SON DAKİKA
Hava Durumu

#Abdullah Öcalan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Abdullah Öcalan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abdullah Öcalan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsviçre'den Türkiye'ye iade edilmişti: Bahar Yalçınkaya 15 aylık bebeğiyle tutuklandı Haber

İsviçre'den Türkiye'ye iade edilmişti: Bahar Yalçınkaya 15 aylık bebeğiyle tutuklandı

İsviçre'nin Zürih kentinde bulunan Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried geri gönderme merkezinde yaklaşık iki yıldır kaldığı belirtilen Bahar Yalçınkaya, Türkiye'ye iade edilmesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yalçınkaya'nın, sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında "örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla dosya bulunduğu ileri sürüldü. İsviçre'deki geri gönderme merkezinden Türkiye'ye gönderilen Yalçınkaya'nın, 5 yaşında bir çocuğunun ve 15 aylık bir bebeğinin bulunduğu belirtildi. Mahkeme sürecinin ardından tutuklanan Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildiği aktarıldı. Yaklaşık iki yıldır İsviçre'deki merkezde kalıyordu Edinilen bilgilere göre Bahar Yalçınkaya, yaklaşık iki yıldır İsviçre'nin Zürih kentindeki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried geri gönderme merkezinde bulunuyordu. Yalçınkaya'nın Türkiye'ye hangi gerekçeyle ve hangi hukuki prosedür kapsamında iade edildiğine ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuna yansıyan bilgilerde netlik kazanmadı. Türkiye'ye gönderilmesinin ardından hakkında daha önce bulunduğu belirtilen soruşturma dosyası kapsamında adli süreç başlatıldı. Sosyal medya paylaşımları suçlama konusu oldu Yalçınkaya hakkında yürütülen soruşturmanın temelinde sosyal medya hesaplarından yaptığı bazı paylaşımların bulunduğu ileri sürüldü. MA'nın haberine göre, Yalçınkaya'nın sosyal medya hesaplarında PKK lideri Abdullah Öcalan ve Rojava'ya ilişkin yaptığı belirtilen paylaşımlar soruşturma kapsamında suçlama konusu edildi. Yalçınkaya hakkında "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla bir dosya bulunduğu ve Türkiye'ye iadesinin ardından bu dosya kapsamında adliyeye sevk edildiği aktarıldı. Buradaki suçlamaların yargılama sonucunda kesinleşmiş bir mahkumiyet anlamına gelmediği, hukuki sürecin devam ettiği vurgulanıyor. Mahkeme tutuklama kararı verdi Türkiye'ye iade edilmesinin ardından mahkemeye çıkarılan Bahar Yalçınkaya hakkında tutuklama kararı verildi. Mahkemenin kararının ardından Yalçınkaya, 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Yalçınkaya'nın diğer çocuğunun ise 5 yaşında olduğu belirtildi. Anne ile küçük bebeğinin aynı cezaevi sürecine dahil olması, olayın hukuki boyutunun yanı sıra çocukların durumu açısından da dikkat çekti. İade süreci yeniden gündemde Bahar Yalçınkaya'nın İsviçre'den Türkiye'ye gönderilmesinin ardından yaşanan gelişmeler, Avrupa'daki geri gönderme merkezlerinde bulunan kişilerin Türkiye'ye iade süreçlerini de yeniden gündeme getirdi. Geri gönderme işlemleri, kişinin bulunduğu ülkedeki hukuki statüsü, iltica veya oturum süreci ve ilgili makamların kararları çerçevesinde yürütülüyor. Ancak Yalçınkaya'nın hangi hukuki gerekçeyle Türkiye'ye iade edildiğine ilişkin ayrıntıların mevcut bilgilerde açık biçimde yer almaması nedeniyle, bu konuda kesin değerlendirme yapılabilmesi için resmi makamların açıklamalarının beklenmesi gerekiyor. "Örgüt propagandası" suçlaması yargılama konusu olacak Türkiye'deki adli süreçte Yalçınkaya'ya yöneltilen temel suçlamanın "örgüt propagandası yapmak" olduğu belirtiliyor. Sosyal medya paylaşımlarının suçlama kapsamında değerlendirilmesiyle birlikte, söz konusu paylaşımların içeriği, paylaşım tarihleri ve soruşturma dosyasındaki hukuki değerlendirmeler davanın ilerleyen aşamalarında önem taşıyacak. Tutuklama kararı, soruşturma ve yargılama sürecinin devam edeceği anlamına geliyor. Yalçınkaya'nın suçlu olup olmadığına ilişkin nihai karar ise yargılama sonucunda ortaya çıkacak. 15 aylık bebeğiyle cezaevine gönderildi Olayın en dikkat çeken noktalarından biri ise Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle birlikte cezaevine gönderilmesi oldu. Çocukların anneleriyle birlikte cezaevi sürecinde bulunması, özellikle küçük yaştaki çocukların koşulları açısından hassas bir konu olarak değerlendiriliyor. Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmesiyle birlikte, çocukların bakım ve yaşam koşullarına ilişkin ayrıntıların da önümüzdeki süreçte gündeme gelmesi bekleniyor. Hukuki süreç devam ediyor Bahar Yalçınkaya hakkındaki soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin delillerin ve savunmaların değerlendirilmesi bekleniyor. İsviçre'den Türkiye'ye iade sürecinin ayrıntıları ile Türkiye'deki tutuklama kararının gerekçesinin kamuoyuna daha kapsamlı şekilde açıklanması halinde, dosyanın hukuki boyutunun da daha net ortaya çıkması bekleniyor. Şu aşamada Yalçınkaya hakkında yöneltilen suçlamalar kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olarak değerlendirilmemeli. Yargılamanın sonucunda verilecek karar, dosyadaki deliller ve tarafların savunmaları doğrultusunda belirlenecek.

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil” Haber

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Kağıthane İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen MYK toplantısı sırasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç’ın açıklamalarında en önemli başlık, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında TBMM’ye getirilmesi beklenen çerçeve yasa teklifi oldu. Teklifin içeriğinin kamuoyundan gizlendiğini öne süren Kılıç, yalnızca sürecin taraflarının yasa hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia etti. “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor” Çerçeve yasa teklifine ilişkin eleştirilerini sürdüren Suat Kılıç, Meclis’te imzaya açılan metnin içeriğinin belirsiz olduğunu savundu. Kılıç açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “‘Yasa’ diyoruz ama çerçeve var, yasa yok. İktidarın Meclis gruplarında çerçeve için imza açıldı. Sayın milletvekilleri şimdilik boş kâğıda imza atıyor. Bu imzalar, teklifin komisyona sevkinde kullanılacak.” Kılıç, milletvekillerinin ve kamuoyunun teklifin detaylarını bilmediğini öne sürerek, “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor, millet de neye imza atıldığını bilmiyor” dedi. “Çerçeve var ama içi boş” Sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Kılıç, muhalefet partilerinin de teklifin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını iddia etti. Kılıç şöyle konuştu: “Çözüm süreci var, çerçevesi var ama yasası yok. Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Meclis’teki muhalefet partileri bilmiyor.” Çerçeve metninin içeriğinin açıklanması gerektiğini belirten Kılıç, “Altına imza atılan, duvara asılan bu çerçevenin içi boştur. Bu muammaya destek vermemiz, belirsizliğe imza atmamız mümkün değildir” ifadelerini kullandı. “Milletin desteği için referandum yapılmalı” Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, söz konusu düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiğini de dile getirdi. Kılıç, hem muhalefetin hem de vatandaşların bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Hem çerçeve hem de yasa hakkında millet ve muhalefet acilen bilgilendirilmelidir. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın ilk günden itibaren ifade ettiği üzere bu yasa, anayasa değişikliklerinde olduğu gibi referanduma götürülmeli ve aziz milletimizin desteği istenmelidir.” TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin detayları ve Meclis’teki görüşme süreci önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki Haber

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki

AK Parti’nin kurucularından olan Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” konferansında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bazı KHK’lilerin mağdur olduğunu savunmuştu. Arınç, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler. Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum” demişti. Arınç’ın bu sözlerinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın “statü açığının giderilmesi” yönündeki açıklamalarına gönderme olduğu yorumları yapıldı. Semih Yalçın’dan sosyal medya paylaşımı MHP’li Semih Yalçın ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arınç’ı hedef aldı. Yalçın, “Fosil siyasetçi Bülent Arınç’ın derdi ne?” ifadelerini kullanarak, Arınç’ın gündemde kalmaya çalıştığını savundu. Paylaşımında sert ifadeler kullanan Yalçın, Arınç için şu değerlendirmede bulundu: “FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor.” “KHK’liler” açıklaması Semih Yalçın, paylaşımında KHK’lileri de “terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler” olarak tanımladı.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

Ümit Özdağ: Terör örgütüyle pazarlık yapılmaması gerektiğini, terörle müzakere değil ancak mücadeke edileceği gerçeğini dile getiriyoruz. Haber

Ümit Özdağ: Terör örgütüyle pazarlık yapılmaması gerektiğini, terörle müzakere değil ancak mücadeke edileceği gerçeğini dile getiriyoruz.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2016 yılında Beşiktaş’ta teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan polislerimiz için yapılmış anıtın önünde basın açıklaması yaptı. Prof. Dr. Ümit Özdağ: Bugün burada Beşiktaş Stadyumu'nun yanında alçakça bir terör saldırısında kaybettiğimiz şehit polislerimizin anısına bulunuyoruz. Ben yıllarca Polis Akademisinde ve Harp Okulu'nda ders verdim ve polis istihbarat kurslarında hocalık yaptım. Öğrencilerim arasında şehitler oldu, gaziler oldu. Onların ne kadar ağır şartlar altında bu ülkeyi savunmak için mücadele verdiklerini en yakından gözleyenlerin başında geliyorum. Çünkü sadece onların sınıflarda hocalığını yapmakla kalmadım. Güneydoğu Anadolu'da değişik il ve ilçelerde, hatta dağda, dağ karakollarında köylerde yanlarında oldum. Bugün gazilerimiz aramızda dolaşırken ve şanlı şehitlerimizin ruhları bu aziz vatanın sınırlarını ve aziz topraklarını korumaya devam ederken bölücü terör örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan ile Türkiye'nin nasıl yönetileceğine, Anayasanın ve yasaların nasıl yapılacağına dair müzakereler, pazarlıklar devam ederken terör örgütünün Kandil'deki temsilcisi, ‘biz af istemiyoruz, affedilecek bir şey yapmadık’ demek küstahlığında bulunuyor ve yapmış oldukları terör eylemlerini, işlemiş oldukları cinayetleri, öldürmüş oldukları vatansever insanlarımızı, köylülerimizi beşikte katlettikleri bebekleri, şehit ettikleri vatansever korucularımızı, askerlerimizi, polislerimizi, jandarmamızı, Kuzey Irak'ta infaz ettikleri istihbaratçılarımızı suç olarak görmediklerini bir kez daha utanmadan açıklayabiliyorlar. Biz de Zafer Partisi olarak genel başkanından, genel başkan yardımcısına, genel idare kurulu üyesine, merkez disiplin kurulu üyelerine, il başkanlarına, ilçe başkanlarına ve partimizin bütün üyelerine ve sempatizanlarına, seçmenlerine, destekçilerine kadar hepimiz tek bir vücut olarak terör örgütüyle pazarlık yapılmaması gerektiğini, terörle müzakere değil ancak mücadele edileceği gerçeğini bir kez daha burada yapılan alçakça saldırının gerçekleştiği yerde aziz şehitlerimizi dualarla anarken ve rahmet dilerken tekrar dile getiriyoruz. Şimdi hep birlikte hem Beşiktaş şehitlerinin hem de bütün şehitlerimizin anısına birlikte Fatiha okuyoruz. Allah rahmet eylesin. kaynak : 724guncelhaber.com

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.