SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anayasa Mahkemesi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Çözümün tek meşru adresi TBMM'dir Haber

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Çözümün tek meşru adresi TBMM'dir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de görüşmeleri süren çerçeve yasa tasarısına ilişkin CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, terör sorununun çözümüne yönelik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında CHP'nin geçmişte hazırladığı raporlara değinen Kılıçdaroğlu, 1989 yılında dönemin Sosyal Demokrat Halkçı Parti'si (SHP) tarafından hazırlanan "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu" raporunun, dönemin koşullarında önemli bir adım olduğunu belirtti. CHP'nin yıllar boyunca bu konuda çeşitli raporlar hazırladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, partinin çözüm arayışlarında tarihsel bir birikime sahip olduğunu söyledi. "13 YIL SONRA ÇÖZÜM ADRESİ OLARAK TBMM BENİMSENDİ" CHP'nin 2013 yılında yürütülen çözüm sürecine destek verdiğini ancak sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiğini savunduklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, bugün gelinen noktada çözüm adresi olarak TBMM'nin gösterilmesini olumlu bulduklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi ve Meclis bu görevi üstlendi." dedi. "ÇÖZÜM DÖRT TEMEL BAŞLIK ÜZERİNE KURULMALI" Kalıcı çözüm için dört temel unsurun birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunları; terör örgütünün doğrulanabilir şekilde silahsızlandırılması ve tasfiyesi, tüm vatandaşları kapsayan demokratik ve hukuki reformların hayata geçirilmesi, Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıları da kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin oluşturulması ile dış müdahaleleri sınırlandıracak egemenlik stratejisinin geliştirilmesi olarak sıraladı. Genel Merkezimizde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorum. https://t.co/wkVtwgjVsk — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 3, 2026 Türkiye'nin iç barışını hukuk ve demokrasi temelinde inşa etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, güvenlik politikalarının da bölgesel gelişmeler dikkate alınarak oluşturulmasının önemine işaret etti. "CUMHURİYET'İ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRMAK İSTİYORUZ" Konuşmasında "Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırma" hedefini de anlatan Kılıçdaroğlu, bunun güvenlik ile özgürlüğün anayasal düzen içerisinde birlikte korunması, silahın tamamen siyasetin dışına çıkarılması, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde güvence altına alınması anlamına geldiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının da hukuk devleti anlayışının gereği olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak." ifadelerini kullandı. "KIRMIZI ÇİZGİMİZ ÜNİTER DEVLET YAPISI" CHP'nin temel ilkelerini sıralayan Kılıçdaroğlu, terörün sona ermesi ve Türkiye'nin üniter devlet yapısının korunmasının vazgeçilmez olduğunu belirtti. Silahın siyasetin dışına çıkarılmasına, çözüm sürecinin TBMM merkezli yürütülmesine, hukuk devleti ilkesine, eşit yurttaşlığa, demokratik siyasetin güçlendirilmesine ve bölgesel barışa destek verdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, sürecin şeffaf, denetlenebilir ve hukuki güvence altında yürütülmesi gerektiğini söyledi. CHP'nin ülkenin huzuru için sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun." dedi. https://youtu.be/jazKwWOq4tE

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi.

Yargı süreçlerinin daha süratli, etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini amaçlayan düzenlemeleri kapsayan 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak adlandırılan 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, “Yargı mekanizmasını hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete ulaşımını kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi tahkim eden düzenlemeleri kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalıştıklarını belirten Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü merkezine alan, güven telkin eden, erişilebilir ve öngörülebilir bir adalet yapısı için reform çalışmalarımızı azimle sürdürüyoruz” dedi. Bakan Gürlek, kanun taslağının hazırlanış ve yasalaşma süreçlerine destek veren AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine şükranlarını sundu. Yürürlüğe giren yeni paketle birlikte 13 farklı kanunda değişikliğe gidilirken, düzenleme bir geçici maddeyle beraber toplam 28 maddeden meydana geldi. Yargılama süreçlerinin hızlandırılması, uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözüme kavuşturulması ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla hayata geçirilen temel düzenlemeler şu şekilde sıralandı: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda, istisnai durumlar dışında iki duruşma arasındaki sürenin en fazla 3 ay olabileceği hükme bağlanmaktadır. 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Sadece miras yoluyla intikal eden ve üçüncü şahısların mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, ortaklığın satışla giderilmesi için yapılan açık artırmaların ilk aşamasında (malın kıymetinin %100'ü üzerinden), yalnızca mirasçıların katılım sağlaması esası benimsenmektedir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış yoluyla sona erdirilmesi sürecinde, pay sahiplerine de teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen bedeli süresinde yatırmaması durumunda, teminatın iade edilmeyeceği, öncelikle masrafların karşılanacağı, kalan tutarın ise hak sahiplerine paylaştırılacağı düzenlenmektedir. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale alıcısının ödemeyi zamanında yapmayarak ihalenin iptal olmasına sebebiyet vermesi durumunda, teklif ettiği tutarın yüzde beşi oranında idari para cezasına çarptırılması öngörülmektedir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası uygulaması sona erdirilmektedir. Buna karşın, kısmi davalarda zamanaşımının, alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren kesildiği kabul edilmektedir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki bireylerin taşınır ve taşınmaz varlıklarının satış işlemleri UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilecektir. 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Hukuki bilgiyle çözülebilecek meselelerde bilirkişiye müracaat eden hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilmesi mümkün kılınmaktadır. 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hâkim eliyle karara bağlanacak dava türlerinin kapsamı genişletilmektedir. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Sadece banka hesabını kullandırmak (iban kiralamak) yoluyla dolandırıcılık suçuna iştirak edenlere, haksızlığın boyutu gözetilerek cezada yarı oranında indirim yapılması planlanmaktadır. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine, Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı %38,75; bunun %80’i %31) üzerinden hesaplanmasına yönelik düzenleme getirilmektedir. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücü kaybı veya yitirilmesi nedeniyle oluşan zararlar ile destekten yoksun kalanların tazminat hesaplama yöntemleri ile faizin başlangıç ve uygulama süreleri yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, peşin yapılan ödemeler toplam alacaktan oransal olarak düşülecektir. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işlediği, Anayasa'nın 17. maddesi uyarınca kötü muamele sayılan suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmeyecektir. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbiri kararlaştırılması durumunda, savunma hakkının tesisi amacıyla sanığa ve müdafiine yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı verilmektedir. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulüyle verilen esas kararları, miktar olarak ilk derece mahkemesinin parasal sınırını aşıyorsa, bu kararların temyize götürülmesi mümkün hale getirilmektedir.

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi Haber

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri devam eden, öğrenci affı ve yükseköğretim sistemine dair düzenlemeler içeren kanun teklifinin ilk 13 maddesi onaylandı. Kabul edilen yeni düzenleme ile azami öğrenim süresini tamamlayan son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi dışındaki başarısız oldukları dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Uygulamalı eğitim veya intörnlük sürecini bitiremeyen öğrencilere ise eğitimlerini tamamlama fırsatı sunulacak. Teklif doğrultusunda, emeklilik yaş sınırına gelen öğretim üyeleri, ihtiyaç duyulan bölüm ve programlarda YÖK'ün kararıyla 75 yaşını aşmamak kaydıyla ikişer yıllık sözleşmelerle çalışmaya devam edebilecek. Türk Cumhuriyetleri ile akraba topluluklardaki üniversitelerden davet alan akademisyenlere ise belirli kriterler çerçevesinde üç yıla kadar aylıklı izin imkânı tanınacak. Akademik etik ihlalleriyle ilgili yaptırımlar ise ağırlaştırıldı. Başka kişilere ücretli ya da ücretsiz olarak tez, makale, kitap veya proje hazırlatarak akademik unvan ya da diploma elde edenlerin unvanları iptal edilecek ve üniversite öğretim mesleğinden ihraç edilecekler. Bu çalışmalara aracılık eden veya hazırlayan kişiler hakkında ise yüksek meblağlı adli para cezaları uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sayfasında yayımlanan habere göre, teklif çerçevesinde disiplin soruşturmalarındaki ifade ve savunma süreçleri güncellenirken; savunma hakkının kapsamı ve usulleri Anayasa Mahkemesi kararları ışığında yeniden düzenlendi. Vakıf üniversitelerine yönelik idari yaptırımlar da kanunla belirgin hale getirildi. Eğitim faaliyetlerini yürütemeyecek noktaya gelen vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri iptal edilebilecek, öğrencileri ise garantör veya uygun bulunan devlet üniversitelerine aktarılacak. Bunun yanı sıra yükseköğretim kurumlarının ortak teknoloji transfer ofisleri kurabilmesi ve yurt dışında kampüs ile akademik birimler açabilmesine imkan tanıyan düzenlemeler de teklif kapsamında kabul edildi. Genel Kurul görüşmeleri esnasında AK Parti'nin sunduğu önergeyle, yabancı uyruklu kontenjanı kapsamında uzmanlık eğitimi alanların döner sermaye gelirinden pay alamayacağına dair madde teklif metninden çıkarıldı. Kanun teklifinin geri kalan maddelerine ilişkin görüşmelere bugün de TBMM Genel Kurulu'nda devam edilecek.

Anayasa Mahkemesi’nden dijital verilerle ilgili kritik iptal kararı Haber

Anayasa Mahkemesi’nden dijital verilerle ilgili kritik iptal kararı

Anayasa Mahkemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini düzenleyen 134. maddesindeki bazı hükümlerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti. Yüksek Mahkeme, 12 Şubat 2026 tarihli kararında; bilgisayar, bilgisayar programları ve dijital kütüklerde arama yapılması, kayıtların kopyalanması ve bazı durumlarda cihazlara el konulmasına imkan tanıyan düzenlemelerin, kişisel verilerin korunması açısından yeterli yasal güvence içermediğini belirtti. Kararda, dijital materyallerin çok sayıda kişisel veri barındırabileceğine dikkat çekilerek, elde edilen verilerin ne kadar süre saklanacağı, hangi şartlarda silineceği, işlenmesinin nasıl sınırlandırılacağı ve ilgili kişilerin hangi haklara sahip olacağı konusunda kanunda açık düzenleme bulunmadığı vurgulandı. AYM, mevcut düzenlemelerin kamu düzeninin sağlanması, suçla etkin mücadele ve delillerin korunması açısından meşru amaç taşıdığını kabul ederken; kişisel verilerin korunmasına yönelik güvencelerin eksik olması nedeniyle kuralların “orantısız müdahale” niteliği taşıdığı sonucuna ulaştı. Kararda ayrıca, Avrupa Birliği’nin kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerine de atıf yapılarak, dijital verilerin amaç dışında kullanılmasının önlenmesi ve gerekli sürenin sonunda silinmesine ilişkin mekanizmaların önemine işaret edildi. Anayasa Mahkemesi, söz konusu hükümlerin iptaline karar verirken, oluşabilecek hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

CHP’nin kurultay davası ertelendi Haber

CHP’nin kurultay davası ertelendi

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda "birlikte hareket edip, bazı delegelere karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla Ekrem İmamoğlu, Cemil Tugay, Rıza Akpolat, Erkan Aydın ve Özgür Çelik'in de aralarında olduğu 12 kişi hakkında "seçim kanununa muhalefet" suçlamasıyla açılan dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşmasını gördü. Sanıklar duruşmaya katılmadı ancak taraf avukatları hazır bulundu. CHP avukatı Mehmet Can Keysen ve Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, Anayasa Mahkemesi'ne yapılan norm denetimi başvuru süresinin dolmasının beklenmesini ve ardından tarafların savunmalarının alınmasını talep etti. CHP'nin kurultay davası ertelendi Bu taleplerin ardından hakim ara kararı açıkladı. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve AYM’ye yapılan norm denetimi başvurusunun tamamlanmasının beklenmesine karar verildi, duruşma 13 Ocak’a ertelendi. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı'na dair "birlikte hareket ederek, bazı delegelere menfaat karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla açılan davada, "asliye ceza mahkemesi" ile "ağır ceza mahkemesi" arasındaki "görev" çatışması Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Görevsizlik kararı reddedilen Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, "görevsizlik" itirazlarına dayanak olan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddesindeki "Adli yargı içerisindeki mahkemeler hakkında verilen görevsizlik kararlarına itiraz edilebilir" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu düşüncesiyle iptali için AYM'ye başvurmuştu. AYM başvuruyu "davada uygulanacak kural bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmişti. AYM’nin ret kararı henüz resmi olarak açıklanmadı. Norm denetimi başvuru süresi nedir? Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bekleme gereği duyduğu norm denetimi başvuru süresi, Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da, "Anayasa Mahkemesi işin kendisine noksansız gelişinden itibaren 5 ay içinde kararını verir ve açıklar" hükmünü içeriyor. Asliye Ceza Mahkemesi, AYM'nin bu başvuruyu reddetme kararının henüz resmi olarak açıklanmamış olması sebebiyle 5 aylık sürenin dolmasını bekleme kararı aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.