Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet Bakanı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen soruşturmalarda önemli sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre İstanbul’da 2022’den beri kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın cinayeti, yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkarıldı. Yıldırım’ın kaybolmadan önce iletişim kurduğu Fethi Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül’de yapılan yer göstermede kadın cesedi bulundu. Adli Tıp Kurumu tarafından kimliği belirlenen cesedin Yıldırım’a ait olduğu tespit edilirken, Dağlı yeniden tutuklandı. Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2012 yılında İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya da 14 yıl sonra yeniden açıldı. HTS kayıtları, baz çalışmaları ve yeni deliller doğrultusunda şüpheliler belirlenirken, dört ilde düzenlenen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alındı. Manisa’nın Akhisar ilçesinde 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetiyle ilgili soruşturmada ise faillerin yanı sıra suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Manisa, Bursa ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı. Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 4, 2026 Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 40 dosyanın aydınlatıldığını, bu dosyalarda 46 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığının belirlendiğini açıkladı. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak eski dosyalardaki delillerin yeniden inceleneceğini belirten Bakan Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız” mesajını verdi.

Bakan Gürlek’ten Muhsin Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: “Artık cinayet diyebiliyoruz” Haber

Bakan Gürlek’ten Muhsin Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: “Artık cinayet diyebiliyoruz”

Gürlek, tv100 ekranlarında yaptığı değerlendirmede, soruşturmanın geçmişte Sivas’ta bir helikopter kazası dosyası olarak yürütüldüğünü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı devralmasıyla birlikte kapsamının genişlediğini söyledi. “FETÖ’nün organizasyon halinde eylem yaptığını gördük” Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların örgütsel bağlantılara işaret ettiğini savunan Gürlek, Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyada çok sayıda olayın birbiriyle bağlantılı şekilde incelendiğini belirtti. Gürlek, “Burada bakıldığında FETÖ’nün organizasyon halinde eylem yapmış olduğunu gördük. Eyleme götüren çok fazla olay var” dedi. Adalet Bakanı, mevcut bulgular ışığında olayın artık yalnızca bir helikopter kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Artık cinayet diyebiliriz. Çok kuvvetli şüpheler var” açıklamasında bulundu. Pilot ve örgütsel bağlantılar araştırılıyor Gürlek, soruşturma kapsamında helikopterin pilotu ve pilotun eşinin yanı sıra FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığı belirtilen bazı isimlerle bağlantıların da incelendiğini aktardı. Bakanın açıklamalarına göre soruşturma dosyasında, Yazıcıoğlu’nun ölümünden önce pilotun da katıldığı öne sürülen bir mahrem imamlar toplantısı önemli başlıklardan biri olarak ele alınıyor. Gürlek, söz konusu toplantıda Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın da bulunduğuna ilişkin tespitlerden bahsetti. Ayrıca pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izinin bulunduğunun belirlendiğini ifade etti. “Adil Öksüz bir gün önce yurt dışına çıktı” Gürlek, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin firari sanıklarından Adil Öksüz’ün, Yazıcıoğlu’nun ölümünden bir gün önce Türkiye’den ayrıldığını da soruşturma kapsamında dikkat çeken unsurlardan biri olarak aktardı. Bakan, pilot ve çevresindeki kişilerin FETÖ yapılanmasıyla bağlantılarının araştırıldığını, soruşturmanın bu kapsamda derinleştirileceğini söyledi. Soruşturma genişletilecek Dosyanın ilk aşamasında FETÖ yapılanmasına ilişkin olduğu değerlendirilen bazı kişi ve askeri personel hakkında çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını vurguladı. “Sonuna kadar takip ediyoruz” diyen Gürlek, soruşturmanın kapsamının yeni bulgular doğrultusunda genişleyebileceğini ifade etti. “Ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gideceğiz” Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesiyle görüştüğünü de belirten Gürlek, soruşturmanın hem kamu vicdanını hem de Yazıcıoğlu ailesinin beklentilerini karşılayacak şekilde yürütülmesinin amaçlandığını söyledi. Gürlek, “Sonuna kadar gideceğiz, ucu nereye dokunursa dokunsun” ifadelerini kullanarak, mevcut tespitlerin olayın FETÖ tarafından gerçekleştirilen bir eylem olabileceğine işaret ettiğini savundu. Bakan Gürlek, “Şu anki tespitlere göre bunun FETÖ’nün yaptığı bir eylem olduğu gözüküyor” dedi.

Bakan Gürlek’ten yasa dışı bahis ve şike mesajı: Yeni operasyonlar gelebilir Haber

Bakan Gürlek’ten yasa dışı bahis ve şike mesajı: Yeni operasyonlar gelebilir

Gürlek, “Biz temiz spordan yanayız. Arkadaşlarımız çalışma yapıyorlar. Başsavcılarımız nezdinde bir birim kurduk. Şike, teşvik, bahis ile ilgili. Yakın zamanda operasyonlar olabilir, soruşturmalar olabilir. Biz sporun temiz kalmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Şike ve bahis için özel birim Adalet Bakanı, şike, teşvik ve yasa dışı bahis iddialarının ayrı bir çalışma kapsamında takip edildiğini belirtti. Gürlek, spor müsabakalarının güvenilirliğini zedeleyebilecek eylemlere karşı adli makamların çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Disiplin kurullarının verdiği cezalarla adli soruşturmaların birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Gürlek, bu kapsamda yakın zamanda operasyon veya yeni soruşturmaların yapılabileceği mesajını verdi. Kuriş soruşturmasına ilişkin açıklama Programda kamuoyunda tartışılan Kuriş soruşturmasına da değinen Gürlek, yürütülen operasyonun herhangi bir dini yapılanmayı hedef almadığını, soruşturmanın suç örgütü iddiaları kapsamında sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, soruşturmanın mali boyutunun da incelendiğini ve yeni itirafçı beyanlarının dosyaya girdiğini söyledi. Yurt dışına para çıkarıldığı yönünde tespitler bulunduğunu aktaran Gürlek, MASAK raporlarının soruşturma açısından önem taşıdığını ifade etti. Denizolgun’un ölümüne ilişkin ayrı soruşturma Gürlek, eski bakan Ahmet Arif Denizolgun’un ölümüne ilişkin ayrıca soruşturma yürütüldüğünü de açıkladı. Ölümün gerçekleşme biçimiyle ilgili bazı şüphelerin bulunduğunu belirten Gürlek, adli süreç kapsamında elde edilen bulguların incelendiğini söyledi. Bakan Gürlek, söz konusu soruşturmanın Kuriş yapılanmasına yönelik dosyadan ayrı yürütüldüğünü ve gerekli incelemelerin devam ettiğini belirtti. AHBAP soruşturmasıyla ilgili yeni gelişme sinyali Gürlek, deprem döneminde yapılan yardım faaliyetleriyle ilgili AHBAP soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Soruşturmanın derinleşebileceğini belirten Bakan, vatandaşların yardım amacıyla yaptığı bağışların kötüye kullanılıp kullanılmadığının araştırıldığını ifade etti. Gürlek, soruşturma kapsamında yeni gelişmeler yaşanabileceğini ve yeni operasyonların gündeme gelebileceğini söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili yürütülen çalışmalara da değinen Gürlek, dosyada FETÖ bağlantısına ilişkin güçlü şüpheler bulunduğunu savundu. Faili meçhul olayların aydınlatılması amacıyla oluşturulan birimin çalışmalarına dikkat çeken Gürlek, devletin cinayet ve benzeri olayların faillerini ortaya çıkarmakla yükümlü olduğunu belirterek, “Devlet, bu işin peşini bırakmaz. Bir gün aydınlatır ve hesabını sorar” dedi. Süresiz nafaka düzenlemesi açıklaması Programda süresiz nafakaya ilişkin düzenleme hakkında da bilgi veren Gürlek, yeni düzenlemenin ekim ayında yasalaşmasının planlandığını belirtti. Düzenlemeyle hâkimlere nafakanın süresi ve koşulları konusunda daha fazla değerlendirme imkanı tanınmasının amaçlandığını söyledi. Gürlek ayrıca sosyal medya kullanımında kimlik doğrulamasına ilişkin yeni bir düzenlemenin de ekim ayında gündeme geleceğini açıkladı. “Sporun temiz kalmasını istiyoruz” Bakan Gürlek’in açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise spor dünyasına yönelik soruşturma mesajı oldu. Şike, teşvik ve yasa dışı bahis iddialarının takip edildiğini belirten Gürlek, bu alanlarda başsavcılıklar bünyesinde çalışma yürütüldüğünü ifade etti. Gürlek’in açıklamalarına göre, yapılan incelemelerin sonucunda önümüzdeki dönemde yeni soruşturmalar ve operasyonlar gündeme gelebilecek. Adalet Bakanı, temel amaçlarının sporun güvenilirliğini ve temizliğini korumak olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan AİHM’nin Kavala kararına tepki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan AİHM’nin Kavala kararına tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği ihlal kararına sert tepki gösterdi. Uçum, AİHM kararlarının ulusal mahkemeler üzerinde hiyerarşik bir bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını yeniden değerlendirebileceği mesajını verdi. Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada AİHM Büyük Dairesi’nin Kavala kararı ile Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un değerlendirmelerini eleştirdi. Açıklamasını “AİHM de, Amor da haddini bilsin!” başlığıyla paylaşan Uçum, ulusal yargının hem ülke içindeki güç odaklarından hem de dışarıdaki kurum ve mercilerden bağımsız olması gerektiğini ifade etti. Uçum: AİHM ulusal mahkemelerin üzerinde değil AİHM’nin bir derece mahkemesi veya ulusal mahkemelerin üzerinde hiyerarşik bir yargı mercii olmadığını belirten Uçum, AİHM denetiminin de hiyerarşik denetim olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Uçum, uluslararası sözleşme ve kararların ulusal yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağını belirterek, “Asıl olan ulusal yetkilerdir, uluslararası düzenlemeler ve kararlar talidir” ifadelerini kullandı. AİHM kararlarının ulusal mahkemeler açısından doğrudan ve kesin bir hukuki sonuç doğurmadığını öne süren Uçum, ihlal kararlarının ancak ilgili yargılamanın iadesi süreci kapsamında ele alınabileceğini söyledi. Uçum ayrıca, yeniden yargılama yapılması halinde ulusal mahkemelerin AİHM kararının gerekçesini değerlendirebileceğini ve sonucunda önceki kararını koruyabileceği gibi yeni bir hüküm de kurabileceğini savundu. “İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi milli mahkemelere ait” AİHS’nin 46. maddesinin AİHM kararlarının ulusal yargı bakımından “esastan kesin bağlayıcı” olduğu şeklinde yorumlanmasına karşı çıkan Uçum, bunun milli yargının asli niteliğini zedeleyeceğini ileri sürdü. Uçum, “İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi ilgili milli mahkemelere aittir” dedi. Uluslararası kurumların Türk yargısına talimat vermesinin kabul edilemeyeceğini belirten Uçum, Türkiye’de yargı bağımsızlığının korunması gerektiğini ifade etti. Amor’a sert sözlerle tepki Uçum, AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un Kavala kararı sonrasında yaptığı açıklamaları da eleştirdi. Amor’un açıklamalarını “küstah ve asılsız” olarak nitelendiren Uçum, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı’na yönelik ifadelerin kabul edilemeyeceğini söyledi. Uçum ayrıca Avrupa ülkelerini ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı ve mülteci hakları konusunda eleştirerek, AİHM kararlarının uygulanmasında Batı ülkelerinin çifte standart sergilediğini öne sürdü. “Türkiye AİHS ve AİHM seçeneğini gözden geçirebilir” Uçum’un açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise Türkiye’nin AİHS ve AİHM sistemiyle ilişkisine yönelik değerlendirmesi oldu. AİHM’nin Türkiye aleyhine “siyasi hesaplarla” karar vermeye devam etmesi halinde Türkiye’nin AİHS’ye taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmesinin kaçınılmaz hale gelebileceğini savunan Uçum, böyle bir gelişmenin AİHM sisteminin geleceği açısından da sonuçlar doğuracağını ileri sürdü. Uçum, Türkiye’nin AİHM kararlarına yönelik eleştirilerini sürdürürken, Kavala hakkında verilen son kararın ardından Ankara ile Avrupa kurumları arasındaki hukuki ve siyasi tartışmanın daha da yoğunlaşabileceği mesajını verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Kemer'de 10 milyar lira olarak değerlendirilen taşınmazlara ilişkin operasyonda 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Kemer'de 10 milyar lira olarak değerlendirilen taşınmazlara ilişkin operasyonda 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamu kaynaklarının korunması ve kamu gücünün kişisel menfaat amacıyla kullanılmasına karşı kararlı olduklarını belirterek Antalya'da yürütülen kapsamlı bir soruşturmaya ilişkin bilgi verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kemer ilçesinde yürütülen soruşturmada, Hazine'ye ait taşınmazların mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış şartları bulunmadığı halde belirli kişi ve çevrelere geçirildiği, bu yolla kamu zararına ve haksız ekonomik menfaate neden olunduğu yönündeki iddialar mercek altına alındı. 80 TAŞINMAZ İNCELEMEDE Soruşturma kapsamında 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alınırken, söz konusu taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar lira olduğu değerlendirildi. Operasyon kapsamında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerden oluşan 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinin yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 21 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. KAMU MALINI KİŞİSEL MENFAAT ALANINA ÇEVİRENLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ Kamu kaynaklarının korunması, milletimizin hakkının gözetilmesi ve kamu gücünün hiçbir şekilde şahsi menfaat aracı hâline getirilmemesi konusundaki kararlılığımızı özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün kamuoyuyla… https://t.co/iVuy6qMoAw — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 25, 2026 “DEVLETİN MALI MİLLETİMİZİN ORTAK HAKKIDIR” Bakan Gürlek, kamu kaynaklarının korunmasının ve milletin hakkının gözetilmesinin temel önceliklerden olduğunu vurgularken, kamu görevini kişisel menfaat amacıyla kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya bu sürece aracılık eden herkesin hukuk önünde hesap vereceğini belirtti. Bakan Gürlek, “Kamu malını kişisel menfaat alanına çevirenlere geçit vermeyeceğiz” mesajını verdi. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve elde edildiği değerlendirilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının belirlenmesi amacıyla çok yönlü sürdürülüyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da fuhuş ve insan ticaretiyle mücadele kapsamında iki ayrı soruşturmada 44 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da fuhuş ve insan ticaretiyle mücadele kapsamında iki ayrı soruşturmada 44 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da fuhuş, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturmaya ilişkin bilgi verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele birimleriyle koordineli olarak gerçekleştirildi. ETİMESGUT’TA 18 ŞÜPHELİ YAKALANDI Etimesgut bölgesinde günübirlik evlerin fuhuş amacıyla kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada 50 ayrı eylem tespit edildi. Çalışmalarda 29 kadın mağdur, 47 bilgi sahibi ve 21 şüpheli belirlendi. Operasyonlarda 18 şüpheli yakalanırken, bunlardan 6’sı tutuklandı, 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili işlemlerin sürdüğü bildirildi. Başkentimizin huzurunu, güvenliğini ve toplumsal düzenini bozan; kadınların çaresizliğini istismar eden, insan ticareti ve fuhuş üzerinden haksız kazanç sağlayan yapılara göz yummayacağız. Ankara’da bu alanlarda oluşan her türlü yozlaşmaya karşı hukuk içerisinde kararlılıkla… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 20, 2026 ÇANKAYA’DA 26 ŞÜPHELİ YAKALANDI Çankaya’da faaliyet gösteren 5 eğlence mekanına yönelik soruşturmada ise insan ticareti, göçmen kaçakçılığı ile fuhşa teşvik, aracılık veya yer temin etme suçları kapsamında 28 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Bu kapsamda 26 şüpheli yakalanırken, 15 yabancı uyruklu kadın ile yasal kalış hakkı bulunmayan 3 kişi tespit edildi. Şüphelilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğü belirtildi. "SUÇ GELİRLERİNİN ÜZERİNE GİDİLECEK" Bakan Gürlek, Ankara’da kadınların çaresizliğini istismar eden, fuhuş ve insan ticareti üzerinden kazanç sağlayan yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Suçtan elde edilen gelirlerin de takibe alınacağını belirten Gürlek, sorumlular hakkında kanunların öngördüğü işlemlerin uygulanacağını ifade etti. Gürlek, operasyonlarda görev alan adli makamlar ile emniyet birimlerine teşekkür etti.

Adalet Bakanı Gürlek açıkladı: 818 şüphelinin mal varlıklarına el konuldu Haber

Adalet Bakanı Gürlek açıkladı: 818 şüphelinin mal varlıklarına el konuldu

Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, organize suç örgütlerinin finansal kaynaklarına yönelik mücadelenin kapsamının genişletildiğini belirtti. 818 şüphelinin finansal varlıkları mercek altında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen mali soruşturmalar kapsamında, 4 ayrı suç örgütüne yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmalar sonucunda 818 şüphelinin banka hesapları ve kiralık kasalarıyla birlikte kripto varlıklarına yönelik işlem yapıldığını açıkladı. Gürlek, suç gelirlerinin aklanmasının önüne geçilmesi ve organize suç yapılanmalarının finansal kaynaklarının kurutulmasının hedeflendiğini vurguladı. Kripto para ve yasa dışı bahis takibi Bakan Gürlek, organize suç örgütlerinin elde ettikleri gelirleri gizlemek veya aklamak amacıyla başvurduğu yöntemlerin mali soruşturmalar kapsamında yakından takip edildiğini belirtti. Özellikle kripto varlıklar, yasa dışı bahis ve kumar gibi alanların suç gelirlerinin aktarılması ve gizlenmesinde kullanılmasına karşı incelemelerin sürdüğünü ifade eden Gürlek, suç örgütlerinin finansal bağlantılarının da hedef alındığını söyledi. Gürlek, daha önce yayımlanan organize suç örgütleriyle mücadele genelgesine de atıfta bulunarak, mali soruşturmaların bu alandaki mücadelenin önemli bir ayağını oluşturduğunu belirtti. “Finansal damarlarını da keseceğiz” Organize suç örgütleriyle mücadelede yalnızca örgüt üyelerinin değil, suçtan elde edilen gelirlerin hareketlerinin de takip edildiğini belirten Gürlek, “Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz”mesajını verdi. Bakan Gürlek, örgütlerin finansman kaynaklarının ortaya çıkarılması ve suç gelirlerinin dolaşıma sokulmasının engellenmesi amacıyla mali soruşturmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. “Hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecek” Suç örgütlerinin farklı kademelerinde yer alan kişilerin soruşturmalarda mercek altında tutulduğunu belirten Gürlek, sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörlere kadar tüm bağlantıların araştırıldığını söyledi. Gürlek, çocukların ve gençlerin suç örgütlerinin ağına çekilmesine ve vatandaşların tehdit edilmesine izin verilmeyeceğini belirterek, “Hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı’nın açıklaması, organize suç örgütlerinin finansal kaynaklarının kesilmesine yönelik soruşturmaların banka hesapları ve geleneksel mal varlıklarının yanı sıra kripto varlıkları gibi dijital finans araçlarını da kapsayacak şekilde sürdürüldüğünü ortaya koydu.

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez” Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, örgütlerin kimliğine veya hangi alan altında faaliyet gösterdiğine bakılmaksızın suç teşkil eden eylemlere karşı hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işlem yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların dini inançlarının istismar edilerek suç işlenmesi ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik yapılara karşı mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… https://t.co/Kh8WOjakai — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 17, 2026 “Kim olduklarına bakılmaksızın mücadele ediliyor” Adalet Bakanı Gürlek, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin herhangi bir grubun kimliğine göre şekillenmediğini vurguladı. Gürlek, mücadelenin “kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakılmaksızın” hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, suçla mücadelede esas alınan kriterin bir yapı ya da topluluğun inanç kimliği olmadığını, doğrudan suç teşkil eden eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı yapılanmalar olduğunu ifade etti. “Dini duygular istismar edilemez” Vatandaşların inanç ve dini duygularının kullanılarak suç işlenmesine ve bu yöntemle haksız kazanç elde edilmesine karşı gerekli adımların atıldığını belirten Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmayı da bu kapsamda değerlendirdi. Gürlek, açıklamasında “Temel ölçüt, suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır” ifadelerine yer verdi. Bu açıklamayla birlikte Adalet Bakanı, suç soruşturmalarında herhangi bir dini yapı veya topluluğun kimliğinin değil, somut olarak ortaya konulan suç teşkil eden eylemlerin esas alınacağını vurguladı. İnanç ve ibadet özgürlüğü vurgusu Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemeyeceğini söyledi. Devletin suç teşkil eden eylemlerle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini belirten Gürlek, aynı zamanda vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunacağını ifade etti. Adalet Bakanı’nın mesajında, suçla mücadele ile inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının birlikte yürütüleceğivurgusu öne çıktı. Gürlek, devletin temel yaklaşımının herhangi bir inanç grubunu hedef almak değil, suç oluşturan fiillere ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalara karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.