
CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı mimar Erkut Tamay, Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenerek, orman yangınlarıyla mücadele stratejisinin sadece yangın sonrası müdahaleye değil, yangın öncesinde kurulacak kapsamlı bir su altyapısına odaklanması gerektiğini ifade etti.
Yanan her orman alanının yalnızca ağaç kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda geleceğimize, doğal ekosisteme zarar verdiğini ve bölgedeki canlı türlerinin yok olmasına yol açtığını belirten Tamay, yangınların ayrıca tarım ve hayvancılıkla geçinen vatandaşları maddi ve manevi olarak derinden etkilediğini vurguladı.
Bugüne kadar hayata geçirilen tüm tedbirlere, getirilen yasaklara ve yangınlarla mücadeledeki yoğun mesailere rağmen kayıpların önlenemediğine dikkat çeken Tamay, mevcut önlemlerin ötesinde, ormanların içinde yangın anında hızlıca kullanılabilecek, güvenilir ve sürekli bir su altyapısının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Tamay, “Yangın meydana geldikten sonra suyu kilometrelerce öteden taşımaya çalışmak yerine, suyu riskli bölgelere önceden ulaştırmalıyız. Ormanlar içerisinde kurulacak yangın suyu hatları ve stratejik hidrant noktaları, ilk müdahalenin hızını ve verimliliğini ciddi oranda artıracaktır” şeklinde konuştu.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI
İzmir’in yangın riski yüksek ormanlık bölgelerinden seçilecek 100 kilometrekarelik bir pilot sahada ortak bir “Mobil Orman Yangın Suyu Ağı” kurulmasını teklif eden CHP'li Tamay, projenin başta Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle hayata geçirilebileceğini ifade etti. Tamay, “Bu çalışma tek bir kurumun üstlenebileceği bir iş değildir. Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Orman Genel Müdürlüğümüzü ve Büyükşehir Belediyesi öncülüğündeki tüm yerel yönetimlerimizi ortak bir masada buluşmaya davet ediyorum. Orman yangınları siyasetin üzerinde, ortak bir meseledir” dedi.
Tamay’ın sunduğu öneriye göre, ilk aşamada İzmir’in yüksek riskli bölgelerinden 100 km²’lik bir alan belirlenecek. Bu pilot bölgede yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda basınçlı yangın suyu hattı, 150 adet stratejik yangın hidrantı, 10 tane 500 metreküplük su rezervuarı ve 30 adet hızlı su alma noktası inşa edilecek. İtfaiye ve orman ekiplerinin araçlarıyla kolayca ulaşabileceği noktalara yangın su muslukları (hidrantlar) yerleştirilecek.
İZMİR’İN DENİZİ DE SİSTEME DAHİL EDİLECEK
Projenin en dikkat çeken noktalarından biri, deniz suyunun da yangınla mücadele sistemine entegre edilmesi. İzmir’in geniş kıyı şeridinin ve denize yakın ormanlarının büyük bir avantaj olduğunu kaydeden Tamay, “Kıyı bölgelerindeki ormanlarımızda deniz suyundan faydalanabiliriz. İç kesimlerde ise göletler, rezervuarlar ve diğer uygun su kaynaklarını değerlendirebiliriz. İzmir’in coğrafi yapısına uygun çözümler üretmeliyiz” dedi.
Kıyı bölgelerinde denizden su alma ve pompalama istasyonları kurarak, suyun yangın rezervuarlarına ve hidrant sistemine aktarılmasını planlayan Tamay, arazözlerin su ikmali için kat ettiği uzun mesafelerin ciddi zaman kaybına yol açtığını belirterek, “Yangının ilk dakikaları hayati önem taşır. Arazözün suyu tükendiğinde kilometrelerce uzağa su aramaya gitmesini beklemek yerine, suyu stratejik noktalarda hazır tutmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.
Projeyle birlikte hidrantların sadece birer vana değil, akıllı bir sistemin parçası olarak çalışması hedefleniyor. Her hidrantın konumu, su basıncı ve doluluk durumu merkezi bir sistemden izlenecek; ekipler dijital sistem üzerinden en yakın su kaynağını anlık olarak görebilecek. 100 kilometrekarelik bu pilot uygulama için yaklaşık 250 milyon TL’lik bir yatırım maliyeti öngörülüyor.
CHP'li Tamay, kesin rakamların saha etütleri, teknik projeler ve ihale süreçlerinden sonra netleşeceğini belirterek, pilot uygulamanın başarıya ulaşması durumunda sistemin İzmir’in diğer riskli alanlarına ve Türkiye’nin benzer risk taşıyan diğer kentlerine yaygınlaştırılabileceğini söyledi ve şöyle ekledi:
"Bir orman yüz yılda yetişiyor ancak birkaç saat içinde yanıp kül oluyor. Yangın sonrası müdahale etmek zorundayız fakat asıl görevimiz yangın öncesi hazırlığı tamamlamaktır. Gelin, İzmir’de 100 kilometrekarelik bir pilot bölge belirleyelim ve suyu ormana taşıyalım. Başarılı olacağına inandığım bu projeyi daha sonra tüm Türkiye’ye yayalım. Yangın anında su aramayalım; suyu yangından önce hazır hale getirelim".