SON DAKİKA
Hava Durumu

#Alım Gücü

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Alım Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alım Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Bursa’dan ekonomiye 'Özel' eleştiri Haber

İYİ Parti Bursa’dan ekonomiye 'Özel' eleştiri

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel’in katılımı ile basın toplantısı düzenlendi. “Hukuk Hiçbir Zaman Seçici Olmamalıdır” İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya ve çok sayıda basın mensubunun da hazır bulunduğu toplantıda parti yöneticileri ve milletvekilleri gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa’nın pek çok sorununun bulunduğuna dikkati çekerek, "İmar, çevre, trafik ve su gibi temel alanlarda ciddi problemler yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra, ekonomik kaynaklı olarak hem işverenler hem de çalışanlar açısından önemli sıkıntılar söz konusudur. Kamu kesiminde de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Ayrıca, Bursa’da, Türkiye genelinde olduğu gibi, ciddi bir hukuk sorunu da oluşmuştur. Ne yazık ki Bursa bu konuda mağdur edilmiştir. Milletin oyları adeta heba edilmiştir. Hukuk hiçbir zaman seçici olmamalıdır; ancak maalesef Bursa’da bu yönde bir algı oluşmuştur.” dedi. Milletvekili Toktaş’ın konuşması ardından söz alan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel ise, konuşmasına Bursaspor’un şampiyonluğunu kutlayarak başladı. Kendisinin Üsküp, Makedonya göçmeni olduğunu belirten Özel, Üsküp’te Türk gençlerin oynadığı bir futbol kulübüyle Bursaspor arasında yapılan antrenman maçına dikkati çeken Özel, bu maçın öncesinde duyuru yapılmamasına rağmen sonrasında bile binlerce Bursaspor taraftarının tepki gösterdiğini aktararak, bu sahiplenme örneğinin tüm Anadolu şehirlerinde görülmesi gerektiğini söyledi. İYİ Parti’nin eş zamanlı programlarla sahada olduğunu belirten Özel, yalnızca bugün genel başkan yardımcılarına ait 11 il programı gerçekleştirildiğini söyledi. Nisan ayı sonunda 36 il programının tamamlanacağını, Mayıs ayında ise 53 il programına ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Özel, buna ek olarak 25 ilde parti içi eğitim faaliyetlerinin yürütüleceğini açıkladı. Programların belirli bir stratejiye göre oluşturulduğunu belirten Özel, özellikle 2002 seçimlerinde Doğru Yol Partisi’ne yüksek oy veren ilçelerin ve Yörük-Türkmen nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin hedef alındığını söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ: “CUMHURİYET TARİHİNİN EN UZUN KRİZLERİNDEN BİRİ” Türkiye ekonomisine ilişkin sert eleştirilerde bulunan Özel, şunları kaydetti: “Ekonomik olarak, Cumhuriyet tarihinde benzeri az görülmüş bir krizi uzun süredir yaşıyoruz. Ne zaman başladığı net olarak tarif edilemeyen ve bir türlü içinden çıkılamayan bir krizle karşı karşıyayız. Bazı verilerle bu durumu açıkça ortaya koymak mümkündür. En azından bir krizin kabul edilmesinin üzerinden 33 ay geçti. Bu süreçte bir enflasyon sarmalına girildiği ve buradan çıkmak için bir program uygulanması gerektiği ifade edildi. Bu 33 aylık programa “Şimşek programı” denilmektedir. Türkiye’de genellikle olumlu sonuçlanacağı düşünülen programlara Sayın Cumhurbaşkanı’nın adı verilir. Ancak başarı beklentisi düşük görülen durumlarda farklı isimler öne çıkarılır. “Şimşek programı” ifadesi de daha ilk günden itibaren bu programdan istenen sonucun alınamayacağına işaret ediyordu. Nitekim 33 ay sonunda bu program, hepimizin zihninde ve cüzdanında adeta şimşek gibi çaktı. Ne oldu? Bu süreçte, ENAG ya da İTO verilerine göre değil, kendi resmi verilerine göre, yani güvenilirliği sıkça tartışılan TÜİK verilerine göre bile enflasyonda yalnızca yüzde 6,7’lik bir gerileme sağlandı. Şimdi, eleştirilen “eski Türkiye”ye bakalım. Koalisyonlar dönemi olarak nitelendirilen o süreçte, 2001 krizi yaşandı. O dönemi birçoğumuz hatırlıyoruz. Sayın Bülent Ecevit, “Çok büyük bir krizle karşı karşıyayız” diyerek durumu açıkça ifade etmişti. Hem siyasi hem ekonomik bir kriz söz konusuydu. Buna rağmen, 2001 krizinde uygulanan program, 33 ay içerisinde yüzde 30’luk bir düşüş sağlamıştı. Yani eski Türkiye’nin 33 ayda sağladığı yüzde 30’luk iyileşme bir tarafta dururken, bugün “yeni Türkiye” olarak tanımlanan dönemde aynı sürede sağlanan gerileme, kendi verilerine göre bile yalnızca yüzde 6,7’dir. Son 2 yılda, daha doğru bir ifadeyle 2,5 yılda, yaklaşık yüzde 200’lük bir enflasyonla karşı karşıya kaldık. Bunu daha somut bir örnekle açıklayalım: Mayıs 2023’te cebinizde 100 lira olduğunu düşünün. Dünyanın en tutumlu insanı olup bu paranın 1 lirasını bile harcamadığınızı varsayalım. Nisan 2026’ya geldiğimizde bu 100 liranın alım gücü 34 liraya düşmüş durumdadır. Yani paranızın erime hızı bu şekildedir; 100 liranız bu süreçte 34 liraya gerilemiştir.” Bu arada Türkiye’de 10 milyondan fazla işsiz olduğunu belirten İYİ Partili Özel, nüfusun yaklaşık yüzde 38,7’sinin hayatında hiç maaş karşılığı çalışmadığını söyledi. Bu durumun özellikle kadınları etkilediğini vurgulayan Özel, sosyal yardımlar üzerinden bir “sadaka ekonomisi” oluşturulduğunu iddia etti. Ekonomik büyüme verilerinin yanıltıcı olduğunu savunan Özel, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla artışının nüfus artışıyla birlikte doğal olarak yükseldiğini belirtti. Asıl önemli göstergenin ihracatın milli gelire oranı olduğunu ifade eden Özel, bu oranın yıllardır benzer seviyelerde kaldığını söyledi. Ekonomi yönetimini “faiz, vergi ve ceza sistemi” olarak nitelendiren Özel, yüksek faiz politikalarının üretici, sanayici ve KOBİ’leri zor durumda bıraktığını ifade etti. Faiz oranlarının dünya sıralamasında üst seviyelerde olduğunu söyleyen Özel, Türkiye’nin bu alanda Venezuela’nın ardından geldiğini iddia etti. BURSA ANALİZİ: “POTANSİYEL VAR AMA YETERİNCE PARLAMIYOR” Bursa özelinde de değerlendirmelerde bulunan Özel, kentin güçlü sanayi altyapısına rağmen yeşil ve dijital dönüşümde yeterince ilerleme kaydedemediğini söyledi. Deprem riski, kentsel dönüşüm, ulaşım ve tarım alanlarının korunması gibi konuların öncelikli sorunlar arasında yer aldığını vurguladı. Bursa'nın aynı zamanda tarım kenti olduğunu ancak tarım alanlarının hem kentleşme hem de sanayileşme baskısı altında olduğunun görüldüğünü kaydeden Özel, "Sanayileşmenin önemli ölçüde tarım arazileri üzerinde gerçekleşmesi, Bursa’nın tarım kenti kimliğini zayıflatıyor. Şehirde ayrıca ciddi bir nitelikli iş gücü açığı bulunuyor. Bursa’nın sanayi kenti olması nedeniyle ihtiyaç duyulan iş gücünün niteliği büyük önem taşıyor. Üniversite-sanayi iş birliğinin yeterli düzeyde olmaması ve diğer şehirlerdeki üniversitelerle Bursa sanayisi arasında güçlü köprüler kurulamaması bu sorunu derinleştiriyor" diye konuştu. Konuşmasının son bölümünde siyasi sürece de vurgu yapan Osman Ertürk Özel, içinden geçilen süreçte, devletin en temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemlerin tartışmalı olduğunun gözlemlendiğini söyledi. Türkiye’nin temel meselelerinin çözümünde izlenen yöntemleri eleştiren Özel, “Cumhuriyetin kurucu değerlerinden taviz verilmesine karşıyız” dedi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkelere vurgu yaptı.

CHP Bursa'dan Mustafakemalpaşa'da saha çalışması Haber

CHP Bursa'dan Mustafakemalpaşa'da saha çalışması

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, il yöneticileri ve ilçe örgütüyle birlikte Mustafakemalpaşa’da esnaf, sanayi sitesi ve mahalle ziyaretlerinden oluşan kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İlçe Başkanı Gökhan Demir, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları ile il yöneticileri, Mustafakemalpaşa ilçesinde saha çalışması yaptı. Program, CHP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı ziyaretiyle başladı ve çarşı-pazar, sanayi sitesi ile mahalle buluşmalarıyla devam etti. İlçe ziyaretinde konuşan Yeşiltaş, esnafın, üreticinin ve yurttaşların ortak derdinin derinleşen ekonomik kriz olduğunu vurgulayarak, “Çarşı-pazar yangın yeri. Bu düzenin çözümü sandıktır” dedi. Örgütlü mücadelenin önemine dikkat çeken Yeşiltaş, CHP’nin güçlü örgüt yapısıyla Bursa’da ve Türkiye’de değişimi büyüteceğini belirtti. Mustafakemalpaşa Pazarında esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Yeşiltaş, düşen alım gücü ve artan borç yüküne dikkat çekti. Sanayi Sitesi ziyaretinde üretim yapan esnafın sorunlarını dinleyen Yeşiltaş, “İktidarımızda esnaf üretecek, kazanacak. Emeğin hakkını aldığı bir Türkiye’yi kuracağız” dedi. Çeltikçi, Koşuboğazı ve Yumurcaklı mahallelerinde vatandaşlarla buluşan Yeşiltaş, talepleri not alarak ortak akılla çözüm üreteceklerini vurguladı. İl Başkanı, CHP’nin siyaset anlayışının halkın yanında olduğunu belirterek, “Bizim siyasetimiz masa başında değil; sokakta, pazarda, atölyede, mahallede yapılır. Bu düzen değişecek, Türkiye rahat bir nefes alacak” ifadelerini kullandı. CHP Bursa İl Başkanlığı, saha çalışmalarını kentin farklı noktalarında sürdürecek.

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak Haber

2026’da Asgari Ücret Ne Olacak

2025 yılı için belirlenen asgari ücret, %30 artışla net 22.104 TL, brüt 26.005 TL olarak sabitlenmişti. Buna rağmen, devam eden yüksek enflasyon oranları bu zammın, çalışanların alım gücünü korumasını zorlaştırdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ekim 2025 Enflasyon Raporu’na göre, yıl sonu itibarıyla enflasyonun %43,4 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, hane halkının reel gelirlerinde sürekli bir kaybın sürdüğünü gösteriyor. TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı. İSO’nun Eylül 2025 imalat PMI raporu, liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayda en hızlı şekilde yükselttiğini gösteriyor. KOBİ’ler için de işveren maliyeti 2025 yıl sonunda çalışan başına 30.556 TL seviyesine çıkmıştı. Bu maliyetin, 2026’da yapılacak olası zamla birlikte 40 bin TL bandına yükselebileceği tahmin ediliyor. Veriler, şirketlerin 2026 planlarına daha dikkatli harcamalar ve tasarrufa yönelik adımlar atacağını işaret ediyor. Asgari Ücret 27.000TL Olacak Mı? Küresel enflasyonun yavaşlamesine rağmen, Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği ön görülüyor. Trading Economics’in modellemesine göre, 2026 yılında Türkiye’de asgari ücretin yaklaşık 32.000 TL/ay (brüt) seviyesine çıkarılması bekleniyor. Bu da mevcut brüt tutara göre %23–25 oranında bir artış anlamına geliyor. Buna paralel olarak, OECD 2025 Economic Outlook raporunda Türkiye için 2026 yılı ortalama fiyat artışının %21 civarında olacağı öngörülüyor. Bu oran dikkate alındığında, net asgari ücretin 27.000 TL civarında belirlenmesi olasılığını arttırıyor. Böyle bir durumda, çalışanların yaşam maliyetlerindeki reel kaybı tam anlamıyla karşılamak zor olabilir. Ekonomistler, yeni asgari ücretin yalnızca enflasyona bağlı kalmaması, alım gücüne dayalı bir anlayışla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu ise 2026 yılında maaş artışlarının özel sektörde de referans alınacağı anlamına geliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda beyaz yakalı maaşların yeniden düzenlenmesi gündemde. Ücret Politikalarında Yeniden Kalibrasyon Dönemi İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, 2026 asgari ücret beklentilerini şöyle değerlendirdi: “2026, ücret politikalarında yeniden düzenleme yılı olacak. Enflasyonun düşmesine rağmen, çalışanların alım gücü henüz toparlanmış değil. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa standartlarına göre değil, çalışan deneyimi ve sürdürülebilir motivasyonu dikkate alarak planlamak zorunda kalacak. Gelecekte, ücret şeffaflığı, yan hakların artırılması ve performansa dayalı ödül sistemleri daha da önemli hale gelecek. Kısa vadeli maaş artışları yerine, uzun vadede güven tesis etmek çalışan bağlılığını artıracak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.