SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ağır Ceza

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMSF kayyım olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Can Dündar’a ait 5 taşınmaz tespit etti Haber

TMSF kayyım olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Can Dündar’a ait 5 taşınmaz tespit etti

Firari Can Dündar’ın malvarlığının yönetimi için kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), yürüttüğü çalışmalar kapsamında Dündar adına kayıtlı 5 taşınmaz tespit etti. Yapılan incelemelerde taşınmazların İstanbul’un Üsküdar ilçesi, Muğla’nın Bodrum ilçesi ve Ankara’da bulunduğu belirlendi. Kiraya verilen taşınmazlardan Dündar’ın hissesine düşen kira gelirlerinin emanet banka hesabına yatırılması sağlandı. ÇENGELKÖY'DEKİ TAŞINMAZIN KİRASI 95 BİN LİRA İstanbul Üsküdar'daki Çengelköy'de bulunan taşınmazda Dündar’ın hissesine düşen aylık kira geliri 95 bin lira olarak belirlendi. Taşınmazdaki gerekli tadilat ve tamirat işlemlerinin kiracı tarafından yapıldığı, bu masrafların kira bedelinden mahsup edildiği tespit edildi. BODRUM'DAKİ VİLLA İÇİN KİRA ARTIRIMI SÜRECİ Muğla'nın Bodrum ilçesindeki villayla ilgili ise kira bedelinin artırılması amacıyla Dündar ve diğer hissedar olan eşi tarafından hukuki süreç başlatıldığı belirtildi. Ankara'da bulunan iki taşınmazın ise miras yoluyla edinildiği belirlendi. Taşınmazlardan birinde Dündar’ın annesinin ikamet ettiği, diğer taşınmazın kira gelirinin de annesi tarafından tahsil edildiği tespit edildi. Hatırlanacağı gibi Can Dündar hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2020 yılında verilen kararda, “devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek” ve “FETÖ/PDY’ye yardım etmek” suçlarından mahkûmiyet kararı verilmişti.

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı” Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı”

Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, belediyedeki bazı işlemler üzerinden iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu ve para taleplerinin İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının kendisine söylendiğini öne sürdü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına devam edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmanın dördüncü gününde tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. Aktaş, daha önce verdiği ifadelerin ve etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının arkasında olduğunu belirterek, soruşturmanın temelinde iş insanları üzerinde baskı oluşturulduğu ve “sistem” adı altında para toplandığı iddiasının bulunduğunu savundu. “Kurulan düzenin baskısına maruz kalan kişilerden biriyim” Önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirten Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında yaptığı açıklamaların ardından kendisi hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışıldığını iddia etti. Ticari faaliyetlerini kanunlara uygun şekilde yürüttüğünü ifade eden Aktaş, kendisine tahsis edilen korumaların ise daha önce yaşadığını belirttiği suikast girişimi nedeniyle devlet tarafından görevlendirildiğini söyledi. Aktaş, 13 Ocak 2025’te Beşiktaş Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığını, Nisan 2025’te ise kendi iradesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifade verdiğini belirtti. Beyanlarının banka kayıtları, HTS ve baz tespitleri ile diğer sanık ve tanık ifadeleriyle doğrulandığını öne süren Aktaş, kendisini “kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden biri” olarak tanımladı. İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialar Savunmasının devamında Aktaş, Ekrem İmamoğlu liderliğinde bir yapı oluşturulduğunu iddia etti. İmamoğlu’nun para taleplerinin, bazı belediye yöneticileri, danışmanlar ve aracılar üzerinden iş insanlarına iletildiğini öne sürdü. Aktaş, belediyelerden doğan hak ediş ve alacak ödemelerinin baskı aracı olarak kullanıldığını, belediyeyle mevcut iş ilişkilerinin sona erdirilmesi veya çeşitli yaptırımlar uygulanması tehdidinin gündeme getirildiğini savundu. Ayrıca imar ve ruhsat süreçleri üzerinden de kendilerinden pay talep edildiğini ileri süren Aktaş, siyasi faaliyetlerin iş insanları üzerinde baskı oluşturularak finanse edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “Para yeni iş almak için değil, hak edişleri alabilmek için verildi” Aktaş, para teslimlerinin yeni iş elde etmek amacıyla değil, belediyelerden doğan yasal hak edişlerin alınabilmesi için gerçekleştirildiğini öne sürdü. İddiasına göre ödemeler doğrudan karar vericilere değil, bazı danışmanlar, şoförler veya aracılar üzerinden gerçekleştirildi. Paraların belediye kasasına ya da resmi banka hesaplarına yatırılmadığını savunan Aktaş, nakit olarak çekilen paraların aracılara teslim edildiğini ve “sistem” olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını iddia etti. Aktaş ayrıca, kendisine iletilen para taleplerinin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının söylendiğini öne sürerek, “İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır” iddiasında bulundu. Özgür Karabat iddiası Aktaş savunmasında CHP İstanbul Milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat hakkında da bir iddia dile getirdi. 2024 yerel seçimleri döneminde Karabat’ın kendisinden para istediğini öne süren Aktaş, para taleplerinin farklı aracılar üzerinden ilerlediğini savundu. Aktaş’ın duruşmadaki iddiaları mahkeme tutanaklarına geçerken, davada diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmanın, sanık savunmalarının tamamlanması amacıyla 25 Ağustos Salı gününe ertelendiği bildirildi.

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı. Haber

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin Türkiye’de yürütülen yargı süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü bildirdi. NETANYAHU HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Bakan Gürlek, dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde yakalama emri verildiğini açıkladı. Bu karar doğrultusunda söz konusu kişilerin uluslararası düzeyde aranması amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için Adalet Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığına talepte bulunulduğunu belirten Gürlek, ilgili evrakın Dışişleri Bakanlığına iletildiğini kaydetti. ÇOK SAYIDA SUÇTAN YARGILAMA Gürlek’in açıklamasına göre Netanyahu ve Moskovitch; Gazze’ye insani yardım taşıyan sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale edilmesi ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında çeşitli suçlamalarla yargılanıyor. Sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalar arasında “insanlığa karşı suç”, “soykırım”, “nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten yaralama”, “eziyet”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma” ve “ulaşım araçlarının kaçırılması” bulunuyor. “CEZASIZLIK ZIRHINA İZİN VERMEYECEĞİZ” Gazze’de yaşananlara ilişkin uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirten Gürlek, Netanyahu yönetiminin hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı kabul etmediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, “Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz” mesajını verdi. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kullanacağını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin halkının ve insanlık vicdanının yanında durmaya devam edeceklerini ifade ederek, insanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gerekli adımların kararlılıkla atılacağını kaydetti. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 21, 2026

9 yaşındaki Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden başladı: Yargıtay kararı sonrası kritik duruşma Haber

9 yaşındaki Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden başladı: Yargıtay kararı sonrası kritik duruşma

Küçük Gina’nın ölümüyle ilgili dava yeniden görüldü Kilis’te büyük yankı uyandıran Gina Mercimek cinayeti davası, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden mahkeme gündemine geldi. 9 yaşındaki Gina Mercimek, 4 Nisan 2023 tarihinde okuldan çıktıktan sonra evine dönmemiş, ailesinin yaptığı aramalar sonuç vermeyince durum polise bildirilmişti. Arama çalışmalarının genişletilmesi üzerine ekipler, küçük kızın cansız bedenini mahallede bulunan bir su kuyusunda bulmuştu. Yapılan incelemelerde Gina’nın boynuna briket bağlanarak kuyuya atıldığı ve cinsel istismara maruz kaldıktan sonra öldürüldüğü belirlenmişti. Cansız bedeni su kuyusunda bulunmuştu Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, Gina’nın kaybolduğu bölgedeki bazı kişiler mercek altına alınmıştı. Küçük kızın yakınlarının şüpheleri üzerine inceleme yapılan evlerden birinin bahçesindeki su kuyusunda arama gerçekleştirilmiş ve Gina’nın cansız bedenine ulaşılmıştı. Olayın ardından ev sahibi Hüseyin Boğuç ile arkadaşı Azittin Altınöz gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Sanıklar hakkında “canavarca hisle insan öldürme”, “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Yargıtay kararı sonrası süreç yeniden başladı Yerel mahkeme tarafından yapılan ilk yargılamada sanıklardan Hüseyin Boğuç hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, Azittin Altınöz ise beraat etmişti. Ancak Gina Mercimek’in ailesinin karara itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı inceleme sonucunda yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek mahkeme, beraat eden sanığın da cezalandırılması gerektiği yönünde değerlendirme yaparken, diğer sanık hakkında verilecek cezanın da en üst hadden uygulanması gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından dava yeniden görülmeye başlandı. İki sanığın tutukluluk hali devam edecek Kilis 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yeniden yargılama duruşmasına sanıklar, cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Gina Mercimek’in ailesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık Hüseyin Boğuç, önceki savunmalarını tekrar ederek suçlamaları kabul etmedi ve beraatini talep etti. Diğer sanık Azittin Altınöz de suçsuz olduğunu öne sürerek tahliye istedi. Mahkeme heyeti, her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Aile avukatından açıklama: Hukuk mücadelemiz sürecek Duruşmanın ardından Gina Mercimek’in ailesinin avukatı Sümeyye Gökçe açıklamalarda bulundu. Gökçe, yerel mahkemenin kararına karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirterek, Yargıtay’ın bozma kararının önemli olduğunu ifade etti. Gökçe, “Yerel mahkeme kararına itiraz ettik. Yapılan itirazlar sonucunda Yargıtay, beraat eden sanığın da cezalandırılması ve diğer sanığa verilecek cezanın en üst hadden uygulanması gerektiğine hükmetti” dedi. Yeniden başlayan yargılama kapsamında her iki sanık hakkında da tutuklama kararının sürdüğünü belirten Gökçe, davanın bir sonraki duruşmasının 2 Ekim tarihinde görüleceğini açıkladı.

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek Haber

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek

Mahkemeden ara karar çıktı Bursa'da görülen ve çok sayıda sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, teftiş raporları, kurum raporları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve mevcut delil durumunu değerlendiren heyet, 16 sanığın tahliyesine, 18 sanığın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Mahkeme ayrıca davanın, Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilgili dosyayla birleştirilmesi talebinin, söz konusu davadaki duruşmanın ardından değerlendirilmesine karar verdi. Yargılama ise 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 09.00'a ertelendi. Tutukluluğu devam eden isimler Mahkeme heyeti, haklarında kuvvetli suç şüphesinin sürdüğü ve mevcut delil durumunun tutukluluğun devamını gerektirdiği gerekçesiyle şu isimlerin tutukluluk halinin sürmesine karar verdi: Mustafa Bozbey Turgay Erdem Hüseyin Gür Muhkim Demirtaş Naci Kale Şemsi Oğuz Abdulkadir Alkan Ahmet Atiş Batuhan Abay Berat Göral Doğan Gündüz Faruk Bakgör Ferhat Bakgör Mehmet Faruk Çelebi Mehmet Necati Çelebi Yusuf Bakgör Şevket İlhan Serkan Bayram Sırrı Aydın Şener Arslan 16 sanık tahliye edildi Mahkeme, dosyada tutuklu bulunan 16 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen isimler şöyle: İldam Aydın Bozbey Mehmet Fatih Çelebi Orhan Çelebi Mehmet Ziya Arslan Nevzat Güleneli Sertaç Aslak Tarık Tarım Ayşegül Erkol Murat Noyan Rızvanoğlu Yusuf Berat Rızvanoğlu Zafer Rızvanoğlu Serkan Çağlar Ümit İrven Tolga Şen İsmail Din Mahkeme, tahliye edilen sanıklar ile tutuksuz yargılanan bazı isimler hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verdi. Avukat Yavuz: "Müvekkilimin beraat edeceğine inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Mustafa Bozbey'in avukatı Şerafettin Yavuz, davanın başlangıçta görev suçu kapsamında yürütüldüğünü, daha sonra soruşturmanın örgüt ve rüşvet suçlamalarına dönüştüğünü belirtti. Yavuz, yargılama sürecinde ortaya çıkan deliller ve savunmaların ardından müvekkilinin suçsuz olduğuna olan inancının güçlendiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "Yargılama boyunca kamuoyunda dile getirilen birçok iddianın iftira niteliğinde olduğunu gördük. Hatta bazı iddiaların sahipleri tarafından dahi desteklenemediği ortaya çıktı. Müvekkilimin tahliyesi önünde hukuki bir engel bulunmadığını düşünüyorum. En kısa sürede tahliye edileceğine ve yargılama sonunda beraat edeceğine inanıyorum." Bir sonraki duruşma 5 Ekim'de Mahkeme, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026, ikinci incelemesinin ise tahliye kararı verilmemesi halinde 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Davada bir sonraki duruşma 5 Ekim 2026 tarihinde Bursa'da görülecek. Bu duruşmada, dosyanın Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava ile birleştirilmesi talebinin de değerlendirilmesi bekleniyor.

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı Haber

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 11 ay 9 gün önce tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve 8 kişi hakkında düzenlenen iddianame İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Tutuklu bulunan Bahçetepe’nin “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlarından cezalandırılması istendi. Başsavcılığın açıklaması şöyle: “Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2024/236201 soruşturma sayılı dosyada (Aziz İhsan Aktaş çıkar amaçlı suç örgütü) tutuklanan şüpheli Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında 2026/91372 sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen iddianame İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Şüpheli Hakan Bahçetepe’nin rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından cezalandırılması talep edilmiştir.” Gaziosmanpaşa operasyonu İBB’ye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında bu sabah saatlerinde 5. dalga operasyonu başlatıldı. 4 farklı soruşturmada 7 ayrı suç iddiası ile 47 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında Hakan Bahçetepe de yer aldı. Bahçetepe çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Belediye CHP’den AK Parti’ye geçti Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutuklanmasının ardından belediye başkanvekili seçimi yapıldı. Meclis üyesi çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olması sebebiyle belediye CHP’den AK Parti’ye geçti. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanvekili Eray Karadeniz oldu.

İBB davasında olay çıkan olaylar sebebiyle duruşma ertelendi Haber

İBB davasında olay çıkan olaylar sebebiyle duruşma ertelendi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı. “Mizansen yapılıyor burada” Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı. Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, duruşma başlarken talepte bulunan sanık avukatlarına söz verdi. Bu sırada söz alan tutuklu Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, geçen haftaki duruşmaya atıfta bulunarak, "Mizansen yapılıyor burada" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine başkan Aylan, Baran'ın mikrofonunu kapattırıp, ona söz hakkı vermeyeceğini iletti. Selçuk Aylan, "Böyle devam ederseniz sizi salondan çıkaracağız” dedi. Mikrofonun kapanmasına salondaki bazı avukatların tepki göstermesi üzerine Aylan, "Talimatla iş yapıyorsunuz' diyen birine söz hakkı vermem" diye konuştu. “Tutuklu sanıkların salondan çıkarılmasını istedi” Sanık kürsüsüne çağırılan firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun çalışanı, tutuklu sanık Ahmet Güldü de tartışmalar nedeniyle savunma yapamadığı belirterek, buna tepki gösterdi. Avukat Baran Kaya'nın mikrofonsuz konuşmaya devam etmesi üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Aylan, duruşmaya ara vererek, tutuklu sanıkların salondan çıkarılmasını istedi. Başkanın duruşmaya ara vermesine tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, "Ayıp ama böyle olmaz başkanım. İnmiyorum aşağıya." ifadelerini kullandı. Daha sonra duruşmaya ara verildi. “Yaka paça beni indir, pinpon topu muyum ben?” Tutuklu sanıkların nezarethaneye indirildiği sırada İmamoğlu, "Önce beni indirin. Ben buradayım. Yaka paça beni indir. Pinpon topu muyum ben? Burası çocuk oyuncağı değil, herkes insan" dedi. Bu sırada araya giren İmamoğlu'nun avukatı tutuklu Mehmet Pehlivan ise nezarethanenin soğuk olduğunu belirtip, "Önce insani sıcaklığı sağlayın. Bize yapılan nasıl eziyet değil?" diye konuştu. Sanıkların nezarethaneye indirilmemesi halinde heyetin duruşmaya devam etmeyebileceğinin görevlilerce aktarılması üzerine İmamoğlu, "Etmeyecekse etmesin. Bir kişi zatürreden hastanede yatıyor" ifadelerini kullandı. Mahkeme, kısa süre sonra duruşmayı bitirerek, yarına erteledi. Tutuklu sanıklar, duruşmanın ertelenmesine alkışlarla tepki gösterdi.

Orhaneli 'de kan donduran torun dehşetine rekor ceza Haber

Orhaneli 'de kan donduran torun dehşetine rekor ceza

Türkiye son dönemde ardı ardına gelen çocukların işlediği vahşet haberleriyle sarsılırken Bursa’da üç kişinin ölümüyle sonuçlanan gasp girişimi davasında rekor ceza çıktı. Bursa’nın ilk çocuk ağır ceza mahkemesi suça sürüklenen çocuklara (SSÇ) karşı "caydırıcılık" mesajı vererek iyi hal indirimlerini kapattığı emsal bir karara imza attı. Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., "kısa yoldan zengin olma" hayaliyle M.K.’nin öz dedesi Mustafa Macar’ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.’nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı. 3 kişiyi vahşice öldürdü, "pişman değilim" dedi Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan "çocuk vahşeti" sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa’daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.’nin son sözünde sarf ettiği, "Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım" ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti. Rekor ceza: toplam 111 yıl Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa’daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde "Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım" demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı. Yaş küçüklüğü yerine toplum vicdanı Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ve Bursa’daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık "yaş küçük" kriterinin yerini "suçun vahameti ve toplum vicdanı" ilkesinin aldığını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.