SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arabuluculuk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Arabuluculuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arabuluculuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pakistanlı diplomat Lodhi: İran ile müzakere talebi ABD’den geldi Haber

Pakistanlı diplomat Lodhi: İran ile müzakere talebi ABD’den geldi

Pakistanlı kıdemli diplomat ve eski Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Maleeha Lodhi, İslamabad’da gerçekleşecek olan ABD-İran görüşmelerinde Pakistan’ın her iki tarafla da iyi ilişkilere sahip tek ülke olarak kritik bir "köprü" görevi gördüğünü vurguladı. Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sorularını yanıtlayan Maleeha Lodhi, müzakere sürecinin perde arkasını ve bölgedeki olası senaryoları anlattı. "Pakistan taraf tutmuyor, kolaylaştırıcı rol oynuyor" Pakistan’ın taraflar arasındaki karmaşık siyasi sorunlara doğrudan müdahil olmayacağını belirten Lodhi, "Pakistan’ın rolü, her iki tarafı bir araya getirmek ve esneklik göstermelerini istemektir. Pakistan, her iki tarafın da güven duyduğu bir platform sunuyor. Ancak asıl çözüm, tarafların kendi aralarında yapacakları doğrudan görüşmelere bağlıdır" dedi. "Bölge ülkeleri savaşın kalıcı olarak bitmesini istiyor" Görüşmelerin bölgesel yansımalarına değinen Lodhi, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin gibi aktörlerin süreçten haberdar edildiğini söyledi. Lodhi, "Bölgedeki herkes bu savaşın sadece geçici bir ateşkesle değil, kalıcı olarak sona ermesini istiyor. Pakistan Dışişleri Bakanı bu kapsamda Çin’i ziyaret ederek destek istedi" ifadelerini kullandı. En büyük engel: İsrail ve Lübnan’daki saldırılar Müzakerelerin önündeki en büyük riskin İsrail’in tutumu olduğunu savunan Lodhi, şu uyarıda bulundu: "İsrail, bu barış sürecini sabote etmek isteyebilir. Özellikle Lübnan’a yönelik devam eden saldırılar, müzakere masasını sarsabilecek en büyük engeldir. Diplomasi ihtimaller sanatıdır; ABD ve İran’ın bu çatışmayı bitirmek istemesi bir fırsattır ancak dış müdahaleler süreci zorlaştırıyor." "Anlaşma zaman alacak" İslamabad’daki görüşmelerden birkaç gün içinde nihai bir sonuç beklemenin gerçekçi olmadığını ifade eden diplomat, sürecin haftalar hatta aylar sürebileceğini belirtti. Lodhi, bu süreci Suriye krizi için yürütülen Astana görüşmelerine benzeterek, bunun uzun soluklu bir diplomatik yolculuğun başlangıcı olduğunu kaydetti. İran’ın masadaki şartları Pakistanlı kıdemli diplomat, İran’ın müzakere masasında taviz vermeyeceği “kırmızı çizgilerine” de açıklık getirdi. Maleeha Lodhi’ye göre Tahran yönetimi, öncelikle ABD ve İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasına yönelik somut bir güvenlik garantisi talep ediyor. Bunun yanı sıra, İran ekonomisini felç eden yaptırımların bir an önce kaldırılması ve nükleer faaliyetler kapsamında uranyum zenginleştirme hakkının uluslararası alanda tanınması, İran tarafı için vazgeçilmez şartlar arasında yer alıyor. Lodhi ayrıca, İran’ın stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet ve kontrol yetkisinden de herhangi bir geri adım atmayacağının altını çizdi. Arabuluculuk talebi ABD’den geldi Sürecin nasıl başladığına dair de bilgi veren Maleeha Lodhi, Pakistan’ın bu rolü ABD’nin talebi üzerine üstlendiğini, ardından İran’ın da buna onay verdiğini belirterek, "Bu bir Pakistan girişimi değil, ABD’nin talebiyle başlayan ve Pakistan’ın kolaylaştırıcılık yaptığı bir arka kapı diplomasisidir" dedi.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başladı Haber

Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bazı ülkelerin arabuluculuk çabalarına başladığını belirtti. Bölgede kalıcı barışa bağlı olduklarını, ancak ulusun onurunu ve egemenliğini savunmaktan da çekinmediklerini belirten Pezeşkiyan, "Arabuluculuk, İran halkını hafife alan ve bu çatışmayı başlatanları hedef almalıdır." ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın bölgede kalıcı barıştan yana olduğunu vurguladı. İran Cumhurbaşkanı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bazı ülkeler arabuluculuk girişimlerine başladı. Onlara cevabımız açık: Bölgede kalıcı barışa bağlıyız, ancak ülkemizin onurunu ve otoritesini savunmaktan da çekinmiyoruz. Arabulucuların muhatabı, İran halkını hafife alarak savaş ateşini yakanlar olmalıdır.” ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları devam ediyor İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırı başlattığı bildirildi. İran ise saldırılara karşılık olarak İsrail’in yanı sıra, ABD askeri üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. İran’ın farklı kentlerinde gerçekleşen saldırılarda ise binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

2026 yılı arabuluculuk, bilirkişilik ve tanıklık ücret tarifeleri belli oldu Haber

2026 yılı arabuluculuk, bilirkişilik ve tanıklık ücret tarifeleri belli oldu

Adalet Bakanlığı'nın yeni tarifeleri 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak. Buna göre arabuluculuk, bilirkişilik ve tanıklık ücretlerindeki artış dikkat çekti. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı tebliğleri ile 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi, 2026 Yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi ve 2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek. Özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk ücretleri, uyuşmazlık türüne ve taraf sayısına göre belirlendi. Anlaşma sağlanması halinde asgari ücretlerde; uyuşmazlık bedeline bakılmaksızın genel anlaşma ücreti 9 bin TL (en az), ticari uyuşmazlıklar ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında 13 bin TL'den az olamayacak. Seri uyuşmazlıklarda (bir ayda en az 10 başvuru) anlaşma halinde ticari davalarda her uyuşmazlık için 7 bin 500 TL, diğerlerinde ise 6 bin TL olarak belirlendi. Ayrıca anlaşma sağlanamazsa veya kısmi anlaşmada saatlik ücretler aile hukuku ve tüketici uyuşmazlıklarında (2 taraf) taraf başına 1.000 TL/saat, 3-5 taraf için 2.200 TL/saat (toplam), ticari uyuşmazlıklarda 2 taraf: 1.500 TL/saat, 3-5 taraf: 3.200 TL/saat vb oldu. 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'nin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz 2026 YILI BİLİRKİŞİLİK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Adli ve idari yargıdaki bilirkişilik faaliyetlerinde asgari ücretler mahkeme türüne göre şöyle belirlendi. 2026 YILI TANIKLIK ÜCRET TARİFESİ Bu arada yine bugünkü Resmi Gazete'de Adalet Bakanlığ'nca yayımlanan Tanıklık Ücret Tarifesi de netleşti. 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle tanığa, tanıklık nedeniyle kaybettiği zamanla orantılı olarak günlük 130 ile 200 TL'ye kadar ücret ödenmesi kararlaştırıldı. Tanığa ödemesi gereken tazminat ve giderlerde hiçbir vergi, resim ve harç alınmaksızın ödeneceği hüküm altına alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.