DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa genelinde hızla artan Batı Nil virüsü vakaları nedeniyle ülkeleri alarma geçirdi. Uzmanlar, yükselen sıcaklıklar ve uzayan yaz mevsiminin sivrisinek kaynaklı hastalıkların yayılmasını hızlandırdığına dikkat çekerken, vatandaşlara kişisel korunma önlemlerini artırmaları çağrısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 26.07.2026 11:49
Haber Güncellenme Tarihi: 26.07.2026 11:54
https://www.bursa.digital/

Avrupa'da yaz mevsimiyle birlikte sivrisinek kaynaklı hastalıklar yeniden gündeme gelirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 26 Temmuz'da yaptığı açıklamayla Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle kıta ülkelerine önemli uyarılarda bulundu. Kuruluş, özellikle sivrisinek popülasyonunun yakından takip edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Son verilere göre, Yunanistan ve İtalya salgından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alırken, İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da da yeni vakalar tespit edildi.

Yunanistan ve İtalya en fazla vaka görülen ülkeler

DSÖ'nün paylaştığı güncel verilere göre, Yunanistan'da 21 Batı Nil virüsü vakası doğrulandı. Bu hastaların 20'sinde beyin iltihabı (ensefalit) veya menenjit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişti.

İtalya ise virüsün en geniş coğrafi yayılım gösterdiği ülke konumunda bulunuyor. Ülkede 17 farklı bölgede toplam 21 vaka kaydedildi. Bu durum, virüsün yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmayıp geniş alanlara yayıldığını ortaya koyuyor.

Öte yandan İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da ise şu ana kadar ikişer vaka bildirildi. Sağlık otoriteleri, yaz aylarının ilerlemesiyle birlikte vaka sayılarında yeni artışlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

DSÖ: İklim değişikliği riski büyütüyor

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, Batı Nil virüsündeki artışın iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

Kluge'ye göre yükselen hava sıcaklıkları ve yaz mevsiminin daha uzun sürmesi, sivrisineklerin yaşam süresini uzatırken virüsün çoğalmasını ve farklı bölgelere yayılmasını kolaylaştırıyor. Daha sıcak ve nemli hava koşulları, virüsü taşıyan sivrisineklerin üreme alanlarını genişletiyor ve bulaşma riskini artırıyor.

Uzmanlar, Avrupa'nın birçok bölgesinde geçmiş yıllara göre daha erken başlayan sıcak hava dalgalarının, sivrisinek popülasyonunu önemli ölçüde artırdığına işaret ediyor.

Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor?

Batı Nil virüsü, çoğunlukla virüsü taşıyan enfekte kuşlardan beslenen sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor. İnsanlar arasında doğrudan temas yoluyla bulaşma ise son derece nadir görülüyor.

Virüsün dolaşımı özellikle Temmuz ile Eylül ayları arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu nedenle yaz sonuna kadar vaka sayılarında artış yaşanabileceği değerlendiriliyor.

Sağlık uzmanları, sulak alanların, göletlerin ve durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu belirtiyor.

Vakaların büyük bölümü belirti göstermiyor

DSÖ verilerine göre Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70 ila 80'i herhangi bir belirti göstermiyor. Bu durum, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor.

Belirti gösteren hastalarda ise genellikle yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi şikâyetler görülüyor.

Ancak yaklaşık her 150 enfeksiyondan birinde çok daha ciddi bir tablo gelişebiliyor. Bu hastalarda beyin iltihabı (ensefalit), menenjit veya merkezi sinir sistemini etkileyen diğer nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle ileri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor.

Aşı ve özel tedavi henüz bulunmuyor

Batı Nil virüsüne karşı insanlar için onaylanmış bir aşı veya doğrudan virüsü hedef alan özel bir tedavi yöntemi henüz bulunmuyor.

Tedavi süreci, hastanın belirtilerini hafifletmeye ve gelişebilecek komplikasyonları kontrol altına almaya yönelik destekleyici uygulamalardan oluşuyor. Ağır vakalarda hastanede yakın takip ve yoğun bakım desteği gerekebiliyor.

DSÖ'den vatandaşlara korunma çağrısı

Artan vaka sayıları üzerine DSÖ, vatandaşlara sivrisinek ısırıklarından korunmak için günlük yaşamda basit ancak etkili önlemler almaları çağrısında bulundu.

Uzmanlar, özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih edilmesini, cilde uygun böcek kovucu ürünlerin kullanılmasını ve ev çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılmasını öneriyor. Pencere ve kapılarda sineklik kullanılması ile açık alanlarda uzun süre korunmasız kalınmaması da alınabilecek önlemler arasında gösteriliyor.

Sağlık otoriteleri, Avrupa'da yaz sezonu boyunca sivrisinek kaynaklı hastalıkların yakından izlenmeye devam edileceğini belirtirken, vatandaşların yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtiler yaşamaları halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguluyor.