SON DAKİKA
Hava Durumu

#Alihan Kuriş

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Alihan Kuriş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alihan Kuriş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme: Eski Bakan İdris Naim Şahin’e tahsisli iki araç daha inceleniyor Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme: Eski Bakan İdris Naim Şahin’e tahsisli iki araç daha inceleniyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsis edilen iki aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında daha önce firari Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılmasında kullanıldığı tespit edilen 34 SL 313 plakalı araç gündeme gelmişti. Şahin’e tahsis edilen diğer araçların da incelenmesiyle 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı araçların da tahsis amacı dışında kullanıldığı tespit edildi. İki şüpheli hakkında işlem başlatıldı Soruşturma kapsamında aynı yapılanmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Ömer Sipahioğlu’nun yakalanması için çalışma başlatıldı. Ömer Yücel isimli şüphelinin ise gözaltına alındığı öğrenildi. Alihan Kuriş hakkındaki suçlamalar Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmada “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları bulunuyor. 13 Ağustos’ta gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’si 16 Ağustos’ta tutuklanmıştı. Kuriş’in yakalandığı sırada bir evde bulunan gizli bölmeye saklandığı belirlenmişti. 17 ilde 123 adreste arama yapıldı Operasyon kapsamında 17 ilde 123 adreste arama gerçekleştirildi. Aramalarda, kaynağı belirsiz olduğu öne sürülen yaklaşık 1,34 milyar lira değerinde 200 kilogram külçe altın ele geçirildi. Savcılık tespitlerine göre soruşturma kapsamında örgütle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirketbelirlendi. Bu şirketler arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil'in yanı sıra inşaat, gıda, kuyumculuk, denizcilik ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin de bulunduğu belirtildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yurt dışına yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirildiği yönündeki tespitler de yer aldı.

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş ve yakınlarının mal varlığı ile finansal hareketlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre dört kişinin adına toplam 1.818 tapu işlem kaydı bulunuyor. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş, eşi ve her iki tarafın birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlıkları ile banka hareketleri incelendi. Özellikle 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimlerine odaklanılan raporda, taşınmaz devirleri, aile içindeki mülkiyet hareketleri ve bazı para transferlerinin kaynakları değerlendirildi. Dört isimde 1.818 tapu işlemi TAKBİS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Böylece dört kişi açısından toplam 1.818 TAKBİS işlemi belirlendi. Raporda, bu rakamın 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Kayıtlarda alım ve satımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltmesi gibi farklı tapu işlemleri de bulunuyor. Taşınmazların niteliği dikkat çekti Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ait kayıtlarda yalnızca konut ve arsaların bulunmadığı belirtildi. Büro, dükkan, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken ile zeytinli ve kuyulu tarlalar gibi farklı nitelikte taşınmazların da kayıtlarda yer aldığı aktarıldı. Bazı taşınmazların aile üyelerinden Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e geçtiği, bazı taşınmazların ise üçüncü kişiler veya şirketlere devredildiği tespit edildi. Raporda ayrıca bazı parsellerde çok sayıda haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğu kaydedildi. Bir parselde 10 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir, başka bir parselde ise 6 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir bulunduğu belirtildi. MASAK, taşınmazların edinim kaynakları, satış bedelleri ve aile ile şirketler arasındaki devir zincirlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Hilmi Tuna Kuriş'in banka hareketleri de incelendi Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yapılan incelemede, özellikle 2024-2026 dönemindeki miras, satış, tevhit ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler öne çıktı. Hilmi Tuna Kuriş'in 2016'da babası Mahmut Sabri Kuriş'ten üç katlı betonarme ofis, iş yeri ve arsa devraldığı, babasının 2024'teki ölümünün ardından ise Adapazarı ve Sultanbeyli'deki çeşitli tarla ve arsaların kendisine intikal ettiği belirlendi. Rapora göre 14 Şubat 2025'te bazı taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti sona erdirildi ve satış işlemleri gerçekleştirildi. Aynı gün 2670/6 parseldeki arsanın Hıdır Öztürk'e satıldığı kaydedildi. Hilmi Tuna Kuriş'in bazı taşınmazlarında 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler ve iki ayrı el koyma kararı bulunduğu, banka hesaplarındaki transferlerin ise on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi. MASAK, miras yoluyla edinilen varlıkların kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılması veya üçüncü kişilere devredilmesiyle banka hareketlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. Miras yoluyla iki kuşaklık taşınmaz hareketi Raporda Mahmut Sabri Kuriş'in mal varlığına ilişkin kayıtlar da ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahmut Sabri Kuriş'e, annesi Nevin Kuriş'in 2022 ve 2023 yıllarındaki vefatının ardından çok sayıda arsa, tarla, daire, dubleks mesken ve çeşitli yapılar intikal etti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından ise mal varlığının bir bölümü Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Raporda, taşınmazların Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından da sonraki kuşağa geçişinde hangi işlemlerin miras, hangilerinin bedelli satış olduğunun ve varsa satış bedellerinin banka hesaplarına yansıyıp yansımadığının araştırılması gerektiği belirtildi. Seda Kuriş'in hesabına gelen 2,4 milyon lira aynı gün otomotiv şirketine aktarıldı Rapora göre Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına herhangi bir gayrimenkul bulunmuyor. Buna karşın adına 2008 model Volkswagen Jetta ile 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC kayıtlı olduğu, daha önce sahibi olduğu Audi Q2'yi ise Eylül 2023'te devrettiği belirtildi. Banka kayıtlarında 5 Eylül 2023'te Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira geldiği tespit edildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler AŞ'yeaktarıldığı belirlendi. MASAK raporunda, yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin üçüncü bir kişi tarafından gönderilmesi nedeniyle Mehmet Özmen ile Seda Kuriş arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Kayınpeder adına 426 gayrimenkul işlemi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına geçmişte 426 gayrimenkul alım ve satım işlemi gerçekleştirildiği belirtildi. Halen adına kayıtlı üç taşınmaz bulunduğu kaydedildi. Mevcut taşınmazlar arasında Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel orman niteliğindeki alanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsa hissesi ile Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi yer aldı. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz ve satışa arz şerhibulunduğu belirtildi. Adapazarı'ndaki taşınmazda ise 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, 2 ihtiyati haciz ve 2 ipotek kaydı tespit edildi. Raporda, Kösemusul'un şirket ortaklıkları ve yöneticilikleriyle birlikte değerlendirildiğinde 426 tapu işleminin ekonomik gerekçesi ile alım-satım bedellerinin banka kayıtlarındaki karşılığının incelenmesi gerektiği ifade edildi. Eşinin kardeşinin mali hareketleri arttı Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacminin 2023 yılında önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat arttığıraporda yer aldı. TAKBİS kayıtlarında Bedir adına beş tarla bulunduğu ve bu taşınmazların tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde kayda geçtiği belirtildi. Beş parselin toplam yüzölçümünün 18 bin 700 metrekare olduğu kaydedildi. Bedir'in adına 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG ve 2024 model Volkswagen Golf bulunduğu, ayrıca iki şirkette yüksek oranlı ortaklığının olduğu aktarıldı. MASAK, aynı dönemde edinilen taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve banka hareketlerindeki artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Kayınvalidenin hesaplarında 5,5 milyon liralık para girişi Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen 2016-2026 döneminde banka hesaplarında 5 milyon 550 bin liranın üzerinde para girişi, yaklaşık 3 milyon 800 bin lira para çıkışı tespit edildi. Raporda özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki para girişlerinin incelendiği ve bu hareketlerin kaynağı ile aile bireyleri arasındaki transferlerin ekonomik faaliyetlerle uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Araç devriyle banka transferi aynı güne denk geldi Yasemin Şimşek'in adına gayrimenkul bulunmadığı, 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık 653 bin lira giriş ve 635 bin lira çıkış olduğu kaydedildi. 11 Ekim 2021'de Volkswagen Golf'ün Neşat Salih'e devredildiği, aynı gün Neşat Salih'ten Şimşek'in hesabına 124 bin 700 lira geldiği ve Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine toplam 368 bin lira gönderildiği belirtildi. MASAK, bu hareketlerin araç alım-satım süreciyle bağlantılı olup olmadığının belgeler üzerinden eşleştirilmesi gerektiğini değerlendirdi. MASAK raporunda üç ana başlık öne çıktı Raporda aile ve yakın çevrenin mali hareketleri birlikte değerlendirildiğinde üç temel alanın öne çıktığı belirtildi: Aile üyelerinin yüksek sayıdaki taşınmaz alım-satım ve devir işlemleri, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet hareketleri, Taşınmaz ve araç edinimleriyle aynı dönemlere denk gelen banka transferleri. MASAK, taşınmazların gerçek satış bedellerinin banka sistemine yansıyıp yansımadığının, araçların finansman kaynaklarının ve kayıtlı gelirlerle mal varlığı arasındaki uyumun soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklar olduğunu belirtti. Soruşturma nasıl başladı? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında soruşturma kapsamında "örgüt yöneticisi" olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheliden 30'u gözaltına alındı. Soruşturmada şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor.

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında Haber

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Dört ilde gerçekleştirilen operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 13 şüpheliden 12’si yakalandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonların ikincisi gerçekleştirildi. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle elde edilen yeni delil ve tespitlerin ardından İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla’da eş zamanlı çalışma yapıldı. Operasyon kapsamında 13 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, 12 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumda bulunan bir şüphelinin yakalanması için ekiplerin çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Başsavcılıktan ikinci dalga operasyon açıklaması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun 13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen ilk dalganın ardından elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlendiğini açıkladı. Başsavcılık açıklamasında, ikinci operasyon kapsamında dört ilde yürütülen çalışmalar sonucunda 13 şüpheli hakkında işlem yapıldığı ve bunlardan 12’sinin yakalandığı belirtildi. İlk operasyonda 32 kişi tutuklanmıştı Soruşturmanın ilk aşamasında 13 Ağustos’ta 17 ilde operasyon düzenlenmişti. Operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 32’si tutuklanmış, 6 kişi hakkında ise adli kontrol uygulanmıştı. Tutuklananlar arasında yapılanmanın lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş’in de bulunduğu aktarılmıştı. Aramada 200 kilogram külçe altın bulunmuştu İlk operasyon kapsamında firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in yakalanmasına yönelik yapılan aramalarda yaklaşık 200 kilogram külçe altın ele geçirilmişti. Söz konusu altınların değerinin 1,34 milyar lira olduğu belirtilmiş ve arama görüntüleri kamuoyuna yansımıştı. Tutuklu bulunan Alihan Kuriş ise ifadesinde altınların düğünden kalan takılar olduğunu savunmuştu. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “dolandırıcılık” ve “vergi kaçakçılığı” suçlamalarının yöneltildiği belirtildi. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para hareketininbulunduğunun ileri sürüldüğü öğrenildi. İkinci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri sürerken, soruşturmanın yeni deliller doğrultusunda genişletilebileceği belirtiliyor.

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez” Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, örgütlerin kimliğine veya hangi alan altında faaliyet gösterdiğine bakılmaksızın suç teşkil eden eylemlere karşı hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işlem yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların dini inançlarının istismar edilerek suç işlenmesi ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik yapılara karşı mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… https://t.co/Kh8WOjakai — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 17, 2026 “Kim olduklarına bakılmaksızın mücadele ediliyor” Adalet Bakanı Gürlek, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin herhangi bir grubun kimliğine göre şekillenmediğini vurguladı. Gürlek, mücadelenin “kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakılmaksızın” hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, suçla mücadelede esas alınan kriterin bir yapı ya da topluluğun inanç kimliği olmadığını, doğrudan suç teşkil eden eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı yapılanmalar olduğunu ifade etti. “Dini duygular istismar edilemez” Vatandaşların inanç ve dini duygularının kullanılarak suç işlenmesine ve bu yöntemle haksız kazanç elde edilmesine karşı gerekli adımların atıldığını belirten Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmayı da bu kapsamda değerlendirdi. Gürlek, açıklamasında “Temel ölçüt, suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır” ifadelerine yer verdi. Bu açıklamayla birlikte Adalet Bakanı, suç soruşturmalarında herhangi bir dini yapı veya topluluğun kimliğinin değil, somut olarak ortaya konulan suç teşkil eden eylemlerin esas alınacağını vurguladı. İnanç ve ibadet özgürlüğü vurgusu Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemeyeceğini söyledi. Devletin suç teşkil eden eylemlerle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini belirten Gürlek, aynı zamanda vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunacağını ifade etti. Adalet Bakanı’nın mesajında, suçla mücadele ile inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının birlikte yürütüleceğivurgusu öne çıktı. Gürlek, devletin temel yaklaşımının herhangi bir inanç grubunu hedef almak değil, suç oluşturan fiillere ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalara karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek olduğunu belirtti.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Alihan Kuriş soruşturmasında şirketlerde 66 milyar liralık işlem hacmi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında şirketlerde 66 milyar liralık işlem hacmi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Süleymancı olarak bilinen dini gruba yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, Alihan Kuriş ve çevresiyle bağlantılı olduğu belirtilen şirket ve kuruluşların finansal hareketlerine ilişkin dikkat çekici tespitler yer aldı. 168 sayfalık rapora göre, incelenen kuruluşlardan Güleryüz Kuyumculuk'un 2017-2026 dönemindeki bankacılık işlem hacmi 66 milyar 211 milyon lira olarak hesaplandı. Raporda, yüksek tutarlı nakit hareketleri, yurt dışından gelen paraların kısa süre içinde çekilmesi veya başka şirketlere aktarılması ve bazı kuruluşlar arasındaki çift yönlü para transferleri ayrıntılı biçimde incelendi. Güleryüz Kuyumculuk'ta 66,2 milyar liralık hareket MASAK'ın incelemesine göre Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin 2017-2026 yılları arasındaki toplam bankacılık işlem hacmi 66 milyar 211 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde şirket hesaplarında 17,26 milyar liralık para girişi ve 18,32 milyar liralık para çıkışı kaydedildi. Hesaplara yatırılan toplam nakit miktarı 26 milyar 213 milyon lira olurken, nakit çekimlerinin toplamı 4 milyar 415 milyon lira olarak hesaplandı. Raporda özellikle son yıllardaki nakit hareketleri de dikkat çekti. 2023'te 2 milyar 89 milyon liralık nakit yatırma ve 1 milyar 556 milyon liralık nakit çekme işlemi gerçekleşti. 2024'te ise nakit yatırma 1 milyar 417 milyon lira, nakit çekme 826 milyon lira oldu. Hisar Turizm'den 8 milyar lirayı aşan yurt dışı çıkışı MASAK raporunda İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ'nin yabancı ülke bağlantılı para transferleri de incelendi. Şirketin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı işlemlerinde toplam para çıkışının yaklaşık 8 milyar liraya ulaştığı belirtildi. Suudi Arabistan bağlantılı işlemlerde 4 milyar 863 milyon 884 bin 701 liralık para çıkışı tespit edilirken, bu ülkeden şirkete 189 milyon 358 bin lira giriş olduğu kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı para çıkışı ise 3 milyar 163 milyon 164 bin 102 lira olarak hesaplandı. Raporda ayrıca İsrail, Özbekistan, Hindistan, ABD, Kazakistan, Fas, İspanya, İngiltere, Ürdün, Bosna Hersek, Sri Lanka, Endonezya, Almanya ve Arnavutluk dahil çeşitli ülkelerle bağlantılı para çıkışlarının bulunduğu belirtildi. 1,3 milyar lira sermayeli şirketin banka hareketi 34 bin lira MASAK'ın dikkat çektiği kuruluşlardan biri de İstanbul Hisar Sağlık Yatırım ve Turizm Ticaret AŞ oldu. 18 Kasım 2025'te kurulan şirketin sermayesinin 1 milyar 358 milyon 236 bin 351 lira olduğu belirtildi. Buna karşın MASAK'ın bankacılık kayıtlarında şirketin toplam işlem hacminin yalnızca 34 bin 176 lira seviyesinde kaldığı tespit edildi. Raporda şirketin brüt ve net satışlarının sıfır göründüğü, herhangi bir mal alış veya satış kaydına da rastlanmadığı aktarıldı. Yüksek sermayeye rağmen aktif ticari faaliyet bulunmamasının “oldukça dikkat çekici” olduğu değerlendirmesine yer verildi. Yurt dışından gelen milyonlarca dolar kısa sürede çekildi Raporda Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ'nin hesaplarındaki yüksek tutarlı döviz hareketleri de mercek altına alındı. Temmuz 2018'de FIDATO General Trading'den iki ayrı işlemle toplam 5,1 milyon dolar geldiği, takip eden gün ise hesaplardan milyonlarca dolarlık nakit çekildiği belirtildi. Benzer bir işlemde Shanghai Omega FZE kaynaklı 2 milyon 365 bin dolarlık transferin ardından ertesi gün buna yakın miktarda nakit çekildiği kaydedildi. 26 Eylül 2019'da FIDATO'dan gelen 2 milyon 250 bin doların ise dört gün sonra İstanbul Hisar Turizm'e 1 milyon 800 bin dolar, Çamlıca Basım Yayın'a 450 bin dolar olarak aktarıldığı belirtildi. MASAK, bazı yüksek tutarlı nakit girişlerinin kaynağının açıklığa kavuşturulması gerektiğine de dikkat çekti. Ümran Eğitim ve vakıf hesapları da incelendi Raporda Ümran Eğitim AŞ'nin 2017-2026 dönemindeki hesap hareketlerinde 1 milyar lirayı aşan para girişi ve yüz milyonlarca liralık para çıkışı bulunduğu belirtildi. MASAK, bazı nakit girişlerinin veya dernek ve vakıflardan gelen paraların aynı gün ya da takip eden günlerde başka şirketlere transfer edildiğini tespit etti. Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı'nın aynı dönemdeki bankacılık işlem hacmi ise yaklaşık 567 milyon lira olarak hesaplandı. Vakfa gelen bağış ve nakitlerin ardından çeşitli şirketlere yüksek tutarlı transferler yapıldığı belirtildi. Bu kapsamda vakıftan Ümran Eğitim'e 142 işlemde yaklaşık 52,1 milyon lira, Yavuzlar Grup İnşaat'a ise 83 işlemde yaklaşık 38,9 milyon lira gönderildiği kaydedildi. MASAK: Şirketler arasında yoğun finansal bağlantı var Raporda Ümran Eğitim, Akdeniz Toros, Çamlıca Basım Yayın, İstanbul Hisar Turizm, Hisar Sağlık ve Gümüşsoy Sevim Kuran Okutma Vakfı başta olmak üzere çok sayıda kuruluş arasında hem banka transferleri hem de mal alış-satış kayıtları bakımından “yoğun bağlantılar” bulunduğu belirtildi. İncelenen kuruluşların önemli bölümünde özellikle 2020 sonrasında, daha belirgin şekilde ise 2022'den itibaren finansal işlem hacimleri ile mal alış-satış tutarlarında ciddi artış görüldüğü ifade edildi. Raporda ayrıca yüksek nakit sirkülasyonu, kaynağı açıklanmaya muhtaç nakit girişleri ve bu paraların kısa süre içerisinde başka şirketlere aktarılması ortak özellikler arasında gösterildi. MASAK, incelenen finansal hareketlere ilişkin değerlendirmesinde, kaynağından şüphe duyulan işlemlerin organize bir çalışma sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe oluştuğunu belirtti. 49 kişi hakkında gözaltı kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Şüphelilerden 33'ünün yakalandığı bildirildi. Soruşturmanın; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve vergi usul kanununa muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğü açıklandı. MASAK raporundaki tespitler soruşturma kapsamındaki finansal incelemelere ilişkin değerlendirmelerden oluşuyor; raporda yer alan şüphe ve tespitler, ilgili kişiler veya kuruluşlar hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.

17 ilde operasyon Alihan Kuriş ve 30 şüpheli gözaltında Haber

17 ilde operasyon Alihan Kuriş ve 30 şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme, Suç Örgütüne Üye Olma, Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama, Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet” suçlarına ilişkin operasyon gerçekleştirildi. MASAK raporunda, örgütle bağlantılı çok sayıda şirketin 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem ve mal alış-satış hacimlerinde dikkat çekici artışlar yaşandığı, şirketlerde bölünme ve devir işlemlerinin gerçekleştirildiği belirtildi. Raporda ayrıca yüksek miktarda kaynağı izaha muhtaç nakit girişleri, şirketler arası dikkat çekici para transferleri, yüksek tutarlı mal alış-satış işlemleri ve sahte faturalandırma şüphesi üzerinde duruldu. Bazı şirketlerin aktif ticari faaliyetinin bulunmamasına rağmen yüksek sermaye ile kurulduğu ve bağlı ortaklıkların finanse edildiği tespit edilirken, işlemlerin organize biçimde yürütülerek finansal hareketlerin takibinin zorlaştırılmasının amaçlanmış olabileceği değerlendirildi. Soruşturma kapsamında 48 şüphelinin gözaltına alınması, şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait toplam 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılması kararlaştırıldı. Bu sabah gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 9 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.