her yıl yüzlerce kişinin katıldığı oturumların büyük ilgi gördüğünü belirtti. Bu yıl da yurt içi ve yurt dışından önemli isimlerin organizasyonda yer alacağını ifade eden Akar, Abu Dabi’deki Louvre Abu Dhabi’den eski direktör Yusuf El-Kuri’nin konuşmacılar arasında olduğunu söyledi. Ayrıca kültürel mirası yeniden yorumlayan çalışmalarıyla tanınan heykeltıraş Edoardo Tresoldi’nin de etkinliğe katılacağını belirten Akar, Şarja Emirliği’nden kültür yetkilileri ve uluslararası kurum temsilcilerinin de konferanslarda yer alacağını kaydetti. İslam İşbirliği Teşkilatı Kültür ve Turizm Dairesi Başkanı Mahmut Erol Kılıç’ın da konuşmacılar arasında olacağı ifade edildi. BAŞKAN BOZBEY: “2026 BURSA İÇİN TARİHİ BİR YIL” Toplantıda konuşan Mustafa Bozbey, 2026’nın Bursa’nın fethinin 700. yılı olması nedeniyle kent için özel bir anlam taşıdığını vurguladı. 1326’da Osmanlı’nın Bursa’yı fethederek başkent yapmasının yalnızca askeri değil, aynı zamanda medeniyet yürüyüşünün başlangıcı olduğunu belirten Bozbey, kentin çok katmanlı tarihsel mirasına dikkat çekti. BURSA’NIN KÜLTÜREL MİRASI VE DÜNYA DEĞERİ Bursa’nın tarihi mirasının uluslararası alanda da önemli bir değere sahip olduğunu belirten Bozbey, kentin kültürel varlıklarının **UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer aldığını hatırlattı. Ulu Cami’den Yeşil Külliye’ye uzanan mimari mirasın yanı sıra vakıf kültürü, ipek ticareti ve geleneksel sanatların da Bursa’nın kültürel kimliğini oluşturduğunu söyleyen Başkan Bozbey, Karagöz geleneğinden el sanatlarına ve mutfak kültürüne kadar uzanan somut olmayan mirasın da kentin güçlü hafızasını yansıttığını dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin fetih yılını yalnızca anma etkinlikleriyle sınırlı tutmadığını belirten Bozbey, yıl boyunca kapsamlı bir program yürüttüklerini söyledi. Bu kapsamda 2 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenecek fuar kapsamında “Beylikten İmparatorluğa: Başkentlerde Osmanlı Mirası” başlıklı bir panel gerçekleştirileceğini açıkladı. Panelde Bursa, Edirne ve İstanbul’un başkentlik mirasının tarihsel süreklilik ve kültürel miras perspektifiyle ele alınacağı ifade edildi. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu’nun üstleneceği ve farklı paydaşların katılımıyla geçmişten geleceğe uzanan ortak bir vizyonun tartışılacağı belirtildi. Bozbey, Bursa’nın müzecilik alanında önemli bir organizasyona da ev sahipliği yapacağını açıkladı. Avrupa’nın saygın müzecilik platformlarından birinin 2027 yılı toplantısı ve ödül töreninin Bursa’da gerçekleştirileceğini belirten Bozbey, bu organizasyonun kentin uluslararası görünürlüğüne ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını ifade etti. DEDE KORKUT YAZMASI VE KÜLTÜREL BELLEK Toplantının yapıldığı Muradiye El Yazmaları Müzesi’nde sergilenen Dede Korkut Oğuznameleri yazmasının kültürel bellek açısından büyük değer taşıdığını belirten Bozbey, bu eserden ilhamla hazırlanan “Sözün İzinde: Dede Korkut’un Kadim Mirasına Yolculuk” sergisinin ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. BURSA BIÇAK KÜLTÜRÜ VE YENİ MÜZE Bursa’nın yaşayan zanaatlarının da kültürel miras vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirten Bozbey, 2025 yılında Bursa Bıçak Müzesi’nin kente kazandırıldığını söyledi. Aynı yıl düzenlenen Bursa Bıçak Festivali ve fuarıyla hem ustaların hem de geleneksel üretim kültürünün ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale geldiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda kültürel mirasın yalnızca geçmişe saygı değil, geleceğe karşı bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Bozbey, Bursa’nın tarihine sahip çıkan, kültürünü üreten ve dünyayla buluşturan bir kent olarak yoluna devam edeceğini belirtti. Bozbey ayrıca kültürel miras çalışmalarına katkı sunan tüm kurumlara, akademisyenlere, sanatçılara ve paydaşlara teşekkür etti

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak Haber

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak

Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izini taşıyan Osmangazi’de, tarih bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kentin tarihsel belleğini güçlendirecek alanlardan biri olan Arkeopark’ta incelemelerde bulundu. Osmanlı’dan kalan eşsiz miras, gönül dünyasında iz bırakan manevi duraklar ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını yansıtan köklü mahalleleriyle Bursa; Bizans, Prusa ve Bitinya uygarlıklarına uzanan tarihsel birikimiyle çok katmanlı bir kültür hafızası sunuyor. Bu zengin geçmişe, milattan önce 3 bin yıl öncesine uzanan izleri gün yüzüne çıkaracak ‘Arkeopark’ ekleniyor. “Proje Yüzde 98 Bandına Ulaştı” ‘Zamanın Kapısı’ olarak tanımlanan ve Bursa’nın tarihini daha derin bir perspektifle ele alan Arkeopark’ı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu özel projenin yalnızca bir arkeoloji noktası değil; eğitim, kültür ve turizm açısından da önemli bir merkez olacağını söyledi. Hisar Arkeopark Projesi’nin çok kısa sürede önemli bir aşamaya geldiğini belirten Başkan Aydın, “Göreve geldiğimizde yüzde 5’ler seviyesinde olan proje, bugün yüzde 98 bandına ulaştı. İnşallah birkaç ay içerisinde yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açacağız” dedi. “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Açılacak” Arkeopark alanında yaklaşık 3 bin yıllık zodyak mozaiklerinin bulunduğunu ifade eden Başkan Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Buraya gelen ziyaretçiler, 3 bin yıl önce insanların nasıl yaşadığını ve bu alanın hangi amaçlarla kullanıldığını çok daha net hissedebilecek. Tanıtım merkezimiz, bilgilendirme alanlarımız, karekodlar ve broşürlerle bu tarih daha görünür hale gelecek. Bursa’nın kadim bir şehir olduğu duygusu burada çok daha güçlü yaşanacak. Proje kapsamında ‘Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ adını verdiğimiz bir kütüphane ile konferans salonu da yer alacak. Roma dönemine ait inanç ile yaşam kültürünü maketler ve anlatımlarla aktaracağız. Savaş öncesi askerlerin burada dua ettiği alanlara ilişkin hikayeleri ziyaretçilerle paylaşacağız. Hisar bölgesi yalnızca tarih anlatan bir alan değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da merkezi olacak. Gençlere yönelik kafe, yeme-içme noktaları ve dinlenme alanlarını projeye dahil ettik. Restoranları, butik otelleri, kafeteryaları ve el emeği ürünlerin sunulacağı alanlarıyla Hisar’ı, ‘Old City’ dediğimiz yaşayan bir merkez haline getirmek istiyoruz. Bu çalışmalar Bursa turizmine ciddi katkı sağlayacak.” “İpekyolu Aks Projesi’nin Kalbi Hisar’da Atacak” Bunun yanı sıra Başkan Aydın, “Panorama’dan başlayarak Kayhan, Hanlar Bölgesi, Alaaddin Camii, Üftade ve Ulu Camii ile kamuoyunda Kolsuz Faik İpek Fabrikası olarak bilinen tarihi Romangal Fabrikası’nı kapsayan; kültür, gastronomi ve inanç duraklarıyla entegre bir turizm rotası oluşturduk. İpekyolu Aks projemizin önemli bir ayağını burada hayata geçiriyoruz. Hedefimiz, Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin üç-dört gün boyunca kenti yaşayarak gezmesi. Bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimize, Anıtlar Kurulu’na ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hisar Arkeopark’ın Osmangazi’nin kültürel belleğinde kalıcı ve güçlü bir yer edineceğine inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Arkeoparkların temel amacının içerdiği kalıntıları insanlara doğru şekilde anlatmak olduğunun altını çizen Hisar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi’nin müellifi Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ise, “Bu yapıların anlamını, fiziksel özelliklerini ve tarihsel gerekçelerini ortaya koymak gerekir. Biz Hisar Arkeopark’ı da tam olarak bu anlayışla tasarladık. Bu alanda yaklaşık iki, iki buçuk metrelik bir dolgu toprağı bulunuyor ve farklı kültürlere ait izler zaman içerisinde bu katmanların içine girip çıkmış durumda. Bu nedenle alanda ciddi bir tahribat söz konusu. Biz de parçalanmış bu bütünlüğü, burada ziyaretçilere anlatmaya çalışıyoruz. Zodyak mozaiği dünyada çok nadir bulunan bir örnek. Bizler, dört-beş adet tespit edebildik. Bu mozaik ilk olarak 2002 yılında müzede tespit ediliyor, daha sonra ortasındaki motifi çalınıyor ve mozaik müzeye taşınıyor. O dönemin ruhunu, anlamını ve yaşam biçimini bu alanda yeniden canlandırarak, bu mozaikleri gerçek hayatlarına döndürmeyi hedefliyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çatalhöyük’ün İzleri Nilüfer’e Taşındı Haber

Çatalhöyük’ün İzleri Nilüfer’e Taşındı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu. Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı. Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “ekmek” buluntusuna ayrı bir parantez açtı. Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.