Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adli Tıp

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen soruşturmalarda önemli sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre İstanbul’da 2022’den beri kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın cinayeti, yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkarıldı. Yıldırım’ın kaybolmadan önce iletişim kurduğu Fethi Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül’de yapılan yer göstermede kadın cesedi bulundu. Adli Tıp Kurumu tarafından kimliği belirlenen cesedin Yıldırım’a ait olduğu tespit edilirken, Dağlı yeniden tutuklandı. Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2012 yılında İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya da 14 yıl sonra yeniden açıldı. HTS kayıtları, baz çalışmaları ve yeni deliller doğrultusunda şüpheliler belirlenirken, dört ilde düzenlenen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alındı. Manisa’nın Akhisar ilçesinde 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetiyle ilgili soruşturmada ise faillerin yanı sıra suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Manisa, Bursa ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı. Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 4, 2026 Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 40 dosyanın aydınlatıldığını, bu dosyalarda 46 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığının belirlendiğini açıkladı. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak eski dosyalardaki delillerin yeniden inceleneceğini belirten Bakan Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız” mesajını verdi.

Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Yeni Gelişme: Doktor Olduğu İddia Edilen İsim Gözaltında Haber

Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Yeni Gelişme: Doktor Olduğu İddia Edilen İsim Gözaltında

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Denizolgun’un doktoru olduğu öne sürülen Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos’ta savcılıkta “tanık” sıfatıyla verdiği ifade ortaya çıktı. Demirkol, ifadesinde yıllar önce yapılan acil ihbarı kimin gerçekleştirdiğini hatırlamadığını söyledi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemede ihbarın Demirkol tarafından yapıldığının belirlenmesi üzerine Demirkol, “yalan tanıklık” suçlamasıyla gözaltına alındı. Denizolgun’un Ölümü Soruşturuluyor Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturması sürerken, dosyada tanık olarak ifade veren Nurettin Demirkol’un beyanları gündeme geldi. Demirkol, 26 Ağustos’ta savcılıkta verdiği ifadede Denizolgun’u birkaç kez muayene ettiğini ancak kendisinin özel doktoru olmadığını belirtti. Denizolgun’u yalnızca hastaneye geldiği dönemlerde muayene ettiğini söyleyen Demirkol, bildiği sağlık sorununun hipertansiyon olduğunu ifade etti. Demirkol ayrıca olay günü dışında Denizolgun’un çiftliğine gitmediğini ve çiftliğin bulunduğundan dahi haberdar olmadığını öne sürdü. “Beni Kimin Aradığını Hatırlamıyorum” Nurettin Demirkol, ifadesinde olay günü çiftliğe nasıl gittiğine ilişkin de bilgi verdi. Demirkol, kendisini kimin aradığını hatırlamadığını belirterek, telefon görüşmesinin ardından tek başına çiftliğe gittiğini söyledi. Olay yerine ulaştığında Denizolgun’u çekyatta yarı yatar vaziyette gördüğünü ve kendisinde ölü katılığının başladığını ifade etti. Denizolgun’un vücudunda darp veya kesik izine rastlamadığını belirten Demirkol, yüzünde ve vücudunda kan görmediğini de savundu. “Mideden Gelen Sıvıyı Kan Olarak Değerlendirmiş Olabilirim” Demirkol’un ifadesinde, olay günü tutulan kayıtlardaki kan tespitine ilişkin dikkat çeken bir bölüm de yer aldı. Demirkol, olay sırasında mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabileceğini belirterek, Adli Tıp uzmanı olmadığını söyledi. Tanık olarak verdiği ifadede Demirkol, olay günü kendisine sunulan evrakı olduğu şekliyle imzaladığını ve bazı bilgilerin tutanaklara yanlış aktarılmış olabileceğini öne sürdü. Savcı ve Polislerin Gelişini Anlattı Demirkol, olay yerine ulaştıktan yaklaşık bir saat sonra polis ekiplerinin geldiğini, sabaha karşı ise savcının olay yerine geldiğini anlattı. Savcının Denizolgun’un cenazesinin Bakırköy’deki Adli Tıp Kurumu’na gönderileceğini söylediğini belirten Demirkol, cenazenin önce hastaneye götürülmediğini savundu. Demirkol, olay günü çiftlikte savcıya ifade verdiğini ve polislerin ayrılmasını söylemesinin ardından kendisinin de Adli Tıp Kurumu’na gittiğini ifade etti. Cemaatle İlgili Bilgisinin Olmadığını Söyledi Nurettin Demirkol, ifadesinde cemaat içerisindeki gelişmeler hakkında bilgisinin bulunmadığını da belirtti. Demirkol, Alihan Kuriş’in liderliğini ilan edip etmediğini bilmediğini söyleyerek, Denizolgun’un ölümüyle ilgili olayın dışında cemaat içerisindeki herhangi bir yapılanmaya ilişkin bilgisinin olmadığını savundu. “Özel Hasta-Doktor İlişkim Yoktu” Demirkol, ifadesinin sonunda Denizolgun ile arasında özel bir hasta-doktor ilişkisi bulunmadığını yineledi. Olay sırasında uykusuz ve yorgun olduğunu belirten Demirkol, ölüm saatine ilişkin de kesin bir bilgi veremediğini söyledi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Demirkol’un “hatırlamadığını” söylediği acil ihbarın kendisi tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine Demirkol, bugün polis ekiplerince “yalan tanıklık” suçlamasıyla gözaltına alındı. Soruşturmanın, Demirkol’un beyanları ve ihbarla ilgili tespitler doğrultusunda sürdüğü öğrenildi.

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi Haber

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi

Sabah yürüyüşünde taşlı saldırıya uğradı Olay, 14 Ocak 2026’da Çiğli ilçesi Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda meydana geldi. Emekli öğretmen ve avukat olan Ali Aydın, sabah yürüyüşü yaptığı sırada saldırıya uğradı. Başına taşla vurulan Aydın, olay yerinde ağır yaralı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aydın’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından Aydın’ın cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda şüphelinin Mahmut Delil Erik olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Erik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Ali Aydın’ın cenazesi Harmandalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Mahmut Delil Erik hakkında, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sanık hakkında ayrıca “bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. “Bir arbede oldu, sonrasını hatırlamıyorum” Karşıyaka 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mahmut Delil Erik’in yanı sıra Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın, yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Savunmasına Aydın ailesine başsağlığı dileyerek başlayan Erik, olayın siyasi olmadığını savundu. Olaydan yaklaşık üç hafta önce uyuşturucu kullanmayı bıraktığını belirten sanık, sonrasında çeşitli sıkıntılar yaşadığını ve olaydan bir gün önce ağabeyinin kendisini hastaneye götürdüğünü anlattı. Olay gecesi dağlık bölgeye gittiğini belirten Erik, burada Ali Aydın ile karşılaştığını ifade ederek aralarında arbede yaşandığını söyledi. Sanık, başına aldığı darbenin ardından bilincini kaybettiğini ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Aile ve avukatlar sanığın cezalandırılmasını istedi Duruşmada söz alan Ali Aydın’ın ailesi ve avukatları, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini mahkemeye sundular. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Mahmut Delil Erik’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar veren heyet, davayı 20 Kasım’a erteledi.

İstanbul Kağıthane’de rezidansın 14’üncü katından düşen üniversite öğrencisi hayatını kaybetti Haber

İstanbul Kağıthane’de rezidansın 14’üncü katından düşen üniversite öğrencisi hayatını kaybetti

Avluda hareketsiz halde bulundu Olay, Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir rezidansta dün saat 05.00 sıralarında meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne rezidansta yüksekten düşme olayı yaşandığı yönünde ihbar yapılması üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, binanın arka bölümündeki avluda hareketsiz halde bulunan kadının yaşamını yitirdiği belirlendi. Daireyi konaklama uygulaması üzerinden kiraladığı tespit edildi Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, hayatını kaybeden kişinin kimliğini belirlemek amacıyla rezidansta inceleme yaptı. Çalışmalar sırasında 14’üncü kattaki 122 numaralı dairenin kapısında anahtar bulundu. Dairede bulunan kimlik kartları ve kişisel eşyaların incelenmesi sonucu yaşamını yitiren kişinin üniversite öğrencisi Nisa Nur Oğul olduğu tespit edildi. Polis ekipleri, Oğul’un söz konusu daireyi bir konaklama uygulaması üzerinden kiraladığını ve akşam saatlerinde rezidansa geldiğini belirledi. Yapılan ilk incelemelerde, Oğul’un saat 05.00 sıralarında 14’üncü kattaki dairenin balkonundan binanın arka kısmındaki avluya düştüğü değerlendirildi. Düşme anı güvenlik kamerasına yansıdı Olayın ardından rezidansın güvenlik kamerası görüntüleri de incelemeye alındı. Görüntülerde, Oğul’un düşmesinin ardından iki kişinin avluya geldiği ve genç kadının durumunu kontrol ettiği anların yer aldığı görüldü. Kameralara ayrıca olay sonrası yaşanan panik ve ekiplerin rezidansa ulaşması da yansıdı. Kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek Olay yeri inceleme ekipleri ile Cumhuriyet Savcısı, rezidansın avlusunda detaylı inceleme gerçekleştirdi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Nisa Nur Oğul’un cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından netlik kazanması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.