SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ai̇hm

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ai̇hm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ai̇hm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan AİHM’nin Kavala kararına tepki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan AİHM’nin Kavala kararına tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği ihlal kararına sert tepki gösterdi. Uçum, AİHM kararlarının ulusal mahkemeler üzerinde hiyerarşik bir bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını yeniden değerlendirebileceği mesajını verdi. Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada AİHM Büyük Dairesi’nin Kavala kararı ile Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un değerlendirmelerini eleştirdi. Açıklamasını “AİHM de, Amor da haddini bilsin!” başlığıyla paylaşan Uçum, ulusal yargının hem ülke içindeki güç odaklarından hem de dışarıdaki kurum ve mercilerden bağımsız olması gerektiğini ifade etti. Uçum: AİHM ulusal mahkemelerin üzerinde değil AİHM’nin bir derece mahkemesi veya ulusal mahkemelerin üzerinde hiyerarşik bir yargı mercii olmadığını belirten Uçum, AİHM denetiminin de hiyerarşik denetim olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Uçum, uluslararası sözleşme ve kararların ulusal yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağını belirterek, “Asıl olan ulusal yetkilerdir, uluslararası düzenlemeler ve kararlar talidir” ifadelerini kullandı. AİHM kararlarının ulusal mahkemeler açısından doğrudan ve kesin bir hukuki sonuç doğurmadığını öne süren Uçum, ihlal kararlarının ancak ilgili yargılamanın iadesi süreci kapsamında ele alınabileceğini söyledi. Uçum ayrıca, yeniden yargılama yapılması halinde ulusal mahkemelerin AİHM kararının gerekçesini değerlendirebileceğini ve sonucunda önceki kararını koruyabileceği gibi yeni bir hüküm de kurabileceğini savundu. “İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi milli mahkemelere ait” AİHS’nin 46. maddesinin AİHM kararlarının ulusal yargı bakımından “esastan kesin bağlayıcı” olduğu şeklinde yorumlanmasına karşı çıkan Uçum, bunun milli yargının asli niteliğini zedeleyeceğini ileri sürdü. Uçum, “İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi ilgili milli mahkemelere aittir” dedi. Uluslararası kurumların Türk yargısına talimat vermesinin kabul edilemeyeceğini belirten Uçum, Türkiye’de yargı bağımsızlığının korunması gerektiğini ifade etti. Amor’a sert sözlerle tepki Uçum, AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un Kavala kararı sonrasında yaptığı açıklamaları da eleştirdi. Amor’un açıklamalarını “küstah ve asılsız” olarak nitelendiren Uçum, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı’na yönelik ifadelerin kabul edilemeyeceğini söyledi. Uçum ayrıca Avrupa ülkelerini ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı ve mülteci hakları konusunda eleştirerek, AİHM kararlarının uygulanmasında Batı ülkelerinin çifte standart sergilediğini öne sürdü. “Türkiye AİHS ve AİHM seçeneğini gözden geçirebilir” Uçum’un açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise Türkiye’nin AİHS ve AİHM sistemiyle ilişkisine yönelik değerlendirmesi oldu. AİHM’nin Türkiye aleyhine “siyasi hesaplarla” karar vermeye devam etmesi halinde Türkiye’nin AİHS’ye taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmesinin kaçınılmaz hale gelebileceğini savunan Uçum, böyle bir gelişmenin AİHM sisteminin geleceği açısından da sonuçlar doğuracağını ileri sürdü. Uçum, Türkiye’nin AİHM kararlarına yönelik eleştirilerini sürdürürken, Kavala hakkında verilen son kararın ardından Ankara ile Avrupa kurumları arasındaki hukuki ve siyasi tartışmanın daha da yoğunlaşabileceği mesajını verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Osman Kavala kararı: Derhal serbest bırakılmalı, tazminat ödenmeli Haber

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Osman Kavala kararı: Derhal serbest bırakılmalı, tazminat ödenmeli

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddelerini ihlal ettiğine karar verdi. AİHM, ihlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Osman Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtirken, manevi zarar nedeniyle tazminat ödenmesine de hükmetti. Büyük Daire’nin kararı Türkiye açısından hukuken bağlayıcı nitelik taşıyor. AİHM 6 maddede ihlal tespit etti 17 yargıçtan oluşan AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın ikinci başvurusunda birden fazla temel hak bakımından ihlal bulunduğu sonucuna ulaştı. Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının etkili bir tahliye veya yeniden değerlendirme imkanı sunmamasını AİHS’nin 3. maddesi kapsamında değerlendirdi. 5. madde bakımından ise Kavala’nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yeterli hukuki ve olgusal temele dayanmadığı belirtildi. Adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. madde yönünden AİHM, Kavala’ya yöneltilen suçlamalar ile eylemleri arasında yeterli nedensellik bağlantısı kurulmadığını, bazı tanıkların dinlenmesine yönelik taleplerin yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ve yargılamanın bütünüyle açık bir adaletsizlik seviyesine ulaştığını değerlendirdi. Mahkeme ayrıca mahkumiyette kullanılan hukuki yorumun öngörülebilirlik şartını karşılamadığı gerekçesiyle AİHS’nin 7. maddesinin de ihlal edildiğine hükmetti. Kavala’nın sivil toplum faaliyetleri ile Gezi Parkı olayları kapsamındaki faaliyetlerinin ceza yargılamasında suç unsuru olarak değerlendirilmesinin ise ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal ettiği sonucuna varıldı. “En kısa sürede serbest bırakılmalı” AİHM, kararın uygulanması kapsamında Türkiye’nin ihlallerin sonuçlarını ortadan kaldıracak bireysel tedbirleri alması gerektiğini belirtti. Mahkemeye göre bu yükümlülüğü yerine getirmenin en uygun yolu, Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması. Kararın uygulanıp uygulanmadığını ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetleyecek. AİHM ayrıca insan hakları savunucuları, gazeteciler ve muhaliflerin geniş ve öngörülemeyen suç tanımları üzerinden cezalandırılmasının önlenmesi, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet cezaları açısından etkili bir yeniden değerlendirme mekanizması oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Kavala 2017’den bu yana cezaevinde Osman Kavala, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili soruşturma kapsamında 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017’de tutuklandı. AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli ilk kararında Kavala’nın tutukluluğunun AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme ayrıca tutukluluğun, Kavala’yı ve diğer insan hakları savunucularını susturmak ve caydırmak amacı taşıdığı sonucuna varmıştı. Karar Mayıs 2020’de kesinleşmesine rağmen Kavala tahliye edilmedi. Bunun üzerine dosya Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gündemine taşındı. Komite, 2 Şubat 2022’de Türkiye hakkında AİHS’nin 46/4. maddesi kapsamındaki ihlal prosedürünü başlattı. AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin 2019 tarihli Kavala kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar verdi. Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet Türkiye’deki yargılama sürecinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’de Kavala’yı casusluk suçlamasından beraat ettirdi ancak Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı olarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023’te bu kararı onadı. Kavala’nın avukatları bunun ardından 18 Ocak 2024’te AİHM’ye ikinci kez başvurdu. Dosya 16 Aralık 2025’te Büyük Daire’ye gönderildi ve 17 yargıçtan oluşan kurul önündeki duruşma 25 Mart 2026’da gerçekleştirildi. Karar Türkiye’deki mahkumiyeti otomatik olarak kaldırmıyor AİHM’nin ihlal kararı, Türkiye’deki ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararını otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. AİHM, ulusal mahkemeler gibi ceza yargılamasını yeniden gerçekleştiren bir merci değil. Bununla birlikte AİHS’nin 46. maddesi uyarınca AİHM kararları taraf devletler açısından bağlayıcı. Kararın uygulanmasına ilişkin süreç Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından takip edilecek. Bu nedenle kararın ardından temel gündem, Türkiye’nin AİHM’nin belirlediği ihlalleri gidermek için hangi adımları atacağı ve Bakanlar Komitesi’nin uygulama sürecinde nasıl hareket edeceği olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.