Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afet Yönetimi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Afet Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afet Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Macaristan’da turist otobüsü kazası: 12 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı Haber

Macaristan’da turist otobüsü kazası: 12 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı

Macaristan’ın M3 otoyolunda, Nyíregyháza yönünde seyreden Polonyalı turistleri taşıyan yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu 12 kişi hayatını kaybetti, en az 10 kişi yaralandı. Kaza, bugün sabaha karşı meydana geldi. Macaristan Afet Yönetimi Kurumu ekipleri, devrilen otobüse ulaşarak camları kırıp yolcuları araçtan çıkarmak için çalışma başlattı. 35 yolcu kurtarıldı Macaristan Afet Yönetimi Kurumu’nun saat 03.00’te yaptığı açıklamaya göre, itfaiye ekipleri o saate kadar 35 kişiyi otobüsten kurtardı. Bazı yolcuların devrilen aracın altında kaldığı belirtildi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, kazada 12 kişinin yaşamını yitirdiğini ve en az 10 kişinin yaralandığını açıkladı. Magyar, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilerken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu ve kurtarma ekiplerine teşekkür etti. Otobüs Polonyalı turistleri taşıyordu Kazaya karışan otobüsün Polonyalı turistleri taşıdığı, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski tarafından da doğrulandı. Sikorski, Polonya Dışişleri Bakanlığı’nın Macar makamlarıyla temas halinde olduğunu, ancak kazaya ilişkin ayrıntıların henüz tamamen netleşmediğini belirtti. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki de kazada hayatını kaybedenleri anarak kurbanların ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Otobüs sürücüsü gözaltına alındı Macaristan İçişleri Bakanı Gabor Pósfai, polis ve itfaiye ekiplerinin geniş bir kuvvetle olay yerine sevk edildiğini açıkladı. Hasar gören otobüsün kaldırılması çalışmalarına sivillerin de destek verdiği bildirildi. Pósfai, otobüste hayatını kaybeden 12 kişinin dışında 47 kişinin daha bulunduğunu ve bazı yolcuların ağır yaralandığını belirtti. Bakan ayrıca kazaya karışan otobüs sürücüsünün gözaltına alındığını açıkladı. Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için soruşturma sürüyor.

HÜDA PAR'dan Üç Başlıkta Hükümete Çağrı: Şırnak-Van Yolu, Urfa'da Elektrik Kesintileri ve Muş Talebi Haber

HÜDA PAR'dan Üç Başlıkta Hükümete Çağrı: Şırnak-Van Yolu, Urfa'da Elektrik Kesintileri ve Muş Talebi

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında bölgesel sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, ulaşım, tarım ve afet yönetimi alanlarında yaşanan sorunların çözümü için hükümete çağrı yaptı. "Şırnak-Van yolu 13 yıldır tamamlanmayı bekliyor" Şahzade Demir, yapımına 2013 yılında başlanan Şırnak-Van kara yolu projesinin aradan geçen uzun zamana rağmen tamamlanamadığını söyledi. Projenin bütçe sıkıntıları ve yüklenici firmaların yaşadığı sorunlar nedeniyle ilerlemediğini savunan Demir, mevcut yol şartlarının vatandaşların güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na çağrıda bulunan Demir, projenin öncelikli yatırım programına alınmasını, gerekli kaynakların aktarılmasını ve yüklenici firmaların daha sıkı denetlenmesini istedi. Yolun tamamlanmasıyla bölgedeki ulaşımın önemli ölçüde kolaylaşacağını belirten Demir, ulaşım süresinin iki saatin altına düşeceğini ve bunun Şırnak başta olmak üzere bölge ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi. Urfa'da sulama elektriği kesintilerine tepki HÜDA PAR'lı Demir, Urfa'da tarımsal sulama döneminde yaşanan elektrik kesintilerinin çiftçileri zor durumda bıraktığını söyledi. Bazı sulama birliklerinin borçları gerekçe gösterilerek uygulanan hat bazlı kesintilerin, borcunu düzenli ödeyen üreticileri de etkilediğini ifade eden Demir, uygulamanın tarımsal üretime zarar verdiğini belirtti. Özellikle ürünlerin yoğun suya ihtiyaç duyduğu dönemde yapılan kesintilerin çiftçilerin emeğini riske attığını kaydeden Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ortak bir çözüm mekanizması oluşturması gerektiğini söyledi. Demir, elektrik dağıtım sisteminde düzenleme yapılmasını ve mağduriyet yaşayan çiftçilerin korunmasını talep etti. "Muş riskli iller kapsamına alınmalı" Şahzade Demir'in gündeme getirdiği bir diğer konu ise Muş'taki boğulma vakaları oldu. Yaz aylarında Murat Nehri, barajlar, göletler ve sulama kanallarında yaşanan can kayıplarına dikkat çeken Demir, kentte yeterli arama-kurtarma kapasitesinin bulunmadığını savundu. Olası olaylarda ekiplerin çevre illerden gelmesinin zaman kaybına yol açtığını belirten Demir, Muş'un "Riskli İller" kategorisine alınması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda AFAD ve ilgili kurumların bölgede daha fazla ekipman, personel ve eğitim imkânına sahip olabileceğini belirten Demir, Muş Valiliği ile ilgili kurumların gerekli çalışmaları başlatması çağrısında bulundu. Bölgesel sorunlara çözüm çağrısı HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir, yaptığı açıklamalarla ulaşım altyapısından tarımsal üretime, afet yönetiminden bölgesel yatırımlara kadar farklı alanlarda yaşanan sorunların çözümü için adım atılması gerektiğini vurguladı. Demir, vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu başlıklarda hızlı ve kalıcı çözümler üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Dünyanın En Tehlikeli 10 Fay Hattı Açıklandı: Listede Türkiye de Var Haber

Dünyanın En Tehlikeli 10 Fay Hattı Açıklandı: Listede Türkiye de Var

Dünyanın farklı noktalarında milyonlarca insan, aktif fay hatlarının üzerinde veya yakınında yaşamını sürdürüyor. Yer kabuğundaki levha hareketleri nedeniyle sürekli enerji biriktiren bu fay sistemleri, büyük depremler üretme potansiyelleri nedeniyle bilim insanlarının yakından takip ettiği bölgeler arasında yer alıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre, geçmişte yıkıcı depremlere neden olan ve gelecekte de yüksek büyüklükte sarsıntılar oluşturma riski taşıyan 10 kritik fay hattı öne çıkıyor. Listede Türkiye'nin en önemli aktif fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı da bulunuyor. 1. Sunda Megathrust (Endonezya) Hint Okyanusu Levhası'nın Avrasya Levhası'nın altına daldığı Sunda Megathrust, dünyanın en güçlü deprem kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Levhaların yılda yaklaşık 60 milimetre sıkışması nedeniyle bölgede sürekli gerilim birikiyor. Bu fay hattı, 26 Aralık 2004'te meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki Sumatra Depremi ile dünya gündemine oturdu. Depremin ardından oluşan dev tsunami, Hint Okyanusu kıyılarındaki birçok ülkede yaklaşık 230 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Uzmanlar, bölgede benzer büyüklükte depremlerin gelecekte de yaşanabileceğini belirtiyor. 2. Japonya Çukuru (Japonya) Pasifik Levhası'nın Japonya'nın altına dalmasıyla oluşan Japonya Çukuru, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olarak gösteriliyor. Küresel ölçekte meydana gelen 6 ve üzeri büyüklükteki depremlerin önemli bir bölümü bu bölgede kaydediliyor. 2011 yılında yaşanan 9,1 büyüklüğündeki Tohoku Depremi ve ardından oluşan tsunami, büyük can kayıplarına yol açarken Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali'nde tarihin en ciddi nükleer kazalarından birini tetikledi. 3. Peru-Şili Çukuru (Atacama Megathrust) Nazca Levhası ile Güney Amerika Levhası'nın çarpıştığı Peru-Şili Çukuru, dünyanın en büyük deprem üretme kapasitesine sahip bölgelerinden biri olarak biliniyor. 1960 yılında Şili'nin Valdivia kentinde meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem, bugüne kadar aletsel olarak ölçülen en büyük deprem olarak kayıtlara geçti. Levhaların yılda yaklaşık 65 milimetre hareket etmesi, bölgede enerji birikiminin devam ettiğini gösteriyor. 4. San Andreas Fayı (ABD) Kaliforniya boyunca uzanan San Andreas Fayı, dünyanın en çok araştırılan kara faylarından biri olma özelliğini taşıyor. Pasifik Levhası ile Kuzey Amerika Levhası arasındaki hareket, yılda yaklaşık 33 ila 37 milimetre arasında değişiyor. Los Angeles, San Francisco ve San Jose gibi milyonlarca insanın yaşadığı büyük kentlere yakın konumda bulunan fay hattı, olası büyük bir deprem senaryosu nedeniyle sürekli izleniyor. 5. Kuzey Anadolu Fay Hattı (Türkiye) Türkiye'nin en önemli aktif fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı da uzmanların hazırladığı listede yer aldı. Yaklaşık 1.500 kilometre uzunluğundaki fay, Doğu Anadolu'dan başlayarak Marmara Denizi'ne kadar uzanıyor. 1939 Erzincan Depremi ile 1999 Gölcük Depremi başta olmak üzere Türkiye'nin en yıkıcı depremleri bu fay üzerinde meydana geldi. Bilim insanları, tarihsel kırılma dizisini ve özellikle Marmara Denizi çevresindeki segmentleri yakından takip ediyor. 6. Alpine Fayı (Yeni Zelanda) Yeni Zelanda'nın Güney Adası boyunca uzanan Alpine Fayı, Avustralya ve Pasifik levhalarının sınırını oluşturuyor. Jeolojik araştırmalar, fayın belirli aralıklarla büyük depremler ürettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, gelecekte yüksek büyüklükte bir depremin meydana gelme olasılığı nedeniyle bölgenin sürekli gözlem altında tutulduğunu ifade ediyor. 7. Cascadia Dalma-Batma Zonu (Kuzey Amerika) ABD'nin kuzeybatısından Kanada'nın batısına kadar uzanan Cascadia Dalma-Batma Zonu, uzun süredir büyük bir deprem üretmemesi nedeniyle dikkat çekiyor. Araştırmalar, bu fay hattının kırılması halinde 9 ve üzeri büyüklükte deprem ile büyük tsunami oluşabileceğini gösteriyor. Bölgede son büyük depremin 1700 yılında meydana geldiği tahmin ediliyor. 8. Filipin Çukuru (Filipinler) Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunan Filipin Çukuru, dünyanın en hareketli sismik bölgeleri arasında yer alıyor. Bölgede her yıl çok sayıda orta ve büyük ölçekli deprem meydana geliyor. Depremlerin önemli bir kısmı okyanus tabanında gerçekleştiği için kamuoyunda daha az gündeme gelse de bilim insanları bu bölgeyi yakından izlemeyi sürdürüyor. 9. Chaman Fayı (Pakistan-Afganistan) Pakistan ile Afganistan arasında uzanan Chaman Fayı, Hint Levhası ile Avrasya Levhası arasındaki hareketten kaynaklanıyor. Bölge, tarih boyunca yıkıcı depremlere sahne oldu. Uzmanlar, yapı stokunun yetersiz olduğu yerleşim alanlarında orta büyüklükteki depremlerin bile ciddi can ve mal kayıplarına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. 10. Doğu Afrika Rift Sistemi Doğu Afrika Rift Sistemi, diğer büyük faylardan farklı olarak levhaların birbirinden uzaklaştığı bir jeolojik yapıya sahip. Bu süreç milyonlarca yıl içinde Afrika kıtasının iki ayrı kara parçasına bölünmesine neden olabilecek doğal bir oluşum olarak değerlendiriliyor. Rift sistemi boyunca meydana gelen depremler ve yoğun volkanik faaliyetler, bölgeyi dünyanın en dikkat çekici jeolojik alanlarından biri haline getiriyor. Uzmanlar Deprem Riskine Karşı Hazırlığın Önemine Dikkat Çekiyor Bilim insanları, büyük depremlerin kesin zamanını önceden belirlemenin günümüz teknolojisiyle mümkün olmadığını vurguluyor. Ancak aktif fay hatlarının düzenli olarak izlenmesi, yapıların depreme dayanıklı inşa edilmesi, afet planlarının hazırlanması ve toplumun bilinçlendirilmesi, olası can ve mal kayıplarını azaltmanın en etkili yöntemleri arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre dünyanın farklı bölgelerinde bulunan bu aktif fay sistemleri, yalnızca bulundukları ülkeler için değil, küresel ölçekte afet yönetimi ve bilimsel araştırmalar açısından da büyük önem taşımaya devam ediyor.

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı Haber

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı

Kısa sürede yoğunlaşan yağışın Alleben Deresi’nde yer yer taşkınlara neden olmasıyla birlikte merkez ilçeler başta olmak üzere birçok noktada hayat ciddi şekilde etkilendi. Şehrin farklı bölgelerinde aynı anda etkisini gösteren hava olayı; ana arterlerde su birikintilerine, bazı mahallelerde taşkınlara, yüksek kesimlerde dolu yağışına ve geniş bir alanda fırtınanın yol açtığı hasarlara neden oldu. Ağaçların kökünden söküldüğü, çatıların uçtuğu, araçların zarar gördüğü ve trafik yönlendirme levhalarının yerinden koptuğu çok sayıda nokta kayıtlara geçti. Kentte yalnızca 20 dakika içerisinde metrekareye 60 kilogram yağış düşmesi, yaşanan durumun boyutunu gözler önüne serdi. Meteorolojik öngörülerin de üzerine çıkan bu tablo, Gaziantep’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı en şiddetli ve en geniş alana yayılan doğal afetlerden biri olarak değerlendiriliyor. Afetin etkisinin şehir geneline yayılması, müdahale sürecini de çok yönlü ve eş zamanlı bir çalışma gerektirir hale getirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, afetin ilk anından itibaren önceden hazırlanan afet yönetimi ve dirençli şehir planları doğrultusunda tüm birimleriyle sahada hızlı ve koordineli bir şekilde görev aldı. Şehrin farklı noktalarında eş zamanlı müdahaleler sürdürülürken, sürecin anlık takibi ve yönetimi kesintisiz şekilde devam ediyor. Öte yandan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 153 Çağrı Merkezi, afet sürecinde vatandaşlardan gelen ihbar ve taleplerin anında değerlendirilmesi ve ilgili ekiplere yönlendirilmesi noktasında aktif rol üstleniyor. Yoğunluğa rağmen kesintisiz hizmet veren çağrı merkezi üzerinden sahadaki müdahale süreci koordineli biçimde yürütülüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yaşanan afetin büyüklüğüne rağmen sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürürken, olası yeni gelişmelere karşı da hazırlıklı şekilde görevine devam ediyor.

ASM arazilerinin satışına tepki! Sağlıkta büyük çelişki! Haber

ASM arazilerinin satışına tepki! Sağlıkta büyük çelişki!

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, 25 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile bazı Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarılmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Mehlepçi, söz konusu kararın sağlık politikaları açısından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı başında “1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılacak” vaadini hatırlatan Mehlepçi, gelinen noktada yeni merkezler inşa edilmesi gerekirken mevcut ASM’lerin bulunduğu alanların satışa çıkarıldığını belirtti. Açıklamaya göre, karar kapsamında 27 ilde toplam 55 arsa satış listesine alındı ve bu alanların bir kısmında hâlihazırda ASM’ler bulunuyor. Aile Sağlığı Merkezlerinin yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler olmadığını vurgulayan Mehlepçi, bu yapıların aynı zamanda deprem gibi afet durumlarında “güvenli alan” olarak kritik rol üstlendiğine dikkat çekti. Özellikle büyük şehirlerdeki müstakil ve geniş alanlara sahip ASM’lerin, afet yönetimi açısından hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi. İstanbul’da bazı ASM’lerin kentsel dönüşüm nedeniyle yıkıldığını hatırlatan Mehlepçi, yeni alan bulunamadığı belirtilirken mevcut arsaların satışa çıkarılmasını “planlama eksikliği” olarak değerlendirdi. Ayrıca geçmişte bu merkezler için yapılan güçlendirme harcamalarının da sorgulanması gerektiğini ifade etti. Mehlepçi, toplumun ihtiyacının uzak ve yüksek maliyetli şehir hastanelerinden ziyade, erişilebilir ve yaygın Aile Sağlığı Merkezleri olduğunu belirterek, satış kararlarının sağlık sistemine katkı sağlamayacağını savundu. Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan Mehlepçi, mevcut ASM’lerin neden satışa çıkarıldığı, sağlık çalışanlarının ve vatandaşların bu süreçten nasıl etkileneceği gibi soruların yanıtlanmasını istedi.

6 Şubat’ın yıl dönümünde Nilüfer’de afet bilinci semineri Haber

6 Şubat’ın yıl dönümünde Nilüfer’de afet bilinci semineri

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin yıl dönümünde afetlere hazırlık konusunu uzman isimlerle masaya yatırdı. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin yeniden faaliyete geçtiği etkinlikte konuşan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve GEA Arama Kurtarma iş birliğiyle “Afetlere Hazırlık Toplantısı ve Toplumsal Dayanıklılık Semineri” düzenlendi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Merkezi’nde gerçekleştirilen programda yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi de eğitim faaliyetlerine yeniden başladı. Etkinlik, öğrencilerin katılımıyla Deprem Simülasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerle başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de takip ettiği eğitimde, deprem anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterildi. Simülasyon eğitiminin ardından düzenlenen seminere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademisyenler, meclis üyeleri ve çok sayıda gönüllü katıldı. “AFET ÖNCESİNDE SORUMLULUK ALIYORUZ” Seminerin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ta yaşanan acıların unutulmadığını belirterek, bu acılardan ders çıkararak geleceğe hazırlanılması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Deprem sadece fay hatlarında değil; ihmalde, gecikmede ve ertelenen kararlarda yıkıcı oluyor. Zamanında yapılmayan dönüşümler, karşımıza can kaybı olarak çıkıyor. Biz Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin sadece bir eğitim alanı değil, bir “hayat kurtarma noktası” olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer için hazırladıkları kentsel dönüşüm modeline de değindi. Bilimden sapmadan, ranttan uzak durarak ve insan hayatını merkeze alarak dönüşümü gecikmeden hayata geçirmek istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü biliyoruz ki kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil, hayat kurtarmaktır” diye konuştu. “SİVİL TOPLUM AYAĞI GÜÇLENMELİ” Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise 1999 depreminden bu yana toplumun afet sonrası dayanışma konusunda güçlü olduğunu ancak afet öncesi hazırlıkta eksiklikler bulunduğunu belirtti. Afetle mücadelenin sadece devletten veya belediyeden beklenemeyeceğini söyleyen Aydın, “Bu bir kriz durumu ve ne zaman olacağı belli değil. Bu işin sivil toplum ayağının da güçlenmesi gerekiyor. Mahalle komitelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte, her yurttaşın afet anında ne yapacağını bildiği bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN ZEMİNİ ÖZEL ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR” Seminerde, “Kahramanmaraş Depremleri Işığında Nilüferliler İçin Çıkarımlar” başlıklı bir sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da, Bursa’nın zemin yapısına dikkat çekti. Risk azaltma çalışmalarının afet yönetiminin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Şenkaya, şunları söyledi: “İstanbul için hesaplanan hasarın yüzde 10’u gerçekleşse bile, Bursa’daki afet yönetimi büyük bir çıkmaza girebilir. Bursa, Nilüfer, Yıldırım ve Osmangazi bir ovanın üzerine kurulu. İstanbul’da işe yarayan zemin parametreleri burada yeterli olmayabilir. Yeni yapılan binalar yönetmeliği uygun olsa bile, zemin doğru tanımlanmazsa sıvılaşma veya büyütme etkisiyle hasar alabilir. Bu nedenle Nilüfer özelinde mikro bölgeleme çalışmaları yaparken, ilçenin kendi zemin gerçeklerine uygun şartnameler geliştirilmeli.” “BİLGİ TEK BAŞINA YETMEZ” Eğitimci sosyolog ve GEA Arama Kurtarma Ekibi sorumlusu Kemal Karadayı da afet psikolojisi ve sosyolojisi üzerine konuştu. Uluslararası arama kurtarma deneyimlerinden örnekler paylaşan Karadayı, enkaz altından kurtarılan insanların yüzde 85’inin profesyonel ekipler tarafından değil vatandaşlar tarafından çıkarıldığını söyledi. Afet anında insan beyninin ilkel tepki sisteminin devreye girdiğini anlatan Karadayı, bilginin davranışa dönüşmesi için tekrarlanması ve simülasyonlarla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadayı, “Bir kişi yaşayacağı şeyi önceden tecrübe etmişse, o an ilkel tepkiyi verme olasılığı düşüyor. Bu yüzden simülasyon merkezlerinin çok büyük faydası var” diye konuştu.

Başkan Ercan Özel: 6 Şubat bize bir hayat borcu bıraktı Haber

Başkan Ercan Özel: 6 Şubat bize bir hayat borcu bıraktı

Bursa'da Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yayımladığı mesajında, afetlere hazırlığın hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, afetlere karşı hazırlığın bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Depremin ilk günlerinde sahada aktif olarak arama kurtarma çalışmalarına katılan Başkan Ercan Özel, “O gün omuzlarımıza binen sorumluluk, bugün Yenişehir’i geleceğe hazırlama kararlılığımızın temelidir” dedi. Özel, depremin Türkiye’nin hafızasına kazınan en büyük acılardan biri olduğunu belirterek, “Enkaz başında beklenen bir nefesin, paylaşılan bir battaniyenin ve milletimizin gösterdiği dayanışmanın tarifi yok. Ancak o gün gördüğümüz bir gerçek daha vardı: Deprem değil, hazırlıksızlık ve ihmal can alıyor. Kaybettiklerimize olan borcumuzu, ancak daha güvenli şehirler inşa ederek ödeyebiliriz” dedi. YENİŞEHİR’DE AFET SEFERBERLİĞİ Başkan Özel, belediyenin son bir yılda afet yönetimi konusunda attığı adımlara değinerek, profesyonel arama kurtarma ekibi kurulmasını, yeni afet konteynerlerinin alınmasını ve halka yönelik simülasyon eğitimlerinin verilmesini örnek gösterdi. Kentsel dönüşüm çalışmalarının sadece fiziksel yenilenme değil, hayat kurtarma meselesi olduğunu belirten Başkan Özel, “Riskli yapı stokumuzu azaltmak, teknik incelemeler ve zemin etütleriyle ilçemizi bilimsel bir temelde koruma altına almak için çalışıyoruz. Unutmak, aynı acıları yeniden yaşamaya davetiye çıkarmaktır. 6 Şubat’ı unutmadık” ifadelerini kullandı. Mesajının sonunda tüm vatandaşları afet bilinci konusunda duyarlı olmaya davet eden Başkan Ercan Özel, depremde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi.

Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara'dan sert uyarı: Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız Haber

Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara'dan sert uyarı: Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, afetlerin kader değil yönetim sorunu olduğunu vurgulayarak ulusal ölçekte köklü bir “Afet Risk Yönetim Sistemi” çağrısında bulundu. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı kapsamlı açıklamada, Türkiye’nin afetlere karşı hâlâ hazırlıksız olduğunu belirtti. Yıldız, depremler başta olmak üzere heyelan, sel, taşkın ve tsunami gibi doğa olaylarının doğal süreçler olduğunu, bunları afete dönüştürenin ise toplumsal ve yönetsel kırılganlıklar olduğunu söyledi. Türkiye’nin her büyük afette aynı hataları tekrarladığını ifade eden Şube Bşakanı Mehmet Yıldız, kâğıt üzerinde kalan imar, afet ve yapı denetim mevzuatının toplumu koruyamadığını vurguladı. “Dirençlilik değil, kırılganlık üreten bu düzenden derhal kurtulmalıyız” diyen Yıldız, afet yönetiminin yalnızca bina odaklı ele alınmasının büyük bir yanılgı olduğunu kaydetti. Açıklamada, afet risklerinin azaltılması için jeolojik kırılganlıkların bilimsel yöntemlerle araştırılması, tehlike ve risk haritalarının mekânsal planlamaya entegre edilmesi gerektiği belirtildi. Yerel yönetimlerin afet yönetiminde daha etkin rol alması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, karar süreçlerinin meslek odaları ve yurttaşların katılımına açık olması çağrısında bulundu. Yıldız ayrıca, yapı üretim ve denetim süreçlerinde jeoloji mühendisliğinin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, zemin ve temel etütlerinin bir “maliyet” değil, yaşam güvencesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. İmar affı niteliğindeki uygulamalara son verilmesi, afet suçları için özel yasalar çıkarılması ve afet mahkemelerinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Afet yönetiminin sosyal yardım değil, ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan Mehmet Yıldız, “Afet Fonu” kurulması ve risk azaltma odaklı bir ekonomi anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyledi. Açıklamada ayrıca, “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısı da yer aldı. Açıklamasını çarpıcı bir mesajla tamamlayan Başkan Yıldız, “Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ne anlama geleceğini hep birlikte belirleyeceğiz” diyerek, bilime dayalı, katılımcı ve kamusal bir afet yönetimi anlayışının hayati önem taşıdığını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.