SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ar-Ge

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak Haber

HAVELSAN Sualtı Aracı AVISTA'yı TEKNOFEST Mavi Vatan'da Tanıtacak

HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'a bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturma yetkinliklerine sahip AVISTA adlı yeni bir sualtı aracıyla geliyor. HAVELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, otonom insansız deniz araçları konusunda SANCAR ve RAFNAR ile önemli bir yetkinliğe ulaşan HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da, AVISTA ismini verdiği öz kaynaklı yeni AR-GE projesini ilk kez tanıtacak. HAVELSAN, AVISTA projesi ile GNSS erişiminin bulunmadığı sualtı ortamlarında hassas konumlandırma, üç boyutlu sualtı haritalama, gemi karinası denetim sistemi, kritik sualtı yapılarının korunması ve entegre güvenlik yeteneklerinin milli imkanlarla geliştirilmesini hedefliyor. Sualtı sensörlerinin yüksek maliyetleri ve tedarik süreçlerinde karşılaşılan gümrük kısıtlamaları nedeniyle uygun maliyetli ve kolay erişilebilir sensörler kullanılarak platformlara akıl katan algoritmaların geliştirilmesi amacıyla ortaya çıkan AVISTA projesi, HAVELSAN'ın ÇAKA Dalış Yapabilen Hibrit İnsansız Deniz Aracı (H-İDA) projesinde de doğrudan kullanılacak yeteneklere altyapı oluşturacak. 6 serbestlik derecesine sahip uzaktan kumandalı sualtı aracını (ROV) geliştirme ve test platformu olarak kullanan HAVELSAN, AVISTA projesini platform bağımsız algoritmalar ve yazılım mimarisiyle geliştiriyor. Böylece, AVISTA'nın gelecekte farklı sualtı araçlarına entegre edilebilmesi ve ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışabilir yeteneği kazanması da hedefleniyor. Henüz bir AR-GE projesi olan AVISTA, bütünleşik sualtı konumlama sistemi, sualtı haritalama, gemi karina inceleme sistemi ve navigasyon koridoru oluşturucu yetkinlikleri ile sualtı arama kurtarma faaliyetleri, adli vaka incelemeleri, altyapı/enerji tesislerinin sualtı denetimleri ve liman/tesis güvenliği gibi sivil ve kamu güvenliği alanlarında da kullanılabilecek. Yakın zamanda deniz testlerine başlanması planlanan AVISTA projesinden elde edilecek yetkinlikler ADVENT MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'nin sahip olacağı ASW, suüstü harbi, mayın harbi ve deniz yatağı harbi yetkinliklerine farklı seviyelerde katkıda bulunacak. HAVELSAN'ın sualtı teknolojileri alanında yeni ürün ve çözümleri 2027 yılı içinde kullanıma hazır hale getirmeyi hedefliyor. AVISTA, çocuklara da atölyeyle tanıtılacak HAVELSAN, TEKNOFEST Mavi Vatan'da bu yıl çocuklara özel olarak insansız deniz araçları (İDA) atölyesi de düzenliyor. Bu atölyede çocuklar, SANCAR İDA ile AVISTA İDA'nın özelliklerini keşfedecek ve keyifli bir yarışma ile insansız deniz aracı maketlerinin hareket kabiliyetini deneyimleyecek. Öte yandan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı komuta kademesine ve ilgili personeline HAVELSAN'ın mevcut ve yeni sualtı yetenekleri de anlatılacak.

Türkiye yapay zekâ Eylem Planı Genelgesi Resmi Gazete'de Haber

Türkiye yapay zekâ Eylem Planı Genelgesi Resmi Gazete'de

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’na ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelgenin Resmî Gazete’de yayımlandığını belirten Kacır, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir alan olmadığını, ekonomik refah, rekabet gücü ve egemenlik açısından da belirleyici bir konuma geldiğini ifade etti. “DÖNÜŞÜMÜN SEYİRCİSİ DEĞİL, ÖNCÜLERİNDEN OLACAĞIZ” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedeflerine ilişkin mesaj veren Kacır, “Türkiye olarak bu dönüşümün seyircisi değil, öncülerinden olacağız” dedi. Kacır, Türkiye’nin kendi değerleriyle yapay zekâ teknolojileri geliştiren ve güvenilir ürün ve hizmetler üreten bir ülke olmasını hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda sanayi, sağlık, eğitim ve kamu hizmetleri başta olmak üzere stratejik alanlarda yapay zekâ çözümlerinin ölçeklendirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı, Ar-Ge altyapısı, girişimcilik ekosistemi ve üretim kabiliyetine dikkat çeken Kacır, bu unsurların yapay zekâ alanında rekabet avantajına dönüştürüleceğini vurguladı. Kacır, “Türkiye’yi yapay zekâ alanında yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi hâline getireceğiz” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı ve ekonomik kalkınması açısından yeni güç alanlarından biri haline getirileceğini belirten Kacır, teknolojinin sunduğu imkanlardan milletin refahı ve insanlığın ortak faydası için en üst düzeyde yararlanmayı amaçladıklarını kaydetti. Bakan Kacır, paylaşımını “2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımız milletimize hayırlı olsun” sözleriyle tamamladı.

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

HONOR Robot Phone, gerçekleştirilecek küresel lansmanla tanıtılıyor. Haber

HONOR Robot Phone, gerçekleştirilecek küresel lansmanla tanıtılıyor.

Akıllı telefon ve robotik teknolojilerini bir araya getiren HONOR Robot Phone, bugün 14:00’te gerçekleştirilecek küresel lansmanla tanıtılıyor. HONOR Robot Phone, hareket edebilen gimbal kamerası, yapay zekâ destekli takip yetenekleri ve sinematik görüntüleme özellikleriyle mobil teknolojide yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, yeni nesil mobil cihaz vizyonunu temsil eden HONOR Robot Phone’u bugün dünyaya tanıtıyor. Akıllı telefon deneyimini robotik hareket kabiliyeti ve somutlaşmış yapay zekâyla buluşturan cihaz, geleneksel telefonların pasif yapısının ötesine geçerek daha doğal ve etkileşimli bir kullanım deneyimi sunmayı hedefliyor. Akıllı telefon deneyimini robotik teknolojilerle buluşturan yeni ürün, markanın inovasyon yolculuğunda yeni bir döneme işaret ediyor. HONOR Robot Phone’un özellikleri, kullanım senaryoları ve arkasındaki teknoloji vizyonu, küresel tanıtım kapsamında açıklanacak. Lansman, bugün Türkiye saatiyle 14.00’te HONOR’un resmi YouTube kanalından canlı yayınlanacak. Canlı yayın için: https://www.youtube.com/live/danr-SpVMpk HONOR Hakkında HONOR, küresel ölçekte lider bir AI cihaz ekosistemi şirketidir. İkonik bir küresel teknoloji markası olmayı ve güçlü ürün ve hizmetleriyle herkes için yeni bir AI geleceği oluşturmayı hedeflemektedir. Ar-Ge’yi her zaman odağında tutarak dünyanın her yerindeki insanların kendi sınırlarını aşmalarını, daha özgür ve başarılı olmalarını sağlayan teknolojiler geliştirmeye devam etmektedir. Her bütçeye uygun, yüksek kaliteli akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve giyilebilir teknolojiler sunan HONOR, yenilikçi, üst düzey ve güvenilir ürün portföyüyle insanların yapabileceklerinin ötesine geçmelerine yardımcı olur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi. Haber

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB’nin lansmanı gerçekleştirildi.

Bursa'nın ticari ve sanayi altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) tanıtım toplantısı, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın ev sahipliğinde Merinos AKKM Osmangazi Salonu'nda yapıldı. BTSO'nun 2030 Vizyonu çerçevesinde kurgulanan ve Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olma özelliğini taşıyan TEKNOSAB KOBİ OSB ile dijital dönüşüm, yüksek teknoloji üretimi, sürdürülebilir sanayileşme ve güçlü lojistik imkanlar sayesinde Bursa'nın üretim kapasitesinin artırılması ve KOBİ'lerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün yükseltilmesi amaçlanıyor. Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, Bursa'nın yaklaşık 700 yıla dayanan ticaret ve üretim kültürünü modern sanayi anlayışıyla birleştiren stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Projenin yüzde 70'inden fazlasının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleri ve kamu kaynaklarıyla yürütüldüğünü kaydeden Burkay, finansal olarak da sürdürülebilir bir model inşa ettiklerini belirtti. Uludağ'da kurulan Bursa Business School'un ardından, dijital dönüşüm ve yapay zekâ merkezli yeni bir inovasyon ve eğitim merkezi kurmayı hedeflediklerini söyleyen Burkay, “Bu projeler sadece Bursa'ya değil, tüm ülkemize fayda sağlayacak” dedi. “HAYAL DENİLEN PROJELER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ” TEKNOSAB'ın genişleme sahasına dair çalışmaların 2022'de başladığını anımsatan Burkay, yaklaşık üç yıllık bir hazırlık evresinin ardından bölgenin 2026 yılı Şubat ayında resmen ilan edildiğini bildirdi. Projeler ilk duyurulduğunda birçok kişi tarafından hayal olarak nitelendirildiğini ifade eden Burkay, kararlılık ve birliktelikle çalışılması sonucu bu hedeflerin gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Ayrıca TEKNOSAB KOBİ OSB'nin sadece üretime odaklanmadığını; Bursa'nın hava kirliliği, trafik ve çevre gibi kronikleşmiş sorunlarına çözüm getirecek planlı sanayi alanları oluşturacağını dile getirdi. “BURSA ÖNCÜ ROLÜNÜ SÜRDÜRÜYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa'nın tarih boyunca ticaret ve üretimde öncü bir merkez olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi ile ilk yüksek teknoloji odaklı OSB'si olan TEKNOSAB'ın Bursa'da kurulduğuna dikkat çekti. KOBİ OSB projesinin bu öncülük geleneğinin bir devamı olduğunu vurgulayan Biba, projeyi sadece bir sanayi yatırımı olarak değil; doğru arazi kullanımı, ulaşım, lojistik, çevre politikaları ve planlı kentleşmeyi kapsayan bütüncül bir şehircilik hamlesi olarak gördüklerini belirtti. VALİ AYYILDIZ: “KOBİ’LERE YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YATIRIMDIR” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da yaptığı konuşmada, şehrin üretim potansiyelinin temelinde büyük işletmelerin yanı sıra KOBİ'lerin yer aldığını vurguladı. KOBİ'lerin rekabet gücünü artıracak her türlü adımın Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu ifade eden Vali Ayyıldız, TEKNOSAB KOBİ OSB'nin akıllı üretim altyapısı, Ar-Ge imkanları ve yüksek teknoloji odaklı yapısıyla kentin sanayi vizyonuna çok değerli katkılar sunacağını belirtti. https://www.youtube.com/shorts/S-zcQ1HBWwQ?feature=share

ULUTEK firması Zamia Kompozit'e inovasyon ve yeşil dönüşüm programında birincilik ödülü Haber

ULUTEK firması Zamia Kompozit'e inovasyon ve yeşil dönüşüm programında birincilik ödülü

Tarımsal atıkları yüksek katma değerli biyokompozit materyallere dönüştüren şirket, iklim kriziyle mücadeleyi hedefleyen ve sürdürülebilir teknolojiler üreten girişimleri destekleyen İnovasyon ve Yeşil Dönüşüm Programı (Innovation and Green Transformation - IGT) Finali’nde birincilik ödülüne layık görüldü. Tarımsal atıklar aracılığıyla çevre dostu, hafif ve yüksek performanslı hammaddeler üreten Zamia Kompozit; otomotiv, ambalaj, yapı malzemeleri ve 3D baskı teknolojileri gibi pek çok farklı sektöre sürdürülebilir alternatifler sunuyor. “TARIMSAL ATIKLARI ÖNEMLİ BİR KAYNAK OLARAK GÖRÜYORUZ” Zamia Kompozit Kurucusu Doç. Dr. İdris Karagöz, firmanın temel vizyonunun tarımsal atıkları yeniden ekonomiye kazandırmak olduğunu ifade etti. Fındık, ceviz, yer fıstığı, kestane ve pirinç kabuğu gibi atıkları yenilikçi metodlarla işlediklerini kaydeden Karagöz, “Biz tarımsal atıkları bir çevre problemi olarak değil, kıymetli bir kaynak olarak değerlendiriyoruz. Bu atıkları otomotiv, ambalaj, yapı malzemeleri ve eklemeli imalat gibi alanlarda değerlendirilebilecek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme hedefiyle biyokompozit granül ve 3D baskı hammaddeleri geliştiriyor; tarımsal atıkları polimer sistemlerle birleştirerek çevre dostu, hafif ve dayanıklı materyaller üretiyoruz.” dedi. Zamia Kompozit’in Ar-Ge, girişimcilik ve sürdürülebilir malzeme teknolojileri alanında aldığı destekler ve elde ettiği ödüllerle büyüme ivmesini artırdığını belirten Doç Dr. Karagöz, “TÜBİTAK BİGG Programı desteğiyle şirketimizi kurduk ve geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde Küresel Temiz Teknoloji İnovasyon Türkiye Programı (GCIP) kapsamında ek yatırım desteği almaya hak kazandık. IGT Programı Finali’nde ise birincilik ödülü alarak çalışmalarımızı ulusal düzeyde taçlandırdık. Teknogirişim Rozeti almamız, marka tescil işlemlerimizi tamamlamamız ve TİM-TEB girişimcilik ekosistemine kabul edilmemiz büyüme yolculuğumuzda kritik adımlar oldu.” dedi. ‘ULUTEK EKOSİSTEMİ GELİŞİM SÜRECİNE KATKI SAĞLIYOR’ Akademik bilgi birikimini sanayinin gereksinimleriyle harmanlayarak Ar-Ge, ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerini tek çatı altında yürüttüklerini belirten Karagöz, ULUTEK Teknopark’ın sunduğu altyapı, mentorluk hizmetleri, yatırımcı ve sanayi ağlarının firma için değerli fırsatlar yarattığını vurguladı. Karagöz, “ULUTEK bünyesinde bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Teknopark ortamı sayesinde farklı sektörlerden girişimlerle iletişim kurma, stratejik iş birlikleri geliştirme ve yenilikçi projeler hayata geçirme şansı yakalıyoruz. ULUTEK’in girişimcilik ekosistemine sunduğu katkıların, şirketimizin gelişiminde ve kazandığımız bu ödülde önemli bir payı olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi Haber

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi

TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Güncellenen sistem çerçevesinde Türkiye genelinde ilk kez verilmeye başlanan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşkın üyesine sağladığı hizmet kalitesini ve kurumsal gelişim vizyonunu en üst düzeyde tescilledi. Burkay: “Dönüşüm Yolculuğumuzun Güçlü Bir Sonucu” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, törende yaptığı konuşmada, 7 yıldızlı akreditasyon belgesi almaktan dolayı büyük bir gurur duyduklarını dile getirdi. Bu başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla yürütülen dönüşüm hamlelerinin bir neticesi olduğunu belirten Burkay, şunları kaydetti: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi'nde en üst mertebe olan 7 yıldızlı akreditasyona hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Söz konusu başarı; 2013 yılından beri azimle sürdürdüğümüz dönüşüm sürecinin, üyelerimizi odak noktasına alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim hedefimizin güçlü bir yansımasıdır.” Burkay, ulaşılan bu başarıda emeği geçen tüm BTSO personelini kutlayarak, belgenin 60 bini aşkın BTSO üyesi ile Bursa iş dünyasına hayırlı olmasını temenni etti. Türkiye'deki oda ve borsa sisteminin gelişimine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkürlerini sunan Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası düzeyde örnek alınan bir yapıya kavuşmasında Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner yaklaşımının kritik bir rol oynadığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Marka Yapmak İçin Liderliği Siz Üstleneceksiniz” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da törende hitap ederek, 11’i ilk kez olmak üzere toplam 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini açıkladı. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşüm sürecinde temel bir rol oynadığını belirten Hisarcıklıoğlu, bu sistem sayesinde kurumların kendilerini geliştirdiğini, yeni projeler geliştirdiğini ve küresel iş birlikleri kurduğunu ifade etti. Oda ve borsaların bugüne dek 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, 30'dan fazla ülkedeki muadilleriyle ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların uluslararası arenadaki yarışmalarda ödüller kazandığına değinerek şöyle konuştu: “Akreditasyon sistemi ile oda ve borsalarımız kendilerini dönüştürüp geliştiriyor, proje üretiyor, yurt dışı pazarlarına açılıyor ve şehirlerine kaynak sağlıyor. Yürüttükleri projelerle dünya genelindeki oda ve borsaların yer aldığı yarışmalardan ödüllerle dönerek dünya şampiyonu oluyorlar. Oda ve borsalarımız, girişimcilerimize en kaliteli hizmeti sunan merkezler haline gelmiştir.” Şehirlerin markalaşma yolculuğunda oda ve borsalara önemli misyonlar düştüğünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İl ve ilçelerin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka haline getirmek adına liderliği sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik edeceksiniz.” şeklinde konuştu. Akreditasyon Sistemine Yeni Standartlar Eklendi Hisarcıklıoğlu, değişen ekonomik konjonktür ve ticari şartlara uyum sağlamak amacıyla TOBB Akreditasyon Sistemi standartlarının yenilendiğini açıkladı. Yeni sistemde; e-ticaret, tedarik zinciri, AR-GE çalışmaları, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtımı, dijital ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların değerlendirme kriterlerine eklendiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, eski A, B ve C sınıfı kategorilerinin yerini 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sisteminin aldığını belirtti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Ülkelerine de Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon faaliyetlerinin, Türkiye genelindeki oda ve borsaların hizmet kalitesini ve çalışma disiplinini yükseltmeyi amaçladığını söyledi. Akreditasyon sisteminin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini artırdığını vurgulayan Bolat, bu modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başlandığını ifade etti. Küresel ekonomideki korumacı eğilimlerin arttığına ve dijital dönüşümün rekabet şartlarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Bolat, Türk sanayisinin üretim ve ihracat potansiyelinin korunmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi hamleleri ile uluslararası ticaret müzakerelerini TOBB ve özel sektör temsilcileriyle yakın koordinasyon içinde yürüttüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü yapılar haline gelmesinin Türk ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu kaydetti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmeti Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un da akreditasyon sisteminin kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunduğu programın sonunda, hak kazanan kurumlara sertifikaları takdim edildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst basamak olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin niteliğini bir kez daha ulusal düzeyde tescillemiş oldu. BTSO’nun elde ettiği 7 yıldızlı akreditasyon; üyelerini merkeze alan hizmet anlayışının, kurumsal gelişim hamlelerinin, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun somut bir göstergesi olarak kaydedildi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

UNIRANKS verileri doğrultusunda hazırlanan listede üst sıralarda yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, son dönemde özellikle nitelikli yayınları, sanayi ortaklıkları ve Ar-Ge merkezli projeleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki öncü konumunu güçlendirirken gelecek vizyonu adına da sağlam bir temel oluşturuyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ulaşılan bu başarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademik yükseliş grafiğine ve stratejik amaçlarına vurgu yaptı. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki bu konumun tüm akademik ve idari personelinin ortak çalışmasının bir sonucu olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asrı aşan köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın getirdiği sorumluluğu taşıyoruz. Yakaladığımız güçlü yükseliş ivmesi ve hayata geçirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projeler sayesinde akademik performansımızı artık çok daha şeffaf ve ölçülebilir şekilde takip edebiliyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi konumunda olmak bizler için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveyi hedeflerken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisinde yer almayı amaçlıyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu temel hedef doğrultusunda sürdürüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerine değinen Rektör Yılmaz, bilimsel üretimi teşvik eden Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi organizasyonlarla araştırmacıları desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. Yılmaz; “Gelecek döneme dair projelerimizi üç ana başlık altında toplayabiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu doğrultuda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki çalışma sayımızı artırmayı hedefliyoruz. İkinci projemiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Burada da Bursa ekonomisine ve sanayi dünyasına doğrudan katkı sağlayacak patent ile faydalı model tescillerimizi hızlandırmak istiyoruz. Son projemiz ise dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon çerçevesinde SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeye çalışıyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda da önemli mesafe kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek donanımlı nesiller yetiştirmeye devam edeceklerini belirten Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda payı olan tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini sundu. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapabileceklerini hatırlatan Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında bulunan bir Araştırma Üniversitesi olarak, evlatlarımıza yalnızca bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi iş birliği ağı ve nitelikli bir gelecek sunuyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik altyapıya, kampüs imkanlarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine kurmak isteyen tüm adaylarımızı üniversitemizin bir parçası olmaya davet ediyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.