SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akademi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Akademi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı Haber

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı

Kadınların finansal okuryazarlık alanındaki bilgisini derinleştirmek ve Web3 ekosisteminde kendilerine yer bulmalarını desteklemek için Binance TR ve Wtech ortaklığıyla kurulan akademi, düzenlenen kapanış buluşmasında yüzlerce kadını ağırladı. Etkinlikte blokzincir ve teknoloji alanında yetkinlik kazanan katılımcılar sertifikalarını aldı. 198 saatlik kapsamlı bir müfredat Akademi, bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek katılımcılara teknik ve teorik açıdan ileri düzey bir donanım kazandırdı. Program kapsamında 9 ayrı çevrimiçi eğitim üzerinden toplam 164 saatlik modüler içerik aktarıldı. Hatay, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’da yapılan 4 fiziksel program kapsamında ise 34 saatlik yüz yüze atölye çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 198 saate ulaşan müfredat sayesinde katılımcılar NFT, siber güvenlik, yapay zeka entegrasyonu ve algoritmik ticaret başta olmak üzere geniş bir alanda yetkinlik kazandı. Türkiye’nin birçok şehrine ulaşıldı Paylaşılan güncel veriler, akademinin toplamda 3.246 kişiye ulaştığını ortaya koydu. Katılımcı profilinde 1.779 üniversite mezunu ile 1.411 üniversite öğrencisi öne çıktı. Programa lise mezunlarının, yüksek lisans öğrenci ve mezunlarının, doktora öğrenci ve mezunlarının yanı sıra NEET kategorisindeki kadınların da katılması, akademinin farklı eğitim ve istihdam profillerinden kadınlara erişim sağladığını ve nitelikli iş gücüne anlamlı bir katkı sunduğunu açıkça gösterdi. Şehir dağılımına bakıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanında Gaziantep ile Hatay’ın da ilk beş içinde yer aldığı görüldü. Bu tablo, akademinin deprem bölgesindeki kadınları teknolojiyle güçlendirme hedefinin kararlı bir biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Mücahit Dönmez: “Hedefimiz Türkiye’yi tüketiciden üretici konumuna taşımak” Mezuniyet töreninde konuşan Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, projenin yarattığı etkiden duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: “Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel kripto varlık benimsemesinde 5’inciliğe yükselerek dev bir pazar olduğunu kanıtladı. Ancak bizim için asıl mesele, bu büyük tabloda sadece kullanıcı mı yoksa üretici mi olacağımızdır. Kripto, geleneksel finansın aksine hiyerarşilerin henüz kemikleşmediği genç bir sektör; yani kapı açık, masa boş ve kim erken gelirse o masanın sahibi o olacak. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile temel amacımız, kadınların bu masada yerlerini almalarını sağlayarak Türkiye’yi sadece yabancı protokollere likidite sağlayan bir pazar olmaktan çıkarıp, küresel projeler inşa eden bir üretim merkezine dönüştürmektir. Bugün ulaştığımız 3 bini aşkın kadın, bu ekosistemin sadece birer parçası değil, geleceğin kurucuları ve liderleri olma yolundaki en büyük gücümüzdür.” Zehra Öney: “Geleceği kadınlarla birlikte inşa ediyoruz” Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026 yılı ve sonrası, alıştığımız ‘konfor alanlarının’ yıkıldığı ve ekonominin dijital bir DNA ile yeniden tanımlandığı bir dönemin eşiği. Yapay zekanın blokzincir ağlarında artık sadece birer asistan değil, bağımsız karar verici ‘ajanlar’ haline geldiği bu yeni düzende, kadınların en güçlü pasaportu dijital kimlikleri ve finansal özgürlükleridir. Teknolojide Kadın Derneği olarak Binance TR ile başlattığımız bu zihniyet devrimi; bugün PSM ve Stevie Global gibi dünya çapındaki prestijli ödüllerle başarısını kanıtlayarak küresel bir model haline geldi. İzmir’den Hatay’a, Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan bu teknoloji seferberliğinin meyvesi olan 3.246 mezunumuz; artık sadece teknolojiyi kullanan değil, sıfır sermaye ile dünyaya değer ihraç eden gerçek birer ‘oyun kurucu’dur. Biz bu akademiyle sadece bir eğitim programını tamamlamadık; Türkiye’nin küresel dijital rekabetteki yerini kadınların zekası ve emeğiyle yeniden inşa ettik. Gelecek artık tahmin edilen bir şey değil; bizim mezun ettiğimiz bu güçlü kadınların ellerinde bizzat yazılan bir gerçektir.” İlham veren konuşmacılar ve yeni hedefler Etkinlikte düzenlenen panellerde teknoloji, iş dünyası ve girişimcilik alanında başarılarıyla tanınan ilham veren kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaştı. Katılımcılara rol model sunan oturumlar, mezunların kariyer yolculuklarına ışık tuttu. 2025 hedeflerini rekorla tamamlayan, 3 yılda 3000’den fazla kadına ulaşan akademi, 2026 vizyonu kapsamında “102 Eğitimleri” ile uzmanlık seviyesini daha da derinleştirmeyi ve 5 yılda 5.000 kadına ulaşma hedefine emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor.

Proaktif Spor Zirvesi’26 KTO Karatay’da gerçekleşti Haber

Proaktif Spor Zirvesi’26 KTO Karatay’da gerçekleşti

Spor yöneticilerini, profesyonellerini, sağlık çalışanlarını, hukukçuları, akademi camiasını ve üniversite öğrencilerini bir araya getiren Proaktif Spor Zirvesi’26 programında, iki gün boyunca gerçekleştirilen deneyim paylaşımı oturumlarında alanında uzman isimler bilgi ve tecrübelerini paylaştı. Etkinliğin açılış programı ve profesyonel kulvar oturumuna Konya Milletvekili Mehmet Baykan, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, spor spikeri Erdoğan Arıkan, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Millî Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve millî olimpik sporcu Rıza Kayaalp katıldı. “BURADA ANLATILAN HER TECRÜBE, GENÇLERİMİZ İÇİN ÖNEMLİ KAZANIMLAR SAĞLAYACAKTIR” Programın açılış konuşmasını yapan Konya Milletvekili Mehmet Baykan; “Proaktif Spor Zirvesi’26 programında konuklarımızın deneyimleri, tecrübeleri, hayata bakışları ve geldiği noktalar, genç kardeşlerimize rehber olacak. İki gün boyunca devam edecek olan oturumları, can kulağıyla takip ettiğiniz zaman önemli katkılar sağlayacak. Birbirinden değerli katılımcılarımız, sporun farklı alanlarında edindikleri birikimleri sizlerle paylaşacak. Başarıya giden yolda verdikleri mücadeleyi ve disiplinli çalışmanın önemini de anlatacaklar. Sizlerden beklentimiz, burada anlatılan her tecrübeyi kendi yolculuğunuz adına bir kazanıma dönüştürmenizdir. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğümüze, KTO Karatay Üniversitemize, öğrenci topluluklarımıza ve kıymetli konuklarımıza teşekkür ediyor, verimli bir zirve olmasını diliyorum” ifadelerine yer verdi. Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, sporun disiplin ve mücadele ruhunu vurgularken, Rektör Prof. Dr. Ortaç ise öğrencilerin spor dünyasının farklı alanlarında söz sahibi isimlerle buluşmasının önemine dikkat çekti. TÜRK SPORUNUN ÖNCÜ İSİMLERİ KTO KARATAYLILAR İLE BİR ARAYA GELDİ Açılış konuşmalarının ardından, “Profesyonel Kulvar” oturumu, deneyimli spor spikeri Erdoğan Arıkan moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Millî Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve millî olimpik sporcu Rıza Kayaalp yer aldı. Aynı gün gerçekleştirilen “Spor ve Sağlık” oturumu, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Akkoyun Sert moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda, millî paralimpik sporcu Abdullah Ilgaz, fizyoterapist Doç. Dr. Bihter Akınoğlu, uzman psikolog Esra Karagöz ve uzman fizyoterapist Hasan Yasin Acar yer aldı. Alanında uzman isimler; sporcu sağlığının korunması, sakatlıkların önlenmesi, performans gelişiminde fizyoterapinin rolü, mental dayanıklılık süreçleri ve elit sporcularda bilimsel destek mekanizmaları üzerine deneyim ve bilgilerini katılımcılarla paylaştı. Öğrencilerin spor alanına yönelik farkındalığını artırması, akademi, kamu ve spor dünyası arasında güçlü bir etkileşim zemini oluşturması amacıyla düzenlenen ve iki gün devam eden Proaktif Spor Zirvesi’26 programı, sporun geleceğine yönelik nitelikli fikirlerin gelişmesine de katkı sundu.

Geleceğin Hekimleri İlk Adımı Attı Haber

Geleceğin Hekimleri İlk Adımı Attı

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı 1. sınıf öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törenle hekimlik mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini giydi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerine yeni başlayan geleceğin hekimleri, kutsal mesleklerine ilk adımı atmanın gururunu yaşadı. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen "14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni", akademi dünyasını ve geleceğin doktorlarını bir araya getirdi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İyi hekim olmanın yolu önce iyi insan olmaktan geçer” Ailelerin de ilgi gösterdiği törende konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hekimlik mesleğinin yalnızca bilimsel bilgiye dayalı bir alan olmadığını, aynı zamanda etik değerler, insanlık ve iletişim becerileriyle şekillenen bir meslek olduğunu vurguladı. Beyaz önlük giyme töreninin hekim adaylarının hayatında unutulmaz bir dönüm noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan hayatında unutulmayacak bazı günler vardır. Beyaz önlük giyme töreni de bu açıdan çok önemli bir gün. Öğrencilerimizin meslek hayatları boyunca hatırlayacakları anlamlı bir başlangıçtır.” dedi. Hekimliğin hem bir bilim hem de bir sanat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Hekimlik sadece bir meslek değildir; aynı zamanda bir sanattır ve bilimle birlikte yürür. Bu nedenle iyi hekim olmadan önce iyi insan olmak gerekir. İyi insan olmayı başaramayan bir kişinin iyi hekim olması mümkün değildir.” diye konuştu. Prof. Dr. Tarhan, hekimliğin dünyada etik kuralları en erken gelişmiş mesleklerden biri olduğunu belirterek, meslek hayatında etik ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çekti ve “Meslek hayatında sizi en güçlü şekilde koruyacak kalkan etik ilkelerdir. Küçük bir yanlış ya da küçük bir yalan zamanla büyük hatalara dönüşebilir. Büyük kötülükler çoğu zaman küçük bir hatayla başlar.” ifadesinde bulundu. “Bilimsel merakınızı kaybetmeyin” Prof. Dr. Tarhan, tıp alanında bilginin hızla değiştiğini belirterek genç hekim adaylarının sürekli öğrenmeye açık olması gerektiğini ifade ederek, “Bilginin yarı ömrü eskiden 30 yıldı, bugün 3 yıla kadar düştü. Bu nedenle bilimsel merakınızı kaybetmemek çok önemli. Hastaya zarar vermenin yollarından biri de onu tedavisiz bırakmaktır. Yeni bilgileri takip etmek, literatürü sürekli güncel tutmak gerekir.” şeklinde konuştu. “Tevazu ve eleştiriye açıklık hekimi geliştirir” Başarılı bir hekim olmanın önemli özelliklerinden birinin tevazu olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Tevazu, insana ‘Ben hata yapabilirim’ duygusunu verir. Bu duygu eleştiriye açık olmayı sağlar. Araştırmalar tevazu sahibi kişilerin daha az hata yaptığını ve karar mekanizmalarını daha sağlıklı kullandığını gösteriyor.” dedi. “İletişim, bazen ilaçtan daha etkilidir” Prof. Dr. Tarhan, hekim-hasta ilişkisinde iletişimin önemine dikkat çekerek, “İlaçtan daha etkili bir yöntem vardır; iletişim. Hastayla kurulan güven ilişkisi tedavinin başarısını doğrudan etkiler.” diye konuştu. Plasebo etkisinin de bu güven ilişkisini gösteren bilimsel bir örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hastanın hekime güvenmesi durumunda tedavi sürecinin daha olumlu ilerleyebildiğini söyledi. “Hastayı vaka değil insan olarak görmek gerekir” Prof. Dr. Tarhan, hekimlikte yapılan en büyük hatalardan birinin hastayı yalnızca bir “vaka” olarak görmek olduğunu dile getirerek, “Hastayı vaka olarak değil insan olarak görmek gerekir. Hastayı dinlemek, onun duygularını anlamak tanı koymada ve tedavide büyük fark yaratır.” ifadesinde de bulundu. Konuşmasında İbn-i Sina’nın hekimlik anlayışına da değinen Tarhan, “İbn-i Sina’nın dediği gibi; ‘Hekim bazen tedavi eder, çoğu zaman teselli eder.’ Hekimin görevi sadece tedavi etmek değil, aynı zamanda hastaya umut ve güven verebilmektir.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Tarhan, konuşmasının sonunda hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan çok özel bir meslek olduğunu belirterek, “Hekimin eli kutsaldır denirken aslında insanın varoluşuna ve hayatına dokunabilen bir meslekten söz edilir. Bu mesleğin size sunduğu fırsatı etik değerler ve insan sevgisiyle değerlendirmenizi diliyorum.” dedi. Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Hekimlik bir meslek değil, bir yaşam tarzıdır” 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen beyaz önlük giyme töreninde konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayarak tıp öğrencilerini tebrik etti ve “İnsan hayatında önemli aşamalar vardır. Bunlardan biri de liseden sonra meslek seçme dönemidir. Belki bazılarınız kendi isteğiyle, bazılarınız da ailelerinin yönlendirmesiyle bu yolu seçti. Ancak sonuçta en kıymetli mesleklerden biri olan hekimliği tercih ettiniz. Hepinizi tebrik ediyorum, hayırlı olsun.” dedi. “Beyaz önlük güven ve sorumluluğun sembolüdür” Prof. Dr. Koçak, beyaz önlüğün hekimlik mesleğinde önemli bir sembol olduğunu belirterek, “Beyaz önlüğü giydiğinizde karşınızdaki hastaya aslında şu mesajı veriyorsunuz: ‘Bana güvenebilirsiniz. Ben sizin dertlerinize çare bulmak için kendimi bu mesleğe adadım.’ Aynı zamanda hekimlik, hastanın sırlarını korumayı da gerektirir. Çünkü hekim ile hasta arasında güçlü bir güven ilişkisi vardır.” ifadesinde bulundu. “Steteskop sadece bir araç değil, emeğin sembolüdür” Hekimliğin bir diğer önemli simgesinin steteskop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçak, “Steteskop sadece bir kalbi dinlemek için kullanılan bir araç değildir. Gençliğinizi, hayallerinizi ve emeğinizi temsil eden bir semboldür. Beyaz önlük ve steteskop bir araya geldiğinde karşınızdaki insana güven veren bir hekim kimliği ortaya çıkar.” dedi. “Tıp geçmişten gelen bir birikimin devamıdır” Konuşmasında tıp tarihine de değinen Prof. Dr. Koçak, hekimliğin geçmişten bugüne birikerek gelen bir bilgi ve deneyim alanı olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Hikmet Boran’ın Kurtuluş Savaşı dönemindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, ayrıca Osmanlı döneminde radyoloji alanında öncü çalışmalar yapan hekimleri de anarak, Esad Feyzi’nin Türkiye’de ilk röntgen ışınlarını getiren hekimlerden biri olduğunu, İbrahim Vasıf Çınar’ın ise röntgen uygulamalarında öncü çalışmalarıyla tanındığını ifade etti. Prof. Dr. Koçak, “Hekim, geçmişten bugüne kadar oluşan bütün birikimi üzerinde taşıyan kişidir. Bugün burada aldığınız eğitim, geçmişte bu mesleğe emek vermiş insanların katkıları sayesinde mümkün olmuştur.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda sağlığın insan hayatındaki değerine değinen Prof. Dr. Koçak, Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” ünlü dizelerini hatırlattı. Prof. Dr. Haydar Sur: “Beyaz önlük törenleri hekimlik yolculuğunun unutulmaz anlarıdır” Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, törende yaptığı konuşmada, hekimlik mesleğinin değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet olduğunu vurguladı ve “Törenler aslında çok önemlidir; çünkü hayatımızın ilkelerinin görünür hale geldiği anları yaşarız. Öğrencilerimizin bugün yaşayacağı bu beyaz önlük giyme töreni, onların meslek hayatları boyunca unutamayacakları anlardan biri olacaktır.” dedi. “Hekimlik değerleri bir emanettir” Akademisyenlerin öğrencileri yetiştirme sorumluluğunu büyük bir onurla taşıdıklarını ifade eden Prof. Dr. Sur, hekimlik mesleğinin temel ilkelerinin geçmişten bugüne aktarıldığını söyledi ve “Bizler burada akademik önlüklerimizle, öğrencilerimizi yetiştirmek için şerefle karşınızdayız. Bu ilkeler bize gökten inmedi; bizden önceki hocalarımızın bize bıraktığı emanetlerdi. Biz de bu emaneti kendi öğrencilerimize devrediyoruz. Eminim ki öğrencilerimiz bu emaneti bizden daha iyi sahiplenip bir sonraki kuşaklara aktaracaklar. Böylece bilim ilerleyecek, insanlığa daha iyi hizmet sunulacaktır” diye konuştu. “Öğrencilerimizi gördükçe umutlanıyoruz” Konuşmasında dünyada yaşanan savaşlar ve haksızlıklara da değinen Prof. Dr. Sur, bu durumların kendisini derinden üzdüğünü ifade etti ve “Dünyadaki savaşlar, haksızlıklar ve mazlumların yaşadığı acılar karşısında içim kan ağlıyor. Dünya hüzün içinde olabilir; ancak öğrencilerimizi gördüğümüz zaman içimiz umutla doluyor.” şeklinde konuştu. Tıp öğrencisi Yusuf Alpay: “Hekimlik yalnızca bir meslek değil, ömür boyu süren bir öğrenme yolculuğu” Tıp Fakültesi Türkçe 1. Sınıf Temsilcisi Yusuf Alpay, hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, tıp eğitiminin yalnızca bilgi değil aynı zamanda insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıdığını vurguladı ve “Tıp ailesinin en genç üyeleri olarak yıllarca hayalini kurduğumuz hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını attığımız bu dönemde böylesine köklü ve onurlu bir ailenin parçası olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi. Beyaz önlük sadece bir kıyafet değil Tıp fakültesine başlamanın yalnızca akademik bir süreç olmadığını vurgulayan Alpay, “O bembeyaz önlükleri omuzlarımıza geçirirken aslında sadece bir önlük giymediğimizi çok iyi biliyorduk. O önlük şifayı, umudu, merhameti ve insan hayatına duyulan derin saygıyı temsil ediyordu. Steteskoplarımız şimdilik çoğu zaman kendi heyecanlı kalp atışlarımızı dinliyor. Hücrenin, dokunun ve insan bedeninin o muazzam düzenini yeni yeni keşfediyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu sıralarda öğrendiğimiz her bilgi, yarın bir insanın hayatına dokunacaktır.” ifadesinde bulundu. 14 Mart aynı zamanda bir direnişin sembolü Alpay, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını belirterek, “1919 yılında İstanbul işgal altındayken Tıbbiyeli öğrenciler okulun iki kulesi arasına devasa bir Türk bayrağı asarak bağımsızlık ateşini yakmışlardı. Tıbbiyeli Hikmet Boran ve arkadaşlarının ortaya koyduğu cesaret yalnızca bir bayrak asma eylemi değil; bilimin, özgürlüğün ve vatan sevgisinin güçlü bir sembolüdür.” dedi. Tıp öğrencisi Emre Aydın: “Beyaz önlük yalnızca bir kumaş değil, büyük bir sorumluluğun simgesidir” 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törende konuşan İngilizce Tıp 1. sınıf öğrenci temsilcisi Emre Aydın da hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek beyaz önlüğün sadece bir sembol değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun ifadesi olduğunu vurguladı. Aydın, öğrencilerin bu noktaya büyük fedakârlıklarla geldiğini ifade ederek, “Bugün giyeceğimiz bu beyaz önlüğün her bir parçasında geçmişteki uykusuz gecelerimizin, verdiğimiz emeklerin ve döktüğümüz alın terinin izleri var. Kimimiz uykusundan, kimimiz sosyal hayatından, kimimiz de gençliğinin en güzel anlarından feragat ederek bu noktaya geldi.” dedi. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği öneme de değinen Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye söz veriyoruz. ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözüne layık bireyler olarak aklın, vicdanın ve bilimin rehberliğinde mesleğimizi icra edeceğiz.” ifadesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu Haber

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu

Dünyanın önde gelen yapay zeka yazılım sağlayıcılarından IFS, şirketlerin karmaşık operasyonel süreçlerini daha verimli ve ölçülebilir hale getirmeye odaklanıyor. Bu kapsamda IFS, yazılım ve yapay zeka çözümlerini Chelsea’nin operasyonel altyapısına entegre edecek. Böylece kulübün saha dışındaki iş süreçlerinden karar mekanizmalarına kadar birçok alanda verimlilik ve performans artışı hedefleniyor. Bu ortaklık, Chelsea’nin teknolojiyi daha stratejik bir şekilde konumlandırma yaklaşımını güçlendirirken, gelişmiş yapay zekayı kulübün uzun vadeli yapılanmasının önemli bir parçası haline getiriyor. Chelsea FC Kulüp Başkanı Jason Gannon şunları söyledi: “Kulübümüzü bir üst seviyeye taşımak için IFS’in ileri düzey yapay zeka çözümlerinden yararlanacağız. Bu iş birliği, teknolojiyi stratejik bir güç olarak konumlandırma ve hem saha içinde hem de saha dışında performansımızı sürekli geliştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. IFS ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” IFS CEO'su Mark Moffat ise şunları ekledi: “Sektörde olduğu gibi sporda da farklar küçüktür, riskler yüksektir ve doğru kararı doğru anda vermek belirleyicidir. IFS’in yapay zekası, küresel ekonomiye yön veren endüstriler için bunu mümkün kılar. Chelsea FC’nin de aynı yüksek standartlarla hareket etmesi bu güçlü uyumun temelini oluşturuyor. Bu nedenle kulübün ana ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz.” IFS hakkında:  IFS, dünya genelinde üretim, dağıtım, servis ve bakım-onarım yapan şirketler için endüstriyel yapay zeka entegre Kurumsal İş Uygulamaları (ERP/EAM/FSM) sunar. Uzman olduğu sektörlerde hizmet verdiği şirketlerin, uçtan uca tüm ihtiyaçlarını yıllar içinde geliştirdiği uzman çözümlerle karşılamayı amaçlayan IFS, 7000’den fazla çalışanı ve büyüyen ekosistemiyle sayısız müşteriye hizmet vermektedir. IFS, hizmet verdiği şirketlerin dijital dönüşümün avantajlarından faydalanarak kaynaklarını en iyi şekilde kullanabilmesini ve sürdürülebilir başarılar kazanmasını hedefler.    www.ifs.com/tr   www.linkedin.com/company/ifs-turkey  Chelsea FC hakkında Chelsea, dünyanın en iyi futbol kulüplerinden biridir. Erkek takımı, 2025 yılında FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nı kazanarak dünya şampiyonu olmuştur. Kulüp daha önce de Şampiyonlar Ligi'ni iki kez müzesine götürmüştür. Kadın takımı Chelsea Women da pek çok kupa kazanmış başarılı bir takımdır. 1905 yılında kurulan Chelsea, Londra'nın merkezinde yer alan ve 40.000 kapasiteli Stamford Bridge stadında faaliyet gösteren bir kulüptür. "The Blues" lakaplı kulüp, İngiltere’de 5 kez Premier Lig şampiyonluğu dahil birçok yerel kupa kazanmıştır. Ayrıca Chelsea, mevcut tüm UEFA kulüp turnuvalarını kazanan tek kulüp olma unvanına sahiptir. Kulüp, dünyanın en tanınmış oyuncularına sahip olmanın yanı sıra, geleceğine de yatırım yaparak modern bir akademi ve eğitim merkezine sahiptir. Ayrıca Chelsea Vakfı, spor dünyasındaki en kapsamlı toplumsal projelerden birini yürüterek dünya genelindeki çocukların ve gençlerin hayatlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. https://www.chelseafc.com/en

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu Haber

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu

Tema Esentepe’nin deprem izolatörlü taşıyıcı sistem yaklaşımıyla Bursa’da öncü bir model ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Beyhan Bayhan, proje sahasında yaptığı konuşmada Marmara Bölgesi’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. “Deprem kuşağında yer alan şehirlerde artık yalnızca yönetmeliklere uygun bina yapmak yeterli değil; yapının deprem anında ve sonrasında fonksiyonunu sürdürebilmesi gerekiyor” diyen Bayhan, Bursa’da konut ölçeğinde uygulanan bu teknolojinin önemine vurgu yaptı. “Bursa’nın ilk deprem izolatörlü konut projesinin yükselişini heyecanla bekliyoruz. Bu tür projelerin kent genelinde yaygınlaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı. DEPREM İZOLATÖRLÜ YAŞAM MODELİ Tema Esentepe’de uygulanan sistemin temel prensiplerine değinen Bayhan, yapı ile zemin arasına yerleştirilen özel sönümleyici ve esnek izolatörler sayesinde deprem sırasında oluşan yatay ivmelerin üst yapıya doğrudan aktarılmadığını belirtti. “İzolatörlü yapılarda amaç yalnızca binanın ayakta kalması değildir. Asıl hedef, deprem anı ve sonrasında insanların hayatlarına deprem olmamış gibi devam edebilmeleridir” sözleriyle sistemin yaşam sürekliliği boyutunu öne çıkardı. Tema Esentepe’nin yalnızca bir konut projesi değil, güvenli yaşam altyapısı sunan bir mühendislik yatırımı olduğunu vurgulayan Bayhan, izolatörlü projelerde kullanılan malzeme ve teknik standartların daha yüksek seviyede olması gerektiğini ifade etti. “Bu tür yapılarda beton kalitesinden donatı detayına, analiz yöntemlerinden uygulama hassasiyetine kadar her aşama daha nitelikli olmak zorundadır” diyen Bayhan, danışmanlığını yürüttüğü Tema Esentepe projesinin tüm teknik uygunluk kriterlerine sahip olarak inşa edildiğini belirtti. “Tema Esentepe, deprem izolatörlü yapı tasarımının gerektirdiği tüm mühendislik disiplinlerini yerine getiren bir projedir” şeklinde konuştu. AKADEMİ VE SEKTÖR AYNI SAHADA Ziyaret kapsamında öğrenciler, şantiye sahasında yapımı süren imalatları ve izolatör sistemlerini yerinde inceledi. İzolatör yerleşim düzeni, taşıyıcı sistem bağlantı detayları ve devam eden betonarme uygulamalar teknik ekip eşliğinde değerlendirildi. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek bir konut projesi üzerinde gözlemleme fırsatı buldu. Tema Esentepe, Bursa’da konut ölçeğinde deprem izolatörü teknolojisini uygulayan öncü projeler arasında yer alırken; güvenlik, mühendislik disiplini ve yaşam sürekliliği yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.