SON DAKİKA
Hava Durumu

#Afganistan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Afganistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afganistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yunanistan- Binlerce Suriyeli ve Afgan sınır dışı edilecek! Haber

Yunanistan- Binlerce Suriyeli ve Afgan sınır dışı edilecek!

Ülkeyi "güvenli olmayanlar" için yaşanmaz hale getirmeyi hedefleyen Atina yönetimi, iş gücüalımında ise açıkça "Hristiyan ülkeleri tercih edeceğini" duyurdu. Avrupa’nın göçmen kapısı Yunanistan, sığınmacı haklarını kısıtlayan en sert düzenlemelerihayata geçiriyor. Suriye ve Afganistan’da savaşın bittiğini söyleyen Atina, şubat ayından bu yana binlercemültecinin dosyasını iptal istemiyle raftan indirdi. Bakan Plevris: Radikal islam değerlerimizle uyuşmuyor Yunanistan Göç Bakanı Thanos Plevris, göçmen alımında uygulayacakları yeni kriterleriparlamentoda açıkladı. Plevris, "Bazı ülkelerin değerleri bizimle uyuşmuyor, bu durumun kökeninde ise din var.Özellikle radikal İslam bizim için bir risk" dedi. Bakan, ekonomik kalkınma için ihtiyaç duyulan iş gücünü Filipinler, Ermenistan ve Gürcistangibi "Hristiyan veya laik" toplum yapısına sahip ülkelerden temin edeceklerini belirtti. 5 bin euro ceza ve hapis tehdidi Yunanistan'ın yeni sınır dışı yasası, dünyadaki en katı uygulamalar arasına girdi. Başvurusureddedilen sığınmacılara ülkeyi terk etmeleri için sadece 14 gün süre tanınacak. Bu süre içindeayrılmayanlar: 5 bin euro idari para cezasına çarptırılacak. Kapalı geri gönderme merkezlerinde 2 ila 5 yıl hapis yatacak. Takip amaçlı GPS cihazı taşımaya zorlanacak. AB’nin yeni göç planı yolda Yunanistan’ın bu adımları, Avrupa Birliği’nin önümüzdeki ay yürürlüğe sokacağı "Yeni Göç veİltica Paktı" öncesinde bir hazırlık olarak görülüyor. AB genelinde sınırların kapatılması ve iltica hakkı alamayanların hızla geri gönderilmesihedefleniyor. Yunanistan'da bulunan 137 binden fazla mülteci, ülkelerindeki "savaş bitti" gerekçesiyle heran kapı dışı edilme korkusuyla yaşıyor.

Afrika’da Kurban Bayramı dayanışması Haber

Afrika’da Kurban Bayramı dayanışması

Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu tarafından yürütülen Kurban Bayramı organizasyonu kapsamında, Türkiye ve Almanya'dan bölgeye giden gönüllüler ihtiyaç sahibi aileler, yetimhaneler ve medreselerde eğitim gören çocuklarla bir araya geldi. Dayanışma ve kardeşlik duygularının ön plana çıktığı Kurban Bayramı çalışmaları kapsamında, hayırseverlerin emanetleri binlerce kilometre ötede ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak gönül köprüleri kuruldu. Bayram sabahının ilk ışıklarıyla birlikte camilere akın eden vatandaşlar, kılınan bayram namazının ardından dualarla Kurban Bayramı’nı karşıladı. İnsani yardım faaliyetleri kapsamında Tanzanya Aruşa kırsal bölgesine gelen gönüllüler hayırseverlerin emanet ettiği kurban hisselerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için yoğun bir çalışma yürüttü. Avrupa ve Türkiye’deki bağışçılar tarafından Help Yetim İnsani Yardım Derneği aracılığıyla gönderilen kurban hisseleri, İslami usullere uygun şekilde tek tek kesilerek ihtiyaç sahibi ailelere dağıtıldı. Yapılan yardımlarla birçok sofrada bayram bereketi yaşanırken, yüzlerde tebessüm oluştu. Kurban organizasyonunun yanı sıra çocukların bayram sevincini artırmak amacıyla bayram şekeri, lokum ve çeşitli ikramlar da dağıtıldı. Gönüllüler, çocuklarla yakından ilgilenerek onların mutluluğuna ortak oldu. Renkli görüntülerin oluştuğu programlarda çocukların neşesi bayramın en anlamlı karelerini oluşturdu. Help Yetim İnsani Yardım Organizasyonu Başkanı Cahit Ataş, Afrika'nın yanısıra Gazze, Yemen, Afganistan gibi ülkelerde de yardım ve kurban çalışmalarının olduğunu söyledi. Ataş yalnızca kurban organizasyonlarıyla değil; giyim yardımı, yetim destek çalışmaları ve çeşitli insani yardım faaliyetleriyle de bölgedeki Müslümanların bayram sevincine ortak olduklarını ifade etti. Bölgede yaşayan Müslümanlar ise kendilerine ulaştırılan yardımlardan dolayı Türkiye halkına teşekkür ederek, yapılan desteklerin bayram sevincini daha da büyüttüğünü ifade etti. Özellikle çocuklar ve ihtiyaç sahibi aileler, kendilerini unutmayan hayırseverlere dualar etti.

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak Haber

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak

ABD Başkanı Trump, Connecticut’ta düzenlenecek Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere havalimanından ayrılırken basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. İran konusunda çok iyi bir durumda olduklarını, bu ülkenin askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, mevcut ateşkesin ne kadar süreceği konusunda ucu açık konuştu. Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran'a saldırıları ne kadar erteleyeceği ile ilgili bir soruya, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak" yanıtını verdi. Trump'tan "acelem yok" mesajı ABD Başkanı, İran konusunda atacağı adımlarla ilgili herhangi bir acelesinin olmadığını vurgulayarak, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinin kendisini acele ettirmediğini ifade etti. Trump, "İran'la ilgili acelem yok. Ara seçimler var diyorlar. Benim acelem yok" yorumunu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin ziyaretini de değerlendiren Trump, "Bence bu iyi bir şey. Ben ikisiyle de iyi anlaşıyorum" diyerek görüşmeye ilişkin tavrını ortaya koydu. ABD Başkanı ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini ve bu konuda bazı girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Trump, İran'la savaşın "uzadığı" yönündeki eleştirilere ise katılmadığını, ABD'nin Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yıllarca kaldığını ve binlerce asker kaybettiğini anımsatarak, "Biz 3 aydır İran'dayız ve bunun da çoğu ateşkesle geçti ve sadece 13 kişi kaybettik" değerlendirmesini yaptı.

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız Haber

Arıkan: Biz İran ile aynı taraftayız

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler gerçekleştirdi. ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını eleştiren Arıkan “İslam dünyasının en kutsal ayı Ramazan’da; Mescid-i Aksa ibadete kapatıldı. İran’da çocuklar öldü, vicdanlarda insanlık öldü. Elbette bütün bunların tek bir sebebi var. Amerika ve İsrail; bu bölgenin halklarını kelimenin tam anlamıyla kendisine köle yapmak istiyor” ifadelerine yer verdi. ABD’nin bölgeye yönelik müdahalelerini değerlendiren Arıkan, “Bugün başta İran olmak üzere bölge ülkelerine yönelik haydutluğun 'özgürlük' söylemiyle servis edilmesine hiç kimse kanmamalı! Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye; ABD’nin kirli postallarıyla girdiği her coğrafyada yıllardır yaşananlar ortada. ABD’nin bombardıman uçakları dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler oldu. ABD bir ülkenin petrolüne, doğalgazına ve kaynaklarına ulaşabiliyorsa o ülkede demokrasi olup olmamasıyla ilgilenmez” dedi. İran konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “Biz İran taraftarı değiliz, biz İran’la aynı taraftayız. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur. Günün sonunda Siyonizm’in gözünde İran ne kadar hedefse Türkiye de o kadar hedeftir. Bu mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Komşularımızın istikrarı bölgemizin geleceği için kıymetlidir” diye konuştu. İslam ülkelerinin ortak hareket edemediğini savunan Arıkan, “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den İran’a kadar sadece Mescid-i Aksa değil tüm İslam coğrafyası kundaklanıyor. Ancak ortada ortak bir irade yok” dedi. D-8’in aktif hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “D-8, harekete geçmeyi bekliyor. D-8 sadece ekonomik bir yapı değil, aynı zamanda stratejik bir güç potansiyelidir. Dünya üzerindeki enerji ve gıda krizinin reçetesi D-8’tir” değerlendirmesini yaptı. İktidara yönelik çağrılarında ABD üslerine de değinen Arıkan, “Kürecik başta olmak üzere, ülkemizdeki ABD üslerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alın. Yıllardır 'müttefiklik' adı altında yürütülen politikaların Bu coğrafyaya huzur değil, kaos getirdiğini artık görün. Bir devletin kendi toprağında, kontrolü tam olarak kendisinde olmayan askeri yapılar barındırması, tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmaz. Bu üsler; Tamamen Türk askerinin konuşlandığı, Emir-komuta zincirinin yüzde 100 Ankara’ya bağlı olduğu Gerçek anlamda milli karargahlara dönüştürülmelidir!" ifadelerine yer verdi.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Araghchi: ABD ile ilişkilerimizde daha fazla ilerleme kaydedildi Haber

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Araghchi: ABD ile ilişkilerimizde daha fazla ilerleme kaydedildi

İran Dışişleri Bakanı Araghchi, ABD ile diplomatik ilişkilerinde daha fazla ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Dün İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen müzakerelerin üçüncü turuna ilişkin “Bu görüşme turu şimdiye kadarki en yoğun görüşmeydi.” ifadesini kullanan Araghchi, şunları söyledi: “Herhangi bir anlaşma için hayati önem taşıyan konular üzerinde daha ayrıntılı bir şekilde görüşmeye devam edeceğimiz konusunda karşılıklı anlayışla sonuçlandı; bu konular arasında yaptırımların kaldırılması ve nükleerle ilgili adımlar da yer alıyor. Siyasi görüşmelere paralel olarak, teknik ekipler önümüzdeki günlerde Viyana'da bir araya gelecek. Onların görevi bizimki kadar kritik.” Araghchi, sürekli iyi niyet girişimleri için Umman’a teşekkür ederek, “Bir başka görüşme turuna ev sahipliği yaptığı için İsviçre'ye minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz.” dedi. İran’dan Afganistan-Pakistan açıklaması: Her türlü desteği sunmaya hazırız İran Dışişleri Bakanı Araghchi, Ramazan ayında Afganistan ve Pakistan’ın mevcut anlaşmazlıklarını iyi komşuluk çerçevesinde ve diyalog yoluyla yönetmesi ve çözmesinin uygun olacağını ifade etti. Araghchi, İran İslam Cumhuriyeti’nin, iki ülke arasında diyaloğun kolaylaştırılması ile anlayış ve iş birliğinin güçlendirilmesi için her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Pakistan Afganistan’a karşı savaş ilan etti Haber

Pakistan Afganistan’a karşı savaş ilan etti

Afgan Talibanı'na göre Pakistan’ın, Cuma sabahı erken saatlerde başkent Kabil de dahil olmak üzere Afganistan'ın çeşitli illerindeki bölgelere saldırılarına devam ettiği bildirildi. İslamabad’ın ise bu saldırıların Perşembe günü Kabil tarafından başlatılan bir saldırıya karşılık olduğunu belirttiği aktarıldı. BBC’nin haberine göre, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja M Asif, X adlı sosyal medya hesabından yaptığı sert bir paylaşımda Afgan Taliban hükümetine "açık savaş" ilan etti. Bu açıklamanın, Afganistan güçlerinin Pakistan birliklerine saldırmasının ardından büyük Afgan şehirlerine düzenlenen bir dizi saldırıdan sonra geldiği, Khawaja’nın açıklamasında “Pakistan, durumu normal tutmak için doğrudan yollarla ve dost ülkeler aracılığıyla her türlü çabayı gösterdi. Tam teşekküllü bir diplomasi yürüttü. Sabrımızın sınırı aşıldı. Şimdi aramızda açık savaş başladı." ifadelerine yer verdiği bildirildi. İki taraf, bir dizi ölümcül çatışmanın ardından ekim ayında kırılgan bir ateşkes konusunda anlaşmıştı, ancak daha sonra da çatışmalar devam etti. Pakistan Afganistan'ın Kabil ve Kandahar şehirlerine saldırdı Afgan Taliban Sözcüsü'nün X üzerinden yaptığı gönderide, ortak sınır boyunca Pakistan askerlerine karşı yeni saldırılarla karşılık verdiklerini söyledi, ancak bu gönderi daha sonra silindi. Pakistanlı yetkililer, Afgan şehirlerine yönelik “karşı saldırılarının” “Afganistan'ın sebepsiz saldırılarına” yanıt olduğunu söylediler, ancak Afgan Talibanı bu saldırıların Pakistan'ın daha önceki saldırılarına yanıt olduğunu belirtti. İki ülke, ölümcül sınır ötesi çatışmaların ardından Ekim ayında bir ateşkes anlaşması imzaladı, ancak son günlerde çatışmalar yeniden alevlendi. Her iki taraf da son çatışmalarda birbirlerine ağır kayıplar verdiklerini iddia ediyor. Pakistan'ın sınır bölgelerinde yaşayanlar BBC'ye patlamalar duyduklarını ve güvenli bir yere gitmeleri istendiğini söylediler. Pakistan, Afgan Taliban'ın Perşembe günü geç saatlerde ortak sınırları boyunca askeri mevzilere operasyon düzenlemesi sonucu iki askerinin öldüğünü açıklamıştı. Afgan Talibanı, bu hafta başında en az 18 kişinin öldüğünü iddia ettiği saldırılara yanıt olarak “büyük çaplı” bir operasyon başlattığını açıkladı. Pakistan, militanların kamp ve saklanma yerlerini hedef aldığını söyledi. Taliban askeri sözcüsü Mawlawi Wahidullah Mohammadi, “misilleme operasyonu”nun Perşembe günü yerel saatle 20:00 (15:30 GMT) civarında başlatıldığını söyledi. Grubun baş sözcüsü Zabihullah Mujahid, saldırıda “çok sayıda” Pakistanlı askerin öldürüldüğünü ve diğerlerinin esir alındığını söyledi. Bu iddia, Pakistan başbakanının sözcüsü tarafından yalanlandı. Sözcü, Mujahid'in 15 askeri karakolun ele geçirildiğine dair iddiasını da reddetti. Başbakan Shehbaz Sharif'in sözcüsü Mosharraf Zaidi, Pakistan tarafında hasar olduğu iddialarını reddetti ve tüm saldırılara “anında ve etkili” bir yanıt verileceğini söyledi.

Zohran Mamdani: Venezuela'ya yapılan saldırı bir savaş eylemi ve hukuk ihlalidir Haber

Zohran Mamdani: Venezuela'ya yapılan saldırı bir savaş eylemi ve hukuk ihlalidir

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısını ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ve eşinin uyuşturucu suçlamasıyla yargılanmak üzere New York'a sevk edilmesini sert bir dille eleştirdi. Mamdani, bu durumu "savaş eylemi ve federal ile uluslararası hukukun ihlali" olarak tanımladı. Bu yılın başında görevine başlayan Mamdani, Başkan Donald Trump'ın Maduro'nun New York'taki bir federal merkezde gözaltında tutulabileceğini ifade etmesinin ardından, Venezuela'daki yönetimi değiştirmeye yönelik bu "açık adımın" New York'ta yaşayan on binlerce Venezuelalıyı olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. "Şu an tüm şehir sakinlerinin güvenliğine odaklanıyoruz" diyen Mamdani, "Durumu izlemeye devam ederek gerekli talimatları vereceğiz" şeklinde konuştu. Bu arada Demokrat Senatör Chuck Schumer, Trump’ın daha önce duyurduğu Venezuela’yı kontrol etme ve petrol kaynaklarını satma planlarına karşı uyarıda bulunarak, "Trump’ın Venezuela planı Amerikalıların yüreğine korku salmalı" dedi. Schumer, Amerikan halkının daha önceki Irak, Afganistan ve Vietnam işgallerine atıfta bulunarak böyle planların sonuçlarının ağır olduğuna dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin tutuklanmasından sonraki askeri operasyonu takiben, "güvenli" bir siyasi geçiş süreci sağlanana kadar ülkesinin Venezuela'yı "kontrol edeceğini" belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.